Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Muhasebe
facebook bağlan


Kar Paylarının Vergi Kesintisi

Muhasebe kategorisinde açılmış olan Kar Paylarının Vergi Kesintisi konusu , Kar Paylarının Vergi Kesintisi Kar Paylarının Vergi Kesintisi Kar Payı - Kar Payı Vergisi - Vergi Kesintisi Nedir - Vergi Kesintisi Hakkında Kar paylarında vergi kesintisi; Gelir Vergisi Kanunun 94 ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 09.12.2013, 17:11   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Kar Paylarının Vergi Kesintisi



Kar Paylarının Vergi Kesintisi

Kar Paylarının Vergi Kesintisi
Kar Payı - Kar Payı Vergisi - Vergi Kesintisi Nedir - Vergi Kesintisi Hakkında


Kar paylarında vergi kesintisi; Gelir Vergisi Kanunun 94 / 6’ıncı maddesinin (b-i) ve (b-ii) alt bentlerinde 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 15 inci maddesinin 2’nci fıkrası ile 30’uncu maddesinin üçüncü fıkralarından düzenlenmiş bulunmaktadır.

Söz konusu hükümler gereğince tevkifatın tabi tutulacak kar payları, Gelir Vergisi Kanununun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) , (2) , (3) , ve (4) numaralı bentlerinde;

a- Her nevi hisse senetlerinin kar payları,

b- İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited şirket ortaklarının, iş ortakları ortaklıklarının ve komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin ortaklarına dağıttıkları kar payları bu kapsamdadır. Ancak kooperatiflerin ortaklarıyla yaptıklarıyla muamelelerden doğan karların ortaklara, kooperatiflere yaptıkları muameleler nispetinde dağıtılması halinde, kar dağıtımı olarak kabul edilmeyecektir )

c- Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları

d- Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmı.

A- KAR PAYLARINDAN GELİR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE YAPILAN VERGİ KESİNTİSİ

1- TEVKİFATI DÜZENLEYEN HÜKÜMLER

Kar paylarından vergi kesintisi Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendini (b) alt bendinin;

“ i) Tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan 75’inci maddenin ikinci fıkrasının (1) , (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından % 15,

ii) Tam mükellef kurumlar tarafında; dar mükellef gerçek kişilere ve gelir vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) , (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından % 15,

iii) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden % 10 “

gelir vergisi tevkifatı yapılmasını öngören hükümlerine göre yapılacaktır.

2- (GVK, 94/6-b) MADDESİNE GÖRE YAPILACAK TEVKİFATIN KAPSAMINA GİREN KAR PAYI ÖDEMELERİ

-Tam mükellef gerçek kişiler,

-Gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara,

-Gelir vergisinden muaf olanlara,

-Dar mükellef gerçek kişilere,

-Gelir vergisinden muaf olan dar mükellef gerçek kişilere

dağıtılan, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) , (2) , ve (3) bentlerinde yazılı kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır

3- TEVKİFAT ORANI:

Söz konusu tevkifat oranı 03.02.2009 tarihli ve 2009 / 145 592 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla % 15 oranından belirlenmiştir.

Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hükmüyle, Türkiye ‘ de kurulu olup bentte belirtilen yatırım fonları ile yatırım ortaklıklarının ve konut finansmanı fonları ile varlık finansman fonlarının, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançları, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci ve 94 üncü maddeleri uyarınca vergi tevkifatına tabi tutulmuş olduğundan, söz konusu yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarının kar dağıtımı aşamasında vergi kesintisi yapılması söz konusu değildir.

4- TEVKİFAT KAR PAYININ DAĞITIMI HALİNDE YAPILACAK KARA PAYLARINDAN VERGİ KESİNTİSİ

Tam mükellef kurum ( karı dağıtan ) kazancının, kurumlar vergisinden istisna olup olmadığına bakılmaksızın karın dağıtılması sırasında yapılacaktır.

Burada karın dağıtılması ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini açıklamakta yarar görüyoruz.

Tevkifatı düzenleyen Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasından ödemelerin nakden veya hesaben yapılması sırasında tevkifatın yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Nakden ödemeden ne anlaşılması gerektiği açık olduğundan, burada kar payının hesaben dağıtılmış olduğundan ne anlaşılması gerektiğini açıklamak gerekir.

Şirketin kar dağıtım kararı almaya yetki oranı ( Anonim şirketlerde bu organ genel kurul, Limited şirketlerde ortaklar kuruludur. ) Kar payı ödemelerinin yapılmasını öngördüğü tarih itibariyle vergi kesintisi yapma yükümlülüğü doğmaktadır. Şirket yetkili organının kar payı ödenmesini öngördüğü tarih itibariyle % 15 vergi kesintisinin yapılması ve ertesi ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile ödemenin yapıldığı yerin bağlı bulunan vergi dairesine beyan edilmesi gerekir. Beyan edilen bu vergiler yirmi altıncı günü akşamına kadar ödenecektir.

Şirket yetkili organının kar payı dağıtılmasını öngördüğü tarihte nakden ödeme yapılmamış olsa dahi hesaben kar payı ödemesinin bu tarihte gerçekleştiği kabul edilecek ve kar dağıtımına bağlı vergi tevkifatı yapılacaktır.

Öte yandan bazı şirketlerde şirket yetkili organı kar payı dağıtım kararı almakla birlikte, dağıtımın yapılacağı tarihi belirleme konusunda şirket yönetim kurulunu yetkili kılabilir. Bu durumda vergi tevkifatı yapılması zorunluluğu, şirket yönetim kurulunun kendisine verilen yetki çevresinde kar dağıtım tarihini belirlediği tarihte tevkifat yapılması zorunluluğu da ortaya çıkmaktadır. Bu tarihte nakden ödeme şartı aranmayacak, nakden ödeme gerçekleşmese dahi belirlenen tarihte hesaben ödemenin yapıldığı kabul edilerek, bu tarih itibariyle % 15 tevkifatın yapılması gerekmektedir.

5- ŞİRKET YETKİLİ ORGANININ KARIN SERMAYEYE EKLENMESİ KARARI ALMASI

GVK’nın 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b/i) ve (b/ii) alt bentlerinde ‘’ Karın sermayeye eklenmesi kar sayılmaz .‘’ hükmü yer almıştır.

Bu hüküm gereğince şirket yetkili organının karın sermayeye eklenmesine karar vermesi halinde, bu işlem kar dağıtımı olarak kabul edilmediğinden stopaj da yapılmayacaktır.

Bu durumda karın sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklar tarafından bedelsiz alınan hisse senetleri veya ortaklık payları gerçek işi ortaklar açısından menkul sermaye iradı olarak kabul edilmeyecektir.

Ancak, dağıtım kararı alınan şirket karının, nakden ortaklara dağıtılmayıp, ortakların ödenmemiş sermaye paylarına mahsup edilmeleri halinde, hesaben kar payı dağıtımı gerçekleşmiş olduğundan % 15 gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekmektedir.

Kar dağıtımına bağlı tevkifat, kar payı olarak dağıtımına tabi tutulan kurum kazancının kurumlar vergisinden istisna olup olmadığa bakılmaksızın yapılacaktır. Örneğin; iştirak kazancı istisnasından yararlanan kurum kazancının kar payı olarak dağıtılması gelir vergisi tevkifatı yapılmasına engel değildir.

6- DERNEK VE VAKIF GİBİ GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNE TABİ OLMAYANLARA YAPILAN KAR PAYI ÖDEMELERİNDEN GELİR VERGİSİ TEVKİFATI YAPILMASI GEREKİR.

Gelir Vergisi Kanununun (94/G-b/i) maddesinde, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara yapılan kar payı ödemeleri bu bent kapsamında gelir vergisi tevkifatına tabidir.

Bilindiği üzere dernek ve vakıflar tüzel kişilikleri itibariyle gelir ve kurumlar vergisi mükellefi bulunmamaktadır. Ancak dernek ve vakıflarına ait iktisadi işletmeler, dernek ve vakıf tüzel kişiliğinden ayrı değerlendirilerek Kurumlar Vergisi Kanunundan kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmıştır.

Türkiye‘ de kurulmuş olan dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler tam mükellefiyet esasında kurumlar vergisi mükellefi olduklarından kurum kazancından vergi ve diğer yasal yükümlülükler ayrıldıktan sonra dağıtılabilir, kar kalması durumunda, bu karın bağlı bulundukları dernek ve vakıflara aktarılması halinde kar dağıtımına bağlı gelir vergisi tavkifatının yapılması gerekmektedir.

İktisadi işletmenin, bağlı olduğu dernek veya vakfa kalan karlarını aktarması aşamasında aktarılan karların kar payı dağıtımı kabul edilerek gelir vergisi tevkifatı yapılmasında, derneğin kamuya yararlı dernek statüsünde olması, vakfın Bakanlar Kurulu Kararıyla vergi muafiyeti tanınan vakıflardan olması önem arz etmektedir. Bu tür dernek ve vakıflara aktarılan karlar üzerinden de kar payı dağıtımına bağlı %15 stopaj yapılacaktır.

Burada bir konu üzerinde durmak gerekir. Bakanlar Kurulu Kararıyla Vergi Muafiyeti tanınan vakıfların yerine getireceği yükümlülükler 03.04.2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “1 seri No’lu Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğinin” “Diğer Hususlar” başlığı altındaki (5.2) bölümünde aynen

“ Vakfın bağlı veya ait iktisadi işletme bulunması halinde, vakıfla işletmenin muhasebe işlemlerinin ayrı defterlerde izlenmesi ve vakfın işlemleriyle iktisadi işletmenin işlemlerinin birbirinden ayrılması gerekir. İktisadi işletmenin dönem sonunda oluşan karından ödemesi gereken vergiler ve diğer yasal yükümlülükler ayrıldıktan sonra kalan net kar, vakıf bütçesine gelir olarak aktarılır.” ifadesi yer almaktadır. Bu açıklamaya göre iktisadi işletmenin ilgili yıl karında vergi ve diğer yasal yükümlülükler ayrıldıktan sonra kalan net kar vakıf tüzel kişiliğince bir sonraki yıl vakıf bütçesinde gelirler arasında gösterilmesi zorunludur. Aksi halde muafiyet şartları ihlal edilmiş olacaktır.

Sonuç olarak, vergi muafiyeti tanınan vakıflar, vakfın bütçesinde gelir olarak gösterilen iktisadi işletme gelirleri üzerinden kar dağıtımına bağlı gelir vergisi tekifatının yapılması gerekir.

Söz konusu tevkifatın iktisadi işletmenin kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihte yapılması ve takip eden Mayıs ayının yirmi üçüncü günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilmesi uygun olacaktır.

7- GEÇMİŞ YIL KARLARININ DAĞITIMINDA GELİR VERGİSİ TEVKİFATI UYGULANMASI

Gelir Vergisi Kanununun (94/6-b) maddesine göre, kar dağıtımına bağlı gelir vergisi tevkifatı uygulamasında, kar payı dağıtımına konu olan kurum kazancının kurumlar vergisine tabi olup olmaması ile karın hangi yıla ait olduğu önem arz etmektedir.

Ancak kar dağıtımına bağlı stopaj uygulamasına geçiş aşamasında geçmiş yıl karlarının kar payı olarak dağıtımına ilişkin geçici madde ile düzenlemeler yapılmış olup bunlar aşağıda açıklanmıştır.

a) 1998 ve öncesi Hesap Dönemlerine Ait Kurum Kazançlarının Kar Payı Olarak Dağıtılması


193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla eklenen geçici 62inci maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) alt bendi hükmüne göre; kurumlar vergisi mükelleflerinin 31.12.1998 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançlarının maddenin yürürlüğe girdiği 24.04.2003 tarihinden sonra kar payı olarak dağıtımı halinde herhangi bir şekilde kar payı dağıtımına bağlı gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.


b) 01.01.1999 – 31.12.2002 Hesap Dönemlerine Ait Kurumlar Vergisinden İstisna Kurum Kazançlarının Kar Payı Olarak Dağıtılması


Gelir Vergisi Kanununun geçici 62inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) alt bendine göre, 01.01.2009 – 31.12.2002 tarihleri arasında sona eren hesap dönemlerinde elde edilen ve kurumlar vergisinden istisna edilmiş kurum kazançlarının ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı vergi tevkifatı yapılmayacaktır.


Ancak Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 1999 – 2002 hesap dönemlerinde elde ettikleri kurumlar vergisine tabi tutulmuş kazançlarının ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde bu kar payları üzerinden %15 gelir vergisi tevkifatı yapılacağı tabiidir.


c) Gelir Vergisi Kanununun Geçici 61inci Maddesi Kapsamında Tevkifata Tabi Tutulan Yatırım İndirimi İstisnasından Yararlanan Kazançların Kar Payı olarak Dağıtılması


Gelir Vergisi Kanununun geçici 61inci maddesiyle 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalarına Gelir Vergisi Kanununun bu tarihten önce yürürlükte bulunan hükümleri (EK1- EK6) çerçevesinde %100’e varan oranda yatırım indirimi uygulanabilmektedir.


Bilindiği üzere, yatırım indirimi müessesi 24.04.2003 tarihinde yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanununun 19uncu maddesiyle yeniden düzenlenmiş ve faaliyetlerde kullanılmak üzere satın alınan veya imal edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin maliyet bedelinin %40’ının yatırım indirimi olarak indirimine imkan sağlanmıştır. (Bu madde de 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak bu tarihten önce yapılan yatırım harcamalarına uygulanan, yatırım indirimi tutarı, halen indirim konusu yapılmaktadır.)



Gelir Vergisi Kanununun geçici 61inci maddesi hükmüne göre 24.04.2003 tarihinden önce düzenlenen yatırım teşvik belgelerine istinaden yapılan yatırım harcamalarına %100 oranına kadar uygulanan yatırım indirimi tutarı ile bu belge kapsamında hesaplanan ancak kurum kazancının yetersiz olması nedeniyle indirim konusu yapılamayan devreden yatırım indirimine tabi kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın % 19.8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Tevkifat yapma zorunluluğu hesaplanan yatırım indiriminin fiilen indirim konusu yapıldığı kurumlar verisi beyannamesinin verilme süreci içinde yapılması ve müteakip ayının 23 üncü günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyanı gerekir. Bu şekilde %19.8 oranında gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmuş kazançların kar payı olarak ortakların dağıtımı halinde Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca kar dağıtımına bağlı % 15 vergi tevkifatı yapılmayacaktır.

Ancak geçici (61) inci maddede dileyen mükelleflere, 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatına istinaden düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında, 24.04.2003 tarihinden sonra yaptıkları yatırım harcamaları için bu tarihte yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanununun 19’uncu maddesi çerçevesinde yatırım indirimini % 40 oranında uygulama imkanı sağlamıştır. Mükellefler bu tercihlerini geçici 65’inci maddeyle istinaden 1.1.2004 tarihinden sonra verilen ilk geçici vergi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar ilgili vergi dairesine bildirmek suretiyle değiştirebilmiş lerdir.

Bu durumda, tercihini değiştiren mükellefler ile geçici 19 uncu madde kapsamında yatırım indirimi (%40) uygulayan mükelleflerin yatırım indiriminden, geçici 61 inci madde hükmüne göre % 19.8 oranında vergi tevkifatı yapılmayacağından tevkifata tabi tutulmamış yatırım indiriminden yararlanan kazançların kar payı olarak dağıtılması halinde, kar dağıtımına bağlı % 15 gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekir.

8- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARININ KAR DAĞITIMINA BAĞLI YAPILAN GELİR VERGİSİ TEVKİFATINA ETKİSİ

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında dağıtılan karlar üzerinden yapılan vergi tevkifatı belli bir oran ile sınırlandırılmıştır. Birçok ülke ile yapılan bu tür anlaşmalarında kar dağıtımına bağlı stopaj oranı % 15 in altında belirlenmiş bulunmaktadır. Bu durumda anlaşma yapılan ülkenin mukimi gerçek kişilere yapılan kar payı dağıtımından % 15 oranında değil, anlaşmada belirlenen oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Öte yandan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında temettülerin vergilendirilmesi , Gelir Vergisi Kanununun (94/6-b/ii) maddesinde belirlenen % 15 oranının üzerinde bir vergileme öngörülmesi halinde , anlaşmada öngörülen oranlar değil , Gelir Vergisi Kanununun anılan hükmüne göre belirlenen % 15 oranında kar payları tevkifata tabi tutulacaktır.

Ancak yardımcı ortağın bulunduğu ülke ile yapılan ÇVÖA’nın sadece temettü vergilemesi ile maddelerine bakmak yeterli olmayabilir. Anlaşmanın eki olan metinlere de bakılması gerekir.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları gereği, Türkiye’ de temettü geliri elde eden gerçek kişilerin ve kurumların Türkiye ‘ de % 15 oranının altında bir oranda vergilendiği durumda , anlaşmadaki düşük tevkifat oranının uygulanabilmesi için bu kişi ve kuruluşların anlaşmaya taraf olan yabancı ülkenin mukimi olduklarını teşvik etmeleri gerekir.Zira Maliye İdaresi , anlaşma hükümlerine göre , temettü ödemelerinde % 15 den daha düşük olan oranın uygulanabilmesi için mukimlik belgesinin teminini ve bunun gerektiğinde ibraz edilmek üzere saklanmasını şart koşmaktadır.

9- ENFLASYON DÜZELTMESİHÜKÜMLERİNİN UYGULANDIĞI DÖNEM KAZANÇLARININ VERGİ TEVKİFATI UYGULANMASI

Bilindiği üzere Vergi Usul Kanununun 298 ve geçici 25 inci maddesi hükümlerine göre 31.12.2003 tarihli bilançolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuştur.2004 yılı vergi matrahının belirlenmesinde de enflasyon düzeltmesi hükümleri uygulanarak değerleme yapılmıştır. Enflasyon düzeltmesinin kar dağıtımına bağlı vergi tevkifatına etkileri şöyledir.

a) Geçmiş Yıl Karlarının Dağıtımı

Maliye Bakanlığı bu konudaki görüşünü 17. Seri Numaralı Vergi Usul Kanunu sirkülerinde açıklamış bulunmaktadır. Bu açıklamalara göre;

aa) 31.12.2003 tarihi itibariyle düzeltme öncesi bilançoda yer alan geçmiş yıl karlarının ortaklara dağıtılması mümkündür. Bu geçmiş yıl karlarının Gelir Vergisi Kanununun geçici 62 nci maddesi dikkate alınarak, karın elde edildiği yıl ve istisna kazanç olup olmadığı durumuna göre kar dağıtımına bağlı stopaj yapılacak veya yapılamayacaktır.

ab) 31.12.2003 düzeltme öncesi geçmiş yıl karlarının enflasyon düzeltmesi sonucu artması durumunda, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan fark karın dağıtımı mümkün değildir. Bu fark karın dağıtılması halinde kurumlar vergisine ve daha sonra kar dağıtımına bağlı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacaktır.

b) Geçmiş Yıl Zararlarının Düzeltme Sonucu Kara dönüşmesi

31.12.2003 tarihi itibariyle düzeltme öncesi bilançoda yer alan geçmiş yıl zararı düzeltme sonucu kara dönüşmüş ise enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan geçmiş yıl karı, herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde söz konusu geçmiş yıl karı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Başka bir ifade ile dönem kazancı zararla sonuçlanabilir veya cari dönemde yararlanılacak indirim ve istisnalar bulunabilir. Enflasyondan kaynaklanan kar bunlarla ilgilendirilmeksizin vergilendirilecektir. Bu durumda ortağın kar payı olarak dağıtımında % 15 vergi tevkifatına da tabi tutulacaktır.

Vergi Usul Kanununun geçici 25 inci maddesi hükmüyle enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan söz konusu karların işletme dışına çıkarılmaması veya sermayeye ilave edilmesi amaçlanmıştır.

Geçmiş yıl zararlarının enflasyon değerlemesi sonucu kara dönüşen bu karların sermayeye ilavesi Vergi Usul Kanununun değerlemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde kar dağıtımı olarak kabul edilmediğinden kar dağıtımına bağlı Gelir Vergisi Kanununun (94/6-b) maddesine göre vergi tevkifatı yapılmayacaktır.

c) 2004 Yılı Karının Dağıtımı

Bilindiği üzere 2004 yılı, ticari bilanço karının enflasyon düzeltmesi hükümleri dikkate alınarak tespit edildiği bir dönemdir.

Maliye idaresinde kabul gören uygulamaya göre, 2004 yılı mali karı enflasyon düzeltmesi hükümlerine göre tespit edildiğinden 31.12.2004 tarihli bilançoda ortaya çıkan dönem karından vergi ve diğer yasal yükümlülükler ayrıldıktan sonra kalan karın dağıtımına konu edilmesi mümkündür. Bu durumda dağıtılan kar paylarından % 15 gelir vergisi tevkifatının da yapılması gerekir.

Ancak burada üzerinde önemle durulması gereken bir konu vardır.31.12.2003 tarihli bilançoda yapılan düzeltme işlemi sonucu, geçmiş yıl zararı oluşması ve bu zararın 2004 yılında düzeltmeye tabi tutulması sonucu artması halinde, 2004 yılı dönem karından kar dağıtımı yapılabilecek midir?

Çünkü geçmiş yıl zararları mahsup edilmeden kar dağıtımı Türk Ticaret Kanununa göre yapılamamaktadır.

Bu konuda Vergi Usul Kanununun mükerrer 98 inci maddesinde 5228 sayılı kanunun 9’ uncu maddesiyle yapılan değişiklikle “öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz.” hükmü getirilmiştir.

Bu hükme göre, işletmeler, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farklarını sermayeye ilave edebilecekleri gibi düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarından da mahsup edebileceklerdir. Aynı şekilde sermaye düzeltme olumsuz farklarını enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan geçmiş yıl karlarından mahsup edebileceklerdir. Sonuç olarak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon düzeltme farklarından mahsup edilecek geçmiş yıl zararları, 31.12.2003 tarihli düzeltilmiş bilançoda yer alan geçmiş yıl zararları ve bu zararın 31.12.2004 tarihi itibariyle düzeltilmiş değeridir.

Bu açıklamalara göre, enflasyon düzeltilmesi hükümleri dikkate alınarak belirlenen 2004 yılı kararının ortaklara dağıtımı mümkündür. Dolayısıyla söz konusu yıl karından Kurumlar Vergisi ödenmiş olup diğer yasal yükümlülükler ayrılarak anılan yıl karının ortaklara dağıtımı halinde, kar dağıtımına bağlı % 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

B – DAĞITILAN KAR PAYLARINDAN KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE YAPILAN VERGİ TEVKİFATI

1- KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 15’İNCİ MADDESİ KAPSAMINDA YAPILAN TEVKİFAT


Kurumlar Vergisi Kanununun “ Vergi Kesintisi” başlığı altında düzenlenen 15’inci maddesini (2) inci fıkrasında;

“Vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.)Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kar payları üzerinden, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tabi tutulan kazançlar hariç olmak üzere %15 oranında vergi kesintisi yapılır. “ hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca kurumlar vergisinden muaf olan kurumların dağıtılan kar payları üzerinden % 15 vergi kesintisi yapılacaktır. Söz konusu fıkra hükmü uyarınca yapılacak vergi kesintisi oranı, 03.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kar dağıtımına bağlı tevkifat oranı %15 olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

Diğer taraftan anılan ikinci fıkrada kurumlara karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı olarak kabul edilmediğinden, karın sermayeye eklenmesi halinde kar dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Öte yandan, tam mükellef kurumlarca, tam mükellef kurum statüsünde bulunan ortaklarına dağıtılan kar payları üzerinden %15 vergi tevkifatı yapılmayacaktır. Söz konusu ortağa kar payı brüt tutarı ile dağıtılacaktır. Kar payını elde eden tam mükellef kurum statüsündeki ortak, brüt tutar üzerinden ticari kazancına dahil etmiş olduğu kar payı iştirak kazancı istisnası kapsamında olduğundan mükerrer kurumlar vergisi ödenmeyecektir. Ancak kar payını elde eden tam mükellef kurumun, iştirak kazanlarından kendi ortaklarına kar payı olarak dağıtılacak kısım üzerinden %15 vergi tevkifatı yapılacağı şüphesizdir.


2- KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 30’UNCU MADDESİ KAPSAMINDA DAR MÜKELLEF KURUMLARA VEYA KURUMLAR VERGİSİNDEN MUAF OLAN DAR MÜKELLEFLERE DAĞITILAN KAR PAYINDA TEVKİFAT


a) Dar Mükellef kurum ile Kurumlar Vergisinden muaf tam mükellef kurumlar taraftan, dar mükellef dar mükelleflere dağıtılan kar payları kurumlara veya kurum statüsünde olup, Kurumlar Vergisi Kanunu veya özel kanunlarla kurumlara dağıtılan Gelir Vergisi Kanununun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1),(2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kar payları üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca vergi kesintisi yapılacaktır. Söz konusu fıkra aynen aşağıdaki gibidir.


“ (3) Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanunun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)numaralı bentlerinde sayılan kar payları üzerinden bu Kanunun 15’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tabi tutulan kazançlar hariç olmak üzere %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.”


Bakanlar Kuruluna tanınan yetkiye istinaden 03.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 2009/ 14593 sayılı BKK ile kar dağıtımına bağlı stopaj oranı %15 olarak belirlenmiştir.


Ancak tam mükellef kurumlarca karın sermayeye eklenmesi halinde bu işlem kar dağıtımı olarak kabul edilmediğinden ilgili yıl karının sermayeye eklenmesi nedeniyle, dar mükellef kurum veya kurumlar vergisinden muaf tutulmuş bulunan yabancı kurum ortaklara dağıtılan bedelsiz hisseler nedeniyle ortağa kar dağıtımı yapılmış kabul edilmeyerek, vergi tevkifatı yapılmayacaktır.


Ancak tam mükellef kurumların Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla faaliyette bulunan tam mükellef statüsündeki ortaklarına dağıtmış oldukları kar payları üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30’uncu maddesine göre vergi tevkifatı yapılmayacaktır. Böylece tam mükellef kurum ortaklar ile Türkiye’de işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla faaliyette bulunan mükellefler arasında eşitlik sağlanmıştır.


b) Yurt Dışı İştirak Kazançları Üzerinden Dar Mükellef Kurumlara Dağıtılan Kar Payları

Kurumlar Vergisi Kanununun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (c ) bendinde, kazancın elde edildiği tarih itibariyle aralıksız en az bir yıl süreyle nakit varlıklar dışında kalan aktif toplamının %75 veya daha fazlası, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim veya limited şirketi niteliğindeki şirketlerin her birinin sermayesine en az %10 oranında iştiraken oluşan tam mükellefiyete tabi anonim şirketlerin, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan yurtdışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kurum kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.


Ayrıca yukarıda belirtilen tam mükellefiyete tabi anonim şirketlerin, Kurumlar Vergisi Kanununun 5’inci maddesinin (b) fıkrasında yer alan şartları taşıyan iştirak kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.


Kurumlar Vergisinden istisna edilmiş olan yurtdışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar ile yurtdışı iştirak kazançlarından, anonim ve limited şirket niteliğindeki dar mükellef kurum ortaklarına dağıtılan kar paylarından Kurumlar Vergisi Kanununun 30’uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Kurumlar Vergisi kesintisi yapılacaktır.


Ancak dağıtılan bu kar payları üzerinden yapılacak vergi tevkifatı 30’uncu maddenin (3)’üncü fıkrasına göre uygulanan %15 tevkifatın yarısını aşamayacaktır. Dolayısıyla dar mükellef kurum ortaklara söz konusu kazançlardan dağıtılan kar payları üzerinden %7,5 oranında kurumlar vergisi tevkifatı yapılacaktır.


c) Yıllık ve Özel Beyanname Veren Dar Mükellef Kurumların Menkul Sermaye İradı Sayılan Kazançlarından Ana Merkeze Aktarılan Tutarlar Üzerinden Vergi Tevkifatı Yapılacaktır.

Kurumlar Vergisi Kanununun 30’uncu maddesinin altıncı fıkrasında;

“Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutarlar üzerinden kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre Türkiye ‘ de bir işyeri açmak suretiyle faaliyet gösteren ve dar mükellef statüsünde bulunan yabancı kurumlar bu faaliyet sonucu elde ettikleri ticari kazançları dolayısıyla yıllık kurumlar vergisi beyannamesi vermeleri gerekmektedir.

Bu kurumlar ayrıca indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktarılan tutar, Gelir Vergisi Kanununun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca menkul sermaye iradı sayılmakta ve ana merkeze aktarılan bu tutar üzerinden % 15 kurumlar vergisi tevkifatı yapılması gerekir.

Aynı şekilde dar mükellefiyete tabi yabancı kurumların vergiyle tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununda yazılı diğer kazanç ve iratlardan ibaret bulunması halinde, bu kazançların elde edilme tarihinden itibaren 15 gün içinde özel beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Özel beyanname veren bu kurumlarında, kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktarılan tutarlar üzerinden % 15 vergi tevkifatı yapılacaktır. Burada üzerinde önemle durmak gerekir ki tevkifat ana merkeze bir aktarma yapılması şartına bağlanmıştır.

Kalan kardan ana merkeze bir aktarma yapılması söz konusu değilse bu tevkifat yapılmayacaktır. Örneğin merkeze kar transferi yapılması, yurt içinde ana merkezin başka yatırımlarda kullanımına tahsil edilmesi gibi durumlar ana merkeze aktarım mahiyetindedir.

Ancak kar dağıtımına bağlı vergi tevkifatını düzenleyen Gelir Vergisi Kanununun (94/6-b) maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunun 15’inci maddelerinde, karın sermayeye eklenmesi halinde, kar dağıtımı yapılmış sayılmayacağı hükme bağlanmış ise de Kurumlar Vergisi Kanununun 30’uncu maddesinin (6) ncı fıkrasında bu hükme yer vermemiştir. Çünkü Türkiye’de elde ettiği kazançlar nedeniyle yıllık veya özel kurumlar vergisi beyannamesi veren dar mükellefiyete tabi kurumların ana merkezi ve ortakları yurt dışında olduğundan, Türkiye’deki şube veya işyeri için sermaye artışı yapılacağı iddiası ile vergi tevkifatından kurtulmaları söz konusu değildir. Türkiye’deki şubenin hesaplarında bu yönde bir işlem yapılması ana merkeze aktarılmış kar payı mahiyetinde olup, vergi tevkifatına tabi tutulması gerekir.

Öte yandan Türkiye’de bir işyeri açarak faaliyette bulunan yabancı kurumların ana merkeze aktardıkları kazançlarının % 15 tevkifata tutulmasında, çifte vergilendirmeyi anlaşmalarının dikkate alınması gerekir. Örneğin, Fransa ile yapılan çifte anlaşmasının 10’uncu maddesinin 5’inci fıkrasında

“Bir Akit Devlet şirketi (Fransız mukimi şirket) diğer Akit Devlette (Türkiye’de) yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, bu işyerinin kazançları bu diğer Devlette (Türkiye) 7. maddeye göre (ticari kazanç olarak) vergilendirildikten sonra, kalan kısım üzerinden de vergilendirilebilir” ancak bu şekilde alınacak vergi, bu maddenin (anlaşmanın 10. Maddesinin) 2’nci fıkrasının (a) bendinde yer alan verginin yüzde ellisini geçmeyecektir.

Anlaşmanın 2/a bendinde vergi oranı % 15 olup, yarısı % 7,5 dur. Bu durumda Türkiye’de dar mükellef olarak vergilendirilen ve yıllık kurumlar vergisi beyannamesi Fransız mukimi bir şirket, Türkiye’deki işyeri (şube) işyeri vasıtasıyla elde ettiği kazançtan yurt dışındaki ana merkeze aktardığı tutar üzerinden yapılacak vergi tevkifatında KVK’nın 30/6’ncı maddesinde yer alan % 15 oranı uygulanmayacak, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre %7.5 oranında tevkifat yapılacaktır.

__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 07:27