Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Psikoloji
facebook bağlan


Aşkınızı Önyargıdan Nasıl Korursunuz

Psikoloji kategorisinde açılmış olan Aşkınızı Önyargıdan Nasıl Korursunuz konusu , Aşkınızı Önyargıdan Nasıl Korursunuz Aşkınızı önyargılardan nasıl korursunuz? Beraberliklerin çok kısa sürdüğü, hızlı aşkların, hızlı evlilikleri ve boşanmaları doğurduğu günümüzde; kendimizin ve çevremizin tecrübeleri aşka ve ilişkiye önyargılı başlamamıza sebep ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.06.2014, 11:12   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aşkınızı Önyargıdan Nasıl Korursunuz



Aşkınızı Önyargıdan Nasıl Korursunuz

Aşkınızı önyargılardan nasıl korursunuz?

Beraberliklerin çok kısa sürdüğü, hızlı aşkların, hızlı evlilikleri ve boşanmaları doğurduğu günümüzde; kendimizin ve çevremizin tecrübeleri aşka ve ilişkiye önyargılı başlamamıza sebep oluyor. Şimdi bu önyargılardan kurtulma zamanı




BAŞARILI BiR İLİŞKİ İÇİN ÇOK SEVMEK YETERLİ
İlişkiye başlarken heyecan içinde mantığımızı yitiririz. Aşkın her türlü problemi çözebilecek güçte olduğunu düşünür, sevmenin anlamı üzerine çok da fazla kafa yormayız. Gerçekten de bir ilişkinin ayakta kalabilmesi için sadece sevginin yeterli olduğunu düşünmek, gerçek sorunları görmezden gelmek hiç akıllıca değil. Duygular, uzun vadede su yüzüne çıkan anlaşmazlıkları çözmekte yetersiz kalabilirler. Kendi haline bırakılmış, ortak projeler, fikirler ve sevinçlerle beslenmeyen bir ilişkinin ölmeye mahkum olduğunu söyleyebiliriz.
Sevginin sadece körü körüne bir aşk mı yoksa aynı zamanda paylaşım, güven, proje, diyalog, heyecan ve liğin de yaşandığı bir duygu alışverişi mi olduğu tartışılmalı, ilişki terapisti Patriek Estrade, çift olmanın sürekli değişen, devinim geçiren ve yenilenen bir ilişki biçimi olduğunu savunurken, salt sevginin bir ilişkiyi hayatta tutamayacağını dile getiriyor. İki insanın, farklı beklentilerle ortak paydada bulunabilmesi için sevgi şart. Ayrıca ortak düşüncelerin çatısı altında da ilişki evrim geçirir ve engelleri aşar.


Genellikle ilişki terapistlerinin ortak fikri:
Aşkın ilişkileri tek başına ayakta tutamayacağı oluyor. İlişkileri yolunda gitmeyen ve "Biz her şeyin üstesinden geliriz çünkü birbirimizi seviyoruz" diyen çiftlere, "Aşk hiçbir şeyi çözümlemez; aksine problem doğurur." diyorlar. Gerçekten de ilişkiler kıskançlıkların, aşırı sahiplenmenin, alışkanlıkların, iletişim problemlerinin, yanlış anlamaların, sorunların kıskacında zarar görüyor, yıpranıyor ve tükenmeye yüz tutuyor. Aşkla, kadın-erkek ilişkileriyle ilgili yanlış bilinenleri ve önyargıları masaya yatırırken uzman psikolog ve ilişki terapistlerinin de görüş ve desteklerini almayı ihmal etmedik.

MÜKEMMEL ERKEĞİ BULDUM
Bu cümle aşkta cicim aylarını yaşayan, tutkunun doruklarında gezinen, her şeyi toz pembe gören ve aslında beraber olduğu kişiye değil de, kendi kafasında yarattığı mükemmel erkek imgesine aşık olan kadınlara özgüdür. Zamanla sular durulur, fırtına sona erer ve gerçekler ortaya çıkar. Yakışıklı, genç, "daha önce hiç böylesi görülmemiş" mükemmel erkek yerini, sıradan, defoları olan ve her zaman rastlanılacak türden bir erkeğe bırakır.


Ünlü yazar İnci Aral bu geçiş sürecini şöyle anlatıyor: Anlar, izler, tutkular adlı deneme kitabında: "Aşkın gözleri kör değilse de bozuktur, iyi görmez. Bir süre sonra gözlerimiz düzelir, varsaydığımız, kendimiz için yeniden yarattığımız insanı gerçekte olduğu gibi görmeye başlarız.
O zaman onun hiç de yücelttiğimiz kadar yüce, varsaydığımız kadar kusursuz ve dayanılmaz olmadığını fark ederiz"
Aşk tükenip de yaşanan ilk şok atlatıldığında, kişinin iki seçeneği vardır. Ya idealindeki hayale ihanet etmeyecek ve sevgilisinden ayrılacak ya da karşı karşıya olduğu gerçeklerle yaşamayı deneyecek. İkinci şıkta iki kişinin de karşılıklı fedakarlık yapması, birbirini farklılıkları ve defolarıyla kabul etmesi gerekir. İşte bu aşamada karşınızdaki kişiyi değiştirmeyi asla denemeden ortak noktaları ve farklılıkları bir tartıya koymak, paylaşılan değerlerin, arzuların, projelerin, hayat görüşünün ne kadar benzeşip benzeşmediği üzerinde düşünmek ilişkinin gelecekteki rotasını çizecektir.

SEVGİLİM BENİ ASLA DİNLEMİYOR
Çiftlerin ilişkilerinde en çok şikayetçi oldukları konulardan biri de partnerlerinin kendilerini dinlememesi ya da yanlış anlaması. Bu durum aslında ilişkinin cicim aylarında pek fazla birbirini tanımayan, birbirinin hatalarını göremeyen çiftlerin ayakları yere basmaya başladığında yaşadıkları iletişim bozukluklarından kaynaklanıyor. İlk adımı sürekli karşı taraftan bekleyen, açıkça konuşmaktan kaçının, yanlış anlamalar ya da suskunluklarla aralarındaki iletişimi daha da zorlaştıran çiftlerin ilişkilerini sürdürebilmeleri çok zordur.



Patrick Estrade, "Sevgilim beni asla dinlemiyor" söyleminin genellikle kadınlara özgü olduğunu ve kalıplaşmış bir önyargı olarak bilinçaltına yerleştiğim dile getiriyor. Bunu da şöyle açıklıyor: "Kadın kendini güvende hissetmek ister. Erkekse cesaretlendirilmeyi arzular. Dolayısıyla erkeğin, kadını kendini güvende hissettirecek, kollandığını gösterecek kelimeler kullanması çok önemli. Aynı şekilde kadının da erkeğiyle iletişim kurarken, ona destek veren, onu cesaretlendiren sözler kullanması çiftlerin birbirlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olacaktır."

SEVGİLİMİN GEÇMİŞİ BENİ HiÇ İLGİLENDİRMİYOR
Sevgilinizle her ne kadar çok iyi vakit geçiriyor, çok iyi anlaşıyor ve onun ruh ikiziniz olduğuna inanıyorsanız da, kimliğinin mihenk taşlarından olan geçmişini yadsıyamazsınız. Çocukluk ve ergenlik yıllarında yaşadığı olumlu, olumsuz tecrübeler, ailesiyle ve eski kız arkadaşlarıyla olan ilişkisi, kısaca tüm hayatı boyunca karakterini oluşturan geçmişi bir şekilde ilişkinize yansıyacaktır. Özellikle anneleriyle çok hassas bir ilişkileri olan erkeklerin yaşadıkları aşklarda mutlaka bu hassas bağdan izler görmek mümkün. Anneye olan aşırı bağlılık ya da sevgiliyle annenin anlaşamaması ilişkiye zarar verebilir.



Unutulmaz aşkların varlığı da bazen ilişkiyi yıpratabilir. İlişki her ne kadar geçmişte kalsa bile, erkeğin onunla yaşadığı acı ve tatlı tecrübeler yelken açtığı yeni aşkta etkili olabilir. Kişilerin geçmişle kurdukları ilişkide karakter yapılarının önemli bir yeri olsa da, "Sevgilimin geçmişi beni ilgilendirmiyor," deyip kişisel tarihini önemsememek çok akıllıca değil. Kısaca her iki tarafın da geçmişi, aldığı eğitim ve kültür, içinde yaşadığı aile ve sosyo-ekonomik ortam yeni kurulan ilişkiyi bir şekilde etkiliyor. Kısacası yeni bir ilişkiye başlarken iki tarafın da geçmişin mirasının bilincinde olmaları gerektiğini unutmamak gerekiyor. Hatta çiftleri, ortak bir dil yaratmaya çalışan iki ayrı kültüre ve ülkeye benzetebiliriz.

SEVGİLİM AYNI ZAMANDA ARKADAŞIM OLABİLİR
Günümüzde artık sevgilimizle her şeyi konuşuyor, tüm dertlerimizi paylaşıyor, kısaca ona sevgili sıfatının yanı sıra arkadaş nitelemesini de yakıştırıyoruz. Oysa yapılan araştırmalar "kadın" ve "arkadaş" deyimlerinin, sevgilisi olan bir erkeğin beyninde farklı katmanlarda yer aldığını gösteriyor. Yani erkekler sevgililerini arkadaş gibi görmüyorlar. Ayrıca kadın erkek ilişkilerinin merak ve gizem üzerine kurulu olduğunu, bilinmezlikler ve sürprizlerle beslendiğini unutmayalım.



Sevgilinizi en iyi arkadaşınız yerine koyup, ona hakkınızdaki her detayı anlatmaya başlarsanız, aranızdaki gizem sona erecek ve partneriniz sizinle ilgili yeni bir şeyler keşfetme arayışına girmeyecektir. Erkekler için en iyi ve en tutkulu sevgili her buluşmada kendisine yeni heyecanlar yaşatan ve bilinmeyen bir yönünü gösteren kadındır. Elbette sevgilinizle sorunlarınızı konuşabilir ya da hayat projelerinizi paylaşabilirsiniz ama onunla dedikodu yapmak, yaptığınız alışveriş listesini göstermek ya da beklemek aranızdaki elektriği söndürebilir. Kısaca sevgilinizden aynı zamanda çok yakın arkadaşınız olmasını beklemeyin!

__________________
all the best.




[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
YeşiL6 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 09:22