Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


Beni Özledin Mi

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan Beni Özledin Mi konusu , Beni Özledin Mi Hayli yorgun zamanlar geçti. Nicedir yeniden diyemediğim kapı arkası bekleyen işler ve odamın içinde tembelliklerle yaşıyorum. Sen ki orada beni bekliyorsun biliyorum. "Ne zaman yazacaksın da ben ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 17.10.2014, 10:12   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Beni Özledin Mi



Beni Özledin Mi


Hayli yorgun zamanlar geçti. Nicedir yeniden diyemediğim kapı arkası bekleyen işler ve odamın içinde tembelliklerle yaşıyorum.
Sen ki orada beni bekliyorsun biliyorum. "Ne zaman yazacaksın da ben okuyacağım", diye geçiyor içinden. Gözlerinin düştüğü şu cümlelerden şunu çıkarabilirsin, tıpkı senin gibi çok şey yapmak isteyip de yapamadığım dönemlerden geçmekteyim. Sanki elim kolum bağlı, yüreğimin dili tutuk, seslere sağır kulaklarım...

Yazan muhatabıyla sıkı bir gönül bağına sarılır.


Kaç zaman oldu o bağa sarılmayalı. İşte geldim, ihtiyacım olan cümleleri iki nokta arasına sıkıştırıyorum. Biliyorum ki sen sıkışan o cümlelerde ki anlamı çözersin, anlarsın.


Ne diyorum biliyor musun? Kendimden uzağa savruluşlarımın yorgunuyum. Bir değil, bin değil sayısını hesaplayamayacağım kadar çok. Hayır anlamadığım insan aynı yerden kaç defa başa sarar ki?!. Kaç defa kendine söz verir, her defasında cayar, yada verdiği sözleri unutur, hayatından vazgeçer ve başka hayatların parçası olmaya kalkar sonra yine kendini özler? Bilmiyorum ki, hiç bilmiyorum. Tek bildiğim yaprak misali rüzgarın estiği yere savrulmaktan usanmışlığın bezginliğini taşıdığım. Ne olur beni benden uzağa savuran rüzgar bir defa da içime es. Ruhumu içime sür. Ne olur bir defa da uzaklara savrulan ruhumu sürükle bedenimin içine. Yoksa kaybolacağım, zerre olup hayatın içinde kaybolup gideceğim.


Sabah oluyor, akşam oluyor sonra bir bakıyorum haftalar haftaların üzerine devrilmiş, aylar ayları izlerken mevsimler geçiyor... Seneler ömürden alıp götürür iken yapmak istediğim hiç bir şeye elim varmıyor. Her şey yarım yamalak hayatımda, bazıları ise hiç başlanmamış öylece bekliyor. Başım yastığıma değdiğinde her gece, geçen günüme bir sıfır ekliyorum. Ne olur anlayın diye bağıran bir ses, boğazıma düğüm oluyor. Ve hep umut ediyorum hemde hiç yılmadan umut ediyorum. İçimden bir ses, sadece sen değilsin bu kördüğüm olmuş birikmişliğin içinde yaşayan, sadece sen değilsin arapsaçına dönen hayatın içinde çırpınan diyor. Rahatlıyorum. En azından bu konuda yalnız değilim.


Hani yazamadım ya hayli zamandır. Hani kalemim tutuk, cümlelerim sesimde kilitlenmiş ya, hani sen nicedir benden bir kelam okumuyorsun ya, özledin mi? Ya da neden yazmıyor ki diye düşündün mü? Merak ettin mi beni? Neler yaptığımı, nelerle savaştığımı, yoksunluklarımı, özlemlerimi, kavuşmalarımı? Geldim işte! Yazıyorum ne mutlu!


Demek ki hâlâ bir çıkar yol var. Ama öyle değil midir hayat? Yolunu kaybettiğin en çıkılmaz sokakların bile bir duvar çatlağı vardır geçebileceğin, gün ışığını görebileceğin, kurtuldum diyebileceğin bir kırılma, bir dirilme zamanı... Biliyor musun ne yaptım o küçük çatlaktan geçmeyi başaran kocaman ruhumla? Oturdum bir anlaşma yaptım. Masaya oturduk içiçe.. Ruhum biraz gergindi, bedenim ise yorgun. Birlikte karar verdik, vazgeçmeden yürümeye. Yokuşta olsa, çukurlar da olsa güzergahta, hatta bir kayaya takılıp düşsek bile, birbirimize sarılıp yeniden demeye karar verdik. Sonra bir liste yaptık. Kalan zamanda birer birer kum saatinden dökülen kum taneleri misali yapmak istediklerimizi. Dedik ki birbirimize; "başaramasak bile, en azından denedik" deriz. Hayır öyle tuhaf bir şey ki, öyle büyük bir ikilem, içinde kıvrandığımız bir çelişki ki, hem bir çok şey yapmayı istemek, hatta evet kararı alınmış yapılması gerekenler deyip hiç bir şey yapmadan, ve üstelik yapmak istediklerin ile hiç alakası olmayan sulara atlayıp yüzmeye kalkmak, sonra da ondan bundan şikayet edip, hesap pusulasını bir şeylere, birilerine kesmek.


HAYIR!


Hiç kimsenin yada hiç bir şeyin suçu, hatası yok, TEK SUÇLU SENSİN!!! Kır kalemi hakim, kır ve ver cezamı ki yeniden başlamaya yüzüm olsun. Öyle çok hatam var ki, neyse bedeli ödeyeyim. Müebbet olmasın, olmasın ki yapacaklarıma zaman kalsın. Aynaya baktığımda kendine gülümseyen, yüreğiyle dost, kendine dost bir yüz olsun...


Bunu başarabiliriz değil mi? O zaman haydi rast gele... İlk yapmak istediğimi ben yaptım. YAZDIM... Şimdi sıra sende?


Mirage Özlem AYRAL

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
Cengaver, MineL, Papatya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 20:47