Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


Sütçü bir babanın oğlu

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan Sütçü bir babanın oğlu konusu , Sütçü bir babanın oğlu Gordon Summer,1951 yılının Ekim ayında sütçü bir babanın ve kuaför bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Annesinin kuaförlük mesleği dışında almış olduğu klasik piyano eğitimi dışında,hayatının ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08.10.2015, 02:46   #1 (permalink)
Bir halden anlamaz cahile,
Kul eyledi zaman bizi.
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Sütçü bir babanın oğlu



Sütçü bir babanın oğlu

Gordon Summer,1951 yılının Ekim ayında sütçü bir babanın ve kuaför bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi.

Annesinin kuaförlük mesleği dışında almış olduğu klasik piyano eğitimi dışında,hayatının başlangıç yıllarında yaşamının olağan dışı olacağını gösteren hiçbir şey bulunmuyordu.

Yatılı bir erkek okulunu bitirdi.Okul yıllarından hatırladığı,iki bin kişilik erkek öğrencinin bulunduğu okulda zaman zaman dayak yediği ve kızlarla nasıl konuşulacağını bilmediğiydi.

'' 16 yaşına kadar etrafımda hiç kız yoktu.O zamanlar bir dans kulübüne gidip,bir kıza yaklaşıp,tüm cesaretinizi toplayarak ''Affedersiniz bir dans edebilir miyiz lütfen?'' diye sormak yapabileceğimiz en büyük kahramanlıktı.Kız bizi umursamadan tavana bakar,cevap bile vermezdi.Biz de teşekkür eder ayrılırdık yanından '' diyecekti yıllar sonra o günleri anlatırken.

Annesi kuafördü Gordon Summer’ın.
Bir özelliği daha vardı,klasik piyano eğitimi almıştı,çocuğuna da klasik piyano eğitimi verdi.Müziğe yeteneği olduğunu o sırada keşfetti anne.Çocuk piyano eğitiminin avantajıyla bir süre sonra burslu okudu okulda.Ama esas ilgisi gitaraydı çocuğun.

Okulunu bitirdikten sonra erken yaşta evlendi.
İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı.
Ayrıca futbol koçluğu da yapıyordu.
Yine hayatında olağandışı hiçbir şey gözükmüyordu.
Öğretmenliğin parası çok düşüktü.
Ayrılmak istediğini ve şansını müzikte denemek istediğini söyledi.''Emekliliğini yakıyorsun'' dediler.
''Olsun neyi yakacaksam yakayım,ben ayrılıyorum'' dedi.

Steward Copeland ona bir telefon numarası vermişti.''Londra’ya gelirsen bana bir telefon et'' demişti.
Londra’ya gittiğinde,elinde o telefon numarasından başka hiçbir şey yoktu ve yapabileceği tek şeyi yaptı,Steward’ı aradı.
''Londra’ya geldim, seni aradım'' dedi.
''Neredesin şu anda?'' diye sordu Steward.
''Gerçeği söylemek gerekirse,evinin olduğu caddedeyim'' cevabını verdi.

Roxanne şarkısı ilk çıktığında İngilizlerin dünyaca ünlü radyo televizyon kuruluşu BBC parçayı yasakladı.Bir sokak kadınının hayatını anlatıyordu şarkı.

''Sokakta iş tutan kadınların gördüğümde,acaba aşk hayatları nasıldır bu kadınların? diye sordum kendi kendime'' diyecekti.''İki boyutlu aşk ilginç değildir.Yani ben seni severim,sen beni seversin.Bunun üstüne pek fazla tema çıkmaz.Ama aşk üç boyutlu olursa,sen onu seversin ama o başkasını sevmektedir.İşte o zaman ilginç bir konu yakaladın demektir.''

The Police isimli bir grup kurdu.
Bütün İngiliz gruplarının rüyası gibi Amerika’ya açılmayı denedi.Amerika’daki ilk konserlerinde salonda sadece üç dinleyicileri vardı.

''Dinleyiciler 3 kişiydiler.Biz de The Police grubu olarak zaten 3 kişiydik.Üç kişi söylüyor,üç dinleyici de salonda dinliyordu.Fakat dinleyiciler salonun başka başka köşelerinde oturuyorlardı.Öyle farklı yerlerde ve uzakta oturmayın.Yakına gelin bari tanışalım dedim.Yakına geldiler,oturdular ve tanıştık.Meğer her üçü de Amerika’da yerel radyolarda çalışan DJ’lermiş.''Biz sizin parçalarınızı çalıyoruz radyolarımızda hep'' dediler.
Seyircinizi asla küçümsememek lazım.Bunu anlamıştık.''

Yukarıda anlatılan bu kişi,dünyanın en büyük rock şarkıcılarından biri.
Adı Sting,arı iğnesi anlamına geliyor.
Grupta şarkı yaparken,bir gün giydiği enleme çizgilerden oluşan sarı siyah formayı gören grup arkadaşları tarafından arıya benzetildi.Onun için ona ''stinger'' dediler.Adı daha sonra kısaltılarak Sting olarak kaldı.

Sütçü babasından,kuaför annesinden,yatılı erkek okulunda dayak yemesinden,kızlarla konuşamamasından,parçasının BBC’de yayınlanmamasından,konserinde salonda hepsi hepsi 3 kişinin bulunmasından bahsedilen adam,dünya sözlüklerinde “karizma” sözcüğünün karşısında resmi yer alan adamdır.

Sting’dir o.


__________________
semragül isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.10.2015, 04:15   #2 (permalink)
Özel Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Sütçü bir babanın oğlu

Allah yürü ya kulum demiş.

Sonsuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
semragül, Sonsuz
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 18:25