Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Karadut’u

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Karadut’u konusu , Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Karadut’u "Karadutum, çatal karam, çingenem" diye başlar şiir ve devam eder gider.Çoğumuz biliriz bu şiiri.Ve sanırız ki şair,bu şiiri eşi için yazmıştır.Oysa şairin eşi için tam ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 14.10.2015, 01:04   #1 (permalink)
Bir halden anlamaz cahile,
Kul eyledi zaman bizi.
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Karadut’u



Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Karadut’u

"Karadutum, çatal karam, çingenem" diye başlar şiir ve devam eder gider.Çoğumuz biliriz bu şiiri.Ve sanırız ki şair,bu şiiri eşi için yazmıştır.Oysa şairin eşi için tam bir dramdır bu şiir.

1949'da bir gün İstanbul Büyük Kulüp'teki bir toplantıda,davetliler Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan bir şiir okumasını isterler.Eyüboğlu ayağa kalkar ve Karadut'u okumaya başlar.

Karadutum,çatal karam,çingenem,
Nar tanem,nur tanem,bir tanem,
Ağaç isem dalımsın salkım saçak,
Petek isem balımsın ağulum,
Günahımsın,vebalimsin.

Dili mercan,dizi mercan,dişi mercan,
Yoluna bir can koyduğum,
Gökte ararken yerde bulduğum,
Karadutum,çatal karam,çingenem,
Daha nem olacaktın bir tanem,
Gülen ayvam,ağlayan narımsın,
Kadınım,kısrağım,karımsın.

Bedri Rahmi şiiri okurken aniden gözlerinden yaşlar süzülür.Salondaki herkes niye ağladığını anlamıştır.Tabii herkesten çok,hemen yanı başındaki karısı Eren Eyüboğlu.Çünkü şiirde "kadınım,kısrağım,karımsın" dediği kadın,karısı değildir.
Bu şiiri 3 yıl önce,bir başka kadın için yazmıştır.Mari Gerekmezyan’a.

Mari,Bedri Rahmi'nin asistanlık yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi'nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelmiştir.O dönem askerliğini yapmakta olan şair,ressamın sinesine, "kara saplı bir bıçak gibi" saplanır.

Mari,Bedri Rahmi'nin bir büstünü yapar.Bedri Rahmi bu büstü Mari'nin çeşit çeşit portresiyle ve ona yazılmış şiirlerle yanıtlar.Artık aşklarından bütün İstanbul haberdardır.Bedri Rahmi,sanatında tam bir patlama yaşıyor,Eren Eyüboğlu ise sabırla eşinin kendisine dönmesini bekliyordur.

"Karadut",1946'da menenjit tüberküloz olur.İyileşebilmesi için antibiyotik lazımdır.Savaş yeni bitmiştir ve ilaç ateş pahasıdır.

Bedri Rahmi,genç sevgilisine ilaç alabilmek için tablolarını elden çıkarmaya başlar.Ancak bu çabalar da sonuç vermez ve o yıl İstanbul Alman Hastanesi'nden Mari Gerekmezyan'ın ölüm haberi gelir.Bedri Rahmi yıkılmıştır.Sevgilisini sonsuzluğa uğurladıktan sonra keder içinde eve döndüğünde kendisini teselli eden,yine eşi Eren olacaktır.

O dönem içkiye başlar ünlü şair.
Aşağıdaki şiir,o dönemin ürünüdür:

Türküler bitti,
Halaylar durdu,
Horonlar durdu,
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu,
Yoruldu yüreğim, yoruldu.

Eren Eyüboğlu,eşinin bu zor dönemi atlatmasına yardımcı olur.Onu yeniden sanatıyla buluşturmak için çabalar.Başardığını sanıyordu.Ta ki Büyük Kulüp'teki o geceye kadar.

Karadut'u okurken, Bedri Rahmi'nin yanaklarından süzülen gözyaşları,sevda yarasının hâlâ kapanmadığının kanıtıdır.Bunun üzerine Eren,bir süre Paris'te yaşamaya karar verir.Oradan eşine yazdığı bir mektupta "o gece"yi hatırlatır.

4 Ocak 1950 - PARiS
Canuşkom,
Kulüpte bir gece,şiir okumuştun, hani,hatırladın mı? Gözlerinden birden yaşlar döküldüğünü görünce içimin karardığını hissetmiştim.Sesin,nasıl titremişti.Bütün bunları hatırlıyor musun? Sanki böğrüme,kızgın bir ütü yapmış gibi olmuştum o gece.Senin seneler sonra bile olsa yanıp tutuştuğunu anlamıştım.Ruhuna,insan üstü bir gücün acıyıp,ona güç vermesi için dua etmiştim.Ruhunun çektiği acıları Allah dindirsin.Allah sana resim yapma sevinci versin ve bizim yanımızda yaşamaktan,mutluluk duyabilmeni sağlasın.
Eren.

Bu dualar işe yarar.
Bedri Rahmi,11 yaşındaki oğluyla,eşine döner.
1974'teki ölümüne kadar geçen çeyrek asrı,aynı evde çalışıp üreterek,diz dize birlikte tüketirler.

Öldüğü gün eşi Eren cenazeden dönüşte,35 yaşına gelmiş oğlunu karşısına oturtur.

"Babanı uğurladık" der, "Ama şunu bilmeni istiyorum ki,ona çok kırıldım.Yaşadığı ilişkiyi unutmadım.Hiçbir kadın aşağılanmayı kabul etmez.Buna katlandımsa,bil ki sadece senin hayatın kararmasın diyedir."

Böyle aşklar hala yaşanıyor mu,bilmiyorum.Ama Leyla ile Mecnun’ların,Ferhat ile Şirin’lerin artık olmadığı bir gerçek.Peki onlar var mıydı? Olmasalar bile öyküleri vardı,masal tadında.

Bizden geriye kalacak bir aşk masalı bile olmayacak belkide.

Zira, “Eski radyolar gibi çoktan masal oldu aşk.”

__________________
semragül isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
semragül
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 15:54