Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


20 Ocak Katliamı (20 Yanvar Gırğını)

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan 20 Ocak Katliamı (20 Yanvar Gırğını) konusu , 1918 yılında doğunun ilk demokratik cumhuriyeti olarak tarihteki yerini alan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti çok acı olaylardan sonra kurulmuştu. Azerbaycan 1991 yılında ikinci kez bağımsızlığını elde ederken de benzer acı olayları ...


Like Tree2Beğeni
  • 1 Post By Sükût
  • 1 Post By Dadash

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 20.01.2013, 16:57   #1 (permalink)
Dost bî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sükûn,
Derd çok hem-derd yok düşman kavî tâli' zebûn.
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart 20 Ocak Katliamı (20 Yanvar Gırğını)




1918 yılında doğunun ilk demokratik cumhuriyeti olarak tarihteki yerini alan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti çok acı olaylardan sonra kurulmuştu.

Azerbaycan 1991 yılında ikinci kez bağımsızlığını elde ederken de benzer acı olayları tekrar yaşadı.

İşte o acı olaylardan biri tarihe Gara Yanvar, 20 Yanvar ya da 20 Ocak katliamı adlarıyla geçen olaydı.

Gelin Azerbaycan'ın ikinci kez bağımsızlığın ilk ateşi olan, bu ateşin Sovyetler Birliği'nin dağılmasındaki etkilerini bir kez daha hatırlayalım.

Azerbaycan halkının Türkiye'yle doğal yakınlığı, Sovyetler Birliğini soğuk savaş yılları boyunca endişelendiren ana konulardan biriydi ve Moskova izlediği politikalarla bu bağı olabildiğince zayıflatmaya çalıştı. 1920'lerin ortasında ülkede kullanılan Arap alfabesi önce Latin sonra Kiril alfabesine dönüştürdü. Aynı süreçte, Azerbaycan ve Nahcivan arasında yer alan Zengezur bölgesini Ermenistan'a bağlayarak, Nahcivan'ın Bakü ile karayolu bağlantısını kopardı. Stalin döneminde de kimliklerinde Türk yazan bu halka “Artık Türk değil, Azerisiniz” dendi.

1980'lere gelindiğinde tarihin akışı günümüzü de belirleyecek şekilde değişiyordu sadece Azerbaycan değil, tüm dünya için...

1985 yılında Sovyetler Birliği'nde Garbaçov'un başlattığı açıklık ve yeniden yapılanma hareketi Cumhuriyetler'deki bağımsızlık isteklerini artırıyor ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasının da yolunu açıyordu. Bu ortamdan faydalanan Ermenistan Moskova'nın da desteğiyle Yukarı Karabağ'da ve Ermenistan'da Azerbaycan Türklerine yönelik etnik arındırmaya girişiyordu.

Ermeniler Azerbaycan'dan toprak talep ediyor, Azerbaycan topraklarına saldırıyor, Azerbaycan Türklerinin yaşadığı köylerde insanları katlediyor, Karabağ bölgesinde yaşayan Türkleri göçe zorluyordu.

Ermenilerin bu toprak talepleri ve etnik arındırmaya yönelik saldırıları 1988 yılında Azerbaycan'da halk hareketleri ile protesto edilmeye başlanıyordu.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin Ermeni saldırılarını durdurma yolunda adım atmaması Azerbaycan'daki bağımsızlık hareketlerini de hızlandırıyordu.

Ermenistan'dan ve Yukarı Karabağ'dan zorla göçe zorlanan çok sayıda Azerbaycan Türkü'nün Bakü ve Sumgayıt şehirlerine gelmesi durumu daha da keskinleştiriyordu.

16 Ocak 1990'da Sovyet birliklerinin şehre girmesini engellemek amacıyla Bakü girişlerine ve Rus askerlerinin bulunduğu üslerin kapılarında barikatlar kurulmaya ve Sovyetler Birliği ile Ermenistan'ı protesto mitinglerine başlanıyordu.

18 Ocak'ta Azerbaycan'ın başkent dışındaki 11 bölgesinde de mitingler ve grevler başlatılıyordu.

Azerbaycan Türkü, Ermenistan'ın toprak iddialarından vazgeçmesini, Bakü'deki Sovyet birliklerinin, Azerbaycan Türklerinin etnik arındırmaya maruz bırakıldığı Yukarı Karabağ ile Ermenistan arasındaki bölgeye yerleştirilmesini istiyordu.

Moskova ve Ermenistan'a tepki ortadaydı, halk sokaklardaydı. Peki bu hareketlenme nasıl organize olacaktı? 1918-1920 yılları arasında kısa bir süre hayatta kalan Cumhuriyeti'in Müsavat yani "Eşitlik" geleneğinin,Komünist yönetimin baskısına rağmen hafızalarda yaşatılması gerekli zemini hazırladı. Azerbaycan Halk Cephesi'nin temelleri de böyle bir süreçte atıldı.

Moskova tarafından oluşturulan Dağlık Karabağ yönetiminin Bakü ile bağlarını koparması, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne karşı Ermenilerin fiili ambargosu Bakü'de tepkiyi daha da tırmandırdı. Sovyetlerin, siyasal partilerin varlığını kabul etmemesine karşın Temmuz 1989'da Azerbaycan Halk Cephesi kuruluş kongresini yaptı Ebulfeyz Elçibey de parti başkanlığına seçildi.

Halk Cephesi, siyasal ve etnik kökenine bakmadan toplumun en geniş tabakalarını birleştirmekteydi. Üyeleri arasında hem komünistlere, hem sosyal demokratlara, hem de radikal milliyetçilere rastlanmaktaydı. Ancak Halk Cephesi'nin temel ideolojik yönünü milliyetçiler ve milliyetçilik oluşturmaktaydı. Çünkü hedef artık tahammül sınırlarını aşan Sovyetlerden kurtulmak ve bağımsızlıktı.

Azerbaycan'ın 1920'lerde sona eren kısa bağımsızlık dönemine damgasını vurmuş Mehmet Emin Resulzade'nin dediği gibi, “Yükselen Bayrak Bir Daha İnmezdi” Bayrak bir defa kaldırılmıştı, halk da gücünün farkına varmıştı.

Gücünün farkına varan Azerbaycan Türkü, o günkü adı Lenin Meydanı olan şimdiki Azaldık Meydanı'nı doldurarak özgürlük diye haykırmaya başladı.

Bakü'de Azatlık meydanında haftalar süren ve tüm dünya tarafından yakından izlenen Azerbaycan Türkü'nün sesi giderek yükseldi. Azerbaycan Halk Cephesi kurulduktan kısa bir süre sonra Aralık 1989'da iktidarı fiilen ele geçirdi.

Azerbaycan Türkü'nün haksızlığa, işkencelere, tecavüzlere, katliamlara, etnik arındırmaya büyük halk kitleleriyle başkaldırışı Sovyetler Birliği ve Ermenistan'ı çok rahatsız ediyordu.

Bir yandan Halk Cephesi ile birlikte Azerbaycan'da komünist yönetime karşı örgütlü mücadelenin başlaması diğer yandan Komünist Parti'den bazı unsurların Moskova'yı kışkırtması, Dağlık Karabağ'da yaşananlar, Moskova'yı alarma geçirdi. Ve bağımsızlığa koşan Azerbaycan'a gözdağı verilmesi için düğmeye basıldı.

1990 yılı Ocak ayının 19'unu 20'sine bağlayan gece Bakü'de kızılca kıyamet kopuyordu Tankların sağır edici gürültüsü kentte duyulmaya başlamıştı. 1956'da Budapeşte'ye, 1964'te Prag'a giren Sovyet tankları bu kez Bakü'ye giriyordu.

Moskova yönetimi, Karayoluyla 3 koldan ve deniz yoluyla 35 bin kişilik ağır silahlarla donatılmış Alfa birlikleri, DTK-a adlı özel imha birlikleri ile Azerbaycan'ın başkentini işgal emrini vermişti. Operasyonun adı UDAR'dı. T-72,T-80 ve BMP-3 tankları Bakü'de Azadlık Meydanı ve 20 Yanvar meydanını kuşatıyordu.

Kanı dökülmüş, hukukları ayaklar altına alınmış. Sindirilmiş, genç yaşlı denmeden bütün insanları hırpalanmış, Televizyonu kapatılmış Azerbaycan Türkü, milletinin en büyük özelliklerinden olan zor günlerdeki dayanışma hasletinin farkına vardı.

Milyonlarca Azerbaycan Türkü, başta o günden sonra 20 Yanvar adı verilen 11'nci Kızıl ordu ve Azadlık Meydanı olmak üzere Bakü'nün bütün meydanlarında ve Azerbaycan Komünist Partisi Merkez binası önünde toplandı.

İşgal birliklerinin üzerine bedeniyle yürüdü, tek silahı yüreğiydi.. Yüreğiyle vuruştu tanklara ve zırhlı,özel yetiştirilmiş imha birliklerine karşı…

Tarihe 20 Yanvar, Kanlı Ocak, ya da Gara Yanvar olarak geçen o gece yüzlerce insan öldürüldü Bakü sokaklarında ve meydanlarında…

Gece boyunca sivilleri öldüren Alfa birlikleri sabah saatlerinde Bakü'den geri çekildi, yerine başka askerler getirildi ve bütün şehir mateme büründü...

Karanfilin ağladığı 1990 yılının O Ocak gecesinde Sovyetler birliği gücünü son bir kez bağımsızlık kavgası veren Azerbaycan Türkleri üzerinde denedi. 87 yaşındaki Süreyya Babayeva'dan, 13 yaşındaki Lerisa Memmedova’ya, 14 yaşındaki Ilgar İbrahimova'ya kadar yüzlerce can Azerbaycan'ın bağımsızlığı uğruna o gece toprağa düştü. Binin üzerinde kişi öldürüldü, binlercesi yaralandı.

Rus askerleri katlettiği Azerbaycan Türklerinin çoğunun cesedini Hazar Denizine attı,öldürülenlerin sayısını az göstermek uğruna. Çünkü ölü sayısının 150 'den fazla olarak açıklanması o günkü Sovyet Anayasa'sına göre devlet başkanının değişmesini gerektirdiğinden sayı 132 olarak açıklandı. Öldürülen binlerce insandan ancak 200'ün ismi belirlenebildi, diğerleri ise toprağa isimsiz olarak verildi.

Şehit cenazeleri onbinlerce insanın parmak uçlarında onbinlerce karanfille süslenerek ebedi istirahatlerine uğurlandı. Hem de oldukça anlamlı bir yere, 1918'de Azerbaycan'ın bağımsızlığı için şehit olmuş Anadolu ve Azerbaycan Türklerinin toprağa verildiği bir yere... Komünizm döneminde yok edilerek “Dostluk Parkı” yapılan Şehitler Hıyabanına yani Şehitler Bahçesi'ne...

O soğuk Ocak gecesi vatanını canından aziz bilen, bedenini siper ederek Azerbaycan Türkü'nün bağımsızlık yolunu açarak Şehitler Hıyabanı'nda uyuyan vatanperverler Azerbaycan için son değil bir başlangıç olarak tarihe geçti.

20 Ocak 1990 bir dönüm noktasıydı. Çünkü Sovyetlerin Bakü'ye saldırısı bağımsızlık mücadelesini sindirmedi aksine bağımsızlığını hedefleyen milliyetçi hareketi ve Azerbaycan Halk Cephesi'ni daha da güçlendirdi.

Ülkede Sovyet dönemine ait isimler, heykeller kısacası bütün izler yavaş yavaş kaldırılmaya başlandı.

Azerbaycan'da yakılan bağımsızlık ateşi sadece Azerbaycan'ın değil Sovyetler bünyesindeki diğer halklarında bağımsızlık kıvılcımını ateşlemişti.

Azerbaycan'da yakılan bağımsızlık ateşi Moskova'da etkisini 19 Ağustos 1991'de gösterdi. Moskova'dan sıcak haberler gelmeye başladı. Mihail Gorbaçov'a yönelik darbe girişimi başlamıştı.

Bu gelişme diğer Sovyet Cumhuriyetlerinde olduğu gibi Azerbaycan'ın da bağımsızlık sürecini hızlandırdı. 18 Ekim 1991'de Azerbaycan Devleti'nin Bağımsızlığına ilişkin Anayasa Akti kabul edildi ve 29 Aralık'ta referanduma gidilerek 18 Ekim 1991 tarihli bağımsızlık kararı onaylandı.

Azerbaycan'ın ilk tanıyan ülkede 9 Kasım 1991'de Türkiye oldu.


[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

Dadash beğendi.
Sükût isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 20.01.2013, 17:03   #2 (permalink)
Dost bî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sükûn,
Derd çok hem-derd yok düşman kavî tâli' zebûn.
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: 20 Ocak Katliamı (20 Yanvar Gırğını)

Azeri kardeşlerimizin acısını paylaşıyorum.Saygı ve rahmetle anıyorum.
Selam olsun Türk Dünyasına.

Sükût isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 22.01.2013, 18:36   #3 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: 20 Ocak Katliamı (20 Yanvar Gırğını)

Türk Dünyasının başı sağ olsun.Artık tekerrür etmeyecek bir tarih dileğiyle...

Sükût beğendi.
__________________
Dadash isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 30.01.2013, 22:40   #4 (permalink)
Kalmak İçin Bir Gönül..

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: 20 Ocak Katliamı (20 Yanvar Gırğını)

La bunlar insan değil neyse sınırlenmıcem.
Am sövüyorum fena hemde :S

Nur İçinde yatsınlar .

__________________
Miiiiyyyaaaaaavvvvvvvvvvvvvvvvvv
Estetika isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 7
BeLa, Black, Dadash, Ela, Estetika, katatonia, Sükût
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:14