Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


Çocuk mu, Çiçek mi

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan Çocuk mu, Çiçek mi konusu , Çocuk Mu, Çiçek Mi Onlar hep yanı başımızda oldular.. Belki kucağımızda… Belki ellerimizin uzandığı yerde… Belki şimdilik hayâllerimizde. Yarınların şafağına gönderdiğimiz elçi onlar. Bizim erişemeyeceğimiz zamanlar için doğdular. Bizim ulaşamayacağımız ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31.08.2013, 16:56   #1 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Çocuk mu, Çiçek mi



Çocuk Mu, Çiçek Mi



Onlar hep yanı başımızda oldular.. Belki kucağımızda… Belki ellerimizin uzandığı yerde…
Belki şimdilik hayâllerimizde. Yarınların şafağına gönderdiğimiz elçi onlar. Bizim erişemeyeceğimiz zamanlar için doğdular. Bizim ulaşamayacağımız mekanlara yolcu oldular.

Onlar çocuklarımız…

Hayatın rengini önce gözlerimizin içinde gördüler. Yaşamanın tadını dudaklarımızdan çıkan sözlerle fark ettiler. Sevmeyi dokunuşumuzla hissettiler. Yedi rengi bizimle öğrendiler. Ve şimdi, kucağımızda ve elimizin altında beklerken, iyilik umuyorlar bizden. Daha çok iyilik, daha çok mutluluk, daha çok umut istiyorlar bizden. Çünkü, çocuklarımız onlar. Yarınların gecelerinde doğacak bütün yıldızlar onları selamlayacaklar.

Ne çok unutuyoruz nefesimizin erişemediği yarınların gecelerinde doğacak yıldızlara selam gönderdiğimizi? Ne çok unutuyoruz bizi sessiz bir toprak yığınının altında karşılayan sabahların taze güneşlerine sımsıcak insan bakışları gönderdiğimizi?

Muhtemelen o da unutmuştu. Henüz bir çocuğu vardı. Renkleri yeni öğreniyor, makinelerin nasıl çalıştığının uzun uzadıya anlatılmasından hoşlanıyordu. Ne zaman babası tamir kutusunu alsa eline, ya bir penseye dokunmak ister ya tornavidayı alıp kaçmak isterdi.

Günlerden pazar. Çim biçme makinesini çalıştırdı. Çok geçmeden ortalığı enfes bir taze çimen kokusu kapladı. Çimlerin nasıl da aynı hizaya geldiğini uzaktan hayranlıkla seyreden oğlu usul, ürkek adımlarla yaklaştı. Makineyi durdurdu. “Bu nasıl çalışıyor baba?” diye her zamanki sorularından birini daha sordu. Çiçekleri de çocukları da severdi. Hele de çiçekleri sevdiğini konu komşu gayet iyi biliyordu. Herkesin hayranlıkla seyrettiği, anlata anlata bitiremediği o güzelim çiçekleri kendi elleriyle yetiştirmişti. Ne zamandır hayal ettiği bahçeli evi kelepir bulmuş, yavaş yavaş tamir ettirmişti. Sonra bahçeyi süslemeye girişmişti. En kaliteli toprağı döktürmüştü. Mısır çarşısından çeşit çeşit tohumlar almış, her sabah erkenden kalkıp hem çiçeklerini sevmiş hem de onların yüzündeki çiğleri görünce sonsuz bir cennet mutluluğu yaşamıştı.

Çim biçme makinesini tersine çevirip altındaki bıçakları gösterdi oğluna. Çimleri nasıl biçtiğini, biçilen çimlerin nasıl atıldığını, ayarını nasıl yaptığını açıkladı. Sonra makineyi çimlerin üzerine yerleştirdi. Oğluyla birlikte tuttular. Düğmeyi gösterip oğlunun çalıştırmasını istedi. Makine gürültüyle kımıldadı çimlerin üzerinde. Birkaç manevra yaptılar birlikte.

Eşinin kendisine seslendiğini duydu. Telefona bakması gerekiyordu. Makineyi stop ettirdi. İçeri koştu. Telefon görüşmesi biter bitmez, bahçeye döndü. Ama gördüğü manzara korkunçtu. Oğlunun elindeydi çim biçme makinesi. O güzelim laleler, sümbüller, karanfiller, kasımpatılar çim biçme makinesinin altında paramparça olmuştu. Makineden dışarı fırlayan biçilmiş çiçek yaprakları ortalığı taze ve karışık bir çiçek kokusuna boğmuştu. Bahçenin çimleri üzerinde renk renk çiçek parçaları dağılmıştı.

Onca emek verdiği, onca zaman hayalini kurduğu çiçekler bir anda berhava oluvermişti.

Oğlu ise ne yaptığından habersiz, tebessümle çim biçme makinesini idare etmeye çalışıyordu.

Nefesi kesildi. Ağzını açtı. Bağırmak üzereydi. Tam o anda eşinin koluna dokunduğunu hissetti. Olan biteni o da görmüştü. Çiçekleri o da seviyordu elbet.

“Hayatım.” dedi her zamanki sıcak sesiyle, “Unutma, çiçek değil, çocuk yetiştiriyorsun!”

Çiçek mi, çocuk mu?

Anne–baba olarak sık sık bu iki tercih arasına sıkışırız. Çiçeğin yerini bazen bitirilmesi gereken bir iş, okunması gereken bir kitap, yıkanması gereken bulaşıklar alır. Okuduğum kitapların önemli bir kısmı çocuklara dair. Çocuklarım için okuyorum onları. Çocuklarım için çalışıyorum zaten. En azından bu yazıyı çocuklar(ım) için yazıyorum. O kadar da zıt tercihler arasında değilim yani!

Küçük kızım bilgisayarın tuşlarına rastgele dokunmaya çalışırken, küçük oğlum –kendi tabiriyle “sıkı sıkı”– kucaklanmak isterken ben yazımla uğraşmak zorundayım. Onlar için yazıyorum ya! Şimdi bir kenarda durmalılar. Bir süreliğine baba olmaktan “kurtulmam” gerek. Öyküdeki adamın da aklına gelmemiş miydi bu? Eşine “İyi ama, hayatım, çiçekleri çocuklar için yetiştiriyorum ya!” demesi gerekmez miydi?

Çocuklar için çiçek yetiştirmek, çocuklar için çocuk yetiştirmekten daha az bir şey.

Çocuklar için çalışmak, çocuklar için yaşamaktan daha kolay.

Şimdi şu soruyu soralım kendimize: Çocuklarımıza bizim hayatımızın aksesuarıymış gibi bakıyoruz? Bir süreliğine de olsa, biz onların hayatlarının aksesuarıymışız gibi yaşamayı göze alabiliyor muyuz? Onlar için oyuncak alabiliriz belki; peki onlar için oyuncak olabilir miyiz?

Hayır, hayır; sadece bir süreliğine…

Unutmayın ki, gelecekte uzunca bir süre bizsiz olacaklar, bize onların hayatlarında aksesuar olmak bile düşmeyecek.


__________________
Teşekkür Etmek için Beğen Butonuna Tıklayınız.
FifiVePirtik isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
cortnek, FifiVePirtik
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 13:22