Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


Her Şey Olabülü De Olmayabülü De

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan Her Şey Olabülü De Olmayabülü De konusu , Her Şey Olabülü De Olmayabülü De Kastamonu Belediye Başkanı ormanın yolunun girişine bir levha asmış. “Her şey olabülü, Daş düşebülü, Ayu çıkabülü, Her şey olabülü.” Belediye Başkanı’nı eleştirmişler, “Böyle levha ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 04.09.2013, 16:25   #1 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Her Şey Olabülü De Olmayabülü De



Her Şey Olabülü De Olmayabülü De

Kastamonu Belediye Başkanı ormanın yolunun girişine bir levha asmış.
“Her şey olabülü,
Daş düşebülü,
Ayu çıkabülü,
Her şey olabülü.”

Belediye Başkanı’nı eleştirmişler, “Böyle levha asılır mı?”diye…O da levhayı değiştirmiş:

“Her şey olabülü de, olmayabülü de,
Daş düşebülü de, düşmeyebülü de,
Ayu çıkabülü de, çıkmayabülü de,
Her şey olabülü de, olmayabülü de”

Memlekete dönelim. Memleketimizde her şey olabilir de olmayabilir de. Kafanıza çaktırmadan iftiralardan oluşan sağanak halinde taşlar düşebilir. Bu yüzden hep tedirgin yaşarsınız. Eğer işinizi doğru yapmışsanız o zaman bu taşlar daha fazla düşmeye başlar. Sizi korumak ile mükellef olan saçaklar, şemsiyeler ortalıkta pek görünmezler. Güneşli ve güzel günlerde yanınızda olan, sizinle gülen, size sırtını dayayanlar yağmurlu havalarda neden şemsiye olamazlar anlayamıyorum. Memlekette taşların kafanıza düşmeme ihtimali düşme ihtimalinin çok altında olduğu için ifade edilmedi. Dikkatinize sunuyorum.

Yolun ortasında yürüyorsunuz, karşınıza bir yol magandası tabiri caizse şehir ayısı çıkabilir de çıkmayabilir de. Ne yapmanız gerekir bu durumda? Eğer çıkmışsa hemencecik yere uzanıp ölü taklidi yapabilirsiniz de yapmayabilirsiniz de. Çünkü ayılar ölülere dokunmaz. Ama öldüğünüze ikna olması lazım. Eğer numaracıktan öldüğünüzü sezerse üstünüze dışkısını bırakabilir de bırakmayabilir de. O ayıya bağlı.

E 5 yolundasınız farz edelim. Sizin istikametinizi süratiyle ters yüz edecek denli mahir şoförlerimiz karşınıza çıkabilir de çıkmayabilir de. Çıkarsa ne yapacaksınız? O aracın rüzgârı ile hasta olabilirsiniz de olmayabilirsiniz de. Rahmet okumak elinizde. Hatalıysa eğer hemen aramanız lazım gelir o şoförü. Allah’a havale etmek de şıklar arasında var. Buradaki araçların yavaş bir halde gitme ihtimali ne yazık ki bizim şoförlerde sıfır diyebileceğimiz bir orandır.

Araya bir espri serpiştirelim de neşelenelim.

“YAVAŞLA 30 KM.” diye bir yol kenarı tabelası. Bu tabelanın ardından hız 30 km’ye düşürülür. Ve bir süre bu hız ile gidilir.
“YAVAŞLA 20 KM.” bu ibareden sonra hız 20 km’ye düşürülür. Ve yine belli bir süre bu hız ile gidilir.
“YAVAŞLAYA 10 KM” bu ibarede dikkate alınır kurallara uyan şoför tarafından. Ve aracın hızı 10 km’ye düşürülür. Ve bir süre daha bu hızla gidilir.
“YAVAŞLA’YA HOŞ GELDİNİZ” şoför böyle tabela ve uyarıdan sonra yavaş gidip de ne yapsın? Makaraya sarılmış hissi ile gaza yüklenmeyip de ne yapsın? Kırmızıyı görüp de, topuklamasın da ne yapsın?

Pazarda yerli malı organik domates de var suni domates de. Hıyar da hakeza. Tercih sizin, karşınıza çıkan hıyarlar suni bir sürümün ürünü de olabilir, organik bir ortamda kendi halinde de çıkmış olabilir. Sadece dikkat etmeniz gerekir diye düşünüyorum. Hıyarın şekli şemaili çok ehemmiyetli olup kokusu da kendisini ele verecek tarzdadır. Eğer birisi bir yerini kesmiş ise: “Affedersiniz bir yerinizi mi kestiniz?” diye soruverin lütfen. Gıcık kaptığınız biri ise hemen sorun. O da : “Hayır neden sordun?” şeklinde cevap verirse ki kesin verecektir. Yapıştırırsınız hemencecik organik olduğu kadar otantik lafınızı, sırf meze olsun diye gıcık adamın suratının orta yerine.
“Hiç, biraz hıyar kokusu geldi de!” Garantili bir espridir. Her hakkı saklıdır.

Karşınıza bir hatun çıktı. Hemencecik “efendimli, sizli bizli” nezaket bohçamızı açıp en nazik ses tonumuz ve tavrımız ile caka satmaya, onu etkilemeye çalışırız. Bu bohçamızdan çıkardığımız nezaket sözlerini neden en yakın çevremizden esirgeriz? Hep merak etmişimdir bunu. Oysa bu halimiz suni sebzelerin haline benzer. Doğallığın ne kadar prim yaptığını ve insanları etkilediğini öğrenemeyeceğiz galiba. Her neyse, o hatuna Ümit YAŞAR’ ın şu şiiri ile iltifat da edebilirsiniz, etmeyebilirsiniz de.

“O güzel saçlarına hayran olduğum kel kız!
O güzel gözlerine hayran olduğum kör kız!
Gel seninle eğlenelim.
Sen sizin evde,
Ben bizim evde…”

Bu yazı bu hali ile sizi deli edebilir de, etmeyebilir de.
Bu yazıyı beğenebilirisiniz de, beğenmeyebilirsiniz de.
Bu yazı böyle sürüp gidebilir de, gitmeyebilir de.
Bu yazıyı bundan sonra okuyabilirsiniz de, okumayabilirsiniz de.
…
Bu yazı devam edebilir de, etmeyebilir de.

__________________
Teşekkür Etmek için Beğen Butonuna Tıklayınız.
FifiVePirtik isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
Abrasax, cortnek, FifiVePirtik
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 01:04