Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Serbest Kürsü
facebook bağlan


Nefsin tuzakları

Serbest Kürsü kategorisinde açılmış olan Nefsin tuzakları konusu , NEFSİN TUZAKLARI "Onun (şeklini) düzeltip ona ruhumdan üflediğim zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın" (Sa'd, 72). Allah insanı yarattığında meleklere secde etmelerini söyledi melekler de 'Melekler: "Orada bozgunculuk yapacak, ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 09.09.2013, 00:15   #1 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Nefsin tuzakları



NEFSİN TUZAKLARI
"Onun (şeklini) düzeltip ona ruhumdan üflediğim zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın" (Sa'd, 72).

Allah insanı yarattığında meleklere secde etmelerini söyledi melekler de 'Melekler: "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birimi yaratacaksin? Oysaki biz,seni överek yüceltiyor ve seni takdis ediyoruz,"dediler. (Bakara,2/30)

Ve Allah (cc) 'Ben sizin bilmediklerinizi bilirim" kelamiyla melekleri uyarmistı." (Bakara,2/31)

Şimdi hep birlikte düşünelim Allah (cc) insana kendi ruhundan üfleyerek insanı yaratmışsa, bu demek oluyor ki; insan Allah (cc) nin bir parçasını taşıyan kutsal bir varlık olduğundan meleklerden üstün olarak yaratılmıştır.

Adem (as) cennetten kovulmadan önce yaradanı ile birlikte idi. Huzurlu ve mutluydu. Fakat şeytanın hileleri ve nefsine hakim olamaması sonucunda rabbindan ayrılmak zorunda kaldı .

Dünya'ya gönderildikten sonra insanoğlu için bir nevi sürgün denilen bir hayat başlamış oldu. Her zaman insanoğlu'nun içinde bu sürgün edilmenin hüznü ve yaradanından ayrılmanın boşluğu yüreğini kapladı.

İnsanlar bu anlamını bilemedikleri boşluğu çeşitli maddesel hazlarla doldurmaya, içlerinde ki eksiği gidermeye, yarım kalmışlığı tamamlamaya çalıştılar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar içlerinde ki hüznü ve boşluğu gideremediler. Hep bir eksiklik yarım kalmışlık oldu.

Kimileri maddesel varlıklarla mal, mülk, kariyer, zenginlik peşinde koşup bu eksikliği gidermeye, kimileri ise içinde ki yarım kalmışlığı diğer bir yaradılana yakınlaşmak, onun kendinden bir parça olduğuna inanarak günümüz de aşk denilen olgunun peşinden koşarak tamamlamaya çalıştılar, ama hep mutsuz oldular. Çünkü içlerinde ki eksiklik, onları nefsin kurallarına uyan birer robot haline dönüştürdü...

Aşk günümüzde bahsedilen olgunun farklı bir boyutudur. Aşk tertemiz, içinde yanlışı olmayan ve insanı kendini unutup sevdiği, bağlandığı varlığın yani diğer bir insanın iyiliğini, güzelliğini isteyen her zaman yüreği ile onun yanında olan, sevdiğinin mutluluğu ile haz alınan kutsal bir duygudur.

Aşk tertemiz bir yürek ile yaradana dünyada kavuşabilmenin, onunla bir bütün olabilmenin, bir olabilmenin bir nevi cenneti dünyada yaşayabilmenin, sevdiği ile huzur ve mutluluk içinde sonsuzluğa, gerçek cennete uzanmanın ön senaryosudur.

Günümüzde aşk olgusunun arkasına saklanan nefs insanda ki eksiklik duygusunu kullanarak insanın hayalleri ve tutkularını harekete geçirerek, yürek sevgisi diye yüreğin arkasına saklanarak, insaoğlunu gafletin çukuruna düşürmektedir.

İnsanoğlu nefsin elinde tutsak durumuna düşerek farkında olmadan adeta emir almış bir köle gibi nefsin isteklerini yerine getirebilmek adına, onu mutlu edebilmek adına aklını kullanamayacak duruma gelerek bir nevi mahkumiyet hayatı yaşamaktadır.

Bu mahkumiyet tertemiz yüreğin inatla akla ulaşarak doğruları farkettirmesiyle insanoğlu düştüğü gafletten kurtulabilir. Bu da ancak samimi bir kurtulma isteği ve hatalardan duyulan pişmanlıkla tövbe edilerek istenirse mümkün olabilmektedir.

Alemleri ve bizleri yaradan Allah(cc) herşeyi bilen ve görendir her zaman kullarını da affetmeye hazırdır.Yaradanımız tertemiz yüreği olduğunu bildiği kulunu pişmanlığından ve tövbesinden dolayı her zaman affeder. Ancak rabbimiz samiyetle tövbe etmeyen kulunu da bildiğinden o kulunun tövbesini kabul etmez ve gafletin içinde ki insan o gafletin içinde ömür boyu mahkumiyet hayatı yaşar.

Her insan hata yapabilir, günah işleyebilir önemli olan yüreğimizden gelen sese kulak vererek, samimi bir niyetle ellerimizi bizi yaradana açarak günahlarımızın affedilmesini istemekle ve ancak yüreğimizin bizi doğrularla yönlendirmesi ile mümkün olabilecektir.

Tohumun ekildiği tarla ne kadar kaliteli olursa olsun, tarlanın verimi ne kadar ürün vermeye müsait olursa olsun, bakım görmeyen tohum çürür, toprak da zamanla çoraklaşır ve mahsul alınamaz.

Yüreklerimiz de tertemiz ekilmeye hazır topraklar gibidir, yüreğimize sevginin, iyiliğin, güzelliğin, inançlarımızın tohumlarını ekersek mutlak meyvesi yenilebilir güzellikte olacaktır. Bu ürün de sevgiyle diğer insanlarla paylaşılarak çoğalacaktır...


Sevgi tohumları yüreğinizden eksik olmasın...

__________________
Teşekkür Etmek için Beğen Butonuna Tıklayınız.
FifiVePirtik isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
FifiVePirtik, LiMoN
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 21:57