Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Müzik Dünyası > Sinema
facebook bağlan


Selam: Film Gibi Hayatlar

Sinema kategorisinde açılmış olan Selam: Film Gibi Hayatlar konusu , SELAM: FİLM GİBİ HAYATLAR Zehra, Harun ve Adem öğretmenlerin hikâyesinin anlatıldığı Selam filminde, Türk kolejlerinin fedakâr öğretmenlerinin serencamı var. Geride eşini, çocuklarını, sevdiklerini bırakıp ‘selam’ı yaymak için yollara düşenlerin… Ailelerini, ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12.11.2013, 04:04   #1 (permalink)
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Selam: Film Gibi Hayatlar



SELAM: FİLM GİBİ HAYATLAR
Zehra, Harun ve Adem öğretmenlerin hikâyesinin anlatıldığı Selam filminde, Türk kolejlerinin fedakâr öğretmenlerinin serencamı var. Geride eşini, çocuklarını, sevdiklerini bırakıp ‘selam’ı yaymak için yollara düşenlerin…
Ailelerini, sevdiklerini geride bırakıp bir ‘selam’ ile yollara düşen, Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Antarktika’ya dünyanın dört bir tarafına gidenlerin hikâyesi daha önce kitaplara konu oldu, tiyatroda sahnelendi, şimdi ise bir film ile perdeye yansıyor. Üç kıtada, dört ülkede çekilen Selam, üç kişinin öyküsüne odaklanıyor. Harun (Yunus Emre Yıldırımer), Zehra (Burçin Abdullah) ve Adem (Hasan Nihat Sütçü) öğretmenlerin yaşadıklarında Türk kolejlerinin ve fedakâr öğretmenlerinin serencamı var.

Senegal’de bir ailenin küçük kızlarını kazada kaybetmesiyle başlıyor film. Kucaklarında yaralı çocukla yola çıktıklarında ‘beyaz adam’ın arabası dursa belki zavallı Aya yaşayacaktır; fakat hızla önlerinden geçer. Bu kayıtsızlık evin oğlu Khadim’in yüreğinde öfkeye dönüşür. Buradan Bosna’ya uzanırız. Adem öğretmenin öğrencilerinden ikisine zum yapar kamera; biri Boşnak, diğeri Sırp, aralarındaki gerginlik, yıllar önce yaşanan savaşa dayanıyor. Afganistan’daki Salim’in tek derdi ise erkek kardeşinin boğazından birkaç lokma et geçmesi. Sevgiye, merhamete, yardıma ihtiyacı olan bu çocukların arasında selam ile köprüler kurmak için yollara düşenlerin veçhesinde ise farklı hayatlar, sıkıntılar var. ODTܒden mezun, Amerika’da yüksek lisans yapan Harun, babasını Afrika’ya gideceği bu meşakkatli yol için ikna edememiş, Adem öğretmenin ise eşiyle yıllardır bekledikleri misafir yolda, bebekleri olacak; fakat onu zorlu seferinden alıkoymaz bu durum. Bosna’da onu bekleyen onlarca çocuk var. En sırlı karakter Zehra, Afganistan’a gitmek için bir başına havaalanında, uğurlayanı yok. Harun ile karşılaştıklarında birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini anlarız; mahcup bir tebessüm, uzaktan bakışmalar, ele tutuşturulan bir kaset onların hasret dolu vedalarının nişanesi.



Gittikleri ülkelerde zorluk, mahrumiyet, sefalet ve en çok da hasret vardır. Fakat ne bir serzeniş ne bir pişmanlık emaresi yansır ifadelerine. Sınıfa girdiklerinde tahtaya ilk yazdıkları ‘Selam’ ile gönüllere köprü kurmak için o uzun yolları katetmişlerdir. Peki, selam ne demek? Adem öğretmenin repliğinden bir kuple: “Kalbim, aklım, dilimden sana zarar gelmez.”

Film iki yıllık bir emeğin ürünü, Necati Şahin‘in yazdığı senaryo ise dört yıllık bir geçmişe sahip. Her ne kadar senaryoda üç kişinin hikâyesi merkeze alınsa da kolejlerde eğitim için seneler önce yollara düşen farklı isimlerin yaşadıkları bir araya getirilmiş. Afganistan’da bir mayın tarlasına öğrencisini kurtarmak için giren bir öğretmen yine aynı coğrafyada bombalardan korumak için okulun koridoruna çocukları tek sıra hâlinde dizen kadın öğretmen, Türkmenistan’da pikniğe götürdüğü öğrencilerden suya düşüp boğulmak üzere olanları kurtaran ama dereden çıkmaya mecali kalmayıp vefat eden gerçek kahramanların yaşadıkları hep senaryoya ilham olmuş.

Yönetmen Levent Demirkale’nin Altın Kızlar, Elif, Gazi, Şeytanın Gözyaşları gibi dizilerde imzası var. İlk defa uzun metrajlı bir film için kolları sıvamış. Türk okulları hakkındaki bilgisi, Samanyolu Televizyonu’nda yayımlanan Ayna programında izlediklerinden ibaretmiş. “İyi insanların filmi bu.” dediği Selam, onun açısından özel bir deneyim. İlk iş için zorlu bir tecrübe, daha önce hiç gitmediği coğrafyalarda, dilini bilmediği insanlarla film çekmek. İlk gün İstanbul’da başlar çekimler, yoldan bir gün önce gelen Afgan, Boşnak çocuklar Türkçe Olimpiyatları’ndaki gösterilerinin yanı sıra film için de efor sarf etmek zorundadır. Olimpiyatların yapıldığı salonun boşalmasıyla ancak gece ikide motor der. Çocukların yorgunluğu ve stresi sebebiyle çok iyi geçmez çekimler. Yüzler düşmüş, moraller bozulmuştur. Daha sonra 50 kişilik ekip ve 2 tonluk teknik malzeme ile önce Senegal’e varılır. Gittikleri her yerde, yine Türk öğretmenler karşılar ekibi, kalacak yerler, rehberler hazırdır. Öğretmenlerin fedakârlıklarının anlatıldığı bir sinema filmini çekerken yine onların bu iyiliksever tutumlarıyla hep kolaylaşır işler. Orada eğitim gören, mezun öğrenciler, hocalar sayesinde, dil bilmemeleri problem olmaktan çıkar. En zor anlarda bile bir şekilde sıkıntılar aşılır. Demirkale’yi en çok, karşılaştığı insanların bu âlicenap ruh hâli etkiler.

Fakat bu zorluklarla karşılaşmadıkları anlamına gelmez. Her ülkede ortalama 15 gün sürer çekimler. Ramazan ayı başlamadan İstanbul’a dönmektir niyet ama nasip! Bosna’da üçüncü günden itibaren, Afganistan’daki çekimlerin ise tamamı Ramazan ayına denk gelir. Filmde rol alan çocukların hepsi oruçludur. Yola çıktıklarında başroldeki oyuncular bellidir ama yönetmeni en çok zorlayan, dar vakitte yan rollerde oynayacak kişileri bulmaktır. Özellikle Afganistan’da çok sıkıntı yaşar, anne karakteri için ancak üç kişi arasından tercih yapmak zorundadır. Bosna’da çalıştıkları prodüksiyon şirketi profesyoneldir, işlerini kolaylaştırır, Dakar’daki şirkette çalışanlar ise yardım etmek için ellerinden geleni yapar. Senegal’de çekim yaptıkları köyde elektrik bile yoktur. Ekip için her açıdan Afganistan’da çalışmak zordur, imkânlar yetersizdir, hava şartları sürprizlere gebedir. Misal Kabil’de hararetle çalışırlarken birden gelen kum fırtınası, ardından sağanak yağmur bütün programı aksatır. Asker, polis sürekli kamyonları durdurur…

“Okullar hep fakir semtlerde kurulmuş, bir güzellik katmış yapıldığı yere.” diyor yönetmen. Onun ilgisini çeken Kabil’de her sabah kolejin önünde oluşan yardım sırası. Kolejler her zaman bulunduğu yer ile organik bir ilişki içine girmiş, orayı dönüştürmüş. Klasik bir eğitim kurumu mantığıyla değil de yardım kuruluşu gibi çalışıyor. Öğretmenlerin büyük katkısı olan bu paylaşımın başka bir boyutu da öğrencilerle kurdukları ilişkide dikkat çekiyor. Çocukların hocalarıyla birlikte çok fazla vakit geçiriyor olmasının bir sonucu Türkçeyi iyi konuşmaları, Türklere dair birçok hâlin onlara sirayet etmesinde de mutlaka bu yoğun birlikteliklerin katkısı var. “Sanki sadece dili değil, kültürü de öğretiyorlar çocuklara.” diyen Demirkale de filminde en çok “Bu çocuklar nasıl oluyor da hocalarını bu kadar çok seviyor?” sorusunun yörüngesinde hareket etmiş. İlk filminde gerçeğe dokunan bir hikâyeyi anlatmış olmaktan mutlu: “Bana yapımcı gelip romantik komedi çekeceğiz dese beni bu kadar memnun etmezdi, işin içinde çocukların olması, bir hareketi anlatması benim için önemli.”


Konu Perii tarafından (12.11.2013 Saat 12:11 ) değiştirilmiştir.
BlackMarlboro isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
BlackMarlboro, cananyakut, Perii
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 12:00