Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Tarih - İnkılap Tarihi
facebook bağlan


Salur Kazan'ın Evinin Yağmalandığı Destan'ı

Tarih - İnkılap Tarihi kategorisinde açılmış olan Salur Kazan'ın Evinin Yağmalandığı Destan'ı konusu , Salur Kazan'ın Evinin Yağmalandığı Destan'ı Beyan Eder Yağız al atını çektirdi sıçrayıp bindi. Alnı beyaz aygırına Dündar bindi. Kazan Bey'in kardeşi Kara Göne bindi. Beyaz büyük cins atım çektirdi. Bayındır ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 24.05.2013, 21:21   #1 (permalink)
BaHaRamaZaN

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Salur Kazan'ın Evinin Yağmalandığı Destan'ı




Salur Kazan'ın Evinin Yağmalandığı Destan'ı Beyan Eder



Yağız al atını çektirdi sıçrayıp bindi. Alnı beyaz aygırına Dündar bindi. Kazan Bey'in kardeşi Kara Göne bindi. Beyaz büyük cins atım çektirdi. Bayındır Han'ın düşmanı yenen Şîr Şemseddin bindi. Parasarın Bayburt Hisarı' ndan fırlayıp uçan Beyrek boz aygırına bindi. Yağız al atlı Kazan'a keşiş diyen Bey Yigene doru aygırına bindi. Saymağa kalksam tükense olmaz kudretli Oğuz beyleri bindi Ala Dağa alaca asker ava çıktı.



Kafirin casusu casusladı vardı kafirler azgını Şökli Melik'e haber verdi. Yedi bin kaftanının ardı yırtmaçlı yarısından kara saçlı pis dinli din düşmanı alaca atlı kafir bindi dört nala hücum etti gece yarısında Kazan Bey'in yurduna geldi. Altın otağlarını kafirler yıktılar. Kaza benzer kızı gelini feryat ettirdiler. Tavla tavla koç atlarına bindiler. Katar katar kızıl develerini yedekte çektiler. Ağır hazinesini bol akçesini yağmaladılar. Kırk ince belli kız ile boyu uzun Burla Hatun esir gitti. Kazan beyin ihtiyarcık olmuş anası kara deve boynunda asılı gitti. Han Kazan'ın oğlu Uruz Bey üç yüz yiğit ile eli bağlı boynu bağlı gitti. Eylik Koca Oğlu Son Kulmaş Kazan Bey' in evi üzerine şehit oldu. Kazanın bu işlerden haberi yok. Kafir der: Beyler Kazanan tavla tavla koç atlarına binmişiz altın akçasını yağmalamışız kırk yiğit ile oğlu Uruz'u esir etmişiz katar katar develerini yedekte çekmişiz kırk ince belli kız ile Kazan'ın helallisini tutmuşuz bu darbeleri biz Kazan'a vurmuşuz dedi. Kafirin biri der: Kazan Bey'de bir Öcümüz kaldı. Şökli Melik der: Bre asilzade ne öcümüz kaldı? Kafir der: Kazanın Kapulu Derbendinde on bin koyunu vardır şu koyunları da getirsek Kazan'a büyük darbe vurmuş olurduk dedi. Şökli Melik der: Altı yüz kafir varsın koyunu getirsin dedi.



Altı yüz kafir atlandı koyunun üzerine dört nala gitti.



Gece yatarken Karacık Çoban kara kaygılı rüya gördü. Rüyasından sıçradı ayağa kalktı. Kıyan Gücü Demir Gücü bu iki kardeşi yanına aldı. Ağılın kapışını berkitti. Üç yerde tepe gibi taş yığdı. Alaca kollu sapanını eline aldı.



Ansızın Karacık çobanın üzerine altı yüz kafir yüklendi.



Kafir der:



Karanlık akşam olunca kaygılı çoban

Kar ile yağmur yağınca çakmaklı çoban

Sütü peyniri bol kaymaklı çoban



Kazan Bey'in penceresi altın otağlarını biz yıkmışız tavla tavla koç atlarına biz binmişiz katar katar kızıl devesini biz yedekte çekmişiz ihtiyarcık anasını biz getirmişiz ağır hazine bol akçasını biz yağmalamışız. kaza benzer kızı gelini biz esir etmişiz kırk yiğidi ile Kozan'ın oğlunu biz getirmişiz kırk ince belli kız ile Kazan'ın helallisini biz getirmişiz bre çoban uzağından yakınından beri gel baş indirip bağır bas biz kafire selam ver öldürmeyelim Şökli Melik'e seni iletelim sana beylik verelim.



Çoban der:



Lakırdı söyleme bre itim kafir

İtim ile bir yalakta bulaşığımı içen azgın kafir

Altındaki alaca atını ne översin

Alaca başlı keçim kadar gelmez bana

Başındaki tulganı ne översin bre kafir

Baçımdaki börküm kadar gelmez bana

Altmış tutam mızrağım ne översin murdar kafir

Kızılcık değeneğim kadar gelmez bana

Kılıcım ne översin bre kafir

Eğri başlı çomağım kadar gelmez bana

Okluğunda doksan okunu ne översin bre kafir

Alaca kollu sapanım kadar gelmez bana

Uzağından yakınından beri gel

Yiğitlerin darbesini gör öyle geç



dedi. Derhal kafirler at teptiler ok serptiler. Yiğitler ejderhası Karacık Çoban sapanının oyasına taş koydu attı. Birini alınca ikisini üçünü yıktı ikisini atınca üçünü dördünü yıktı. Kafirlerin gözüne korku düştü. Karacık Çoban kafirin üç yüzünü sapan taşı ile yere serdi. İki kardeşi okla vuruldu şehit oldu. Çobanın taşı tükendi koyun demez keçi demez sapanının ayasına koyar atar kafiri yıkar. Kafirin gözü korktu. Dünya alem kafirin basma karanlık oldu der: Murada maksuda ermesin bu çoban bizim hepimizi öldürür mü öldürür dediler ve durmayıp kaçtılar.



Çoban şehit olan kardeşlerini Hakka teslim etti kafirlerin (esinden bir büyük tepe yığdı çakmak çakıp ateş yaktı ve keçesinden isli kül yapıp yarasına bastı yolun kenarına geçip oturdu ağladı sızladı. Der : Salur Kazan Bey Kazan ölü müsün diri misin bu işlerden haberin yok mudur dedi.



Meğer hanım o gece kudretli Oğuz'un devleti. Bayındır Han'ın güveyisi. Ulaş oğlu Solur Kazan kara kaygılı rüya gördü. Sıçradı ayağa kalktı der: Biliyor musun kardeşim Kara Göne rüyamda ne göründü kara kaygılı rüya gördüm yumruğumda çırpınan benim şahin kuşumu ölüyor gördüm gökten yıldırım ak otağımın üzerine çakıyor gördüm kapkara duman yurdumun üzerine dökülüyor gördüm kuduz kurtlar evimi dişleyip yırtıyor gördüm kargı gibi kara saçımı uzanıyor gördüm uzanarak gözümü örtüyor gördüm bileğimden on parmağımı kanda gördüm ne vakit ki bu rüyayı gördüm ondan beri aklımı fikrimi toplayamıyorum hanım kardeş benim bu rüyamı yor bana dedi. Kara Göne der: Kara bulut dediğin senin devletindir kar ile yağmur dediğin senin askerindir sac kaygıdır kan karadır geri kalanını yoramam Allah yorsun dedi. Böyle söyleyince Kazan der: Benim avımı bozma askerimi dağıtma ben bugün yağız al atı ökçelerim üç günlük yolu bir günde alırım öğle olmadan yurdumun üstüne varırım eğer sağdır esendir akşam olmadan gene ben bana gelirim yurdum sağ esen değilse başınızın çaresine bakın ben artık gittim dedi.



Yağız al atım mahmuzladı Kazan Bey yola gitti. Gele gele yurdunun üzerine geldi. Gördü ki uçanlardan kuzgun kalmış fazı dolaşmış yurtta kalmış. Kazan Bey burada yurt ile haberleşmiş görelim hanım ne haberleşmiş:



Kazan der:



Kavım kabile benim ortak yurdum

Yaban eşeği ile yabani geyiğe komşu yurdum

Seni düşman nereden dolamış güzel yurdum

Ak otağlar dikilince yurdu kalmış

İhtiyarcık anam oturunca yeri kalmış

Oğlum Uruz ok alınca hedef kalmış

Oğuz beyleri at sürünce meydan kalmış

Kara mutfak dikilince ocak kalmış



Bu halleri gördüğünde Kazan'ın kara süzme gözleri kan yaş doldu kan damarları kaynadı kara bağrı sarsıldı. Yağız al atım ökçeledi kafirin geçtiği yola düştü gitti.



Kazan'ın önüne bir su geldi. Kazan der: Su Hak yüzünü görmüştür ben bu su ile haberleşeyim dedi. Görelim hanım nice haberleşti:



Kazan der:



Çağıl çağıl kayalardan çıkan su

Ağaç gemileri oynatan su

Basan ile Hüseyin’in hasreti su

Bağ ve bostanın ziyneti su

Ayişe ile Fdtıma'nın bakışı su

Koç atların gelip içtiği su

Kızıl develerin gelip geçtiği su

Ak koyunların gelip çevresinde yattığı su

Yurdumun haberini biliyor musun söyle bana

Kara başım kurban olsun suyum sana



dedi. Su nasıl haber versin. Sudan geçti bu sefer bir kurda rastladı. Kurt yüzü mübarektir kurt ile bir haberleşeyim dedi. Görelim

hanım ne haberleşti:



Kazan der:



Karanlık akşam olunca günü doğan

Kar ile yağmur yağınca er gibi duran

Kara koç atlar gördüğünde kişnettiren

Kızıl deve gördüğünde bağrıştıran

Akça koyun gördüğünde kuyruk çarpıp kamçılayan

Arkasını vurup berk ağılın ardım söken

Karma öğeçin semizim alıp tutan

Kanlı kuyruk yüzüp çap çap yutan

Avazı kalın köpeklere kavga salan

Çakmaklıca çobanları geceleyin koşturan

Yurdumun haberini biliyor musun söyle bana

Kara basımın sağlığında iyilikler edeyim köpek



dedi. Kurt nasıl haber versin. Kurttan da geçti. Karoca Çoban'ın kora köpeği Kazan'ın karşısına geldi. Kazan kara köpek ile haberleşti görelim hanım ne haberleşti:



Der:



Karanlık akşam olunca vaf vaf üren

Acı ayran dökülünce çap çap içen

Gece gelen hırsızları korkutan

Korkutarak şamatasıyla ürküten

Yurdumun haberini biliyor musun söyle bana

Kara basımın sağlığında iyilikler edeyim köpek sana



dedi. Köpek nasıl haber versin. Köpek Kazan'ın atının ayağına çap çap düşer sin sin sinler. Kazan bir sopa ile köpeği vurdu köpek çekildi geldiği yola gitti. Kazan köpeği takip ederek Karaca Çoban'ın üzerine geldi. Çoban'ı gördüğünde haberleşti görelim hanım ne haberleşti:



Kazan der:



Karanlık ahsam olunca kaygılı çoban

Kar ile yağmur yağınca çakmaklı çoban

Ünümü anla sözümü dinle

Ak otağım surdan geçmiş gördün mü söyle bana

Kara başım kurban olsun çoban sana



dedi. Çoban der:



Ölmüş muydun yitmiş miydin a Kazan

Nerde geziyordun neredeydin a Kazan



Dün değil evvelki gün evin burçtan geçti. İhtiyarcık anan kara deve boynunda asılı geçti. Kırk ince belli kızı île helalim boyu uzun Burla Hatun ağlayarak şurdan geçti. Kırk yiğit île oğlun Uruz başı açık yalın oyak kafirlerin yarımca esir gitti. Tavla tavla koç atlarına kafir binmiş. Katar katar develerim kafir yedekte çekmiş Altın akçe bol hazineni kafir almış.



Çoban böyle deyince Kazan oh etti aklı basından gitti dünya alem gözüne karanlık oldu. Der: Ağzın kurusun çoban dilin çürüsün çoban Kadir senin alnına bela yazsın çoban dedi. Kazan Bey böyle söyleyince çoban der:



Ne kızıyorsun bana ağam Kazan

Yoksa göğsünde yok mudur iman



Altı yüz kafir de benim üzerime geldi iki kardeşim şehit oldu. üç yüz kafir öldürdüm gaza ettim semiz koyun zayıf toklu senin

kapından kafirlere vermedim üç yerden yaralandım kara başım bunaldı yalnız kaldım suçum bu mudur dedi. Çoban der.



Yağız al atım ver bana

Altmış tutam mızrağım ver bana

Ap alaca kalkanım ver bana

Kara çelik öz kılıcım ver bana

Okluğunda seksen okunu ver bana

Ak kirişli sert yayını ver bana

Kafire ben yarayım

Yeniden doğanım öldüreyim

Yenim ile alnımın kanım ben şileyim

Ölürsem senin uğruna ben öleyim

Allah Teala kor ise evini ben kurtarayım



dedi.



Çoban böyle diyince Kazan'a kahır geldi tuttu yürüyü verdi. Çoban da Kazan'ın ardından yetişti. Kazan döndü baktı oğul çoban nereye gidiyorsun dedi Çoban der: Ağam Kazan sen evini almağa gidiyorsan. ben de kardeşimin kanım almağa gidiyorum dedi. Böyle söyleyince Kazan dar: Oğul çoban karnım açtır bir şeyin var mıdır yemeğe dedi. Çoban der: Evet ağam Kazan geceden bir kuzu pişirmişimdir gel bu ağaç dibinde inelim yiyelim dedi. İndiler çoban dağarcığı çıkardı yediler.



Kazan fikreyledi der: Eğer çoban ile varacak olursam kudretli Oğuz beyleri benim başıma kakınç kakarlar çoban beraber olmasa Kazan kafiri yenemezdi derler dedi. Kazan'a gayret geldi. Çobanı bir ağaca sara sara muhkem bağladı kalktı yürüyü verdi. Çobana der: Bre çoban karnın acıkmamışken gözün kararmamışken bu ağacı koparmağa bak yoksa seni burda kurtlar kuşlar yer dedi. Karaca Çoban zorladı koca ağacı yeri île yurdu ile kopardı arkasına aldı. Kazan'ın ardına düştü. Kazan baktı gördü çoban ağacı arkasına almış geliyor. Kazan der. Bre çoban bu ağaç ne ağaçtır? Çoban der: Ağam Kazan bu ağaç o ağaçtır ki sen kafiri tepelersin karnın acıkır ben sancı bu ağaç ile yemek pişiririm dedi. Kazana bu söz hoş geldi. Atından indi çobanın ellerim çözdü alnından bir öptü. Der: Allah benim evimi kurtaracak olursa seni tavlacı başı eyleyeyim dedi. İkisi yola girdi.



Beri yanda Şökli Melik kafirlerle şen şadıman yiyip içip duruyordu. Der: Beyler biliyor musunuz Kazan'a nasıl gadreylemek gerek boyu uzun Burla Hatun'unu getirip kadeh sundurmak gerek dedi.



Boyu uzun Burla Hatun bunu işitti yüreği ile canına ateşler düştü. Kırk ince belli kızın içine girdi öğüt verdi. Der : Hanginizi yapışırlarsa Kazan'ın hatunu hanginizdir diye kırk yerden ses veresiniz dedi.



Şökli Melik'ten adam geldi Kazan Bey'in hatunu hangisidir dedi. Kırk yerden ses geldi hangisidir bilmediler.



Kafire haber verdiler birine yapıştık kırk yerden ses geldi bilmedik hangisidir dediler. Kafir de: Bre varın Kazan'ın oğlu Uruz'u çekin çengele asın kıyma kıyma ak etinden çekin kara kavurma pişirip kırk bey kızma iletin. kim ki yedi o değil kim ki yemedi odur alın galin kadeh sunsun dedi. Boyu uzun Burla Hatun oğlunun yomacına geldi çağırıp oğluna söyler görelim hanım ne söyler:



Der:



Oğul oğul ay oğul

Biliyor musun neler oldu

Söyleştiler fısıl fısıl

Kafirin fiilini duydum

Penceresi altın otağımın kabzası oğul

Kaza benzer kızımın gelinimin çiçeği oğul

Oğul oğul ay oğul

Dokuz ay dar karnımda taşıdığım oğul

On ay diyince dünyaya getirdiğim oğul

Dolaması altın beşikte belediğim oğul



kafirler ters konuşmuşlar: Kazan oğlu Uruz'u hapisten çıkarım boğazımdan urgan ile asın iki küreğinden çengele takın kıyma kıyma ak etinden çekin kora kavurma edip kırk bey kızına iletin kim ki yedi o değil kim ki yemedi o Kazan'm hatunudur çekin döşeğimize getirelim kadeh sunduralım demişler. Senin etinden oğul yiyeyim mi yoksa pis dinli kafirin döşeğine gireyim mi baban Kazan'm namusunu lekeleteyim mi nice deyim oğul bey dedi. Uruz der: Ağzın kurusun ana dilin çürüsün ana ana hakkı Tanrı hakkı olmamış olsaydı kalkarak yerimden doğrulaydım yakan ite boğazından tutaydım kaba ökçem altına ataydım ak yüzünü kara yere tepeydim ağzın île burnundan kan fışkırtaydım can tatlılığını sana göstereydim bu nasıl sözdür sakın kadın ana benim üzerime gelmeyesin benim için ağlamayasın bırak beni kadın ana çengele vursunlar bırak elimden çeksinler kara kavurma etsinler kırk bey kızının önüne iletsinler onlar bir yediğinde sen iki ye seni kafirler bilmesinler duymasınlar. takı pis dinli kafirin döşeğine varmayasın kadehim sunmayasın babam Kazan'ın namusunu lekelemeyesin. sakın dedi. Oğlan böyle diyince boncuk boncuk gözünün yaşı revan oldu. Boyu uzun beli ince Burla Hatun boynu ile kulağım tuttu düştü güz elması gibi al yanağını çekti yırttı karat gibi kara saçını yoldu oğul oğul diyerek feryat figan etti ağladı. Uruz der:



Kadın ana karşıma geçip ne böğürüyorsun

Ne bağırıyorsun ne ağlıyorsun

Bağrım ile yüreğimi ne dağlıyorsun

Geçmiş benim günümü ne andırıyorsun

Hey ana arap atlar olan yerde

Bir tayı olmaz mı olur

Kızıl develer olan yerde

Bir deve yavrusu olmaz mı olur

Akça koyunlar olan yerde

Bir kuzucağı olmaz mı olur

Sen sağ ol kadın ana babam sağ olsun

Bir benim gibi oğul bulunmaz mı olur



dedi. Böyle diyince anasının kararı kalmadı yürüyü verdi kırk ince belli kızın içine girdi.



Kafirler Uruz'u alıp kesim için çengelin dibine getirdiler.



Uruz der:



Bre kafir aman

Tanrının birliğine yoktur güman



bırakın beni bu ağaç ile söyleşeyim dedi. Çağırıp ağaca söylemiş görelim hanım ne söylemiş:



Ağaç ağaç der isem sana üzülme ağaç

Mekke ile Medine'nin kapışı ağaç

Musa Kelimin asası ağaç

Büyük büyük suların köprüsü ağaç

Kara kara denizlerin gemisi ağaç

Erlerin şahı Ali'nin Düldülünün eyeri ağaç

Zülfikarın kını ile kabzası ağaç

Şah Hasan ile Hüseyin'in beşiği ağaç

Eğer erdir eğer avrattır korkuşu ağaç

Başına doğru bakar olsam başsız ağaç

Dibine doğru bakar olsam dipsiz ağaç

Beni sana asarlar çekme ağaç

Çekecek olursan yiğitliğim seni tutsun ağaç

Bizim elde olmalıydın ağaç

Kara hindu kullanma.. buyuraydım

Seni para para doğrayalardı ağaç



Sonra dedi:



Tavla lavla bağlanırken atıma yazık

Kardeş diye beslerken arkadaşıma yazık

Yumruğumda çırpınırken şahin kuşuma yazık

Yetişmesi ile tutarken tazıma yazık

Beyliğe doymadan kendime yazık

Yiğitlikten usanmadan canıma yazık



dedi tane tane göz yaşı dokur) ağladı yanık ciğerciğini dağladı.



Bu sırada sultanım Salur Kazan ile Karoca Çoban dört nota yetişti. Çobanın üç yaşında dana derisinden sapanının ayası idi üç keçi tüyünden sapanının kolları idi bir keçi tüyünden çatlayıcı idi. Her atınca on iki batman taş atardı. Attığı taş yere düşmezdi. yere dahi düşse toz gibi savrulurdu ocak gibi oyulurdu. Üç yıla kadar taşı düştüğü yerin otu bitmezdi. Semiz koyun zayıf toklu bayırda kalsa kurt gelip yemezdi sapanının korkusundan. Öyle olunca sultanım Karaca Çoban sapan çatlattı dünya alem kafirin gözüne karanlık oldu. Kazan der: Karacık Çoban anamı kafirden dileyeyim at ayağı altında kalmasın dedi. At ayağı çabuk ozan dili çevik olur. Kazan kafire çağırıp söylemiş görelim hanım ne söylemiş:



Der:



Bre Şökli Melik

Penceresi altın otağlarımı getirmişsin

Sana gölge olsun

Ağır hazinemi bol akçemi getirmişsin

Sana harçlık olsun

Kırk ince belli kız ile Burla Hatun'u getirmişsin

Sana esir olsun

Kırk yiğit ile oğlum Uruz’u getirmişsin

Kulun olsun

Tavla tavla koç atlarımı getirmişsin

Sana binek olsun

Katar katar develerimi getirmişsin

Sana yük taşıyıcı olsun

İhtiyarcık anamı getirmişsin

Bre kafir anamı ver bana

Savaşmadan vuruşmadan çekileyim

Geri döneyim gideyim belli bil



dedi. Kafir der:



Bre Kazan

Penceresi altın otağım getirmişiz

Bizimdir

Kırk ince belli kız ile

Boyu uzun Burla Hatun'u getirmişiz

Bizimdir

Kırk yiğit ile oğlun Uruz'u getirmişiz

Bizimdir

Tavla tavla koç atlarını

Katar katar develerini getirmişiz

Bizimdir

İhtiyarcık ***** getirmişiz

Bizimdir



Şano vermeyiz Yayhan Keşiş oğluna veririz Yayhan Keşiş oğlundan oğlu doğar biz onu sana hasım koruz dediler. Çoban hiddetlendi dudakları kabardı. Çoban der:



Bre dini yok akılsız kafir

Aklı yok derneksiz kafir

Karşı yatan karlı kara dağlar ihtiyarlamışlar otu bitmez

Kanlı kanlı ırmakları ihtiyarlamıştır suyu gelmez

Yiğit yiğit atlar ihtiyarlamıştır tay vermez

Kızıl kızıl develer ihtiyarla maçtır yavru vermez

Bre kafir Kazanan anası ihtiyarlamıştır oğul vermez



dölünü olmaktan sefan var ise Şökli Melik kora gözlü kızın var ise getir Kazan'a ver bre kafir senin kızından oğlu doğsun. siz onu Kazan Beğe hasım koyasınız dedi.



Bu sırada kudretli Oğuz beyleri yetişti. Hanım görelim kimler yetişti. Kara Dere ağzında Kadir veren kara boğa derisinden beşiğinin örtüşü olan hiddeti tutunca kara taşı kül eyleyen bıyığını ensesinde yedi yerde düğümleyen yiğitler ejderhası Kazan Beyin kardeşi Kara Göne dört nata yetişti. Çal kılıcım kardeş Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca görelim kimler yetişti: Demir Kapı Derbendindeki demir kapıyı tepip alan altmış tutam alaca mızrağının uçunda er böğürten Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar dört nala yetişti. Çal kılıcını ağam Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca hanım görelim kimler yetişti: Hemid île Merdin kalesini tepip yıkan demir yaylı Kapçak Melik'e kan kusturan gelerek Kazan'ın kızını erlik ile alan Oğuz'un ak sakallı ihtiyarlarının görünce o yiğidi takdir ettiği al ipekli şalvarlı atı deniz ördeği püsküllü Kara Göne oğlu Kara Budak dört nala yetişti. Çal kılıcını ağam Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca görelim hanım kimler yetişti : Destursuzca Bayındır Han'ın düşmanını bastıran altmış bin kafire kan kusturan

ak boz atinin yelesi üstünde kar durduran. Gaflet Koca oğlu Şir Şemseddin dört nala yetişti. Çal kılıcını ağam Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca görelim hanım kimler yetişti: Parasarın Bayburt Hisarından fırlayıp uçan ap alaca gerdeğine karşı gelen yedi kızın ümidi kudretli Oğuz'un imrenileni Kazan Beyin inançlısı boz aygırlı Beyrek dört nala yetişti. Çal kılıcım ağam Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardında hanım görelim kimler yetişti: Dönüp baksa çalımlı kartal hünerli süslü eklem kuşaklı kulağı altın küpeli kudretli Oğuz beylerini bir bir alından yıkıcı. Kazılık Koca oğlu Bey Yigenek dört nala yetişti. Çal kılıcını ağam Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca görelim hanım kimler yetişti: Altmış ögeç derisinden kürk eylese topuklarım örtmeyen altı ögeç derisinden külah etse kulaklarını örtmeyen kolu budu irice uzun baldırları ince Kazan Beyin dayısı at ağızlı Aruz Koca dört nala yetişti. Cal

kılıcını beyim Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca görelim kimler yetişti: Giderek Peygamberin yüzünü gören gelerek Oğuz'da sahabesi olan hiddeti tutunca bıyıklarından kan çıkan bıyığı kanlı Büğdüz Emen dört nala yetişti. Çal kılıcını ağam Kazan yetiştim dedi.



Bunun ardınca görelim kimler yetişti: Kafirleri it ardına bırakıp horlayan yurttan çıkıp Aygır Gözler suyundan at yüzdüren elli yedi kalenin kilidini alan Ak Melik Çeşme kızına nikah eden Sofi Sandal Melik'e kan kusturan kırk cübbe bürünüp otuz yedi kale beyinin dilber kızlarını çalıp bir bir boynunu kucaklayan yüzünden dudağından öpen Eylik Koca oğlu Alp Eren dört nala yetişti. Cal kılıcını ağam Kazan yetiştim dedi. Sayılmakla Oğuz beyleri tükense olmaz hep yetiştiler. Arı sudan abdest aldılar ak alınlarını yere kodular iki rekat namaz kıldılar Adı güzel Muhammed'e salavat getirdiler derhal kafire at saldılar kılıç çaldılar. Gümbür gümbür davullar dövüldü burması altın tunç borular çalındı. O gün ciğerinde olaner yiğitler belirdi. O gün namertler sapa yer gözetti. O gün bir kıyamet savaş oldu meydan dolu baş oldu. Başlar kesildi top gibi. Yiğit yiğit atlar koştu nalı düştü. Alaca alaca mızraklar saplandı. Kara çelik öz kılıçlar çalındı ağzı düştü. Üç kanatlı kayın oklar atıldı temreni düştü. Kıyametin bir günü o gün oldu. Bey hizmetkarından hizmetkar beyinden ayrıldı.



Dış Oğuz beyleri ile Deli Dündar sağdan tepti. İç Oğuz beyleri Ne Kazan merkeze tepti. Şökli Melik'e havale oldu. Şökli Melik'i böğürderek attan yere düşürdü derhal kara basını tutup kesti parçalayarak olca kanını yer yüzüne döktü. Sağ tarafta Kara Tüken

Melik'e Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar karşı geldi sağ yanını kılıçladı yere düşürdü. Sol tarafta Buğacık Melik'e Kara Göne oğlu Deli Budak karşı geldi altı dilimli gürz ile tepesine şiddetle tutup vurdu dünya alem gözüne karanlık oldu at boynunu kucakladı yere düştü. Kazan Bey'in kardeşi kafirin tuğu ile sancağını kılıçladı yere düşürdü. Derelerde tepelerde kafire kırgın girdi leşine kuzgun üşüştü. On iki bin kafir kılıçtan geçti. Beş yüz Oğuz yiğitleri şehit oldu. Kaçanım Kazan Bey kovalamadı aman diyenini öldürmedi. Kudretli Oğuz beyleri ganimet aldı.



Kazan Bey ordusunu çoluğunu çocuğunu hazinesini aldı geri döndü. Altın tahtında yine evini dikti. Karacık Çobanı tavlacı başı eyledi. Yedi gün yedi gece yeme içme oldu. Kırk tane kul kırk cariye oğlu Uruz'un basma azat eyledi. Kahraman koç yiğitlere çok ülke verdi şalvar cübbe çuha verdi. Dedem Korkut gelerek destan söyledi deyiş dedi bu Oğuznameyi düzdü koştu böyle dedi.



Hanı dediğim bey erenler

Dünya benim diyenler

Ecel aldı yer gizledi

Fani dünya kime kaldı

Gelimli gidimli dünya

Ahir son ucu ölümlü dünya



Dua edeyim hanım: Karlı kara dağların yıkılmasın. Gölgeli büyük ağacın kesilmesin. Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kadir Tanrı seni namerde muhtaç etmesin. Koşar iken ak boz atın sendelemesin. Vuruşunca kara çelik Öz kılıcın çentilmesin. Dürtüşürken alaca mızrağın utanmasın. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Ak bürçekli ****** yeri cennet olsun. Amin diyenler Tanrı'nın yüzünü görsün. Ak alnında beş kelime dua kıldık kabul olsun. Allah'ın verdiği ümidin kesilmesin. Derlesin toplasın günahınızı adı güzel Muhammed Mustafa yüzü suyuna bağışlasın hanım hey!...


__________________
Aşk der ki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna; ama bil ki senin de başını isterim yoluma. Kahır, kapris gelecekse senden amenna! Ama ayağına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma!...
Aşk bilek gücü değil “YÜREKTİR”! Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara!…
KaRaqiZz isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Jineps
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 19:36