Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Tarih - İnkılap Tarihi
facebook bağlan


Jön Türkler

Tarih - İnkılap Tarihi kategorisinde açılmış olan Jön Türkler konusu , Jön Türkler On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'nde batı tarzı idare ve fikirlerin gelişip yayılması için çalışanlara verilen isim. “Yeni Osmanlılar” veya “Genç Türkler” de denilen bu grup mensupları ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 27.12.2013, 10:46   #1 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Jön Türkler





Jön Türkler

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'nde batı tarzı idare ve fikirlerin gelişip yayılması için çalışanlara verilen isim.

“Yeni Osmanlılar” veya “Genç Türkler” de denilen bu grup mensupları Avrupalıların verdikleri Fransızca “Jeunnes Turcs” adıyla meşhur olmuşlardır. Bu tabir umumî olarak o yıllarda Avrupa’da politika fikir ve edebiyatta aşırılık taraftarı gençlere veriliyordu. Yeni Osmanlılar için ise ilk defa Mustafa Fazıl Paşanın yayınladığı bir mektupta “Yeni Osmanlılar” karşılığı olarak kullanılmıştır. Daha sonraları Namık Kemal ve Ali Süâvî tarafından da benimsenerek Türkçe'ye yerleştirilen bu tabir uzun süre Osmanlı topraklarında yetişen devlet idaresine karşı gelen ve yabancılar tarafından yönlendirilen ihtilâlcilerin tamamının ortak adı olmuştur.

Yeni Osmanlılar Cemiyeti 1789 Fransız İhtilâlinden sonra Avrupa’da süren 1830 ve 1848 ihtilâllerine ve bunların neticesinde ortaya çıkan fikir hareketlerine heveslenenler tarafından 1865’te gizli bir teşkilât olarak İstanbul’da kuruldu. Yine bu tarihte Mısır Hidivi Kavalalı İsmail Paşa veraset usulünü değiştirerek kardeşi Mustafa Fazıl Paşayı bütün haklarından mahrum etti. İkbal küskünü olan bu paşa Abdülaziz Han'a ve üst kademe devlet adamlarına düşman kesildi. İntikam için Jön Türklerin arasına katıldı ve başlarına geçerek onları bilhassa maddî yönden büyük çapta destekledi.

Mustafa Fazıl Paşanın Abdülaziz Hana hitaben Paris’te yazdığı ve küstahça ifadelerin yer aldığı mektup 1867’de Türkçe'ye tercüme edilerek Tasvîr-i Efkâr Gazetesi’nde yayınlandı ve Osmanlı ülkesinde binlerce adet bastırılıp dağıtıldı. Mektup meşrutiyet fikirleri ve meşrutiyetin ilanı arzusu bahanesiyle Osmanlı Devletine ve bazı devlet ricaline karşı ağır ifadeler ihtiva ediyordu. Bu mektubun akabinde Mustafa Fâzıl Paşa tarafından Paris’e çağrılan Jön Türkler onun maddî desteğiyle Avrupa’da geniş bir yayın faaliyetine giriştiler. Bu yayınların biri sönüp diğeri açılıyor ve sayıları çoğalıyordu. Jön Türkler bu yayınlarından mükemmel bir fikir sisteminin ifadesi ve izahından ziyade belli başlı birkaç nokta üzerinde durdular ve hep aynı şeyleri tekrarladılar. Namık Kemal Ali Süâvî ve Ziya Paşa gibi meşhur isimlerin kalemleri ile dile getirdikleri fikirleri “Osmanlı Devletine meşrutiyet idaresinin getirilmesi ve bütün azınlıklara Avrupaî tarzda hak hürriyet verilmesi” şeklinde özetlenebilir. Bunların sağlanması için aralarında birlik kuramadılar. Çoğu ihtilâl ve kanlı mücadele istedi bir kısmı da fikrî mücadele taraftarı gözüktü. Abdülaziz Hanın Fransa ve İngiltere ziyaretleri esnasında Padişahtan af diledikten sonra kendisine nazırlık verilen Mustafa Fazıl Paşa maksadına kavuşup aralarından ayrıldı. Padişahın bu ziyaretinden sonra Osmanlı Devleti ile dost geçinmek mecburiyetini hisseden Fransa ve İngiliz hükümetleri Jön Türklere itibar etmez oldular. Hiçbir devletten destek göremeyen Jön Türkler bir müddet çeşitli Avrupa şehirlerinde dolaştılar. Bir kısmı İstanbul’a dönüp Padişahtan özür dileyerek devlet kademelerinde görev aldılar. Bazıları da yayıncılık faaliyetlerine devam ettiler. Birinci Meşrutiyetin ilanı ile canlanan Jön Türkler (Yeni Osmanlılar Cemiyeti) zararlı faaliyetleri görülünce İkinci Abdülhamid Han tarafından kapatılarak ortadan kayboldu. Böylece Jön Türklerin birinci devre faaliyeti sona erdi.

Bundan sonra yurt içinde ve dışında kurdukları birçok dernek ve yayınladıkları sayıları yüze varan dergi ve gazete ile İkinci Abdülhamid Hanın şahsında devlete karşı kesif bir propagandaya girişen Jön Türkler sıkı bir işbirliği içinde oldukları Fransız ve İngiliz hükümet çevrelerinden destek gördüler. Nitekim 4 Şubat 1902’de Paris’te toplanan Birinci Jön Türk Kongresi Fransız Senatosu üyesi Lafeuvre Contalis’in evinde yapıldı. Bu kongreye Osmanlı Devletinin hakim olduğu hemen her bölgeden çağrılan delegeler katıldı. Bunlar arasında bulunan her din ve milliyetten insanın ortak vasfı Osmanlı Devletine karşı olmaktan ibaretti. Bunun dışında aralarında hiçbir bağ ve fikrî birlik bulunmayan bu insanlar aralarındaki sen-ben çekişmesi sebebiyle kongreyi başarısız bir şekilde sona erdirdiler. Delegeler Osmanlı Devletinin yıkılması hariç başka hiçbir noktada birlik olamadılar.

27-29 Aralık 1907’de yine Paris’te toplanan İkinci Jön Türk Kongresine; İttihat ve Terakki Prens Sabahattin’in Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet cemiyetleri yanında Ermeni Taşnaksutyun Komitesi de katıldı. Kendi aralarında birlik olmamasından yakınılan bu kongrede; Osmanlı Devleti aleyhine en ağır ithamlar yapıldıktan sonra İran Mebusan Meclisine dostluk telgrafı çekilmesine Makedonya’daki Rum Bulgar vs. çetelerinin devlete karşı olan isyanlarının desteklenmesine diğer gizli cemiyetlerin birleştirilerek ihtilâlci yayınlar yapılmasına karar verildi.

Jön Türklerin uzun yıllar devam eden faaliyetlerinde ön planda meşrutiyet ve hürriyet fikirleri görünüyorsa da her grup ve şahsın ayrı ayrı maksatları vardı. Azınlıklar istiklâl hiç değilse muhtariyet kapmak şahıslar ise şahsî hırs ve arzularını tatmin etmek peşindeydiler. Osmanlı Devletini parçalamak ve yıkmak isteyenler tarafından methedilen Jön Türklerin faaliyetleri ise devletin yıkılışını hızlandıran belli başlı sebeplerden olmuştur. Batı dünyası karşısındaki tavırlarının taklitten öteye geçememesi devlet kademelerinde yer almak meşhur olmak hattâ Mithat Paşa'da olduğu gibi kendi ailelerini hanedan yapmak için azınlıklarla eşkıyalarla Rum-Ermeni çeteleri ve Avrupa devletleriyle işbirliği yapmaktan çekinmemeleri bu faaliyetlerin en acı tarafı olmuştur. Netice olarak Osmanlı topraklarındaki sulh ve sükûnu dört bir yandan patlak veren ihtilaller isyanlar hükümet darbeleri ve savaşlarla yok etmişler çıkarılan idaresizlik kargaşa ve savaşlar ortamı içinde milletin felâketini hazırlamışlardır. Birinci Dünya Savaşı Jön Türk faaliyetinin Türkiye’de sonu olmuş daha önce yaptıkları gibi yine yurt dışına kaçmışlardır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Asi Ruh
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 10:02