Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Tarih - İnkılap Tarihi
facebook bağlan


Osmanlı Devletinde Tahrir

Tarih - İnkılap Tarihi kategorisinde açılmış olan Osmanlı Devletinde Tahrir konusu , Tahrir Osmanlı Devletinde toprağın mülkiyet ve tasarruf hukûkunun reâyânın yükümlülüklerinin ve vergi cins ve miktarlarının belli usûl ve kâidelere göre tesbit ve kaydedilmesi. Arâzi tahrirleri Osmanlılardan evvelki Türk-İslâm devletlerinde de ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 28.12.2013, 19:15   #1 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Osmanlı Devletinde Tahrir





Tahrir

Osmanlı Devletinde toprağın mülkiyet ve tasarruf hukûkunun reâyânın yükümlülüklerinin ve vergi cins ve miktarlarının belli usûl ve kâidelere göre tesbit ve kaydedilmesi.
Arâzi tahrirleri Osmanlılardan evvelki Türk-İslâm devletlerinde de yapılmıştır. Araplar Mısır’da ve İspanya’da; Selçuklular İran’da; İlhanlılar Hint’te nüfus ve arâzi tahrirleri yaptırmışlardır. Osmanlılarsa bu tahrir şeklini mükemmel bir hâle getirerek imparatorluk bünyesindeki geniş memleketlerde tatbik edip Osmanlı mâlî-idârî sisteminin esâsı hâline getirmişlerdir.

Osmanlı idâresine geçen bölgeler nizâm ve teşkilât içerisinde tımar sisteminin gereği olarak gelir kaynaklarının tespiti maksadıyla tahrîre tâbi tutulurdu. Tahrir esnâsında Osmanlı Devletindeki yerleşme merkezleri (şehir kasaba köy mezra ve çiftlik) ve buralarda yaşayan vergi vermekle mükellef evli veya bekar şahısların tek tek isimleri yetiştirilen mahsûller ve bunlardan alınan vergiler meslek grupları vs. ayrı ayrı yazılırdı.

Fethi müteâkip yapılan ilk tahrirden sonra zaman zaman yeni bir pâdişâhın tahta çıkması umûmî olarak meydana gelen değişiklikler vergi gelirlerinin herhangi bir sûrette artmış veya eksilmiş görünmesi ve defter hârici kalmış yerlerin deftere sokulması gibi muhtelif sebeplerle tahrirler yenilenirdi. Pâdişâhların uzun süre tahtta kalma dönemlerindeyse bu tahrirlerin 30 yılda bir tekrarlanmaları kânundu.

Arâzi tahriri işinin sorumluluğunu üstlenen kişiye; emîn mübâşir muharrir il yazıcısı vilâyet kâtibi gibi isimler veriliyordu. Tahrirlerin; rüşvet ve suistimâle meydan vermeden kemâl-i adâlet üzere yürütülmesi için bu mesûliyetli işe umûmiyetle tecrübe ve bilgi sâhibi nüfûzlu beyler veya kâdılar tâyin olunuyordu. Her emînin yanında defterin yazılması ve tanzîmini üzerine alan işin tekniğini iyi bilen bir de kâtip bulunmaktaydı. Ayrıca tahrir işlemi her bölgenin kâdısının da murâkabesi altında yürütülmekteydi.

Tahrir emîni bölgenin eski defterleriyle muhtemelen bir önceki tahrirden beri tımar sâhiplerinin vaziyetlerinde ve gelirlerinde meydana gelmiş değişiklikleri gösteren bir icmâl defterini yanında bulundurur ve ona göre tahrire başlardı. Her yeni tahrir bir takım yolsuzlukları meydana çıkardığı gibi ormanlık yerlerden açılan arâzinin işletilmesi ve evvelce istifâde edilmeyen yerlerin işler hâle getirilmesi dolayısıyla istihsal miktarı artmış olurdu.

Tahrir tamamlandıktan sonra timarların yeni vaziyetini aksettiren timar icmâl defterleri hazırlanır ayrıca o bölgenin bütün teferruâtını belirten mufassal defterler temize çekilerek pâdişâh katına sunulurdu.

Bu yeni tahrir defterine Nişancı tarafından hükümdârın tuğrası konulduktan sonra bir sûreti Defterhâne hazînesinde Defter emini nezâretinde saklanır bir sûreti âit olduğu vilâyetlere gönderilir ve yeni tahrir mûcibince hareket edilmesi emrolunurdu. Beylerbeyleri de yeni tahrir üzerine sipâhîlere dirlik tezkireleri verirdi. Yeni teşkil edilen deftere “cedîd” eskisine “atîk” daha eskisine “köhne” denirdi.

Bir bölgenin tahriri oranın yalnızca has zeâmet ve timar gelirlerinin tespitinden ibâret değildi. Bunun yanısıra bölgedeki evkafın konar-göçer teşekküllerin piyâde ve müsellemlerin ayrı ayrı tahrirleri yapılır ve bunlara âit müstakil defterler de hazırlanırdı. Bu deftere köylerdeki reâyâ ile kasaba ve şehir halkı isimleriyle kalem kalem yazılmayarak sâdece dirlik sâhiplerinin adları ve gelirleri toplu olarak kaydedilirdi.

Tahrir usûlünün 16. yüzyılın sonuna kadar muntazam bir şekilde devâm ettiği 17. yüzyıl ortalarından îtibârense çeşitli iç ve dış meseleler yüzünden yavaş yavaş terk olunduğu anlaşılmaktadır. Bugün elde mevcut bulunan tahrir defterlerinden binlercesi İstanbul’da Osmanlı Arşiviyle Ankara’da Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-i Kadime Arşivinde bulunmaktadır. Bu defterler sâyesinde bugün üç kıtaya yayılmış bulunan koca Osmanlı Devletinin bir işbaşı manzarasını görmek mümkün olmaktadır. Gerçekten de; bundan dört-beş yüz sene evvel Türkiye’nin her köşesinde mevcut sipâhiyle toprağa bağlanmış köylüyü devleti bir ucundan diğerine kat ederek geniş ölçüde münâsebet temin eden yollar boyunca derbent bekleyen yol ve köprü tâmir eden ve kervansaraylara hizmet eden insanları mâdenci güherçileci şapcı tuzcu ve yağcı gibi türlü mükellefiyetleri olan halkı ve nihâyet her türlü baç ve rüsûm toplanan geçit pazar ve gümrük mahallerini yerli yerinde ve vazîfe başında görmek imparatorluk denilen bu muazzam makinenin çarklarının nasıl işlediğini anlamak bakımından çok önemlidir.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Asi Ruh
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 02:33