Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Din Ve Maneviyat > Tasavvuf


Murakaba Yoluyla Hakk’al-Yakîn’e Ulaşmak

Tasavvuf kategorisinde açılmış olan Murakaba Yoluyla Hakk’al-Yakîn’e Ulaşmak konusu , ...


Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By Asrevya

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 27.02.2014, 11:02   #1 (permalink)
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Murakaba Yoluyla Hakk’al-Yakîn’e Ulaşmak




Murakaba Yoluyla Hakk’al-Yakîn’e Ulaşmak


“Denetleme, gözetleme, kontrol etme” gibi mânâlara gelen Murakaba, Tarikat-ı aliye’nin esaslarından mühim bir husustur.

Murakaba; kulun devamlı surette, bütün hallerini Allah-u Teâlâ’nın bildiğinin şuuruna sahip olması, bütün hareketlerinden haberdar olduğunu bilmesi, her zaman kendini kontrol altında bulundurması demektir.

Murakaba yolu ile “Hakk-al yakîn” mertebesine kadar ulaşılır. Bu mevzu sadır ilminin sahasıdır. Satır ilmi sahipleri bu sahaya giremezler ve hiçbir şey anlamazlar.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde buyurur ki:

“Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.” (Nisâ: 1)

İnsan tekâmül edemediği için Allah-u Teâlâ’nın kendisini görüp gözettiğini bilememektedir.

Bütün hareketleriniz Allah-u Teâlâ’nın kontrolü altındadır. Yaptıklarınızdan, sözlerinizden ve niyetlerinizden hiçbiri O’ndan gizli kalmaz.

Çünkü;

“Allah her şeyi görüp gözetendir.” (Ahzab: 52)

Yani her şeyi murakaba etmektedir.

Diğer bir Âyet-i kerime’sinde ise şöyle buyuruyor:

“Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde bir koruyucu, bir gözetleyici bulunmasın.” (Târık: 4)

O bunların hepsini aynı seviyede işitir, görür ve bilir.

Asıl yüce makamından ayrılıp ten kafesine inen ve tekrar yüksek burçlara yükselmeye kabiliyetli bulunan ruhânî lâtifeler, ancak peşpeşe yapılacak murakabalarla yükselebilir. Murakabalardan geçtikçe iman tekâmül eder.

“Rabbini kendi içinden yalvararak, gizlice, sözle bağırıp çağırmadan sabah ve akşam zikret. Sakın gafillerden olma!” (’raf: 205)

Âyet-i kerime’sine göre devamlı murakaba ve tam bir ihlâs ile Allah-u Teâlâ’ya yaklaşmayı arzulayan bahtiyar bir kul için; yükselme ve feyz kapılarının açılarak başarı sebeplerinin hazır bulunduğu açık bir gerçektir.

Bu Âyet-i kerime gönül yolcularına âittir, başkalarına şâmil değildir.

•

Murakaba iki şekilde olur:

1- Zâhiri hayatını murakaba.

Dünya kazançlarının muhasebesini yapar gibi, nefisle inceden inceye hesap görmektir.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:

“Hesaba çekilmezden evvel nefislerinizi hesaba çekiniz.” (Tirmizi)

Sâlik kendisini daima kontrol eder, kârını-zararını ortaya koyar. O gün vakitlerini güzel değerlendirdi ise şükreder, Allah-u Teâlâ’dan devamını diler. Beğenilmeyen işler işledi ise tevbe ve istiğfar eder, bir daha yapmamanın azmi içinde olur.

2- Mânevi terâkki ve tecellilerini murakaba.

Sâlik bütün kayıt ve şartlardan sıyrılıp çıkar, Hakk’ta fânî olarak daima Hakk’ı tefekkür eder, huzur-u ilâhî’de Hakk ile olur.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:

“Kalplerinizi murakabaya alıştırınız.” (Münâvî)

•

Sâlik temiz ve gizli bir yerde kemâl-i edeple, namazdaymış gibi oturur. Gözlerini yumar, kendisini bütün düşüncelerden uzaklaştırır. Ölü gibi bütün âzâlarını hareketten alıkoyar. Kâinatı sanki hiç yaratılmamış gibi düşünür. Kendisini de mahv ve yok olmuş farzeder, fânî olur. Bütün dikkatlerini teksif ederek Hakk’a müteveccih bir hâlet-i ruhiye içine girer ve o hâlâtı yaşamaya çalışır. Böylece bir müddet kalır.

Böyle bir nimete azimle, sabırla ve gayretle yavaş yavaş ulaşabilir.

Murakaba ikiye ayrılır:

1- Murakaba-i avam: Allah-u Teâlâ’nın her yerde hazır ve nâzır olduğunu, kendisinin her hâlini gördüğünü ve bildiğini düşünmektir. Bu “Ayn-el yakîn” mertebesidir.

2- Murakaba-i Havas: Muhabbet cezbesi ile Allah-u Teâlâ’nın Ehadiyet sırlarını devam üzere görür gibi bütün eşyada düşünmektir. Bu ise “Hakk-al yakîn” mertebesidir.

Âyet-i kerime’de:

“O her şeyi çepeçevre kuşatandır.” buyuruluyor. (Fussilet: 54)


ÖMER ÖNGÜT


Aytaşı beğendi.
__________________

Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
Ne görebiliyorsun,Ne duyabiliyorsun.

"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere.
Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Asrevya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 04:44


bizimmekan.com sohbet eczaonline.com