Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Gezelim - Görelim > Tatil Rehberi
facebook bağlan


Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Tatil Rehberi kategorisinde açılmış olan Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri konusu , Eğriova Yaylası Ankara Ankara'ya 150, Beypazarı'na 50 kilometre uzaklıktaki Eğriova yaylası mesire alanına, Karaşar beldesi üzerinden gidiliyor. Yolunun 25 kilometrelik kısmı stabilize olan mesire yerinde bir kır gazinosu bulunuyor. Sahip ...


Like Tree91Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11.09.2013, 20:23   #11 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri



Eğriova Yaylası Ankara


Ankara'ya 150, Beypazarı'na 50 kilometre uzaklıktaki Eğriova yaylası mesire alanına, Karaşar beldesi üzerinden gidiliyor.

Yolunun 25 kilometrelik kısmı stabilize olan mesire yerinde bir kır gazinosu bulunuyor.

Sahip olduğu göl ve orman manzarası ile ziyaretçilerin temiz hava alma imkanı bulabildiği bu mesire yeri, doğal yapısı ile izcilik faaliyetleri, doğa sporları, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık çalışmalarına imkan sağlıyor. Birçok sivil toplum kuruluşu tarafından Ankara'nın turizm merkezi olmaya aday gösterilen Eğriova Yaylası'nın, bin 600 metre rakımlı alanlarında sarıçam, karaçam ve köknar ağaçlarının oluşturduğu ormanlık alanlar görülmeye değer...



Sivil toplum örgütlerinin turizme kazandırılması için yoğun çalışmalar yürüttükleri Eğriova, ahşap evleri ve göletiyle vatandaşların ilgisini çekiyor.

Yaylada bulunan ve çevresinde yeşilin çeşitli tonlarının barındığı göl, ziyaretçilerini büyülerken, gölde alabalık, çay balığı ve kadife balığı da tutulabiliyor.

Eğriova Yaylası ziyaretçileri, ormanlık alanlarda yer alan parkurlarda yürüyüş de yapabilirler.

Beypazarı'nın 50 kilometre kuzeyinde bulunan, bin 600 metre rakımlı sarıçam, karaçam ve köknar ormanları arasındaki Eğriova Yaylası'nı mutlaka görün

Başkentin çevresinde bulunan çok sayıda doğal güzellikten sadece biri olna Eğriova Yaylasının ormanları ve ahşap evleri ile Karadeniz'i, pınarların oluşturduğu göletle de Abant ve Uzungöl'ü aratmaz.



Eğriova Yaylası'nın Ankara'nın turizm merkezi olmaya aday en önemli yeridir , yaylada bulunan ve çevresinde yeşilin değişik tonlarının barındığı gölün de bölgenin en önemli doğal güzellikler bulunur. Bir süre önce 10 bin adet alabalık yavrusunun bırakıldığı gölde, çay ve kadife balığının da bulunur.

Ankara'nın stresinden uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenlere, Eğriova Yaylası'nı tercih etmelerini öneririz. 11 bin 749 hektar ormanlık alanın bulunduğu yaylada her an geyik ve tavşan başta olmak üzere yaban hayvanlarına rastlanabilir.

Yürüyüş kapsamında doğa severlere Eğriova ve Benli Yaylası'nın gezdirilip tanıtılıyor.

Zeyy, Urahara, DeLi.Cocuk ve 1 diğer kişi beğendi

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:15 ) değiştirilmiştir. Sebep: Resimler Yenilendi.
Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2013, 21:00   #12 (permalink)
Ne Mutlu Türküm Diyene
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Kapalıçarşı Tarihi ve Günümüzde





Kapalıçarşı, İstanbul kentinin merkezinde yer alan dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından biridir. Gün içerisindeki en yoğun zamanlarında içinde yarım milyona yakın insan barındırdığı söylenir.

Tarihi

Kapalıçarşı'nın temeli 1461 yılında atılmıştır. Dev ölçülü bir labirent gibi, 30.700 metrekarede 66 kadar sokağı, 4.000 kadar dükkânı ile Kapalıçarşı, İstanbul’un görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. İçinde son zamanlara kadar 5 cami, 1 mektep, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 sebil, 1 şadırvan, 24 kapı, 17 han vardı. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. 15. yüzyıl'dan kalan kalın duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline gelmiştir. Geçmişte burası her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatının (manifaktür) sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşı idi. Her türlü değerli kumaş, mücevherat, silah, antika eşya, konusunda nesillerce uzmanlaşmış aileler tarafından, tam bir güven içinde satışa sunulurdu. Geçen yüzyılın sonlarında deprem ve birkaç büyük yangın geçiren Kapalıçarşı eskisi gibi onarılmışsa da, geçmişteki özellikleri değişikliğe uğramıştır.

Bütün dükkânların genişliği aynı olacak şekilde inşa edilmiştir. Her sokakta ayrı ürünün ustaları loncalar halinde bulunurdu (yorgancılar, terlikçiler vs.) Satıcılar arasında rekâbet kesinlikle yasaktı. Hatta bir usta, tezgâhını dükkânın önüne çıkarıp kalabalığa göstererek ürün işleyemezdi. Ürünlere devletin belirlediğinden yüksek fiyat konulamazdı.

Günümüzde

Eskiden esnafa olan güven duygusu halkın birikmiş parasının, bir banka gibi onlara verilmesine ve işletilmesine neden olurdu. Günümüzde birçok sokaktaki dükkânlar fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak kalmıştır. Çarşının ana caddesi sayılan sokakta çoğunlukla mücevher dükkânları, buraya açılan yan bir sokakta altıncılar bulunur. Oldukça küçük olan bu dükkânlar değişik fiyat ve pazarlıkla satış yaparlar. Kapalıçarşı renk ve atraksiyon olarak her ne kadar eski canlılığını koruyor ise de, 1970’li yıllardan itibaren İstanbul’u ziyarete gelen turist gurupları için alışveriş olanakları, çarşının ana girişindeki modern ve büyük kuruluşlar tarafından sağlanmaktadır. Haliç kıyısındaki Mısır Çarşısı da daha küçük ölçüde bir kapalı çarşıdır. Galata semtinde 15. yüzyıl'da kalma diğer bir küçük kapalı çarşı da halen kullanılmaya devam etmektedir.

Kapalı Çarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çağırır. Çarşı girişinde gelişen konforlu, büyük mağazalar Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen bütün eşyayı satışa sunmaktadır. El halıları ve mücevherat geleneksel Türk sanatının en güzel örnekleridir. Bunlar kalite ve orijin belgeleri ile satılır ve dünyanın her tarafına garantili gönderme yapılır. Halı ve mücevheratın yanında meşhur Türk işi gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik ve dekoratif eşya, seramik, oniks ve deriden mamul, üstün kaliteli, Türkiye hatıraları zengin bir koleksiyon oluştururlar.Batılı yazarlar, seyahatname ve anılarında Kapalıçarşı’ya geniş yer ayırmışlardır. Kapalıçarşı İstanbul'u süsleyen bir cennettir.

Zeyy ve YeşiL6 beğendi

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:17 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi
Urahara isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2013, 21:13   #13 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

İzmir Saat Kulesi





İzmir Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi, eski Sarıkışla önünde bulunuyordu. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında eski sadrazamlardan ve İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa tarafından h.1307 (1901) tarihinde yaptırılmıştır. Kıbrıslı Kamil Paşa’nın oğlu Bahriye Mirlivası Sait Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon kulenin yapımını üstlenmiştir. Kulenin yapımından önce İstanbullu kuyumcu Zingulli Usta tarafından kulenin küçük bir maketi yapılmıştır. Buradaki Fransızca bir kitabeden mimarının İzmirli S.Raymond olduğu öğrenilmektedir. Kulenin il ismi Hamidiye Kulesi idi.

Saat Kulesi’nin kaidesi beyaz mermerden, diğer bölümleri kesme taştan yapılmıştır. Dört basamaklı, haç biçiminde bir platform üzerinde 25 m. yüksekliğinde, sekizgen kaideli ve dört katlı bir yapıdır. Buradaki sekizgenin dar kenarlarında dörder küçük sütun üzerine oturan sebillere yer verilmiştir. Bu sebiller at nalı kemerli olup, baldaken biçimindedir ve üçer çeşmesi ile kurnası, ortasında da fıskiyeleri bulunmaktadır. Bu fıskiyelerden iki tanesi günümüze gelememiştir. Baldakenlerin üzeri kubbelerle örtülmüştür. Sebiller arasında kalan dört cepheye de at nalı şeklinde kemerler ve demir şebekeli açıklıklar bırakılmıştır. Ayrıca tümünün üzerini bir saçak örtmüştür.

Saat Kulesi’nin sekizgen kaidesi üzerinde sütunlu bir galeri ile onun da üzerinde köşeleri pahlanmış kare prizma şeklinde gövde bulunmaktadır. Bu gövde oldukça zarif başlıklı küçük kubbeli kaideli sütunların birbirlerine bağlanması ile üç dilimli bir görünüm kazanmıştır. Buradaki galeri ve çeşmelerde kullanılan yeşil ve pembe renkli sütunlar Marsilya’dan getirilmiştir. Bu sütunların başlıkları ve köşeleri bitkisel süslemelerle bezenmiştir.

Gövdenin dört bir yönüne at nalı kemerli küçük pencereler açılmıştır. Bunların üzerinde doğu ve batı yönlerinde küçük birer Osmanlı arması, kuzey ve batı yönlerinde de Sultan II. Abdülhamit’in tuğraları kabartma olarak yerleştirilmiştir. Bununla beraber Cumhuriyetin ilanından sonra, 1927 yılında çıkan “Milli ve Resmi binalarda kullanılan tuğra ve methiyelerin kaldırılmasını” içeren kanun nedeni ile buradaki tuğra ve armalar kaldırılmış, yerlerine ay yıldız kabartmaları konulmuştur.

Kulenin 12 küçük sütun üzerine oturan dördüncü katı ana gövdeden çok daha dardır ve üzerini ay şeklinde alem olan metal bir kubbe örtmektedir. Bu bölümde günümüzde çalışmayan saatin çanı bulunuyordu. Ancak bu bölüm 1974 depreminde yıkılmış ve 1976’da onarılmıştır.

Saat Kulesi’nin gövdesi içlerinde beş kollu yıldızların bulunduğu baklava dilimleri ile doldurulmuştur. Gövdenin üst bölümü üç sıra mukarnasla genişletilmiş ve buraya 75 cm. çapında, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesi olan dört saat konulmuştur. Bu saatlerin mekanik bölümleri demir köşebentler ve döküm ayaklar üzerine oturtulmuştur. 22 dişli çarktan oluşan saat parçaları üzerinde 1901 tarihi görülmektedir.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde bu saat kulesinin gümüş bir maketi bulunmaktadır.

Saat Kulesi’nin önüne 1974 yılında İlk Kurşun Anıtı yapılmıştır.


Zeyy ve YeşiL6 beğendi

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:26 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2013, 21:47   #14 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Diyarbakır Gazi Köşkü



Atatürk 5 Mart 1917 yılında Ordu Komutanlığına atanınca, 13 Martta Diyarbakır`a gelmiştir. Silvan da bulunan 16. Kolordu karargah komutunlığı 2. ordu karargahını oluşturmak üzere Diyarbakır`a alındı.



Karargah binası İçkalede bulunan ve halen Atatürk Müzesi olarak faaliyet gösteren yapıya taşınmıştır.



Bir süre Kavvası Sağır sokakta bulunan Hacı Sinan Özbostancı`ya ait evde ikamet eden Atatürk daha sonra Mardin Kapı dışında yer alan Seman Köşkünü ikamet olarak kullandı.



Daha sonra 1937 yılında Belediyece satın alınan bu köşk restorasyonu ve onarımı yapılarak Atatürk Köşkü adıyla hizmete sunulmuştur.



Atatürk Köşkü Atatürk`ün Ölümünün 100. yılı sebebiyle 1981 yılından yeniden onartılmış, bahçesi ve çevresi düzenlenerek bu günkü şeklini almıştır.

Zeyy, Perii ve YeşiL6 beğendi
__________________
Kaç para, kaç yalan; bedeli nedir yaşamanın?

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
cortnek isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2013, 22:21   #15 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Karain Mağarası Antalya


Karain Mağarası, Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından önemli bir paleolitik merkezdir. Karain Alt Paleolitik'ten geç Roma dönemine kadar görülen yerleşim izleri ile Anadolu arkeolojik çalışmalarında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Yeryüzünde bilinen paleolitik mağaraların çoğu sadece bir dönemi temsil ederken Karain Alt, Orta ve Üst olarak kesintisiz bir katmanlaşma göstermekte ve bu katmanlardan elde edilen veriler, özellikle Avrupa ve Yakın Doğu arasındaki bağlantılar ve göç yolları hakkında fikir vermesi açısından önem taşımaktadır. Karain'den ele geçirilen Anadolu'da bilinen en eski insan kalıntılarının yanısıra mağarada ortaya çıkarılan taşınabilir sanat ürünleri Anadolu sanatının ilk örnekleridir. Ayrıca, verdiği bitki ve hayvan kalıntıları ile Batı Akdeniz'in eski çevresinin ortaya konmasında önemli bir rol üstlenmektedir.

Zeyy, cortnek, DeLi.Cocuk ve 1 diğer kişi beğendi

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:38 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2013, 23:08   #16 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Çorum Yazılıkaya Tapınağı



Tapınak’ta 90’dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.

Tanrı ve tanrıça dizileri, İmparatorluk panteonunun baş tanrıları olan fırtına tanrısı ve güneş tanrıçası’ nın maiyetini oluşturuyordu. Bu yorum sonucunda; Yazılıkaya “Yeni yıl şenlikleri evi” olarak tanımlanabilir.

Hitit kült (dini tören) metinlerine göre yeni yıl ve ilkbahar törenlerinde bir araya gelen tüm tanrılar “fırtına tanrısı’nın evi’nde” toplanırlardı. Bu şenlikte kentin diğer tüm tapınaklarından tanrı heykellerinin törensel bir alayla Yazılıkaya’ ya taşınmış olabileceği değerlendirilmektedir.

Yazılıkaya A Odasında kayaya işlenmiş kabartma figürlerin özel bir düzeni ve tertibi vardır. Burada sol kaya yüzeyinde ikisi dışında yalnız tanrılar, buna karşın sağ tarafta da yalnız tanrıçalar belirtilmiştir.


Perii ve YeşiL6 beğendi
__________________
Kaç para, kaç yalan; bedeli nedir yaşamanın?

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:40 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
cortnek isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2013, 23:21   #17 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Kırklareli - Aya Nikola Manastırı






Kırklareli Vize ilçesi Kıyıköy, Pabuçderesi Vadisinde bir su kaynağının çevresinde yapı kalıntılarının bir manastıra ait olduğu anlaşılmıştır.




Kıyıköy’e 700 m. uzaklıktaki bu kalıntıların mimari şekilleri ve içerisindeki bezemeleri dikkate alındığında manastırın İmparator Iustinianus döneminde (527-565), VI.yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır.




Günümüze gelebilen kaya manastırlarının en iyi korunmuş örneklerinden olan bu manastır, kayalara oyularak meydana getirilmiştir.




Manastır kayalara oyularak meydana getirilerek kademe halinde hücreler olup, kuzeyindeki merdivenlerle altındaki ayazmaya inilmektedir.


Zeyy, Perii ve YeşiL6 beğendi
__________________
Kaç para, kaç yalan; bedeli nedir yaşamanın?

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:43 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
cortnek isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 12.09.2013, 11:16   #18 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Porsuk Çayı - Eskişehir




Porsuk Çayı Eskişehir gezisinde mutlaka görülecek yerler arasındadır. Sahip olduğu konum dolayısıyla bir Eskişehir gezisinde bu akarsuyu görmemeniz mümkün değildir. Ancak bilinçli bir gezi isterseniz mutlaka bir kaç noktaya dikkat ederek Porsuk’un ve Eskişehir’in tadını çıkarmalısınız.

Porsuk Çayı 450 kilometreye yakın bir uzunlukla Sakarya Nehri’nin en uzun koludur. Bayatçık Deresi ve Kızıltaş Suyu gibi iki güçlü akarsudan beslenen bu çay uzun yıllar bakımsız bir görüntü çizmiş, ancak son yıllarda hızla turistik bir değer haline getirilmiştir. İki barajı besleyen bu çay aynı zamanda bölgenin ekonomik faktörleri arasında da güçlü bir konuma sahiptir.

Porsuk Çayı Gezisine Nereden Başlamalı?

Porsuk Çayı‘nı Eskişehir’e girdiğiniz anlarda görmeniz olasıdır. Eğer otobüsle gelmişseniz otogarın hemen arkasındaki devasa Kentpark ortasından geçen su bu çayın bir parçasıdır. Burada biraz soluklanarak Eskişehir turunuza başlayabilirsiniz. Park içinde kahvaltı mekanları bulunmaktadır. Eğer temiz havada ve su kenarında kaliteli bir kahvaltı yapmak isterseniz Rosa Luna’da bir süre zaman geçirmelisiniz. Daha sonra park içinde bir süre yürüyüş yaparak akarsunun ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Porsuk Çayı gezisi için Kentpark gezisinden başlamak elbette tek seçenek değildir. Şehrin her hangi bir noktasından bineceğiniz toplu taşıma aracıyla merkeze geldiğinizde mutlaka çayın geçtiği bir noktaya rastlayacaksınız. Kent merkezini ortadan bölen bu güzel akarsu yanında çeşitli eğlence mekanları, cafeler, restaurantlar ve alışveriş merkezleri bulacaksınız. Bu mekanlarda bir süre zaman geçirerek Porsuk’un tadını çıkarmalısınız. Aynı zamanda akşam saatlerinde bu mekanlara gelme fırsatı bulursanız Eskişehir’in hatta dünyanın en tanınmış markalarının bulunduğu kahve evleri içinden dilediğinizi seçerek ışıklandırılmış ve süslenmiş Porsuk Çayı’nı izleyebilirsiniz.

Porsuk Çayı‘nın kent merkezine rastlayan bölgesine Adalar denilir. Adalar bölgesi çayın ıslahıyla birlikte bölgenin en önemli merkezleri arasına girmiştir. Şair Fuzuli Caddesi, Doktorlar Caddesi, Atatürk Caddesi, Çarşı gibi önemli merkezleri kapsayan Adalar bölgesi idari olarak da bir kaç mahalleyi kapsar. Hatta Adalar Eskişehir’in Odunpazarı ve Tepebaşı gibi iki merkez ilçesinden de bazı kısımları kapsamaktadır.

Porsuk Çayı’nda Gondol ve Bot Seferleri


Porsuk Çayı gezisinde asla ihmal etmemeniz gereken bir şey varsa o da gondol gezisi yapmaktır. Porsuk Çayı‘nda bir gondol sefası yapmışsanız Eskişehir’in en önemli bölgelerini su içinden seyretme fırsatı bulursunuz. Tarihi Tepebaşı Belediyesi binası altından bineceğiniz gondollar üç dört kişi kapasitelidir. Gondolu kullanan kişiler Venedik kıyafetleri giymektedir. Gondol seferleri yaklaşık 20 dakikalık bir seferde Eskişehir’in güzelliklerini bir başka perspektiften göstermektedir. Gondollarda evlilik teklifleri de yapılabilmekte, Adalar bölgesindeki köprülere asılan pankartlarla hoş sürprizler hazırlanabilmektedir.


Porsuk Çayı üzerinde Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonu ile bot seferleri düzenlenmektedir. İstanbul’daki motorların biraz daha küçükleriyle yapılan seferler şehrin Venedik tarzını güçlendiren bir özelliğidir. Gondol seferleri gibi eski Tepebaşı Belediyesi binası altından başlayan bu seferler Adalar boyunca iyi bir gözlem ve keyif şansı sağlar. Gondoldan ucuz olmasıyla ekonomik gezi isteyenlerin tercih edebileceği bir araçtır.

Porsuk Çayı üzerinde yapacağınız bir gondol seferi için 15 TL ödemeniz gerekmektedir. 15 TL ile kiralayacağınız bir gondola dört kişiye kadar binebilirsiniz. Gondol seferleri Köprübaşı ve Tülomsaş arasındadır. Bot seferleri Köprübaşı- Tülomsaş, Kentpark- Köprübaşı arasında yapılmaktadır. Köprübaşı ve Tülomsaş arasındaki seferler 1.50 TL, Kentpark ve Köprübaşı arasındaki seferler 3 TL’dir.

Porsuk Çayı’na Ulaşım

Porsuk Çayı’nın hemen hemen her noktası görülmeye değer bir güzelliktedir. Ancak turistlerin genellikle tercih ettiği noktalar merkezi yerlerdir. Buralara ulaşmak için tramvayla İsmet İnönü ve Çarşı duraklarına ulaşılabilir. Daha sakin yerler tercih edenler ise şehrin biraz daha dışındaki Kentpark’ı tercih etmelidir. Kentpark’a ulaşım için otogar tramvay durağında inerek beş dakika yürünebilir.



Zeyy, cortnek, DeLi.Cocuk ve 1 diğer kişi beğendi

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:45 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 12.09.2013, 11:28   #19 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Diyarbakır Surları



M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmiyor. 16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeri.

Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla süslenmiş.



Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında olan Diyarbakır, tarihi boyunca önemli medeniyetlerin yerleşim merkezi, Osmanlı döneminde ise doğuya sefer düzenleyen orduların hareket üssü ve kışlası olmuş.

Eski zamanlarda Amida olarak bilinen Diyarbakır, Dicle Nehri kıyısında bazalt bir yaylaya yer alıyor. Isının 40-50 dereceye vardığı yaz günlerinin bunaltıcı sıcaklığından kurtulmak amacıyla gelişen düz damlı evleri ile tipik yöre mimarisinin günümüzde de yaşatıldığı Diyarbakır, uzun surları, Malabadi Köprüsü’yle Doğu’nun en güzel kentlerinden biri.



Diyarbakır tarihinin, Çayönü’nde yapılan kazılarla M.Ö.7500 yıllarına kadar uzandığı belirlenmiş. Diyarbakır ve çevresinde Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüş.




YeşiL6 beğendi.
__________________
Kaç para, kaç yalan; bedeli nedir yaşamanın?

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:48 ) değiştirilmiştir. Sebep: ResimLer YeniLendi.
cortnek isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 12.09.2013, 11:41   #20 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Türkiye'nin Gezilecek En Güzel Yerleri

Hakkari - Zap Suyu




Zap Suyu, Büyük Zap Suyu, Süryanice de Zovo `eloyo/Zava `Ellaya ve Kürtçe de (Çemi Zé) olarak da bilinir, Doğu Anadolu Bölgesi`nden doğup Türkiye sınırları dışında Dicle Nehri`ne ulaşan akarsu.

Bazı yeni kaynak ve haritalarda Çığlı Suyu adıyla geçer. Türkiye sınırları içindeki uzunluğu 426 km`dir. Van Doğusu Dağlarından Mengene Dağı (3,412 m) ve İran sınırı yakınındaki Haravil (Yiğit) Dağı (3,468 m) yamaçlarından inen suların birleşmesiyle oluşur.

Başkale vadisinde geçerken aldığı bazı derelerle büyür.En büyük beslemesi Karasu(Avareş)Hakkari-Van, Yüksekova(Gever)-Başkale(Elbak), Örmeta(Xirabe)-Kwunin(Yamaç) sırası ile il, ilçe ve köy sınırlarını belirler.

Güneydoğudan gelen ve Yüksekova`nın sularını toplayan Nehil Çayını aldan önce Mendéni çayı ile buluşup sonra Hakkari kentinin yakınından geçer. Toroslar`ın oldukça genişlemiş bir kesimini oluşturan Hakkari Dağlarını çok dar ve derin boğazlarla yararak aşar.

Çukurca`nın batısında Türkiye sınırları dışına çıkar. Irak topraklarında önce güneydoğu, sonra da güneybatı yönünde akar ve Musul`un 40 km kadar güneyinde Dicle Nehrine kavuşur.


Türkiye sınırları içindeki çığırı 12.695 km`lik bir alanın sularını toplar. Yağmur, kar ve buzul sularıyla beslendiğinden ilkbaharda ve yaz başlarında kabaran suları kışın azalır. Ortalama debisi 86,5 m³/sn`dir.

Dicle Nehrinin Türkiye sınırları dışındaki kollarından biri de Küçük Zap Suyu olarak anılır. İran`ın batı kesiminden doğan bu akarsu, daha sonra Irak`a geçer ve Kerkük`ün batısında Dicle Irmağına katılır. Küçük Zap Suyunun geçtiği alanlar önemli petrol üretim bölgeleridir.

YeşiL6 beğendi.
__________________
Kaç para, kaç yalan; bedeli nedir yaşamanın?

Konu YeşiL6 tarafından (19.06.2017 Saat 13:57 ) değiştirilmiştir. Sebep: Resim YeniLendi.
cortnek isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 27
Black, Blue Life, Ceu, Ceysu, cortnek, DeLi.Cocuk, demetli, eXtreme, FeCr, FifiVePirtik, idealist, iNNocent, ira, Jade, Jhiy, Kosovalı, Lased, Laura, Narsinha, Perii, RaMSeS, Sehri Ask, Sezqin-X-, Urahara, XGaMeRX, YeşiL6, Zeyy
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 18:42