Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Gezelim - Görelim > Tatil Rehberi
facebook bağlan


Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Tatil Rehberi kategorisinde açılmış olan Ege'de En Güzel Tatil Yerleri konusu , AYVALIK (AIOLIK) Ayvalık, Ege'nin koynunda uzanan adalarıyla, kültürüyle, taşıdığı tarihi izleriyle insanları büyüleyen bir ilçesidir Balıkesir'in. Ayvalık, Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Kış mevsimlerinde büyük bir kasaba nüfusuna sahip ...


Like Tree10Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12.09.2013, 13:23   #11 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri



AYVALIK (AIOLIK)



Ayvalık, Ege'nin koynunda uzanan adalarıyla, kültürüyle, taşıdığı tarihi izleriyle insanları büyüleyen bir ilçesidir Balıkesir'in. Ayvalık, Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Kış mevsimlerinde büyük bir kasaba nüfusuna sahip olmakla birlikte, yaz mevsimlerinde turizmin de etkisiyle nüfus bazı küçük illerin nüfusunu bile aşar. Tarihte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan ilçe, çeşitli açılardan Türkiye'nin de önemli ilçelerinden biridir. (Ayvalık, from the bosom of the Aegean islands, culture, carries traces of history fascinates people is a district of Balıkesir. Ayvalik, Turkey is one of the most important tourism centers. Although the town has a large population of winter, the impact of tourism in summer the population exceeds even the population of some small cities. The district has been home to various civilizations in history, various aspects of Turkey is one of the major towns.)

Ayvalık sokaklarını oluşturan Taş Evleri, Adaları, Koyları,Kiliseleri, Camileri, Manastırları ile zamanın kıymetini,tarihin güzelliğini farkettiren Ayvalık.Günümüzde önemli bir tatil beldesi olmuş olan Ayvalık, çevresiyle, tostuyla, papalina balığıyla ve adalarıyla görülmeye değer.Ayvalık kış mevsimlerinde büyük bir kasaba nüfusuna sahip olmakla beraber, yaz mevsimlerinde turizmin de etkisiyle nüfus bazı küçük illerin nüfusunu bile aşar. Tarihte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan Ayvalık, çeşitli açılardan Türkiye'nin önemli ilçelerinden birisidir.

Ayvalık, Antik Çağ'da bir tür yabani ayva anlamına gelen Kidonia olarak biliniyordu. Bölgeye ilk yerleşenlerinin Midilli'nin Kydona kasabasından ya da Girit'in Kydonies bölgesinden gelmiş oldukları düşünülmektedir. Bazı görüşler de Ayvalık'ın Aioliki isminin (Eolya'nın) bozulmuş şekli olduğudur. Ayvalık anlamına gelen Kydonie ismi ise, MÖ 330'dan beri kullanılmaktadır.


Geçmişten Bugüne Ayvalık

Balıkesir'in güzel bir ilçesi olan Ayvalık, temiz deniz suyuyla,plajlarıyla, yeşil zeytinliklerle sarılmış güzel kıyılarıyla, tarihi ve arkeolojik kalıntıları ve değerleri de barındıran bir tatil yöresidir. Ayvalık'a, Antik Çağda bir tür yabani ayva anlamına gelen 'KIDONIA' deniyordu...

Ayvalık Kültürü

Ayvalık, Ege turizmi açısından büyük öneme sahip bir beldedir. Ünlülerin de tatil için tercih etmesi sebebiyle daha da fazla bilinen bir yer olan Ayvalık...

Ayvalık Kiliseleri



Ayvalık'da Rum yaşantısından kalma kiliselerin bazıları; Ayışığı Kilisesi, Ayos Yannis Kilisesi, Ayos Dimitriyos Kilisesi, Faneromeni Kilisesi,
Ayvalık Taksiyarhis Kilisesi'dir...

Ayvalık Tostu



Ayvalık'a özgü bir lezzettir Ayvalık Tostu. Yörede hemen hemen her yerde bulabilirsiniz. Ayvalık sahilinde çay bahçelerinden birinde, yanında bir çay ile denizin esintisi eşliğinde farklı bir keyif yaşayın...Afiyet olsun.

Ayvalık Etkinlikleri

İster dağlara çıkın, ister denize inin...Havası, suyu, şifalı otları, zeytinyağı ve deniziyle sizi bambaşka bir cennete bekliyoruz. ayvalık çevresi huzur ve sağlık arayanlar için ideal bir bölgedir...

Ayvalık'da Sualtı



Ayvalık'ta 60 dalış bölgesi mevcuttur ve bazı dalış yerlerinde gece ve gündüz dalışları yapılır.Dalış eğitimi de alabileceğiniz Ayvalık, sualtı güzelliklerinin en çok çeşidine raslayabileceğiniz bir yerdir...

Ayvalık Panoraması



Tarihi Ayvalık sokaklarını, sahilini, Ayvalık Liman'ını, Ayvalık otellerini oraya gitmeden gezebilirsiniz, zaten Ayvalık'ın panoramalarını gezdikten sonra gitmeyi gerçekten isteyeceksiniz.

Ayvalık'a Nasıl Gidilir?



İstanbul'dan karayolu ile gelecekseniz; Tekirdağ üzerinden Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale Boğazını geçerek, Çanakkale-Truva-Ayvacık-Küçükkuyu-Akçay yolundan Ayvalık'a,
İstanbul'dan deniz yolu ile gelecekseniz; deniz otobüsüyle Yalova oradan da Balıkesir-Edremit -Ören-Gömeç yolundan Ayvalık'a,
Ankara'dan gelecekseniz; Eskişehir-Bursa-Balıkesir-Edremit-Ören-Gömeç yolu üzerinden Ayvalık'a,
İzmir'den de sahil yolundan, Aliağa-Ayvalık yolundan Ayvalık'a gelebilirsiniz..

Ayvalık Papalina Balığı



Tatile gittiğinizde unutmamanız gereken en önemli şey de taze balıklardan oluşan güzel bir yemek tabi ki.Ayvalık'a özgü paplina balığını da mutlaka tatmalısınız.Hele bir de saf zeytinyağı ile hazırlandığında bildiğiniz diğer balıkları unutacaksınız.Papalina balığı küçük bir balıktır genellikle Ayvalık çevresinde bulunur bu yüzden de Ayvalık'a özgü bir çeşit ve kesinlikle tavsiye ediyoruz..

Ayvalık Adaları

Ayvalık'a bağlı irili ufaklı 28 tane ada bulunur.Adaların adları; Çıplak, Yumurta (Kaşık), Büyük Güneş, Küçük Güneş, Büyük Karaada (Akvaryum), Karaada, Lale(Soğan), Yuvarlak, Yellice(İncirli), Kamış, Pınar (Kılavuz ya da Mosko), Taş Adası, Yelken, Yalnız, Küçük Maden, Maden, Alibey (Cunda), Hasır, Dolap, Kutu, Balık, Yumurta (Balıkla Çiçek arasındaki), Çiçek, Kayabaşı, Kız Adası, Poyraz, Tavuk, Güvercin'dir.Bu kadar çok ada olmasına karşın, içlerinde sadece Alibey (Cunda) Adası'nda yerleşim mevcuttur.Diğer adalara da Ayvalık'tan günübirlik geziler düzenlenir.

Cunda Adası,Sarımsaklı plajları,Şeytan Sofrası,Gelin Kayası,Ayvalık Adaları,Ayvalık'ın tarihi kiliseleri ve camileri,Rum mimarisine sahip eski evleri gezilecek yerleridir Ayvalık'ın...

__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 12.09.2013, 13:26   #12 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

ÖREN (ADRAMYTTEION)



Burhaniye-Ören Kuzey Ege'de, Balıkesir ili sınırları içersinde, Edremit ilçesine yakın bir mevkidedir. Batıda Ege denizi, kuzeyde Edremit, doğuda Havran, güneyde Gömeç ve Ayvalık ile güney doğuda Bergama ile komşudur. Kuzeyinde yer alan Kaz dağları ( Mitolojik adıyla İda ) doğu ve güney doğusunda yer alan Madra dağları arasındaki düz ve verimli topraklardan oluşan bir ovanın üstünde kurulmuştur.
(Burhaniye-Oren North Aegean Sea, in the province of Balikesir, Edremit district enjoys a close. The Aegean Sea in the west, north of Edremit, Havran in the east, south, east and south of Bergama and Ayvalik is adjacent to the Gömeç. Located north of the Ida Mountains (the name of the mythological Ida) between the east and south east of the mountains in the flat and fertile land of Madra was established on a plain.)
İlçe merkezi denizden 4 km. içerdedir.Burhaniye'nin ünlü dinlence ve eğlence merkezi olan Ören, temiz havası, mükkemmel doğasıyla tatilcilerine harika bir tatil fırsatı sunmakda.


Asırlık palamut ağaçları, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek tek numaralandırılarak koruma altına alınmıştır. Böylece yeşil Ören kimliği de güvence altına alınmış oldu. Ören aynı zamanda Alp Dağları ve Altınoluk'dan sonra Dünyanın en yoğun Oksijenine sahiptir ve oksijen çadırı olarak adlandırılmaktadır.
Ören beldesi, Muğla iline bağlı Milas ilçenin 40 km. güneyinde Gökova Körfezinin Kuzey sahilinde bulunmaktadır. Arkası sarp kayalık dağlara dayanan kentin önünde koca çayın getirmiş olduğu alivyonlarla oluşan ovası uzanır. Bugünkü Ören Beldesi'nin Antik Keramos kentinin üzerine kurulmuş olduğu bilinmektedir.
Mitolojide Dionysos’la Ariadne’nin oğlu ve çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos’un adını taşıyan kentin harabeleri bugün modern belde yerleşiminin içinde hala ayakta kalabilmeyi başarmıştır.

__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 12.09.2013, 13:28   #13 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

ASSOS



Assos tarihinin getirdiği güzelliklerinin yanısıra turizmindeki gelişmeleriyle de gün geçtikçe tatilcilerin gözdesi olmaya devam ediyor . Oteller, barlar, restoranların yoğun olarak dar alana sıkıştığı Assos'da gece gündüz ayrı atmosferde yaşanır . Assos limanı dalgakıranı üzerinde yürümek , sahil kahvelerinde oturmak , denize taşan restoranlarda adeta denizin içinde yemek yemek ayrı bir zevk burada . Kekik kokularını ve zeytin ağaçlarının soluduğu oksijeni hissedersiniz Assos'da ve insana huzur veren bir manzarayla karşılaşırsınız.
(Tourism developments, as well as bring the beauty of Assos in history continues to be a favorite of vacationers every day. Hotels, bars, restaurants, the narrow area of intense jam Assos separate day and night, the atmosphere is experienced. Assos harbor breakwater to walk and sit in beach cafes, restaurants overflowing into the sea is a distinct pleasure to eat here almost in the sea. Oxygen to breathe the smell of thyme and olive trees, and people feel the Assos experience the soothing sight.)

Aristo'nun Kenti Assos

Assos, yüzyıllar boyu değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış, bambaşka kültürleri barındırmış ve bu kültürlerin birbirine özdeşleşmesini keyifle seyretmiş bir yöredir.Yunan mitolojisinden tutun da Osmanlı'ya katılmasından sonrasında günümüz Türkiyesi'ne kadar geçirdiği evreler Assos ropraklarında katmanlar halinde ve kazı çalışmaları sonucu görünen eserler sayesinde bugün bize kendini tanıtır.

Assos'da Konaklama

Eski'den bakir bir koy olarak bilinen Assos henüz güzelliklerinden birşey kaybetmese de artık herkes tarafından bilinen ve tercih edilen turizm bölgesidir.

Assos Kazıları



90'lı yıllarda başlatılan Assos Antik Kenti kazılarında elde edilen tarihi bulgular çeşitli yerlerde ve Assos'da da sergilenmektedir.
Halen devam eden kazılar sonucu, Assos Antik Tiyatrosu ve bir çok da yerleşim yeri ortaya çıkartılmıştır.

Kadırga Koyu & Sokakağzı Koyu



Assos'la Kadırga koyu arası yaklaşık 8 km mesafedir.Bu birbirinden güzel iki koy da farklı özellikler taşır Assos daha çok tarihi ve mistik bir havaya sahiptir ve denizi birazcık taşlıdır fakat Kadırga Koyu daha çok sayıda otel ve konaklama yerine sahiptir ve denizi daha ince kumludur, plajı da oldukça geniştir..
Sivrice Koyu ve ya hemen yakınındaki Sokakağzı Koyu da Assos'dan Gülpınar, Babakale mevkiine giderken yolunuzun üzerindedir. Bu koylar da Assos' a yakınlığı ve eski çağlarda da önemli yerleşim birimleri olduklarından taşıdıkları tarihi ve kültürel güzelliklerinden dolayı turistik açıdan önemli yörelerdir.

Assos'a Nasıl Gidilir?



İstanbul'dan karayolu ile gelecekseniz; Tekirdağ üzerinden Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale Boğazını geçerek, Çanakkale-Truva-Ayvacık yolundan Assos'a.
İstanbul'dan deniz yolu ile gelecekseniz; deniz otobüsüyle Yalova oradan da Balıkesir-Edremit -Altınoluk-Küçükkuyu yolundan Assos'a .
Ankara'dan gelecekseniz; Eskişehir-Bursa-Balıkesir-Edremit-Altınoluk-Küçükkuyu yolu üzerinden Assos'a
İzmir'den de sahil yolundan, Aliağa-Ayvalık-Burhaniye-Edremit-Altınoluk-Küçükkuyu yolundan Assos'a gelebilirsiniz..

Assos'da Düzenlenen Etkinlikler

Assos'un kültürel zenginliklerini çeşitli etkinliklerle de tanıtmak için her sene Eylül ayında düzenlenen
birçok firmanın katılımıyla oluşturulan görsel şölenler, tiyatro gösterileri, şenlikler, konserler vedaha neler neler...
Ayrıca bu etkinlikler esnasında da sergilenen yöresel dokuma halılar,örgü çantalar,antik takılar
da sevdiklerinize ve kendinize alabileceğiniz hatıralardır.
Birçok festivale katılmış olabilirsiniz ancak Assos'da Festivaller gece ve gündüz devam eder ve tarihi, mistik bir havanın içerisinde sizi bambaşka düşlere götürür.

Assos'un Panoraması


Panoramik çekim tekniği günümüzde birçok bölge ve mekan tanıtımı için kullanılan, bulunduğunuz yerin 360 derece etrafını oradaymışsınız gibi gezebileceğiniz sanal bir görsel turdur.
Ege Tatil Rehberi olarak, Türkiye'de ilk kez tüm Ege Bölgesini Panoramik tur ile gezme fırsatını sunarken Assos'u da unutmadık.

Assos'da Hava ve Deniz




Assos iklimi Akdeniz iklimini anımsatır fakat bunaltıcı bir sıcaklık yerine huzurlu bir serinlik verir yazları...
Kışları ise kar yağmaz, sakin yağan yağmurlu ılık hava da hiç canınızı sıkmaz hatta otelinizin şöminesi başında güzel bir şarabı yudumlarken alacağınız haz size kışın ürpertisini bile hissettiremez.

Assos'da Yapmadan Dönmeyin...



Merkez'de Hakiki Maraş Dondurması yapan bir yer var, dondurma ustası çevre köylerden aldığı sütlerle ve meyvelerle öyle güzel dondurmalar ve waffle yapıyor ki sormayın, tadına bakın mutlaka.Assos tabi ki dondurmasıyla meşhur bir yöre değil ama bu bambaşka bir lezzet, Assos' a vardığınızda biraz dinlenin ve ya küçük bir gezi yapın ama mutlaka balbadem ve karadutlu sıcacık bir waffle alın sonra da limana doğru dondurmanız bitene kadar yürüyün zaten bir bakacaksınız ki mendireğin ucuna varmışsınız bile,orada biraz oturun vaktiniz varsa ve Assos'da eşsiz günbatımını Midilli Adası'nın karşısından seyredin.

Behramkale' ye mutlaka çıkın, çıkarken Antik Tiyatro'yu da gezin ve Behramkale'ye vardığınızda taş evlerin, o güzel mimarisi dikkatinizi çekecek, köyün yukarısına vardığınızda köy kahvesine oturun ve asma yapraklarının altında hem dinlenin hem de bir bardak çay için.Daha sonra da köyün tarihi yapılarını şöyle bir gezin, inceleyin.

Eylül ayında Assos' daysanız, o zaman da mutlaka Assos Festivaline katılın, gündüz ve akşamları düzenlenen çeşitli eğlence ve gösterileri izleyin.
Yani Assos' a mutlaka gidin ve gittiğinizde de bunaları yapın sonra zaten her mevsim Assos aklınızda olacak....

Assos Taşı



Assos taşı dediğimiz taş zaten Assos'a gittiğinizde orada en küçüğünden en büyüğüne kadar bölgenin tüm mimarisinde kullanılmış, Assos'da evler yüzyıllardan beri, bu yöreden çıkan andezit taşından yapılıyor, Assos taşı pembe rengi ve sağlam yapısıyla dikkat çekiyor. Behramkale köyü, volkanik bir tepe üzerinde kurulu olduğu için 'andezit' taşı etrafta bolca bulunuyor ve Assos antik kentinin de bu taştan yapıldığı biliniyor. Önceleri şehrin dışına da verilen andezit taşının artık köyün dışına çıkarılması yasaklanmış.

Assos'da Balık Keyfi...

Deniz ve tatil kelimeleri biraraya gelince tabii ki balık lezzeti de unutulamaz.Ama Assos'un taze balıklarını, deniz kenarındaki restaurantlarında, zeytinyağının enfes güzelliğiyle birarada tattığınızda, unutmayın bildiğiniz bütün tatları silinecek damağınızdan ve sadece o lezzeti arayacaksınız...


__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

Konu cortnek tarafından (12.09.2013 Saat 13:33 ) değiştirilmiştir.
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 12.09.2013, 13:30   #14 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

ÇEŞME (KYSSUS)



Ege Denizi'nin havası, Ege insanının sıcaklığının yanında doğal güzellikleriyle bilinen Çeşme, plajları, gece hayatı, modern tesisleriyle de ziyaretçilerine keyifli bir tatil sunuyor. Yeni açılan mekanlar, plaj partileriyle oldukça hareketli bir gece hayatı yaşayabilir veya düzenlenen çeşitli festivallerle tatilinize renk katabilirsiniz. Her bütçeye uygun konaklama imkanı bulunan şirin beldemize sizleri bekliyoruz..

__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.2013, 15:10   #15 (permalink)
Ne Mutlu Türküm Diyene
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Bodrum Tarihi ve Tanıtı



Halikarnassos‘ta (Bodrum‘un eski adı) M.Ö. 484 yılında doğan ve "Tarihin Babası" olarak bilinen HEREDOT‘a göre Bodrum Dor‘lar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Karya ve Leleg‘ler bu bölgeye yerleşmişlerdir. M.Ö.650 yılında Megeralılar gelerek şehri genişletmişler adını da Halikarnassos olarak değiştirmişlerdir. Bodrum M.Ö. 386 yılında Persler‘in egemenliğine girmiştir.

Halikarnassos en parlak devrini M.Ö. 353 yılında Karya bölgesinin başkenti olunca yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum bu dönemde Kral Mausolos‘un anısına kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan Artemisia tarafından yaptırılmıştır.

Bodrum M.Ö. 192 Romalıların eline geçmiş ancak bu dönemde önemli bir gelişme göstermemiştir. M.S. 395 yılında Bizanslıların, M.S. XI yüzyılda Türklerin eline geçmiştir. I. Haçlı savaşlarında Bizanslıların, XIV. yüzyılda tekrar Türklerin eline geçmiştir. 1415 yılında Rodos Şövalyelerinin eline geçmiştir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde tekrar Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra adı Bodrum olarak değiştirilmiştir.

Bodrum Kalesi



Bodrum Kalesi iki liman arasında, üç tarafı denizlerle çevrili kayalık bir yarımada üzerine kurulmuştur. Kuzey yönünden karaya bağlıdır. Kale kareye yakın bir plan göstermektedir. 180 x 185 metre ölçülerindedir. En yüksek yeri deniz seviyesinden 47,50 metre yükseklikteki Fransız kulesidir. Bu kuleden başka İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı kule olmak üzere dört kule daha vardır. Kalenin doğu duvarı dışında kalan bölümleri, çift beden duvarı ile takviye edilmiştir. Şövalyeler denizde güçlü bir donanmaları olduğu için, denizden yapılacak bir hücumu savuşturacaklarına inandıklarından, deniz surlarını zayıf bırakmışlar, kara tarafındaki surları kuvvetlendirmişlerdir.
İç kaleye, yedi kapı geçilerek ulaşılır. Kalenin I. kapısı kuzeybatı köşesindedir. Kapıya karakol yanından bir rampa yol ile ulaşılır. Rampa başlangıcında kapı meyilin arkasında kalmaktadır. Böylece kapı direk top atışlarından korunmuş olmaktadır. Mermer kapı lentosu üzerinde Yunanca bir yazıt bulunmaktadır. 1512-1513 yıllarında kalede komutanlık yapan Jacques Gatineau, kalede casusluk edeceklerin cezalandırılacağını ihtar etmektedir. Bu da şövalyelerin çevrede yaşayanlara güvenmediğini göstermektedir.
Kapıdan içeri girildiğinde kuzey hendeği diye adlandırdığımız bölüme ulaşılır. Kapının iç tarafında üçlü bir arma grubu yer almaktadır.

Bodrum kalesinin duvarlarında 249 arma vardır. Ayrıca 16 arma da müze bahçesinde sergilenmektedir. Bu armalar genellikle birbirlerine benzemektedir. Asılları boyalı olan bu armaların boyaları silindiği için bir kısmının kime ait olduğu bilinememektedir. Armaların üzerlerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri bulunmaktadır. Kale burçlarında bulunan armaların bazılarında boya izleri hala görülmektedir. Fransız kulesinin kuzeydoğu üst köşesindeki bayrak üzerinde, doğu duvarı, seyirdim yolunun Fransız kulesine bakan tarafında, Sen Katerin kabartmasında renk izlerine rastlanmaktadır.

Kalenin I. kapısının iç tarafında bulunan, üçlü arma grubunun ortasındaki arma, kale komutanı Jacques Gatineau´ya aittir. Armaların altındaki Latince yazıda "İnanç, Katolik kilisesi adına burada Gatineau tarafından korunacaktır." denmektedir. Bu arma grubunun solunda, kapı lentosunun üzerindeki aslan Hellenistik Çağa aittir.

Aslı bir arma köprüsü olan tahta köprüden, eğimli taş yola ulaşılır. Hendeğin içi liman yapılmadan önce kısmen deniz suyu ile dolmaktaydı. Sağdaki moloz duvar, kale hapishane olarak kullanıldığı zaman ilave edilmiştir. Kalın duvarlı, çatısı eğimli, büyük yapı top koruganıdır. Hendeğin batıdan gelecek hücumlara karşı korunması için, üzerindeki armalardan anlaşıldığına göre 1513´te yapılmıştır. Top mazgalları, hendek ve liman yönünde görülmektedir. Limana girecek teknelerin su kesimine ateş edebilmek amacıyla deniz seviyesine yakındır.

Günümüzde kuzey hendeği Bodrum Festivali´nin yapıldığı, tiyatro oyunlarının oynandığı bir alan olarak değerlendirilmektedir. Oturma kademelerinin gerisinde, hendeğin arkasında görülen mezar Roma Devrine aittir.

II. kapı üzerinde en tepede taçlı bir kartalın bulunduğu üçlü bir arma grubu yer almaktadır. Üçlü arma grubunun solunda tek bir arma yer almaktadır. Bu kapının solunda iptal edilmiş bir kapı bulunmaktadır. Üzerinde iki arma bulunmaktadır. II. kapı geçildikten sonra küçük bir avluya varılır. Avlunun denize bakan yönünde içi dolgu olan liman kulesi bulunmaktadır. Top koruganının girişi de buradadır. Kapı lentosu üzerinde imparator Hadrianus´la ilgili Yunanca bir yazıt vardır. Top koruganı halen sanat galerisi olarak kullanılmaktadır.

III. kapı çok iyi korunmuş bir kapıdır. Duvar içerisinde aşağıdan yukarıya doğru hareketli demir levha için kapı boşluğu ve yağ delikleri vardır. III. kapı üzerinde bize göre solda iki arma bulunmaktadır. Tarikatın arması, sağda üstad-ı azam Guy de Blanchfort´un (1512-1513) arması vardır. Alttaki haçlı armanın hangi şövalyeye ait olduğu bilinmemektedir.
Bu kapıdan geçilince batı hendeğine ulaşılır. Sağda görülen beden duvarındaki yeşil taşların tümü Mausoleion´dan getirilmiştir. IV. kapının karşısındaki liman kulesi nişi içinde bir Romalı komutan heykeli bulunmaktadır. Bu tür heykel gövdelerine çokça rastlanmaktaydı. Bunların başları da ayrı yapıldığından yeni komutan geldiğinde, eski komutanın başı alınarak gövdeye yeni komutanın başı konuyordu.

IV. kapı merdivenli bir tonoza açılır. Kapı üzerinde dört arma bulunmaktadır. IV. kapıdan yukarı çıkmak yerine, batı hendeği içindeki iki taraflı ağaçlıklı yolda ilerlendiğinde, antik Halikarnassos ve çevresinden toplanmış sunaklar, lahitler ve çeşitli eserler izlenir. Solda su deposundan başlayan taş duvar XIV. yüzyıl ortalarında yapılmış Türk Kalesi´ne aittir. Şövalyeler sonradan Mausoleion´un taşlarıyla burada izlenebileceği gibi, duvarları yükseltmişler ve kaleyi büyültmüşlerdir. Şövalyeler hendekleri ulaşım yolu olarak kullanmamışlar, asma köprülerle iç kaleye ulaşmışlardır. Hendeğin kapatıldığı güney duvarı üzerinde Mausoleion´un yeşil taşlarından yapılmış asma köprü ayağı görülebilir. Ayağın iki yanındaki duvar, kale hapishane olarak kullanıldığında yapılmıştır. Hendeğin sonundaki taş merdiven de sonradan ilave edilmiştir.

Merdivenin sağında duvar üzerinde görülen kabartmada Saint George´un ejderhayı öldürmesi gösterilmektedir. Bu kabartmanın orijinal yeri burası değildir. İç kaleden, İtalyan kulesinin kuzey duvarından getirilmiştir. Saint George figürünün altında üç arma görülmektedir. Merdiveni çıkınca karşımıza gelen kapı üzerinde, ortada Piere d´Aubusson´un tarikat haçı ile birleşik arması bulunmaktadır. 1476-1503 yılları arasında Rodos´ta üstad-ı azam olarak görev yapmıştır. Bir çok kere de Bodrum Kalesi´ni ziyaret etmiştir. Kendisine sığınan Cem Sultan´ı tutsak ettiği için papa tarafından kardinal başlığı rütbesiyle ödüllendirilmiştir. Arma üzerinde püsküllü kardinal başlığı görülmektedir. Arma sarı zemin üzerine çatallı kırmızı haçtır. Bundan başka iki arma daha vardır.

Kapıyı geçince sağda görülen küçük kule, asma köprünün kontrol kulesidir. Bu kulenin batıdaki dış duvarı yüzünde II. Mahmut´un tuğrası vardır. Üzerinde hicri 1235 tarihi okunmaktadır. Bu tuğra, sol alttaki Malta haçından da anlaşılacağı gibi bir şövalye armasının üzerine yazılmıştır.

İç kaleye girmek için geriye dönülüp, dar yol takip edilmelidir. Solda kale duvarının üzerinde, yüksekçe bir yerde bir arma grubu vardır. Bu arma ile ilgili bir fotoğraf sonradan kapatılmış mazgal deliklerinden birinde sergilenmektedir.

VI. kapının üzerindeki Latince yazıtta "Efendimiz uyurken bizi koru, uyanıkken kurtar. Senin koruman olmadıkça bizi kimse koruyamaz." denmektedir. Yazıtın altında üçlü bir arma grubu bulunmaktadır. Bu kapıdan geçilince kalenin güney bölümüne ulaşılır. Burada çevre duvarı iki tanedir. VII. Kapının karşısında su yalağı olarak kullanılmış iki lahit bulunmaktadır. VII. kapı üzerinde üçlü bir arma grubu vardır.

Kesik tonozlu bir koridorla iç kaleye girilir. Bu koridorun altında bir sarnıç bulunmaktadır. İç kale girişi üzerinde de bir önceki arma grubu işlenmiştir. İç kalede ve şapelin altında ondört sarnıç vardır. Kale muhasara edildiği zaman, gerekli su bu sarnıçlardan sağlanabilmiştir. Bu sarnıçlardan bazıları halen kullanılmaktadır.

İç avluda antik dünyanın ve yörenin tüm ağaç ve çiçeklerini görmek mümkündür. Bunlardan biri defnedir. (Grekçe´si daphne, Latincesi laurus). Anadolu´da zakkum diye bilinen bu ağaç çiçekleri ve yaz kış dökülmeyen yaprakları ile kaleyi süslemektedir. Kralların ve soyluların gölgesini sağlıklı buldukları çınar ağacı kalenin orta avlusundadır. Antik dünyada çok önemli yeri olan zeytin ağacı ile pek çok törende kullanılan mersin de yetiştirilmektedir. Mersin Afrodit´in kutsal ağacı idi. Kuşlardan güvercin, çiçeklerden de gül Afrodit´e adanmıştı. Güvercinlerin selamlamalarıyla karşılaşmak ve gül kokularını duymak belki de kaleyi gezenlere Afrodit´i anımsatacaktır. Adam otu tükenmekte olan bir bitkidir. Bu yüzden kalede itina ile yetiştirilmektedir. Bu otun tıpta anestezide kullanıldığı bilinmektedir. Yaz boyunca en güzel moru açan ipek karanfilleri, her türlü rengi olan gülfatmaları (sardunya), çeşitli kaktüsleri, begonvilleri ve Kıbrıs akasyasından, çam, gölge ağacı, nar ve duta kadar Akdeniz iklimine uygun her türlü çiçek ve ağacı kalede görmek mümkündür.




cortnek beğendi.
Urahara isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 14.09.2013, 12:27   #16 (permalink)
Ne Mutlu Türküm Diyene
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Marmaris Tanıtımı ve Tarihçesi



Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını yılın on iki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir. Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu , doğal liman oluşu, antik kentlere yakınlığı, doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları, körfezin her türlü su sporlarına olanak sağlaması, beş yıldızlısından başlayarak en mütevazı pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebilecekleri cennet bir ilçedir.Kısa bir süre öncesine kadar balıkçılığı, süngerciliği ve ıtırlı bitkileri ile tanınan Marmaris, bugün büyük bir turizm merkezi haline gelmiştir.
Kara ulaşımı yanı sıra Dalaman Havaalanı ve Rodos Feribotları ile kolayca dış dünyaya açılma imkanı bulan Marmaris, Datça yolu üzerinde bulunması, Fethiye yoluna yakınlığı nedeniyle önemini arttırmaktadır.Akdeniz'deki yatlar için oldukça uygun bir doğal limanı olduğu gibi, Yalancı Boğaz'daki atölyelerde yat imalatı ve bakımı yapılabilmektedir.

Akdeniz iklimine sahip oluşu, kışın bile denize girme imkanı sağlarken, etrafını çepeçevre saran sık ve yüksek dağlar ile çam ormanları, dünyada ender görülen Günlük (Liquidamber Orientalis) ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları Marmaris'in yeşil dokusunu oluşturur.

Tarihçe

Tarihi M.Ö. 3400'lere kadar giden Marmaris'teki ilk yerleşimin, bölgeye başkanlarının adı Kar olan bir kavimin gelmesiyle başladığı iddia edilir. Bölgeye KARIA ismi Kar'ın ülkesi anlamında sonradan verilmiştir. Ege ve Akdeniz kıyılarının bereketi, bölgeyi devamlı çekici kılmıştır.

Böylece, Marmaris zaman içinde pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiştir. Bölgede yapılacak gezilerde Karia, Rodos ve Ada uygarlıkları, Mısır, Asdur, İon, Dor, Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür. Pyhskos kentin ilk adıdır.

İklim

Akdeniz iklimi etkisi altında bulunan Marmaris'te yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir.

cortnek beğendi.
Urahara isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 15.09.2013, 23:00   #17 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Türkbükü

Türkbükü, Bodrum yarımadasının kuzeyinde yer alan köydür. 1999 yılında komşusu olan Gölköy'le birleşerek Göltürkbükü Belediyesi'ni oluşturmuştur. Etrafını çevreleyen tepeler sayesinde yatlar için tercih edilen bir koy olan Türkbükü koyu aynı zamanda önemli bir turizm merkezidir.
Antik çağlardaki adı Madnasa'dır.



Göltürkbükü Tarihçesi

Bodrum Yarımadası kuzeybatı yanındaki Türkbükü koyuna ve onun kıyısındaki Aşağı Göl Köyü'ne egemen bulunan sırt üzerindeki önemlice kalıntıların, Leleg kenti Madnasa kalıntıları olduğu aşağı yukarı kesin sayılıyor. Bu konuda bilgisi olmayan Friedrich Cornelius, Attika'da bulunmuş yazıtlarda, Delos Birliği'ne gider katkısı olarak hangi kentin kaç talanton ödediğini gösteren listelerde anılan Madnasa'yı, Menderes Magnesia'sı sanıyor, bunu da Hitit belgelerinde anılan ve II.Tudhaliya'nın Arzawa seferinde izlediği yol üzerinde bulunan Maddunassa ile eşitleyiveriyor. Oysa, Bodrum Yarımadasındaki Leleg kenti Madnasa'nın, Maddunassa olması kesinlikle olanak dışıdır, çünkü Bodrum Yarımadası, Hitit yurdundan Arzawa ülkelerine giderken uğranılanabiliecek bir yerde değildir, anakara ucunda deniz kıyısındadır. Madnasa adı, görünüşe bakılırsa, Luvi dilinde Ma-(u)dna-(a)ssa öğelerinden türetilmiştir. Ma ülkesinin kenti anlamındadır.

Eski Plinius'un ve Byzantion'lu Stephanos'un yapıtlarında sözü edilen Madnasa kentinin tarihçesi üzerinde bilgimiz pek azdır. Az önce sözünü ettiğimiz Attika yazıtlarından, bu kentin İ.Ö. 5. yy.'da Atina önderliğindeki Delos Birliği'ne, yılda önceleri 2 talanton (600 Atatürk altını eşdeğerinde gümüş), sonra 1 talanton tutarında gider katkısı ödediğini öğreniyoruz. Ancak, bu durumu, Mausolos döneminde onun da bir anlamda Alikarnassos/Bodrum'a "katılmak" zorunda bırakılmasına yani halkının Bodrum'a geçmek zorunda bırakılmasını engellemedi; böylece Madnasa'nın oturulan bir kent olarak tarihçesi, İ.Ö. 4 yüzyılın birinci yarımının sonuna doğru (İ.Ö. 360'lar dolaylarında), bitmiş oldu.

Türkbükü koyuna egemen kalıntıların bulunduğu yere gitmek için; Bodrum-Milas yolunun, Bodrum Yarımadası içinden geçip kuzey kıyıya yaklaştığı yerde solda göreceğiniz kavşakta başlayan ve kuzeybatı yandaki köylere ulaşım sağlayan düzgün yolu izleyeceksiniz. Bu yolla Yalıkavak'a dahi gidebilirsiniz. Yoldan, kalıntılar alanına tırmanış, Aşağı Gölköy'den sırtların kuzeydoğu yamacı boyunca kolay olur ve 40 dakika sürer.
Madnasa akropolisinin bulunduğu doruk, Aşağı Göl Köyü'nden kuş uçuşu 2km. uzaklıktadır. Bu doruğa çevrede, Kalkayığı tepesi deniyor

Müzeler ve Tarihi Eserler

Tarihi Vaftiz Mekanı

Tarihi Gümbet500 Yıllık Tarihi Şarap İskelesiKaya MezarlarıEmre Kunt Figür ve Model Müzesi

Urahara beğendi.
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 17.09.2013, 21:30   #18 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Bozburun



Bozburun Beldesi ülkeninGüney Batı bölümündeki Muğla İlinin; Yine Güney-Batı ucunu oluşturan Datça-Bozburun Yarımadaları bütünü içerisinde yer almaktadır.
İlçe Merkezi Marmaris’in Batısına uzanan Datça – Bozburun Yarım ada grubu; Ege Bölgesi karakterini yansıtan çok karakterli kıyı yapısı ile benzersiz doğal ve tarihi güzellikleri sergilemektedir.
Yarımada Grubunun Doğusunda bulunan Bozburun; Marmaris’e Kuzeyden Datça-Marmaris yolu ile; Doğu Yönde ise Bayırköy üzerinden bağlanmaktadır. Bu iki bağlantıda; yörenin doğal yapısına uygun standardı yüksek olmayan “Kara ulaşım olanakları” biçiminde tamamlanabilir.
Belde; Yaklaşık 36.41’ enlem , 27.59’ boylam koordinatlarında yer almaktadır. Marmaris’e 40 Km; İl Merkezi Muğla’ya 100 Km. uzaklıktadır.

Yarım adalar grubunda; Datça İlçe Merkezi, Bozburun Belde olarak gelişmiş yerleşim merkezleridir. Datça’ya bağlı 9, Bozburun Bölümünde ise 8 adet farklı büyüklükte yerleşim Merkezi bulunmaktadır.

Beldenin 1990 Nüfusu 2357; Yarımadanın 8 Yerleşme birimi ile toplam Nüfusu 9185 tir. Kırsal Yerleşmelerden Söğüt; Nüfus ve Turizm varlığı açısından ayrı bir öneme sahiptir.

Bölgenin, Karekterli doğal yapısını, kuzeyde Gökova Körfezi; Güneyde ise Hisarönü ve Yeşilova(Sömbeki) Körfezleri yaratmıştır.
Bozburun; çok girinti – Çıkıntılı bir yapı sergileyen Hisarönü Körfezinin Kuzey ucunda yer almıştır.Nerede ise bir iç deniz veya gölün Kuzey ve Doğusunda yer alan hakim bir kıyı kasabası görünümündedir.İç deniz havasını yaratan güneydeki Yeşil ada;Kasaba yaşamına ve denizciliğe ayrıca katkıda bulunur.

Bölge;sahip olduğu doğal,kültürel ve tarihi değerlerin korunması amacı ile;2872 sayılı Çevre Yasasının 9 ncu maddesi gereği 22.10.1997 / 1117 gün –sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; “DATÇA – BOZBURUN YARIM ADALARI ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ “ olarak tespit ve ilan edilmiştir.

Daha sonra,Yarım adaların çevre düzeni planı Özel Çevre Kurulu tarafından yapılarak 2.5.1994 de onanmıştır.Bu onamada,Bozburun yönetsel açıdan Marmaris Merkezine bağlı olmasına karşın,fiziksel bütünlük nedeni ile Datça ile birlikte ele alınmıştır.İki yarımadanın Çevre Korumaya alınan alan büyüklüğü 1474 km2 dir.

Bu yöre;Doğal güzellikleri,çeşitli ve zengin bitki örtüsü,tarihi ve kültürel değerleri,eşsiz görünümlü kıyı ve koyları bulunan çok kıymetli bir tabiat varlığı olarak düşünülmelidir.

Bölge; Ekolojik öneme sahip,Çevre kirlenmesi ve bozulmaya hassas,tarih ve tabiat varlıkları ile dolu bir alandır.Bu varlıkların Ülkesel ve Evrensel Boyutları ile gelecek nesillere intikali sağlanmalı;Koruma ve geliştirim kararlarıyla vasıfları devam etmelidir.Turizm alanı veya alt merkezi oluşu yanında;tarihsel ve doğal değerlerinin korunması daha önemlidir.

Muğla İli ve Marmaris 1 turizm bölgesidir.İl ölçeğinde ve DATÇA-BOZBURUN yarımadasında;hatalı kaynak kullanımı ve spekülatif turizm gelişmeleri yaşanmaktadır.Uzun kıyı çizgisine sahip bölge ve Bozburun yarım adasında kıyıya yanaşma ve ulaşılabilirlik güçtür.Bu olgu yörenin güzelliğini oluşturmakta ve korunabilmektedir.

Beldenin tek hakimi Türkmen’ler olmuştur.Yerleşim,Cumhuriyet döneminde nahiye olarak varlığını sürdürmüş olup1992 yılı haziran ayında Belediye olmuştur.

Tarihçesi:


Muğla İlinin Fethiye ve Kınık dışında kalan kısmı,antik çağlarda Karya adıyla bilinen bölgedir.

Karlar M.Ö. 4000 yılında merkezi Girit adası olan Minos uygarlığının bir parçası olarak,Ege adalarında yaşarlarken, M.Ö. 3400 yıllarında Minos egemenliğinden ayrılarak Anadoluya gelip, Muğla yöresinde yerleştiler.Karya adı; bu kavmin o zamanki kralı Kar’ın adından gelmektedir. M.Ö. 1000 yıllarında bölgeyi Dor’ların istila etmesi sonucunda Karya da İyon egemenliği altına girdi.

Karyanın bilinen tarihi İyonların bölgeye yerleşmesi ile başlar. Gökova körfezinin iki ucuna yerleşen Dor’lar Knidos ve Halikarnasos’u kurmuşlardır.
Antik çağda Knidos adıyla bilinen Datça kenti M.Ö.7. yüzyıl da Teselya bölgesinden gelen Dor ‘lar tarafından kurulmuştur. Kent M.Ö. 6. yüzyılda Lidyalılar sonra Pers’lerin egemenliği altına girmiştir. Bundan sonra sırasıyla M.Ö.4.Y.Y. da Büyük İskenderin, M.Ö. 120 Yılında Roma imparatorluğunun M.S. 395 yılında Bizans imparatorluğu dönemi yaşanmaya başlanmıştır. Muğla İli 12.Y. Y. da Selçuklu İmparatorluğu’nun egemenliği altına girmiştir.15.Y.Y. a Menteşe Beyliğinin, 16.y.y. da Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olmuştur.
Antik çağlardan bu yana bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdüren Bozburun’un bilinen en eski adı TİNOS yada TİMNOS ‘tur. Fıskos, Rodos, Knidos ve Halikarnos ile birlikte “ pençepolis” beş şehir olarak yarı devlet biçiminde tarihte yer almıştır.

Yakın tarihte Bozburun, Drahya’nın en önde gelen yerleşim yeri ve Limanı olarak “ Bosprina” adıyla tanınmıştır.Anadolunun fethinden sonra Türkmen göçleri, Toroslar yoluyla önce Marmaris’e daha sonra Drahyaya ulaşarak ,bölgede yaşayan diğer etnik grupların yanında yaşamlarını sürdürmüşlerdir.Lozan anlaşmasını müteakiben gerçekleştirilen mübadele hareketinden sonra Beldenin tek hakimi Türkmen’ler olmuştur.Yerleşim, Cumhuriyet döneminde nahiye olarak varlığını sürdürmüş olup 1992 yılı Haziran ayında Belediye olmuştur.

Urahara beğendi.
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 19.09.2013, 19:03   #19 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Didim



Didim, Aydın'ın turistik bir ilçesidir. Doğuda Muğla il sınırı ve Güllük Körfezi ve Akbük Koyu, batıda ve güneyde Ege Denizi, kuzeyde Bafa Gölü ve Menderes Nehri ile sınırlanmış bir yarımada şeklindedir. Yüzölçümü 402 km'dir. 2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 37.395 kişi yaşayan ilçede 3 bağlı belediye ve 5 köy bulunmaktadır.
Didim ilçesinin ilk yerleşim izleri Neolitik Devre (M.Ö. 8000) uzanır. M.Ö. 16. yüzyılda Miken, Giritliler ve daha sonra da Aka kolonilerinin varlığı görülür. Persler, Romalılar ve Bizanslılardan sonra 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasından sonra ilk olarak Karia olarak anılan bu bölge Türklerin eline geçmiştir. 1. Haçlı Seferlerinin ardından yeniden Bizans'ın eline geçti.1261 yılından sonra Karia’da Menteşe Beyliği'nin kurulmasıyla Didim ve çevresi bu beyliğin içine alınmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında varlığını "yeronda - yoran" ismi ile sürdürmüstür. 1955 depreminden sonra önceleri halk arasinda "HiSAR" olarak da adlandırılan YORAN devlet tarafından yaptırılan afet evlerine taşındıktan sonra "YENiHiSAR" adını almıştır. Sonrasında isim benzerliğine meyil vermemek için dünya üzerinde sadece bir yerde blunan ve kök olarak "DIDYMAION"'dan gelen "DIDIM" olarak yenilemiştir.
9 Mayıs 1990 tarihine kadar Didim ve çevresi Söke ilçesinin bir parçası iken bu tarihte yayınlanan bir kanunla Yenihisar kasabası merkez olmak üzere Akbük, Ak-Yeniköy beldeleri ile Balat, Batıköy, Denizköy ve Yalıköy köyleri ve Milas ilçesinden alınan Akköy ile ilçe olmuştur. 1999 yılında Yenihisar ilçesinin ismi Didim olarak değiştirilmiştir.
İlçe ekonomisi tarıma ve turizme dayalıdır. Tarla ürünlerinden buğday ve pamuk birinci sırayı almaktadır. Hayvancılık tüketim ihtiyacını karşılayacak kadar olup, özellikle küçükbaş hayvan yetiştiriciliği önde gelmektedir.
Yaz aylarında önemli sayıda turistin ziyaret ettiği ilçede, ekonomi olumlu yönde etkilenmektedir.

Urahara beğendi.
__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 20.09.2013, 18:50   #20 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Ege'de En Güzel Tatil Yerleri

Köyceğiz



Köyceğiz, Muğla ilinin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Tarihçe

Köyceğiz'in tarihi M.Ö. 3400 yıllarına kadar uzanır. Bu yörede varlık gösteren ilk uygarlık Karyalılardır. Sonra sırasıyla İskitler, Asurlular, İyonyalılar, Dorlar, Akalar, Persler, Hellenler, Seleykoslar, Romalılar, Selçuklular, Menteşeoğulları ve Osmanlılar yöreye hakim olmuştur.
Köyceğiz'in tarihi ile ilgili ilk bilgileri tarihçi Herodot, Coğrafyacı Strabon ve İngiliz Arkeolog Hoskin vermektedir.
M.Ö. 2000 yıllarında Yunanlılar ve Akaların deniz yolu ile Ege kıyılarına çıkmaları ile sahilde yeni koloniler kurulmuş, iç kısımlarda ise Karyalıların kolonileri ile gelişim sağlanmıştır. Böylece ilçe M.Ö. 1000 yıllarında oldukça iyi bir konuma gelmiştir. Köyceğiz Gölü'nün Akdeniz'le birleştiği yerde Kaunos şehri Karya'nın önemli limanlarından ve ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Akrapol, ünlü mabetler ile Harab ve Susan Kaleleri önemli tarihi eserlerdir.
Osmanlılar Döneminde ilçe Hurşit Paşa'nın Muğla Mutasarrıflığına getirildiği dönemde bugün bulunduğu yer olan Yüksekkum'a taşınmıştır (1884). İstiklal Savaşı'nda düşman saldırısına uğramış, 1919 yılı sonunda Tahirağa, Mehmet Zeki Osman Ağa ve Tevfik Bey'lerin öncülüğünde Kuva-i Milliye Teşkilatı kurularak yurt savunmasına dahil edilmiştir.Buranın Kuvai Milliye komutanı Dr Hikmet Kıvılcımlıdır. Köyceğiz adının nereden geldiğine gelince: Efsanelere göre Köyceğiz, gölün alanı üzerinde bulunan bir ovada kurulmuş. Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış. Felaketin seyrine gelenler gölün doğu kısmında kalan birkaç evi ve insanı görünce: "Bütün şehir batmış, sadece kıyıda bir Köyceğiz kalmış." demişler. Bugün hâlâ gölün altında bir batık şehir olduğuna inanılır.

Coğrafi konum

Köyceğiz İlçesi, Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nin birleştiği yerde, Muğla – Fethiye Karayolu’nun 60. km.’sinde, zengin doğal güzellikler ve narenciye bahçeleri içinde, sakin bir turistik beldedir. İlçe, adını aldığı Köyceğiz Gölü’nün kuzeyinde kurulu olup, 1.758 km² yüzölçümündedir.

İklim

Köyceğiz'in kıyı kesiminde Akdeniz iklimi, dağlık bölgelerde ise Karasal iklim görülür. Türkiye'nin Rize' den sonra EN ÇOK yağış alan Köyceğiz'de kış yağmurlarının 2-3 ay sürdüğü görülmüştür.

Ekonomi

İlçe nüfusunun % 85’i köyde yaşamakta olup geçimini tarım, hayvancılık, ormancılık, turizm ile sağlamaktadır. İlçenin en büyük gelir kaynağı tarımdır. İlçede polikültür tarım yapılmakta olup, iklim ve coğrafi yapı birçok ürünün yetiştirilmesine elverişlidir.
İlçenin diğer bir geçim kaynağı, gezginci arıcılıktır. Köyceğiz Gölü ve gölü Akdeniz’e bağlayan Dalyan Boğazı’nda kefal balığı üretimi yapılmaktadır. Beyobası beldesinde alabalık tesisleri kurulu olup, üretimini sürdürmektedir.
İlçede 3 adet narenciye yıkama, mumlama, standardizasyon ve paketleme fabrikası kurulu olup, ihracatlar buradan yapılmaktadır. Ayrıca ilçenin adını taşıyan Köyceğiz Köyü’nde tarım alet ve makineleri üreten bir fabrika bulunmaktadır.

Turizm

Köyceğiz Gölü ve gölün sahille birleştiği bölgede kurulan Karia’nın önemli limanlarından ve ticaret merkezlerinden Kaunos şehri ilçenin turizmdeki önemini arttırmaktadır.
Ayrıca ilçenin Sultaniye Köyü’nde mevcut olan Sıcak-Soğuk Termal Kaplıcaları, sağlık turizmi bakımından önemli bir merkez teşkil etmektedir. Diğer taraftan Yayla Köyü ve kuzeyindeki Gökçeova, safari turizmi ile ilgi görmektedir. Çandır Köyü Horozlar mevkiinde çamur banyoları ve tesisleri bulunmaktadır.
Köyçeğiz'in Akdeniz kıyısında bulunan köyü Ekincik Koyu, uzun plajı, nefis koyu ve yat limanıyla, su sörfü, su kayağı ve yüzme için elverişli yerlerden biridir.her gelenin eşsiz bir yer keşfettim dediği ekincik tatilde sessizliği,huzuru,güzel deniz ve ormanı arayanlar için ideal bir koydur.
Köyceğiz Gölü, Dalyan Kanalı, kaplıca ve çamur banyoları, 10 km. uzaklıktaki 800 m. rakımlı Ağla Yaylası, Şelale, Yuvarlakçay görülmeye değer yerlerdir. Dalaman Çayı, rafting ve trekking için önemlidir. Ağla Yaylası için yayla turizmi çalışmaları sürdürülmekte olup ayrıca göl çevresinde, Köyceğiz-Dalyan arasında bisiklet parkuru için alt yapı çalışmaları yapılmaktadır.
Köyceğiz Gölü’nün batısında Ölemez Dağı doğusunda Sultaniye Köyü sınırları içinde, kıyı boyunca çok sayıda termal kaynaklar vardır. Turizm ve Sağlık Bakanlığı’nca uzmanlara yaptırılan araştırma ve incelemeler sonucu çok sayıda ılıca-kaplıca ve içme kaynakları tespit edilmiştir. Bu termal kaynakların en önemlileri ve sağlık amaçlı olarak işletilenleri, Hasan Çavuş Ilıcası ve Kokar Girme denilen kaplıcalarıdır.
Sultaniye Kaplıcaları’nın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Milattan önceki yüzyıllardan itibaren bir şifa yurdu olarak işletilmiştir. Roma, Bizans, Osmanlı ve Selçuklu döneminde halkın hizmetine sunulmuştur. Roma döneminde 400 hastaya aynı anda hizmet verecek kadar gelişmiş bir hastane durumundaydı. Kaynaklara göre, hastanenin girişinde “Tanrılar adına buraya ölüm giremez” diye yazılmıştır. Ölemez Dağı da adını kaplıcalardan almıştır...



__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 23
AdoniS, Black, cortnek, Erka, ExiLe, Exodus, eXtreme, Jade, Jaqen, Kosovalı, Lased, Laura, Lothbrok, melisabel, Narsinha, Perii, Pineapple, PouF, Thedude, Tibet, Urahara, XooX, YeşiL6
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 22:10