Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Türkçe - Edebiyat
facebook bağlan


Bilimkurgu Edebiyatından Örnekler - Sıradan Bir İş Günü

Türkçe - Edebiyat kategorisinde açılmış olan Bilimkurgu Edebiyatından Örnekler - Sıradan Bir İş Günü konusu , Bilimkurgu Edebiyatından Örnekler - Sıradan Bir İş Günü Karşıdan gelen uzaylıya, başımla bir günaydın çakıyorum.‘Günaydın’, ztbıızzt. Bu türler böyle. Zıtlayıp, bıztlayıp yaşayıp gidiyorlar. Bir merhaba da, ondan sonra gelene. ‘Aman ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 18.05.2015, 23:57   #1 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
tick Bilimkurgu Edebiyatından Örnekler - Sıradan Bir İş Günü



Bilimkurgu Edebiyatından Örnekler - Sıradan Bir İş Günü



Karşıdan gelen uzaylıya, başımla bir günaydın çakıyorum.‘Günaydın’, ztbıızzt. Bu türler böyle. Zıtlayıp, bıztlayıp yaşayıp gidiyorlar. Bir merhaba da, ondan sonra gelene. ‘Aman aman, şuna da bakın suratsızın teki’. Hortumlarından fışkıran yeşil sümüğü beni başımdan ayağıma dek… Sırılsıklamım. Bir, en çok iki saniye içinde o sümük buharlaşacak, allahtan. Yoksa, biz insancıkların hali nice olurdu. ‘Yok yok, kalsın’ diyorum. Bugünlük bu kadar sıcakkanlı olmak bana yetti de arttı bile.
Köpekbalığı derisi giysilerimde tek bir kırışık bile yok, ayakkabı cilası parlaklığındaki saçlarım da ise tek bir dalga. Çok güzelim. Önemli bir şey bu. Güzel olmak. Ben güzelliğimin farkındayım da. Bu sabah o patronum olacak gorilin hakaretlerine katlanabilecek kadar güzelim. Dev vitrinde buz gibi yansıyan kendime bakıyorum, gülümsüyorum güvenle; bembeyaz dişlerime ışık ‘çınn’ vurup kaçıyor.
Gezegenler arası arenada oldukça söz sahibi olan sayın şirketimin giriş kapısı açılıyor ardına kadar beni görünce, açılmıyor da sınıfıma uygun bir şekilde ‘şöyle bir’ aralanıyor. Kapı beni ‘hoşgeldiniz ama geç kaldınız 2. sınıf yönetici’ diyerek karşılıyor. ‘Kapı, kapı’ diyorum. ‘Bir gün gelecek ki o gün çok yakın, sen benim önümde sonuna kadar açılacaksın, böyle ıkınarak sıkınarak aralarından berilerinden geçmek zorunda kalmayacağım. Bu yüzden haddini bil’.
‘Yine geç kaldın, sümsük herif’ diyor karşımdaki goril. Tam sen sümsüğü görürsün şimdi deyip, ya allah girişeceğim adama pata küte. Adamı dövmeyi düşünmemle birlikte kredi kartımın hesap özeti gözleriminden önünden şırıl şırıl akmaya başlıyor. Kendime geliveriyorum. Ellerimi hemen iki yanıma kilitleyip, ‘eyvallah’ diyorum. Zın zın Zın… Zınlayan kafamdaki emniyet çipi... Allah ondan bin kere razı olsun. Çipi satan adamlar, ‘sizi kahreden, bitiren, kişiliğinizi paramparça eden işinizde kıçınıza tekme vurulmadan çalışmak istiyorsanız size bu çipi öneririz. Bu çiple, öfkenize yenik düşemeyecek, patronunuz size ne kadar çok kızarsa kızsın, bir tarafınıza takmayacak, daha doğrusu takamayacak hale gelmenizi garanti ediyoruz. Patronunuz sizi ne kadar döverse dövsün, sövsün, ateşiniz 40’lara 50’lilere çıksın, beyniniz sulansın gözpınarlarınızdan aksın farketmez. Sizin kontrolünüz, bu gibi durumlarda, bizim çipin ellerine geçiverir’. demişlerdi de… İtiraf etmeliyim, bana biraz abartıyorlarmış gibi gelmişti. Benim için biçilmiş kaftan olan ‘çipin’, göz kamaştıran özelliklerine pek inanmamıştım. Ama haklılarmış. Denemesi bedava. Sıradan bir iş gününü atlamak isteyen her insanoğlunun kafasında olması gereken bir zamazingo bu.
‘Sümsük herif’ diyor, elindeki metal parçasını evirerek ve de çevirerek. Sen, dünyalı, bu aptal şeye rapor mu diyorsun. Hani nerede ‘ey’ler, hani nerede ‘ay’lar. Ingarot alfabesini öğrenemedin gitti’. ‘Ingarot kadar kafana meteor düşsün’diye düşüneceğim, düşünmesine de…Ih ıh ıh olmuyor. Deniyorum. Olmuyor. Emniyet çipim devrede. Geçen yaz aldığım, taksitlerini hala ödediğim 250 gr’lık inek eti konservesi burnumun önünde bir yukarı bir aşağı zıp zıp zıplıyor. Karşımdaki goril düşünce okuyan türden…
Allah iki kere razı olsun, şu emniyet çipinden
Gorilin fırlattığı rapor, utanmadan kafama saplanıyor. Saplandığı yerden bir çırpıda çıkarıveriyorum onu. Kuştüyü kadar yumuşağım. ‘Tamam efendim’ diyorum. ‘Şimdi gidip Ingarotçamı tazeleteceğim. Istediğiniz raporu da yeniden hazırlayacağım, öğle uykunuza yetiştiririm’.
Kükrüyor goril arkamdan.‘Senin işini yapacak onlarca insan, bak sıra bekliyor dışarıda. Ayağını denk al’.

Arthur C. Clarke

DeRDeST isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
DeRDeST
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 07:55