Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Türkçe - Edebiyat
facebook bağlan


Aşık Tarzı Türk Halk Edebiyatı ve Özellikleri Konu Anlatım

Türkçe - Edebiyat kategorisinde açılmış olan Aşık Tarzı Türk Halk Edebiyatı ve Özellikleri Konu Anlatım konusu , Aşık Tarzı Türk Halk Edebiyatı ve Özellikleri Konu Anlatım Şiirini aşk doğa kahramanlık gibi konularda sazıyla birlikte söyleyen şairlere İslâm’dan önce “ozan” “baksı” “kam” denilirken İslâm’ın kabulünden sonra “âşık” ya ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05.09.2013, 21:23   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aşık Tarzı Türk Halk Edebiyatı ve Özellikleri Konu Anlatım



Aşık Tarzı Türk Halk Edebiyatı ve Özellikleri Konu Anlatım

Şiirini aşk doğa kahramanlık gibi konularda sazıyla birlikte söyleyen şairlere İslâm’dan önce “ozan” “baksı” “kam” denilirken İslâm’ın kabulünden sonra “âşık” ya da “saz şairi” denmiştir. Âşık bir yönüyle eski destan (epope) geleneği sürdüren ama başka bir yönüyle adının da belirttiği gibi “sevda şiirleri” (lirik türden şiirler) söylemekle görevlenmiş bir sanatçıdır. Bu âşıkların oluşturduğu edebiyata da “âşık tarzı Türk edebiyatı” denir.

Âşık tarzı Türk edebiyatı (şiiri) Anadolu’da XVI. yy.dan sonra -daha önce de var olmasına rağmen- anonim halk şiirinin etkisinde gelişen ve saz şairlerinin meydana getirdiği bir edebiyattır. Önceleri anonim halk şiirinin etkisinde ve dili sade iken zamanla klâsik şiirin etkisine girmeye başlamış ve dili de buna paralel olarak kısmen sadeliğini kaybetmiştir.

Âşık edebiyatı şiirden ibarettir. Bu şiir din dışı bir şiirdir; âşık da denilen şairlerin kopuz bağlama cura tambura eşliğinde söyledikleri sözlü-besteli edebiyat türüdür. Gelişme alanları arasında kahvehaneler asker ocakları kervansaraylar bozahaneler tekkeler konaklar vardır.

Halk âşığı sözünün yerine “halk ozanı” ifadesi de kullanılır. Halk âşıkları hemen her konuda sayısız eserler bırakmışlardır. Bu ürünlerin önemli bir bölümü okuma yazma bilmeyen âşıklarca irticalen söylendiği için unutulmuş bir bölümü de cönklerle yazılı olarak korunmuştur. Âşık Türk Halk Edebiyatında XVI. yy’ın başından itibaren görülen şair tipidir.

Âşığın şairlik gücünü rüyasında pirin sunduğu “aşk badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandığına inanılır. Rüyada genellikle âşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır. Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır. Bardağın rüyada tas hâlinde görülmesine de sık sık rastlanır. Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere “aşk dolusu” denir. Fars Edebiyatı’nın etkisiyle bâde adını da almaktadır. Bunlar; erlik pirlik ve aşk badesi diye adlandırılırlar.

Âşıklar saz şairliğini usta âşıkların yanında öğrenir sonra onlardan mahlâs alarak diyar diyar gezmeye ellerinde saz şiirler söylemeye başlarlar. Âşıklarımız genellikle bir usta âşığın yanında yetişirler. Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler. Âşık meclislerinde kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra ediş biçimlerini yeterince kavradıktan sonra ustalaşan ozanlarda kendilerine çırak alırlar ve gelenek bu şekilde devam eder.

Âşık bilgi duygu ve becerisini yaptığı atışmalarda gösterir. Atışmalardaki amaç; yarışmak ve kazanmaktır. Atışmalarda en az iki âşık karşı karşıya gelir. Mecliste bulunan saygın bir kişinin ya da usta bir ozanın ayak söylemesiyle atışma başlar. Ayağa uygun dörtlük söyleyemeyen âşığın yenilgisiyle atışma sona erer.

Âşık Edebiyatının başlıca unsurlarından birisini hikâye anlatma oluşturur. Saz şairleri içerisinde geleneğe bağlı olanların çoğu âşık meclislerinde hikâye anlatırlar. Bir kısım usta saz şairleri ise bir yandan usta malı halk hikâyeleri anlatırken bir yandan da kendi düzdükleri hikâyeleri anlatırlar. Çıldırlı Âşık Şenlik Ercişli Emrah Sabit Müdami geleneğe bu yanıyla katkıda bulunmuş saz şairleridir.

Tunguzların “şaman”; Moğolların ve Boryatların “bo” veya “bugue”; Yakutların “oyun” (ouioun); Altay Türklerinin “kam”; Samoyetlerin “tadibei”; Finovaların “tietoejoe” (bakıcı); Kırgızların “baksı/bakşı” Oğuzların “ozan” dedikleri ve halk arasında büyük bir yer ve ehemmiyetleri olan bu temsilciler toplumun yaşam biçimlerini düşünce ve duygularını olaylara bakış açılarını şiirleriyle dile getirmişlerdir. Aşıklık geleneği Anadolu coğrafyasında bugün de canlı olarak yaşatılmaktadır.

- 13. yy: Yunus Emre
- 16. yy: Karacaoğlan Pir Sultan Abdal
- 17. yy: Köroğlu Âşık Ömer Gevherî Kayıkçı Kul Mustafa Ercişli Emrah
- 19. yy: Dadaloğlu Dertli Erzurumlu Emrah Bayburtlu Zihni Seyrani Ruhsati…
- 20. yy: Âşık Veysel Murat Çobanoğlu Şeref Taşlıova Sefil Selimi…

DeLi.Cocuk isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
cortnek, DeLi.Cocuk
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 06:16