Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Türkçe - Edebiyat
facebook bağlan


Alman Edebiyatı

Türkçe - Edebiyat kategorisinde açılmış olan Alman Edebiyatı konusu , Alman Edebiyatı - Alman Dili Alman ulusu Ari ve Hindu - Germen milletlerinin bir kolu olan Cermen milletleri gurubundandır. Bu sebepten Alman dili Cermen dilinin bir koludur. Bu guruba Norveç, ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 28.12.2013, 20:05   #1 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Alman Edebiyatı





Alman Edebiyatı - Alman Dili

Alman ulusu Ari ve Hindu - Germen milletlerinin bir kolu olan Cermen milletleri gurubundandır. Bu sebepten Alman dili Cermen dilinin bir koludur. Bu guruba Norveç, Danimarka, İngiliz, Hollanda ve Fries dilleri girer. Bu milletlerin sınırları doğuda Acemistan’a ve Hindistan’a kadar uzanır. Bundan ötürü Hint, Acem, Ermeni, Arnavut, Yunan, Roman = Lâtin (Hemşire dilleri olan İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Fransızca, Provenzalce, Retoromence, Romence, Keltçe, «Britanyada, Irlandada, Şotlandda, Walles'de») Cermen, Litvanya ve İslav dilleri bu gurup içine girer- Bu çeşitli ulusların kadim dilleri bazı noktalarda Hind-Cermen dillerinin müşterek cet lisanlarının yalnız bir dialekt'tidir. Kelime hazinesinin büyük bir kısmı hepsinde müşterektir. Ayni za*manda Flexion ve cümle teşkilâtı bakımından bir birlik arz ederler. Bu güne kadar bu ulusların kadim yurtlarının neresi olduğu henüz çözülemediğinden bu hâl bir bilmece olarak kalmıştır. Bazı bilginlere göre bu ulusların asıl vatanları Baltık Denizinin kuzey bölgelerinden Ural ve Hazar Denizine kadar uzanır. Bazı Almanlar da Arilerin beşiğini güney isveç olarak gösterirler. Bu bakımdan bu ulusların anayurtlarının Asya oluşu nazariyesi ve fikri de ciddî olarak müdafaa edilmektedir.
Cermenler de Doğu ve Batı Cermenleri olmak üzere iki kısma ayrılır. Doğu Cermence, Got’ça ve İskandinavya’ca (İsveç, Norveç, Danimarka ve İzlanda dilleri) ve Batı Cermence de Almanca, İngilizce ve Hollanda’ca dır. Sonuncusu dil bakımından aynıdır. Yalnız bir Alman dialekti yani Aşağı frankçadır. Aşağı Frenkçe de büyük bir edebiyat doğurmuş olduğundan bu dialekt bağımsız bir dilin Rang'ını (mertebesini) teşkil eder.
Eski zamandan beri Alman dilinde
a) Ober = Yukarı almanca,
b) Nieder — Aşağı almanca,
c) Mittel = Orta almanca
olmak üzere üç türlü lehçe vardır.
a) Ober ve yahut Hochdeutsch: Güney Almanya’nın dağlık bölge*lerinde görüşülür. Kalın sesleri vardır, boğazdan ve göğüsten söylenir, (Alman lehçesi yukarı Renin her iki tarafında ve kuzeyde Rastadt'a kadar Kara ormanda; Şvab lehçesi de (Kara ormanla Lech arasında konu*şulur.) Algaeri Alpları ile Kocher arasında ve Bavyera lehçesi de eski Bavyeradan Tunaya kadar, Tirol ve Salzburg'ta konuşulur.
b) Aşağı almanca (buna Saksonyaca ve Platt - Almanca da denir.): Kuzeyde ova civarında konuşulur, geniş sesleri vardır, daha fazla dudaklarla görüşülür. (Aşağı Saksonyaca; Aşağı Elbenin her iki tarafında, Pomeranyada, Prusya’da; Westafalyaca da aşağı Weser'in kuzeyinden aşağı Rene kadar olan sahada : Hollanda’ca da Almanya’nın kuzey batı sınırlarından Geldern ve Kleve kadar; Friesya'ca da Şimâl denizi sahilinde görüşülür. Bunların arasında da Orta almanca lehçesi (Hessence) vardır. Yukarı-Saksonyaca Lausitz ve Frankonyanın Main bölgesiyle yukarı Pfazta, Vogtland'ta Massau ve Rheinpfalz'ta görüşülür.
Edebiyat = Yazın için Ober ve Hochdeutsch şivesi üstündür. Zira Alman tekemmül başlangıcı evvelâ güney Almanya’da ikmal edildi ve yavaşça kuzeye doğru genişledi.


Konu Asi Ruh tarafından (28.12.2013 Saat 20:10 ) değiştirilmiştir.
Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:06   #2 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

1832-1918 Dönemi Alman Edebiyatı

Bu devir içinde şiir romantikten kuvvetlice Realizme yöneldi. Genç Almanlarda liberal fikirler yer buldu. Alman birleşmesi ve mücadelelerde politika şarkıları ön sırada gelir. Bu şiirler bilhassa Herwegh, Anastasius Grün, Hoîmann von Fallersleben ve Freiligath tarafından itimam gördü. Köy hikâyelerini İmmermann ve büyük hiâyecilerden «Uli der Knecht, «Uli der Pechter romanlariyle «Die scharze Spinne = Siyah Örümcek> hikâyesinin yazarı papaz Jeresmias jotthelf (1797-1S54) şiirlendirdi- "Maler Nolten, romanlariyle, "Mozart uf der Reise nach Prag,, novellerini yazan papaz şair Eduard Mörike, innette von Droste = Hülshoff, «Buch der Lieder eseriyle kendine bir er yapmış, prosaist olarak ruhlu, kuvvetli satirler ve ironiler yaratmıştır. Pariste ölen opposittionell lirikçi Heinrich Heine (1797-856), hüzünlü şarkılar ve meselâ "Faust, "Savonarola,, ve "Albigenser, gibi düşündürücü şiirler yazan Lenau ((1802-1850) ve Alman birleşmesi için emek sarfedenierden şiirler ve dramlar yazmış bulunan Emanuel Gibel (1815-1848) in manzumeleri hakiki duvguyu ifade ederler. Sahne şairi olarak da trajediler, derin düşündürücü, mahzun ve dramatik şiirler olan «Merlin» zaman romanları («Münchhausen», bunlar içinde köy hikâyeleri «Der Oberhof», Millî şair Karl İmmermann (1796-840) sahne şiiri (Şarkısı) olan «Dantos Tod = Dantonun Ölümü «Woyzek» eserlerinin yazarı Jorj Büchner (1813-37) ve sonraları da "Judith„Maria Magdelena„, "Herodes und Marianne, "Agnes Bernaüer,,, "Gyges und sein Rîng„, "Die Nibelungen, şiir ve günlük vak'aları muhtevi eserler yazan şair Friedrich Hebbel (1813-1863), "Der Erbförster,,, "Die Makkabaer,, trajedileriyle "Zwischen Himmel und Erde,„"Die Heiterheit,, hikâyelerini yazan Otto Ludwig (1813-1865), Vatanî sahne eserleri olan («Die Quitzows») («Hexenlied = Cadı Şarkısı») baladları ile romanlar ve çocuk hikâyeleri yazarı şair Ernst Wildenbruch ile halk kitapları olan «Der Gwissenswurm», «Die Kreuzselsschreiber» ile romanlar («Der Sternsteinhoh») ve kronikler yazan Ludwig Anzengruber (1839-1889) temayüz etmişlerdir.

Zaman ve cemiyet romanları Gutzkovv, Holki ve sonraları da, bilhas*sa baladları ve çağdaş sosyete hakkında romanları olan "Vor dem Strum,, (Tarihi), "İrrungen, Wirrungen„, "Der Stechlin,,, "Frau Jenuy Traibel,, , "Effi Briest,,, "Der Stechlin,,, "Wanderungen durch die Mark Brandenburg,, eserleriyle tanınmış Theodor Fontane, Spielhagen, Marie von Ebner=Eschenbach ve tarihi romanlar yazan,, Tabiatı tasvir ve canlandır*makta üstad olan ve ("Studien,, , "Bunte Steine,,) hikayeleriyle büyük pedegojik romonlar "Nachsommer,,, "Witiko„ un yazarı Adelbert Stifter (1805-1868), tarihi romanlar olan "Ekkehard,,, vers hikâyesi "Der Trompeter von Laeckingen,, şiir ve öğrenici şarkıları ("Gaudeamus,,) un yazarı Scheffel (1826-1886), "Die Jurnalisten,, komedisi "Soli und Heben„ romanlariyle ve medeniyetle ilgili "Bilder aus der deuschen Vergangenheit,, eserlerinin müelüfi Gustav Freytag; Luise von Françoiş : ''Die Könige der Germanen,, ve tarihi romanlar olan "Ein Kampf um Rom,, ve "Ostrogotlann Inkirazı, eserlerinin müellifi şair, hukukçu ve tarihçi Felix Dahn ; Novellerde Kantonun ilk devlet sekreteri olan İsviçreli Gottfried Keller (1819-1890); Conrad Ferdinand Meyer, Stifter, Stom, Heyse ve Rieh; hikâyeleri neşeli humor gösteren Wilhelm Raabe seçkin*lerdendir. Diyalektik (= şive) şiir 'Almar.ische Gedichte,, ve "Schatzkaestlein des rheinlaendischen Hausfreundes,, eserleriyle tanınmış olan Hebel, Klaus Groth, Fritz Reuter ve Holtei Rosegger, Anzengruber ta*rafından ihtimam gördü. 1900 den sonra bir çok ceryanlar geçirildi Naturalizmin asıl mümessili genç Gerhard Hautmann idi. İçsel olayların bir başka tasviri de Stefan Georg, Rilke, Hofmannstahî, Deymel ve Dauthendey tarafından ihtimam gördü. Bunların bazı mümessilleri kuvvetlice L'art pour L'art anlayışına yaklaştılar. 1900 de Liehnhard ve Adoîf Bartels'in idaresi altında köksüz büyük şehir sanatı vatan sanatına karşı çıktı. Bunun mümessilleri de Gustav Fressen, Tim Kroger, Heinrich Sohnrey, Hennann Löns. Cari Hauptmann, Wılhelm von Polenz, Ludwig Thoma, Emil Ertl, Kari Schönherr, Heinrich Feder'dir. Börries von Münchhausen, Agens Miegel,
Lulu von Staruss ve Torney baladları yeni bir forma soktular. Birinci dünya savaşının olayları savaş şiirlerinde büyük tesir yapmıştır. Bilhassa bu seneler içinde zaferleri terennüm eden bir çok destanlar yazılmış ve kahramanlık şiirleri elden ele dolaşmıştır. Biz bunları Kari Börger, Heinrich Lersch ve Waîter Flexın şiirlerinde açık bir şekilde görürüz.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:06   #3 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

1918-1933 Dönemi Alman Edebiyatı

Birinci cihan savaşı yıllarında ve hele 1918 den sonraki yıllarda Alman yazı hayatı form bakımından çok dağınık görünür. Bu çağda sinirlerin çok gergin olması ve bilhassa yenilemeyi kovalayan gün*lerde içte çıkan siyasî bir çok akımlar ve ekseriya da expressionizmin yıkıcı ve kırıcı şiirleriyle beraber kuvvetli komünist veyahut pasifistik temayülü sahne ile yayın sahasında hakim olmuştur. Bu çağda siyasi inançlar ve buna katılan yenilmenin bıraktığı etki dolayısiyla Alman yazı hayatında yeni yeni moda ceryanları hakim oldu. Dadaizm türünden olan bu ceryanlar, sağlam duyguyu bile yeğinsedi. Hikâye alanında psikoanaliz öğretim ve aşılama ruhunu parça parça eden tas*virlere götürdü. Bu yönden dekadenz duygular yer buldu. Bu hâl o derece ileri gitti ki bu karma karışık çağda *****grafik yazılar bile yayınlandı. Halkı ta kökünden sarsan ve fena to*hum saçan bu korkunç yayınların önüne geçmek için bir çok [aydınlar, kalem erbabı ve şairler cephe aldılar. Böylece yeni Alman halk şairinin temelleri atılmış oldu. İşçi yazınına gelince; bu karma karışık çağda muhtelif yönlü görünür. Her yazar kendi akidesini terennüm etmiştir. Sonraları bu da bir düzen içine alındı.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:06   #4 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

1933'ten Sonraki Alman Edebiyatı

Bu çağda Almanyada Nasyonal Sosyalizmin iş başına geçti. Hükü*metin aldığı tedbir ve takip ettiği politika dolayısiyle halk edebiyatı çok ihtimam gördü. Bu edebiyat milletin hayat görüşünü toprağın mukadde*ratı içinde ve Alman hayat durumuna uygun bir şekilde aksettirmeyi ülkü bildi. Bu dönemde Reichskulturkammer yeni karar ve kanunlarla yahudileri yayım sahasından uzaklaştırdı ve edebiyat bir düzen altına alındı. Alman şiiri, Alman varlığını aksettirmeği ve Alman geçmişini yaşatmak amacını güderek halka koyu bir Almanlık ruhunun aşılanması için, halk şiirlerine çok önem verildi. Bu sahada önde görünen şahıslar : Blunck, Beumelburg, Jelusich, Künkeî, Hohlbaum, Gmelin, Bethge, Brockmeier, Tügel, Hans Schwarz, Rehberg, Hymmen, Langenbeck ve Helke'dir. Nasyonal sosyalizmin takibettiği gaye dolayısiyle köylü şiiri yeni bir şekilde doğdu ve bu şiir toprağa bağlı varlığı derin bir şekilde aksettirmeği ülkü bildi. Bu ideali terennüm eden şairler: Griese, H. E. Busse, Waggerl, Linke, Billinger, Rainaeter, Josefa Brens — Totenhol, I. M. Bauer ve Oberkofler'dir.
Nasyonal Sosyalizmin ilk zamanlarında Almanyada kökleşmesi üzerine bu mücadeleyi şiirler içinde canlandırmak ve yeni döle bu ruhu aşılamak piyesi güdüldü. Bu şiirin temsilcileri : Dietrich Eckart, Horst Wesel, Baldur V. Schirach, Horst, Anacker, Gerhard Schumann, Herbert Böhme, Herybert Menzel ve Hans Baumann'dır.
Halk fikrinin gelişimini ve sosyal hayatın ilerlemesini temin maksadiyla köylü halk piyeslerine fazla önem verildi. Bunun da temsilcileri : Euringer ve E. W. Möller'dir.
Nasyonal sosyalizmin en kudretli zamanında muhtelif bölgelerin Rcich'e katılmasiyle Büyük Almanya idealinin uyanması yeni bir şiir dolayısıyla Alp ve Tuna bölgelerinde yaşayan Alman edebiyatının gelişme*lini, tekrar doğmasını ve ihtimam görmesini sağladı. Bu sahada mühim yerişgal edenler: Weinheber, Sepp Keller, Springenschmid ve Tümler'dir.
Südet çevrelerinin kolayca Almanyaya katılması dolayısile bu bölge*lin yaşayan Almanlar arasında hasıl olan büyük sevinç, bu yerde şiirin yeni bir devir geçirmesine sebep oldu. Bilhassa Südet Alman şairlerinden Pleyer, Rothacker, Bedenreuth romanlarıyla bu bölgenin Alman idealinin hudutları içine girmesinde büyük bir etkisi dokundu.
Siebenbürger'in halk yaşayışı ve mücadelesini Menschendörfer, Willstock, Zillich gibi edipler hikâyelerinde canlandırdılar.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:07   #5 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

Alman İşçi Edebiyatı

Onsekizinci yüzyıldan beri çiçeklenmeğe başlayan ve yirminci yüz yılda en yüksek derecesine varan endüstri yeni bir sosyete ve dolayısile yepyeni bir yazın,edebiyat doğurdu. Her ne kadar bu cemiyet ingiliz içtimaiyatçısı V. A, Demant'ın yaptığı çözümlemeye göre bir organizma değilsede makanizmadan ziyade organizmaya yakındır. Onun için istihsal ve idare işlerinde fazla mekanileşen bir cemiyet, midesiz, kalbsiz ve cinsiyetsiz bir beyne benzediği halde ALmanyada endüstrinin inkişafı yeni bir duruma ve dolayısiyle şairane ifadenin doğmasını sağladı. Biz ALmanyada sanayileşmenin başlangıcında işçi şiiri diye bir şiire rastlama*yız. Naturaliz akımı içinde meydana gelmiş olan sosyal şiir, kelime*nin tam manasiyle hakiki bir işçi şiiri değildir. Bu yeni ruhu terennüm eden gurubun en önemli şairleri "Die Dichtung des deutschen Arbeiters, Jena 1938,, eseriyle büyük bir ün kazanmış olan Ernst Jelken, Alman sanayii faaliyetinin içini ve yaşayışını sanayi bölgelerde öğrenen ve Köin'de yaşayan şair dişçi Joseph Winkler'dir.
1892 de Hannover'de doğan ve eserlerinin bir kısmı öldükten sonra parça parça yayınlanan Gerrit Engelker, 1889 da doğan ve 1936 ölen kazancı Heinrich Lersch; 1878 de doğan ve kısa bir zaman ilk okul öğret*tiği yapan Hamburg şairlerinden Hermann Glaudius; 1886 da doğan şair Josef Lehnart; dört ciltlik roman şairi "Ein Voîk an der Arbeit,, ile ken*dine bir yer yapan Avusturyalı Dr. Emil Ergt (1860 —1935) dir.
Materyalizm ve demokrasinin şiddetli düşmanı olan Paul Ernst 1 £86-933) tekniği olgun, duygulu şövalyeresk ruhlu şiirler yazdı. Eski İtalyan kaynaklarından çok istifade etti ve bunların formlarını kendi kişisel çalışmasında örnek olarak aldı. (Dramlar: Preussengeist, Yorck, Der Schatz im Morgenbrotsthal, Vers eposu: Das Kaiserbuch. Bazı eser*leri dilimize de çevirilmiştir. Başlangıçları naturalizme kadar geriye gi*den ve düşündürücü hikâyeler yazan şair Emil Strauss (1866) "Der Enfdvrirt,, hikâyesinde "Das Riesenepiegelzeug ve Lebenstanz» romanlarında yurt sevgisini açık bir ruhla, dinî yenilik hamlesiyle halk yaşayışını, duygu ve düşüncelerini birbirine bağlar. Bir köy öğretmeni olan Hermann Stehr (İS64-1940) manzum eserlerinde,insan ruhunun kutsal halk mücadelelerini, insan varlığının derinliklerine kadar nufuz eden, gayret ve çalışmalarının yükseklere ulaştıracağını arayan çizgiler bulunur.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:07   #6 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

Çiçeklenme Dönemi Alman Edebiyatı

Gottsched'in çalışmalarıyla meyvalanan Alman şiiri eski edebiyatın ve Shakespaere'nin incelenmesiyle kuvvetlendi. Orijinal ve mil*lî değere erişerek cihan edebiyatında en yüksek bir seviyeye geldi. Ta*rih bilgisi ve felsefe çiçeklendi. Seçkin lirikçi Klopstock "Mesias,, sanat-kârane şiirler "Odlar,, ve Germenlerin eski çağlardaki canlılığını yenileştirerek ve bunları meydana çıkarmağı istidat eden gayet ihtişamlı vatan dramları yazdı. Klopstock'un bu ihtişamlı odlarını
a) Tabiat hakkında (buna bir misal olarak Der Frühlingsfeier = İlk*bahar bayramı, Die früheren Grâber = Eski Mezarlar ve Der Eislauf = Buz Patinajı)
b) İnsan hayatı hakkında (Örnek: Unsere Sprache = Dilimiz, Mein Vaterland = Vatanım, Wingolf = Dostluğun Mabedi)
c) Din hakkında (Örnek: An Gott = Tanrıya, Dem Erlöser = Kur*tarıcıya)
olmak ve antik vezin ve şekillere göre yazılmış bulunmak üzere üçe ayrı*lır. Klopfstock ve Lessing ile beraber klâsik Alman şiirinin yolunu gös*terenlerden 1733 de doğan şair Martin Wieland Alman edebiyatına tat*lılık, letafet ve şiirin tarif ve tasvirinde "dramatik destan Oberon,, ko*laylık verdi. Şairin gençlik ve dindarlık devrine rastlıyan en önemli eserleri: Moralische Briefe = Ahlâkî Mektuplar, Der geprüfte Abraham = Denenen İbrahim ile 1764 de yazdığı ve Don Kişot'un bir taslağı olan Don Sylvio von Roslava romanı, Agathon, Hippias romanları ve Der Goldene Spiegel öder die Koniğe — Altın ayna veyahut Şeşiyan kralları (von Schechian) tarihi eserlerdir.

XVIII. yüzyıl Alman şiirinin liderlerinden ve dramatikçi Lessing (1729 - 1781) Alman dilini Fransız tesirinden kurtararak dikkati Yu*nan ve İngiliz sanatına çevirdi ve bunların kıymetlerini Almanlara gösterdi. (Shakespaere) in meftunu ve yeni ceryanin üstadı ve genç yaşta ölen Bürger, Homerin "Ilyada,, ve "Odise,, adlı eserlerini Almancaya çeviren Johan Heinrich Woss, melânkolik ruhlu ve Elegie am Grabeuıeines Vaters = Babamın mezarı başında mersiye,,, ve "Das Feuer im Walde = Ormanda Yangın,, vatanî şiiri, mersiyeleri ve şarkıları ile ta*nınmış Ludwig Hörty ve Stolberg Dükleri 1770 de (Gottinger Dichter-bund = Götting'en şairler birliğini) kurdular. Strassburgta Goethe ile tanışan ve onu İngiliz ufuklarına çevirerek doğal olgunluk fikirlerini Goethe'de uyandıran ve terbiye ideali hümanist yani insanlık ve şiarı da, mezar taşına kazılmış olduğu gibi "Licht, Liebe, Leben — Işık, Sevgi, Hayat,, gibi üç derin mefhumu olan Herder (1744 -1803) Alman düşünce dünyasına milletlerin medeniyetlerini, dillerini, şiirini ve bilhassa şiirleri*nin kıymetlerini derin bir anlayışla gösterdi ve öğretti. Tabiat ve halk şiirleri üzerinde yeni bir fikir çığrı açmasiyle dikkat nazarı kendi üzeri*ne çekti. Dünyanın iki meşhur klasik şairi Şehitler ve Goethe de bu sa*hada Herderin irşat ve teşvikiyle yetişti. Bunların her ikisi de gençlik eserlerinde Dr. Adnan Adıvar'ın "Faust'un tahlili,, eserinde "Hücum ve ileri atılış,, olarak terceme ettiği "Sturm und Drang„a mensupturlar. Bu ceryanin asıl temsilcileri: Klinger, Lenz ve Schbart'tır. Bu kişilerin bir*birleriyle rekabeti neticesinde Alman fikir ve ruhundan mülhem olarak eskinin form güzelliği ile aydınlatılmış mümtaz eserler meydana geldi. (Alman klasizmi) Bu devrin en seçkin simalarından yaratmalariyle u*lusal bir şöhrete sahip Goethe (1749 -1813) bilhassa sergüzeşt şiirleri ve romanları ve beşeriyet dramı olan "Faust,, u, Schiller (1759 -1805) kahramanlık ve ahlâkî ruhdan fışkıran bir ideal ile tiyatro oyunları (dram*lar) ve hikâyemsi şiirler (Baladlar) yarattılar. Jean Paul (1763 -1825) di*linin sade ve güzelliği, zengin hikâyeleri ve fışkıran fantazileri büyük bir değerdir. Eserlerinde sapıtkanlıkta derin ruhlu yergilerde (hiciv) ve gülme ile ağlama arasında dalgalanan bir humor vardır. Şair Hölderlin (1770 -1843) muhteşem şiirlerinin klasik form güzelliği içinde eski Yunan sanatı arar. Şiirleri romantik titremenin bir ifadesidir. Duyguların kuv*vetlice görüşü fikirlerin meczubane oluşu dinî olaylarda hayalperverane saplanmanın açık vasfıdır. Bu çağın önemli romantikleri Friedrich ve Shakespaere'in onyedi dramını büyük bir vuzuh ve meharetle Almancaya çeviren ve romantik dünya görüşü hakkında konferanslar vermiş bulunan August Wilhelm v. Schlegel (1767 -1845) dir. Romantik şair Navalis (1772 -1801) büyük bir özlemle ahiret hakkında şiirler ("Hymne an die Nacht,,, "Dini Şarkılar,,) ve romantik temsilcisi Tieck (1773 -1854) hikâ*yeler ve tiyatro oyunları, şiirler, noveller ve romanlar yazmıştır. Genç romantikler kendilerini halka ve hıristiyan Ortaçağ germanlığına çevirdi*ler. Bu gurubun en önemlileri «Achin von Arnim, Brentano ve Alman edebiyatında kendine ölmez bir nam bırakan Brüder Grimm» "Grimin Biraderler,, dir.

C.T.A. Hoffmann fantazi dolu hikâyeler, Eichendorf, Chamisso, Uhland, Schwab, Rückert ve Wilhelm Müller de içsel ve akıcı şiirler yarattılar. Arndt, Rückert, Korner, Schickendorf 1813 ün vatan coşkunluğunu te*rennüm ettiler. Formun şiddetli taraftarı üstad Graf von Platen'dir. Bü*yük sahne sanatkârı Heinrich von Kleist ve Grilpanzer Yunan efsanele*rini vatan şiirlerinde yarattılar. Wilh. Hanff ve Wiüaban Alexis tarihi romanlar yazdılar.

1832 de Goethe’nin ölümü bu devrin kapanmasına ve başka bir çağın açılmasını gerektirdi.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:07   #7 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

Duraklama Devri Alman Edebiyatı

Otuz yıl savaşları yazı ve fikir hayatını kökünden sarstı. Yabancı şekil ve neviler (Ode, Sonett, Epigram) taklit edildi. Bu bakımdan bu devreye "Mukallit, çağı da denilmektedir.
Dil ve fikir hayatındaki anarşiyi karşılamak için bir çok yurtseverler, bizde de olduğu gibi, bir araya gelerek dili yabancı kültürün tesi*rinden kurtarmıya çalıştılar. Bu suretle 1617 de ilk dil kurulu sembolleri Palmiye (hurma) olan (Palmenorden — Palmiye tarikatı) nı kurdular.
Şilezya edebî okulu;a) Birinci Şilezya okulu 1624 - 1660b) İkinci Şilezya okulu 1660 - 1725
olmak üzere iki periyoda ayrılır. Büyük faaliyet gösteren bu okulun en mühim örneği (uzvu) ve vers yapısını değiştiren Martin Opitz (1597-1639) dır. "Buch von der deutschen Poeterei,, isimli kitabında şiirin esasını düzenledi. Daphne ve Judith şarkılı oyunları italyancadan almanya terceme ederek ilk operayı Almanyaya soktu. Lirik ve dinî şiirler yazan Flemming ve Simon Dach bu nevide seçkindirler. Dönemin biricik halk eseri olan "Der abenteuerliche Simpilicismus, romanı ikinci şileziye okuluna mensup Grimmelhausen (1620-1678) tarafından yazıldı. Bu eserde otuz sene savaşından sonraki Almanyanın durumunu çizer. Çağın bir çok fikir adamları Alman dilinin gelişmesi için uğraştı. Fakat bu çevrenin ve bilhassa Opitz'in ilk olarak Almanyaya getirdiği Schâferroman = Çoban Romanı (pastoral) şiiri yalnız cemiyet şiiridir. Hariç kısmı resim ve şekillerdir. Bu şiirin yanında derin ve dinî sarsıntılardan çıkarak zaman ve edebiyatın tersine dünya ve Allah arayan yeni barok tespihleri bulunan bir şiir çiçeklendi ve gelişti. Bu edebiyatın en önemli simaları "Trütznachtigal,, dergisi olan Fr. v. Spee (1591 - 1635), Angelus Silesus ve Andrias Gryphius'tur. En önemlilerinden birisi de zamanında Berlinde vaiz bulunan Paul Gerhard (1607 -1676) olup dinî şarkıları "Evengel kilisesi şarkıları ile olağanüstü bir başarı göstermiştir. Bu yüz yılın ortalarında şiir daima çiçeklendi. Bunu temsilcileri de sarayda ya*şamış ve buranın ahlâk düşüklüğünü yakından görmüş ve Alman edebi*yatına "Heldenbriefe = Kahraman Mektupları,, denilen nev'i sokan ve ****** şiirler yazan Hofmannswaldau ve barok şiirlerinden Lohenstein'dır. Sahnelerde gezgin truplar tarafından baş ve hükümet aktionları oynandı. Meşhur hicivci Moscherosch Wunderliche und wahrhafte Geschichte Philandes von Sittenwald — F. von Sitteewaldin garip ve hakiki rüya*ları,, adlı eseriyle ve Logau yabancı mukallitliği ve moda çılgınlıkları ile mücadele etti. XIII. yüz yılda İngiltere ve Fransadan çıkan fikir cere*yanları her tarafı kapladı. Almanya da bu tesir altına girdi ve şiir üze*rinde müessir oldu. Bu sıralarda fikir adamları harekete geçerek Alman dilini karmaşıklıktan kurtarmak için uğraştılar. Christian Weise sah*neyi barok çılgınlıklarından temizleyerek Fransız örneğine göre tekrar kurmak için "Versuch einer kristischen Dichtkunst für die Duetschen — Almanlar için tenkidi bir edebiyat deneyi,, adlı eseriyle profesör Gottsched (1700 - 1766) ve sonra da neşeli vers tonları içinde fabl, hikâye, komediler ve "Das Leben der schwedischen Graefin G. = İs*veçli kontes G. nin hayatı., mektup romanlarıyla dinî şiirler yazan Gellert Alman edebiyatını karışıklıktan kurtarmak için çalıştılar. Bu durum*da İsviçre de Almanların açtığı yolda yürüyüp te bunlara bağlı olmayan ve model olarak İngilizleri, almanlık fikrini ortaya atan ve "Die Alpen,, Alplar,, isimli eseriyle büyük şöhret kazanan Bernli Prof. Ab. von Hal*ler ve Hamburglu Fredrich Agedorn zikre şayandır. Gottsched'm tale*beleri kendinden ayrılarak Leipzig'te yeni bir şairler birliği kurdular. Bu birliğin en fâal üyelerinden biri de genç yaşta ölen Jobann Eltas Schlegel'dir. Prusyada Halle de ayrıca bir şairler kurumu kuruldu. Bun*lara, eserlerinde Büyük Fredrik'in kahramanlıklarını öğdükleri için, Prusya şairleri denir. En tanınmışı Ludwig Glin'dir. En önemli eseri Preus sische Kriegslieder von einem Grenadira "Bir askerin Prusya savaş şar*kılar,, dır. Diğer mühim şairlerde tabiatı tasvir eden Frühling = İlkba*har ve Öden an die preussische Armee = Prusya Ordusuna Şarkılar şiirlerini yazan Kleist'tır.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:08   #8 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

Eski Yüksek Alman Edebiyatı Devri

Bu çağda Hıristiyanlık ruhu galebe çaldı. Halk şairlerinin yerini da*ha ziyade ruhani sınıfa mensup şairler aldı. Büyük Karl'ın (Şarlman) te*siriyle ruhban İncil’den çıkardıkları dini mevzuları ve Hıristiyanlık kavaidini Alman dili üzerinden işleyerek putperestlik çağma ait destanları unutturmağa çalıştılar. Bu suretle dinî eserler ahenkli bir şekilde meyda*na geldi. Meselâ bunların en önemlileri eski Almanca dil anıtlarından ve eski Saksonyaca yazılmış ve Hazreti İsa’nın hayatını tasvir eden Helilanddir. Bu eserin kahramanı yâni halaskar İsa eserde kralların kralı olarak görülür, zengin ve kudretli bir Alman imparatoru vasıflarını taşır.
830 da ilk ahenkli Alman şiiri Weissenburg papazı Otfried (860) ta*rafından Evangelienbuch şiiri yazıldı. Eserin konusunu, İsa’nın hayatı ve ölümünden sonra dirilerek göğe çıkması teşkil eder. Bu zat ilk Alman yazarı olup Ludwig şarkısını Alman imparatoru Ludwige armağanlaştırmıştır.
X ve XI. yüzyıllarda Alman keşişleri tarafından kahramanlık ve hay*van efsanelerinin esasları Lâtince versler — mısralar içinde yoğruldu. Sankt Gallen’li rahip Ekkehard I. X. yüzyılda Lâtin versleri ile Waltharilied (Waltharus) u yazdı. XI. yüzyılda da başka bir Ekkehard II. tarafından bu destan tekrar işlendi. Bu çağda bir çok Lâtince şiirler ve Almanların ilk romanı (Roudlieb) de 1023 de Lâtince olarak yazıldı.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:08   #9 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

İlk Devir Alman Edebiyatı

Zaman zaman kuzey Avrupa’da, Almanya’da, kuzey İtalya’da yerleşmiş veya muhtelif sebepler altında yerleştirilmiş bulunan bugünkü Almanla*rın cetleri hakkında açık bir bilgimiz yoktur. Anayurtları Asya olan bu Cermen kabileleri bir çok sebepler altında Roma kapılarına kadar batıya sürüldüler. Bunlar hakkında doğru malûmatı Romalı gezgin ve yazarı Tacitus'un İsa’nın doğumundan 98 yıl sonra yazdığı Cermania adlı ese*rinde bulmaktayız.
Cermen şiiri ele geçen yazılı şiirlerden çok eskidir : Eski Cermen dillerindeki “Alliteration,, ahenk olgun ve kafiye sanatkâranedir. Bu ulusu teşkil eden bir çok kabileler ve hele Got ve Franklarda kahramanlık şarkıları, efsaneleri ve eski Alman duygularını ifade eden putperestane halk şarkıları ve türküleri olağanüstü çiçeklenmişti.
Bu ulusun şiiri hakkında Tacitus'un “Cermania,, adlı eserinde şu satırlara rastlarız. “Cermenlerin biricik tarihi belgesi ve anıtları olan eski şarkılarda topraktan çıkan ilâh Tuisko ve oğlu Mannus'u kavimlerinin ulusu ve temsilcisi olarak kutlanırlar. "(Bölüm 1)„ Herkül’ün (Almanca Donar) kavimler içinde yaşamış olduğunu iddia ederler ve savaşa giderken bu İlahı kahramanların en büyüğü olarak tasvir eden şarkılar söylerler. Bun*dan başka Barditus ismi verdikleri ve cesareti arttırmak için söyledikleri başka şarkıları da vardır. "(Bölüm II) 350 - 650 yıllarındaki göç sıra*larında bu ulusun İlâh ve kahramanlık şarkılarına, destanlarına ve Frank masallarına rastlarız.
Kuzey Germenlerinin şiirlerinde Edda ve saire, sonraları halk edebiyatında peyda olan, şairlere ilham kaynağı ödevini gören ve mito*lojik kaynaklara dayanan Niebelunglied = Siegfried efsanesi ile Ostrogot efsanesi Dietrich ve Hermanrich efsanelerini görürüz. Der Niebelung Not efsanesinin ilk şekli ve sonraki şekilleri orta Almanca’nın en büyük destanıdır. Bu efsane XII. yüzyılında Tuna kıyılarında şekil ve muhteviyat bakımından uzun bir değişme geçirdikten sonra çıkmıştır ve aslını buralardan alır. Efsanenin bazı bölümleri kök bakımından Tuna kıyılarından tarih aldığına ve Atillâ da şiirde önemli bir yer tuttuğuna göre, eski Hun-Türk destanlarının motiflerini de ihtiva etmesi veyahut şiirde ona yakın motiflerin bulunması icap eder. Alman halk muhiti için*de geniş bir yer tutan bu efsanelerin birinci kısmı Siegfried'in gençlik efsanelerini, Alman kahramanlık efsanelerinin bir sembolü ve belki de bir huri olan Kral Gibich'in kızı Kriemhild'e Siegfriedin evlenme teklifi*ni, Brundhild'in kulluğunu, Siegfried'in katlini, ikinci kısım da Kriemhild' in ikinci kocası ve Hun kralı Atillâ ile evlenmesini ve bu kadının Burgundlardan intikam alışını (Etzel “Hun efsanesi,,) tasvir eder.
Mitolojik telakkilere dayanan Siegfried efsanesinin konusu: — Felemenk kralının oğlu nur ve ışık kahramanı kral Siegmund'un oğlu Siegfried savaşta daima korkmazlık gösteren bir yiğittir. Yalnız düş*manları yenmekle kalmaz, orada mevcut olan devleri ve cinleri de yok eder. Siegfried karanlıklar hâkimi ve sisin oğulları Niebelungen prensle*rinin hüküm sürdüğü memleketleri zapt eder. Bu ülkenin hükümdar hazi*nelerini dev ve cinlerin ellerinden kurtarır. Lâkin yendiği bu kuvvet sonraları onun mahvına sebep olur ve Hagen tarafından arkadan vu*rulmak suretiyle öldürülür. Bilâhare bu mitolojik efsaneye yabancı bir konu olan Burgundların tarihi de karıştırılmak suretiyle Burgund efsa*nesi “Gunther,, doğmuştur. Bu efsanenin konusu:
— Burgund kralı Gundikarius, Hunların 431 yılında saldırışı sonucun*da bütün soyu ile beraber mahvolur.
Hun efsanesi Etzel'de Burgund kahramanlarının Atillâ sarayında kat*ledilişlerini tasvir eder.
Longbard efsanesi Rother'in esasında efsanevî bir mahiyet taşıyan ve sonraları Longbardlara atfedilen bu efsanenin konusunu, Kral Rother' in kıyafet değiştirerek kendi elçisi olarak Kostantinin kızını nasıl ziyaret ettiğini ve hile ile onu nasıl kaçırdığı teşkil eder.
Ostrogot - Doğu - Gotların Hermanrich ve Dietrich efsaneleri de mi*tolojik bir mahiyettedir. Bu efsanenin konusu:
— Alman halk efsanelerinin Dietrich von Bern adı altında kutladığı ve göç çağlarının en tarihî şahıslarından biri olan Teoderich yurdundan uzak Doğu Roma İmparatorluğu sarayında terbiye gören bir prenstir. Cermen Kralı ve kumandanı Odoakere karşı çetin mücadele yapar, İtalya’yı zapt eder. Siyasî olgunluğu, kudret ve zekâsı ona Batı Gotları ara*sında büyük nüfuz kazandırır ve Burgundları Frankların nüfuzuna karşı korur. Efsanenin sonraki şekilleri tarihî Odoaker yerine Gotların kralı Ermanrich'i koyar. Bu efsaneye göre Dietrich amcasının entrikaları yü*zünden memleketinden uzaklaşmak ve Hunların kralı Atillâ’nın sarayına sığınmak zorunda kalır. Bir müddet sonra mülteci prens memleketini geri almak için harekete geçer ve Ravenna da on iki gün süren bir savaş*tan sonra Hermanrich'i yener. Fakat bu zafere rağmen ülküsüne yetişe*mez. İtalya’yı eli altında tutamadığından tekrar Atillâ'nın sarayına dön*mek mecburiyetinde kalır. Otuz yıl sonra yaptığı teşebbüste muvaffak olur ve yurdunu kurtarır. Hayatının sonlarında da bir yağız at veya bir cüce kendisini alıp götürür.
Fuldalı bir rahip tarafından yazılan Hildebrandslied - Hildebrand Şar*kısında da efsanenin en eski şekillerine rastlanır. Oğul ile baba arasın*daki mücadeleyi tasvir eden şarkının konusu trajiktir. Şarkının asıl ko*nusunu prens Diedrich von Bern, Hunlar sarayında (30) yıl kalır ve İtalya’ya döner. Kahraman Hildebrand sınırda, küçük yaşta bıraktığı ve yok*luğu zamanında büyüyüp kahraman bir cengâver olmuş olan oğlu Hadubrand ile karşılaşır. İhtiyar baba oğluna kendini tanıtmak ister. Uzun zaman evvel babasını ölmüş zanneden mağrur ve tecrübesiz delikanlı, karşısındakini kurnaz bir Hun sanar ve onu korkaklıkla suçlandırır. Bu*nun üzerine Hildebrand dövüşmek zorunda kalır.
Yine bu çağda kuzeybatı Alman efsanesi olan Hettel, Herwig ve Gudrun hazırlandı. Bu efsanelerin konusunu da diğerleri gibi kahramanlık teşkil eder ve bu Avusturya ve Bavyerada tersim edilir.
Bu dönemde İstanbul’da ölen (383) Batı Gotların piskoposu Wulfila Hıristiyanlığın yayılması hususunda büyük gayret sarf etti. Grek, Lâtin ve Got dilleri üzerinden vaizler verdi, İncili Gotça’ya ve eski Almanca’ya çe*virdi. Bu tercüme tamamen korunamamış olmakla beraber yeni ve eski ahulardan elimize bazı parçalar geçmiştir. Bu eser kısmen altın ve kısmende gümüş olarak kırmızı parşmen üzerine yazılmış olduğundan Werdende bulunan ve bugün İsveç’te Uspala şehrinde muhafaza edilen bu fragmana (Silberne Kodex - gümüş yazı) denir.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 28.12.2013, 20:09   #10 (permalink)
Bjk Polat Doruk Bjk

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Alman Edebiyatı

İlk Yeni Almanca Dönemi Edebiyatı

Derebeyliğin çiçeklenme zamanı geçti. İlim tekrar canlanmağa, dram ve nesir genişlemeğe başladı. Şövalye şiiri yerine didaktik ve satirik dönemle yer değiştirdi. Şair Uhland "Edebî Konferanslarında,, eski ve yeni şiiri şöyle açıklandırır. "Eskiden canlı olarak gelişen şiir bu devirde bir taş gibi donmuştu. "Bu çağın şiir muhteviyatı reformatsiyon öncesi skolastik ke*lime oyunlarından ve Luther'den sonra incilin Almancaya çevrilmesi ve bunun yeni bir din çağı açması üzerine Protestan mezhebinin müdafaası için kuru öğüt ve kilise şarkıları ve şiirleridir. Bu çağda tasviri edebî nevî büyük gelişmeler göstermiştir. Minnensaenger — ozanlar yerine üstat şair*ler yetişti. Bu şairlerin Minne nevini taklit ederek yarattığı edebî neve Meistergesang = Usta şarkıcı okulları denir ki bunların en meşhurları Augusburg, Nürnberg, Ulm ve Mainz gibi Alman şehirlerindedir. Bu çağın en önemli şairi bir çok cepheli ve çağının en verimlisi kunduracı ustası Nürnberg'li Hans Sachs=H. Saks'tır. (1494) Bir çok seçkin şiirler, fıkralar nazmen latifeler fabeller ve karnaval oyunları yazmış ve refaormatsiyor ceryanı iltizam etmiştir. Bunların yekûnu (6000) kadardırki bir kısmı basılmıştır. Bunlar içinde (4200) kadarı üstad şarkı |= Meistergesang. (1000) kadarı lâtife, (mizah = gülenek), fabl ve diğer didaktik ve alegori edebî eserlerdir.
(200) den fazla da dramatik eseri yardır. Eserlerinin konularını asıl Alman halkının hayatından seçmiş ve diğer ulusların hayatını da yazıla*rında yansıtmıştır. Eserlerini aydınlardan daha ziyade halk tabakasına hitap ederek bunları fikren inkişaf ettirmek ve seviyelerini (yükseltmeli amacım gütmüştür. Eserlerinin en ömenlileri St. Peter mit der Geiss = Sen Peter oğlağı ile, Die ungleichen Kinder Eva = Evanın eşit olmayan çocukları'dır. Kahramanlık efsanelerini ve masallarını gösteren en önemi eserleri de "Klytâmnestra,,, "Der hörnerne Siegfried = Boynuzlu Siegfried,
dir.
İmparator Maximilian "Son Şövalye,, (Teurdank) adlı destanı ile şövalye şiirini yeniden canlandırmağı denedi. İmparator bu eserinde Burgunt prensesi Maria ile evlenmek için geçirdiği maceraları terennüm eder. Sebastian Brand (Narrenschiff = Çılgınlar, ahmaklar gemisi) eserin*de zamanın delilik ve çılgınlıklarını kamçıladı. Bu çağda hayvanların yaşayışını ve karakterlerini tasvir eden ve ayni zamanda devrinin ahlâl ve adetlerini de şiddetlice tenkit eden Reinek, Fuchs'un hayvan şiirlerin Holandacadan Almancaya çevirdi. Yine bu çağda Roma ve Yunanistanlı çiçeklenme devrine "Hümanizme» dönüş hususundaki fikri bir kıpırdams görülür. Fakat Almanyada inkişaf diğer memleketlerde olduğu gibi aynı tempoyu gösterememiş, bu yükselişe ayak uyduramamış ve Rönesans şahsiyetleri gibi büyük sanatkârlar yetişmemiştir. Fakat unutmamak lâzımdır ki bu dönemde Hümanistler daha ziyade dil bilginleridir. Kilise nin yeni bir şekle girmesi için mücadele "Reformation = İslahat» Orta çağ hayatının esaslarım ta temelinden sarsarak yeni ve dinamik bir devir açtı. Bu devrin en önemli siması din sahasında büyük inkilâp yapan ve bundan ötürü Papa tarafından afaroz edilen Dr- Martin Luther (1483-1546) dir. Lutherin "Bir Hıristiyan Almanın Hürriyetinden "Von der Freiheit eines Christenmenschen„, "An der christlichen Adel deutschen Nation,,) ve kilise şarkıları fikir değişimini açıkça yansıttı. Bu fikir bil*hassa Luther'in hararetli tarafdarlarından Ulrich von Hutten'in yazılan ile desteklendi. Luther İncili terceme etmekle herkes tarafından anlaşılan bir yazı dili meydana getirdi. Bu dil yeni devir Almancası için bir temel teşkil ettiğinden o Alman dilinin kurucusu sayılır. Bu bilgin hakkında meşhur Alman gramercisi Jacob Grimm der ki: "Dilimiz yüzyılların du*rumu içinde bir çok değişiklik geçirmiştir. Fakat onun ruhunu canlandı*rıp gençleştiren, şiir ve edebiyatta erişilmez semereler vermesini temin eden yalnız Lutherdir. "Klopstock'ta,, hiç bir insan Luther kadar ana dilinin gelişim ve teşekkülüne hizmet etmemiştir, der. Bu fikri kaynaş*mada Thomas Murner hicivleriyle Luthere karşı cephe aldı. Bu dönem büyük şair bakımından fakirdir. Fakat buna karşı halk şarkıları çiçeklendi ve halk kitapları geniş bir alan buldu. (Meselâ Wickram, Eulenspiegel, Finkerritter, Schildbürger) ve tiyatro oyunları ve paskallar sevildi. Strassburglu Johann Fischart bir çok taraflı yazı yazdı.

Asi Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Asi Ruh, DeRDeST
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 23:42