Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Gezelim - Görelim > Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar

Mardinin Gezilecek Yerleri

Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar kategorisinde açılmış olan Mardinin Gezilecek Yerleri konusu , ...


Like Tree2Beğeni
  • 2 Post By Perii

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 21.04.2014, 19:34   #1 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Mardinin Gezilecek Yerleri

Mardinin Gezilecek Yerleri

Mardinin Gezilecek yerleri, Mardinin Neyi Meşhur, Mardine Gezilecek Yerler Nelerdir, Mardinin Meşhur Yerleri, Mardin Denince Akla Ne Gelir, Mardin

Ülkemizin eşsiz şehirlerinden birisi de Mardin’dir. Tarihi dokusu ve gezilecek yerlerinin çok oluşu ile turizmin de odak noktalarından birisi haline gelmiştir. Eğer yolunuz Mardin’e düşerse gezip görmeden gelmemeniz gereken yerler bulunuyor. Şimdi size Mardin ilinin gezilecek ve görülecek yerlerini tanıtacağız.
Mardin, uzun süre Roma ve Bizans hakimiyetinde kaldıktan sonra, 1098 yılında Artukluların başkenti olmuştur.
Şehir 1515’te Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına eklenmiştir. Mardin, Habur ve Nusaybin sınır kapıları ile Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan noktalarından biri olma özelliğini taşır.
Midyat ilçesinde, Dicle kıyısındaki Germiab kaplıcası şehrin en dikkate değer doğal güzelliğidir. Sağlam bir kalenin eteklerine kurulu şehrin mimari yapısı oldukça etkileyicidir.
Evleri beyaza boyalı, küçük pencereli yapılardır. Farklı uygarlıkların izini taşıyan Mardin’in merkezinde ve çevre ilçelerinde görülmeye değer çok sayıda tarihi yapı bulunur.
Mardin’in başlıca turistik çekim noktaları şunlardır:
Mardin Kalesi

Mardin Kalesi, Mardin’de bir kaledir. Mardin Kalesinin diğer bir ismi “Kartal Yuvası”dır.
Şehrin büyük alanının dayanmış olduğu zinin üst tarafına kurulmuş müstahkem bir yerdir.. Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdaniler,Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler, Osmanlılar dönemlerini yaşamış çok önemli bir kaledir.




MS 330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral gelip Mardin kalesinde kalır. Hastalanmış olan kral, kalede yaşadığında iyileşince, kendisine bir kasır yaptırıp, 12 yıl burada hayatını devam ettirir. Sonra kendi memleketi Pers ve Babil’den birçok asker ve sivil getirip, onlar için Mardin’e yerleşim yeri yaptırır. Halkın etkisi sayesinde MS.442 yılına kadar ilerlemeler görülür. MS 442′de veba hastalığının yaygın hale gelmesi kaledekilerin hayatını kaybetmelerine neden olmuştur. MS 542′e kadar Mardin Kalesi kullanılmadı.
Mardin Taş Evleri

Mardin, Güneydoğu Anadolu’nun değişik bir yapılaşma gösteren ilginç yerleşmelerindendir. Kent, Mazı Dağları’nın (Masius) güney yamaçlarında, doğudan batıya 2.500 m uzunluğunda, 500 m genişliğinde bir alana kurulmuştur.
Kaleden ve karşıdan bakıldığında, Mardin evleri bir-biri üstüne yığılmış gibidir. Doğal konumdan doğan bu üst üstelik ve sıkışık yapılaşma, kente özgün bir görünüm kazandırmaktadır. Çevrenin ağaçlıklı görünümüyle kale eteğinden başlayarak ovaya doğru teraslar biçiminde inene ak evler, ilginç bir çelişki yaratmaktadır. Ortaçağ mimarisinin günümüzde de sürdüren bu yapılaşma “Kuzey Suriye mimarisine sıkı sıkıya bağlı olan Şanlıurfa ve kuzey etkileriyle karışık Diyarbakır’ın şehircilik strüktüründen (yapısından) tamamıyla farklı olarak, bir kapalı bölge karakteri göstermektedir.




Mardin, Anadolu ev mimarisinde, Orta Anadolu’nun Niğde, Kayseri şehirlerde daha yaygın olarak da Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde örneklenen, “Kuzey Suriye ile benzeşen” diye tanımlanan taş mimarinin görüldüğü önemli şehirlerden biridir. Gerçekten de bölgede çok sayıda ocağı olan sarı kalker taşı, yapı üretimine egemen olmuş, ahşaba, kapı, pencere, asma kat gibi zorunlu kullanımları dışında yer verilmemiştir. Böylece taş, süslemeden, taşıyıcı sisteme kadar her yapı elemanını belirlemiştir. Bu mimarinin biçimlenmesindeki etkenlerden bir diğeri bölgenin iklimidir. Ayrıca mimaride önemli bir yere sahip eyvan, revak gibi yarı açık mekanlar, özellikle batı güneşine karşı gölgede kalabilecek biçimde yönlendirilmiştir .
Tarihsel geleneğin günümüze dek sürdürülmesinin bir sonucu olarak özgün mimari karaktere sahip bir yapılaşmayla birlikte anılan Mardin’in, kentle özdeşleşen kagir evleri, gerek plansal özellikleri gerekse malzeme ve bezemeleriyle Anadolu konut mimarisinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.

Mardin, kaleden ve karşıdan bakıldığında, Mardin evleri birbiri üstüne yığılmış gibidir. Doğal konumdan doğan bu üst üste yapılaşma, kente özgün bir görünüm kazandırmakta ve ağaçlıklı görünümüyle kale eteğinden başlayarak ovaya basamak biçiminde inen ak evler, ilginç bir çelişki yaratmaktadır. Ortaçağ mimarisini günümüzde sürdüren bu yapılaşma “Kuzey Suriye mimarisine sınır olan Urfa ve Kuzey etkileriyle karışık Diyarbakır’ın şehircilik strüktüründen (yapısında farklı olarak, bir kapalı bölge karakteri göstermektedir”).
Mardin evlerinde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal taştan farklı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu taşların en büyük özelliği kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde işlenebilir özellikte olması zengin süsleme elde edilmesini sağlamıştır. Kolay işlenen ve ocaktan çıkartılan bir süre sonra sertleşen bu kireçli oluşum Mardin yapılarının her devrinde aynı rahatlıkla halen kullanılmaktadır. Bu evlerde herhangi bir sıva malzemesi kullanılmaz. Belirli zamanda taşların temizlenmesi amacıyla, taş kırıntıları kum haline getirilerek ve bu kum ile duvar temizlenir. Duvarların örülme işleminde ise kireç ile karıştırılan bu kumdan harç elde edilir. Bu harç ile duvar örülür. Mardin’de ahşap malzemenin kullanılmamış olması ağzından değil, Mardinlilerin taşçı geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklanmaktadır. O kadar yerleşmiştir ki bugün bile beton yapılar yadırganmaktadır.
Deyrul Zaferan Manastırı

Deyrulzafarân Manastırı Mardin’in 4 km doğusunda, 5. yüzyılda yapılan bir Süryanimanastırı ve Süryanilerin önemli merkezlerinden biridir.. Mor Hananyo Kilisesi (Kubbeli Kilise), Azizler Evi (Beth Kadişe), Meryem Ana Kilisesi ve Güneş Tapınağı manastırın önemli yapılarını oluşturur. Manastırın içinde tarihi bir Süryanice İncil ve kutsal taş bulunmakta, ilk tıp fakültesinin burada kurulduğu söylenmektedir. Kurulduğu dönemden kalma mozaikler bugün de durmaktadır. Canlı bir tarih görünümünde olan manastırın en büyük özelliklerinden biri de içinde 52 Süryani patriğinin mezarlarının bulunmasıdır.




Kasımiye Medresesi
Kasımiye Medresesi, Mardin’de bir medresedir. Artuklular döneminde yapımına başlanan medresenin inşası Timur dönemindeki Moğol saldırıları nedeniyle yarım kalmış, 15. yüzyılın sonlarında Akkoyunlu sultanı Kasım ibn Cihangir döneminde tamamlanmıştır. Medrese, eğitim verdiği dönemde bölgenin en önemli eğitim merkezlerindendi. 16. yüzyılda Mardin’de en fazla maddi kaynağa sahip medrese olduğu bilinmektedir. I. Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır. İki mescide, bir türbe ve bir çeşmeye de ev sahipliği yapmaktadır.




Bina Artuklu dönemi mimarisiyle inşa edilmiştir. İki katlı olan medrese, tek bir avlu etrafında yapılmıştır. Yapının güney cephesi ovaya bakar. Binanın giriş kapısı bu cephede bulunur. Kapı çeşitli işlemelerle süslüdür; ama bunların bir kısmı tahrip olmuştur. Binanın batısında ise Şafiiler tarafından kullanılan bir mescit mevcuttur. Dikdörtgen biçimli bu mescit, kubbeli bir yapıdır. Sünnilerin kullandığı mescit binanın doğusunda bulunur. Bu mescit Şafiilerin kullandığından biraz daha küçüktür. Yapının kuzeyindeyse çeşme yer alır.
Binada toplam yirmi üç medrese odası bulunur. Bunların on biri alt katta, on ikisi üst kattadır.
Midyat

İlçe Mardin’e 1,5 saatlik mesafededir. İçinde pek çok Süryani kilisesini barındırır; bu nedenle gezenler üzerinde bir Ortaçağ atmosferi yaratır. Telkari denilen Mardin’e has taş işçiliğinin örnekleri burada görülebilir. Doğusunda 397 yılında yapılan, geniş kütüphanesi ile sayısız gencin ilahiyat eğitimi gördüğü Deyrulumur Manastırı gezilmesi gereken bir yapıdır. Midyat’a gidilmişken zengin çarşısına da uğramak gerekir.


Dara Harabeleri

Meşhur İran Hükümdarı Dara Yuvaniş’in İnşa ettirdiği kalesi ile, insanların doğayla, dağlarla ve kayalarla olan inatlaşmasının muhteşem yontu örnekleri ile dolu, bilinen en eski su kanallarını barındıran antik bir şehirdir.
Mardin şehrinin 30 km doğusunda bulunan Dara, Yukarı Mezopotamya’nın aslında en ünlü, tarihi şehri idi.




Tiyatro sahneleri, su sarnıçları, su değirmeni, barajı, köprüsü ve 40 m derinliğindeki yeraltı zindanıyla, üniversitenin bir dönem yapılandığı önemli bir diyardı. Yüzyıllara tanık, bin yıllara aşina bu medeniyet yurdunu görmek, emsalsiz zaman tünelinde dünü yaşamak istemez misiniz? Dara ihtişamıyla sizleri bekliyor…


YeşiL6 ve Fobia beğendi
Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 30.08.2015, 17:54   #2 (permalink)
Yorumcu
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mardinin Gezilecek Yerleri

Gitmeyi çok istediğim bi yer

Mithrandir isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu

Saat: 01:15