Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Dersler > Yabancı Dil
facebook bağlan


İngilizce Zaman Edatları Konu Anlatımı

Yabancı Dil kategorisinde açılmış olan İngilizce Zaman Edatları Konu Anlatımı konusu , at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a at İngilizcede zaman edatı olarak saatlerle birlikte kullanılır. I will see you at 4:15. Seninle saat 4:15'de görüşeceğim. The plane leaves at ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 13.02.2013, 15:37   #1 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart İngilizce Zaman Edatları Konu Anlatımı



at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a
at İngilizcede zaman edatı olarak saatlerle birlikte kullanılır.
I will see you at 4:15.
Seninle saat 4:15'de görüşeceğim.
The plane leaves at six.
Uçak saat 6'da kalkacak.
Call me at lunchtime.
Beni öğlen vaktinde ara. (lucnhtime: yemek vakti anlamına da gelir.)
Önemli: Zaman ile ilgili soru sorarken şu yanlışı yapmayalım:
At what time ...?
Bu şekilde sorulmaz. Doğrusu şöyledir:
What time ...?
on Kullanımı: üstünde, üzerinde, de, e doğru, yönünde, ile, civarında, esnasında
Zaman edatı olarak on, günlerde, tarihlerde ve Monday morning, Friday afternoon gibi ifadelerde kullanılır.
I'll be at home on Tuesday.
Salı günü evde olacağım.
The meeting's on June 23rd.
Toplantı haziranın 23'ünde yapılacak.
I had to work on Christmas Day.
Noel gününde de çalışmalıyım.
We get up late on Sundays.
Pazar günü geç kalkarız.
I'm always sleepy on Monday mornings.
Pazartesi sabahları daima uykulu olurum.
Aşağıdaki örnek cümlelerde at ve on zaman edatlarının kullanımlarını inceleyelim:
What are you doing on Saturday?
Can you wake me at 6:30?
The classes start on September 8th.
I'll be at work late on Tuesday morning.
I have my guitar lessons at 10:00 on Wednesdays.
She got married on Easter Monday.
My new job starts on April 17th.
Can we meet at lunchtime on Tuesday?
In Kullanımı: de, da, içinde, içine, halinde, olarak, içeriye, içeri
In edatı, in the morning, in the afternoon, in the evening ile birlikte kullanılır.
Önemli: night ile birlikte in kullanılmaz, at kullanılır: At night
In edatı, haftaları, mevsimleri, ayları, yılları ve yüzyılları söylerken kullanılır.
We're going to Denmark in the first week of May.
I always get unhappy in the winter.
Shakespeare died in 1616.
There were terrible wars in the 17th century.
My birthday's in March.
Bunların yanında at the weekend, at Christmas, at Easter kullanımları da vardır.
What are you doing at the weekend?
Did you go away at Christmas?
Aşağıdaki örneklerde in, at ve on kullanımlarını inceleyelim:
We all went to Wales at the weekend.
I usually go skiing in February.
She finished school in 1996.
My mother usually comes to stay in Christmas.
I don't like driving at night.
Our garden looks wonderful in the spring.
I usually stop work at 5:00 in the afternoon.
I will finish university in June.
I last saw her in 1998.
I'm never hungry early in the morning.
Önemli: This, next, last ve every gibi genel ifadelerden önce preposition-edat kullanmayız.
What are you doing this afternoon?
Googbye. See you next week.
Bill was here last Tuesday.
We go on holiday to the same place every year.
Bir işin ne kadar sürede biteceğinden söz ederken in kullanırız.
They built our house in three months.
Your soup will be ready in ten minutes.
From ... to, until ve by kullanımı:
Until ya da till (informal), "kadar, değin, dek" anlamlarına gelmektedir ve bir işin ne zaman biteceğini anlatmakta kullanılır.
We played football until 5 o'clock.
I will be in London till Thursday.
It was a great party. We danced until six o'clock in the morning.
I'm going to have a sandwich now. I can't wait until/till lunchtime.
Granny's coming on Monday for a few days. She's going to stay until/till Saturday.
When I was young, you had to go to school until/till the age of 14.
I didn't like the film, so I didn't stay until/till the end.
I'm doing a three-month computer course; it goes on until/till July.
From ... to/until/till, bir olayın ya da durumun başlangıç ve bitiş zamanını verirken kullanırız.
He read the paper from 7:30 to 8:30.
He read the paper from 7:30 until/till 8:30.
He washed the car from 8:00 to 9:00.
He washed the car from 8:00 until/till 9:00.
He played tennis from 10:00 to 11:00.
He played tennis from 10:00 until/till 11:00.
Eğer belli bir zaman diliminde bir eylemin gerçekleşmesini istiyorsak (o zamanı geçmemeli), until yerine by kullanırız.
You can keep the car until Sunday.
(Araba pazar gününe kadar sende kalabilir.)
You really must bring it back by 12:00 on Sunday.
(Arabayı pazar günü en geç 12:00'da geri getirmelisin. Bundan önce de getirebilirsin.)
Aşağıdaki örnek cümlelere bakalım:
This book must go back to the library by Tuesday.
The film goes on until 9:30.
Can you finish painting the room by Friday?
For, during ve while kullanımı:
For, bize olayın ya da durumun ne kadar sürdüğünü anlatırken kullanılır. During ise ne zaman olduğunu anlatırken.
I slept for 20 minutes during the lesson.
(Derste 20 dakika uyudum.)
The journey lasted for three days.
There was a rainstorm during the night.
I lived in Mexico for six years.
I got a headache during the examination.
We visited Kyoto during our holiday in Japan.
The electricity went off for two hours during afternoon.
Alex and his wife met during the war.
During, preposition yani edat olarak kullanılır. During + isim
While ise bağlaç olarak kullanılır. While + özne + fiil.
They got into the house during the night.
They got into the house while I was asleep.
He got ill during the jurnay.
He got ill while he was travelling.
Aşağıdaki ifadelerin nasıl değiştiklerine dikkat edelim:
during the meal (I/eat) .. while I was eating.
while I was travelling (journey) .. during the journey.
during the game (they/play) .. while they were playing.
while we were listening (lesson) .. during the lesson.
while they were fighting (war) .. during the war.
during the conversation (they/talk) .. while they were talking.
Aşağıdaki örnek cümlelerde, for ile birlikte kullanılan faydalı bazı ifadeleri inceleyelim:
They waited for a long time, but the bus didn't come.
I will love you for ever.
Could I talk to you for a minute or two.
I played tennis for a couple of hours and then went home.
I went to sleep for a moment during the opera.
They put him in prison for life.

__________________
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL][Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
Jaqen isimli Üye şuanda  online konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 3
EySan, Flora, Papatya
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 16:14