Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Televizyon Dünyası > Yabancı Diziler Tanıtımları
facebook bağlan


The O.C. | Nostalji

Yabancı Diziler Tanıtımları kategorisinde açılmış olan The O.C. | Nostalji konusu , The O.C. | Nostalji “Bir grup gencin başından geçenler” etiketinin şimdiye oranla daha popüler olduğu bir dönemde, yani biz bir zamanlar 2003 yılındayken karşımıza yayınlandığı dönemin önemli ve ses getiren ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 01.09.2014, 10:41   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart The O.C. | Nostalji



The O.C. | Nostalji



“Bir grup gencin başından geçenler” etiketinin şimdiye oranla daha popüler olduğu bir dönemde, yani biz bir zamanlar 2003 yılındayken karşımıza yayınlandığı dönemin önemli ve ses getiren gençlik dizilerinden biri geldi: The O.C., yani uzun adıyla Orange County. Ben de yerlisinin kapımızı aşındırmasına ramak kalmışken orijinaliyle ilgili bir tanıtım yazayım dedim.

Nasıl bir dizidir The O.C.?

Gençlik dizisi etiketini bir yana bırakmadan şunu söyleyeyim, kendisi Gossip Girl, Hart of Dixie ve The Carrie Diaries gibi dizilerin de yaratıcısı Josh Schwartz‘ın bunların hepsinden önce el attığı ve kendisinin de televizyonda parladığı dizisi. Yapım toplamda 4 sezon (92 bölüm) sürdü ve Amerika’nın ulusal kanallarından FOX‘ta yayınlandı. Ülkemizde ise Cnbc-e‘de yayınlanmıştır.

Giriş kısmını burada kesip konuya dahil olursak:


#Öncelikle# Dizinin açılımı Orange County gerçekte de var olan bir yerleşim yeri. Kaliforniya eyaletine bağlı bir şehir ve hikaye de buradaki Newport Beach adlı zengin ağırlıklı bir muhitte geçiyor.

Alt kesim çevrede sorunlu bir gençlik yaşayan Ryan Atwood, hayatı zaten çok zor değilmiş gibi bir de abisi yüzünden kendisini bir araba hırsızlığının içinde, sonrasında da karakolda buluverir. Abisi kendisini hapiste bulsa da reşit olmama durumu sağolsun, o kendisini kurtarır. Ama işin sonucunda kendisini evinin kapısında bulur, çünkü ailesi onu bir nevi reddeder. Ne yapacağını bilemez bir durumdayken de başına talih kuşu konar, davasını yürüten kamu avukatı Sandy Cohen kendisine sahip çıkarak evine götürür.
Çevresi tarafından iyilik meleği olarak bilinen Sandy, eşinin ‘tanımadık biri‘ itirazına rağmen ona evlerini açınca Ryan için tamamen farklı bir dünyanın kapıları açılıyor; hikaye de başlamış oluyor. Ryan’ın etrafına alışma ve kendini kabul ettirme süreci içinde çevresinde olup biten karmaşık olaylara da tanık oluyoruz. Tabii ki merkezde Ryan var gibi dursa da gençlik dizisi etiketinden hareketle, aslında karakter zenginliği bol olan bir dizi.

Dolayısıyla konuya da faydası olması açısından en ana karakterleri kısa da olsa toparlayayım diyorum:


Sandy Cohen: Yardımsever bir kamu avukatı, eşiyle olan evliliği sayesinde içine girdiği çevreye kendini hala ait hissetmeyen türden de bir adam. Ryan gibi alt kesimden günümüze geldiği için ona sempati duyan ve içinde bulunduğu durumdan kurtarmak isteyen Sandy’ye karşılık onun yüzünü kara çıkarmak istemeyen bir Ryan var. Ama bu yolda ikisinin de mücadele etmesi gereken zengin ve kendini beğenmiş bir çevreleri mevcut, daha çok da Ryan’ın…

Kirsten Cohen: Sandy’nin eşi ve çocuğu olana kadar kocasını/evliliğini kabullenmemiş babasının şirketinde yöneticilik yapan bir kadın. Hiç tanımadığı birini evine almaktan huzursuz olsa da iyi niyetinden ve geçici süre diyerekten onu kabul ediyor. Oğlunun da olduğu ailesiyle güzel bir hayatı da olsa da o da göründüğü kadar masum biri değil.

Seth Cohen: Sandy ve Kirsten’ın, arkadaşı az ve içine kapanık, kendi dünyasında yaşayan oğulları. Babası misali kendini bu çevreye pek ait hissetmeyen, aynı şekilde kendisine benzediği için Ryan’ı çabucak kabul eden biri. Çizgi romanlara da oldukça düşkün. Bir de Summer’a…

Marissa Cooper: Cohen ailesinin yan komşularının büyük kızı ve her gençlik dizisinde mutlaka bulunan sorunlu kız karakterinin O.C. şubesi. Seth’in asosyalliğinin getirisi olarak birbirleriyle pek yakın değiller ama onun gibi Ryan’ı kolay kabullenen birisi. Ailesiyle olan problemli ilişkisinin de getirisi olarak vaktini serseri sevgilisi Luke ve en iyi arkadaşı Summer ile geçiriyor.

Julie Cooper: Marissa ve Kaithlin’in annesi. Güce ve paraya tapan, bu amaçla kızlarını da yönlendirmeye çalışan, çoğu gençlik dizisinde bulunan kıskanç-fettan kadın karakter. Geçmişini geride bırakmış, güzelliğinin farkında ve bunu kullanmaktan çekinmeyen biri. Yatırım danışmanı kocası Jimmy’nin Kirsten ile olan geçmişi de ondan bağımsız ayrı bir detay…

#Not# Julie’nin kızı, Marissa’nın kardeşi Kaithlin’i ilk sezon içerisinde Shailene Woodley, sonrasında da şimdilerde Arrow‘un Thea Queen’i olarak karşımızda olan Willa Holland canlandırdı.

…ve son olarak Summer Roberts: Marissa’nın en iyi arkadaşı, kendisinden hoşlandığını bilmediği Seth’in çocukluk aşkı, bulundukları çevrenin ve partilerin de popüler bir kızı. Annesinin yıllar önce babasıyla boşanmasının ardından kendisini tamamen terk etmesinin altından kalktığı pek söylenemez. Ünlü bir estetik cerrahı olan babasının 2. evliliğini yürüttüğü üvey annesinden de dolayısıyla nefret etmekte.


Konu ve “en” ana karakterler aşağı yukarı bu şekilde. Dizi, geçirdiği yayın hayatı sayesinde kendisinden sonrakilere ilham veren bir dizi oldu. Dram ve mizahı başarılı şekilde karıştırmaları bir yana, 4 sezon boyunca –bir gençlik dizisinde zaten beklenildiği üzere-- karakterler arası karmaşık sıfatını anlamsız kılacak –aklınıza ne gelirse artık…– düzeyde geçen olaylarla kendisine çekip diziyi güzel izletebiliyor.

Başta Seth olmak üzere karakterlerin popüler kültür ve dönemin olaylarını bölümlere yedirmeleri ve gönderme yapmalarıyla da bilinen ve sevilen bir yapım. Müzikleriyse bundan daha fazlası, zira yapımda yer alan müziklerden 6 tane albüm çıkarılmış bir durumda. Aynı şekilde konuk oyuncu bakımından da maşallahı var.


Diziyle ilgili bütün bu dediklerim özellikle de ilk 3 sezon için kesinlikle geçerli. 4′ü ayırmamın nedeni ise benim için sorun olmasa da izleyenine göre olabilecek kişisel görüş farklılığı nedeniyle. Çünkü dizinin gidişatında yapılan değişiklikler nedeniyle ‘izleyenine‘ göre ‘farklı’ tepkiler aldığı bir son sezon geçirdi. Ama benim açımdan daha önemli olan başka bir şey de var ki o da dizinin düzgün ve planlanmış bir dizi finalinin olması.

Eğer gençlik dizisi havanızdaysanız ve bir alternatif olarak cazip görünüyorsa açıp gençlik dizileri tarihinde önemli bir yeri olan bu diziyi bir deneyin derim. Şimdiden iyi seyirler..


__________________
"Dünyanın en güzel şarkısısın sen."
Bir ömür boyu eşlik etmek istediğim.


Sonra hayat bize öyle birini gönderir ki
önceden kaybettiğimiz her şey için mutlu oluruz.




LifeisBeauty isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.09.2014, 21:33   #2 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: The O.C. | Nostalji

Cnbce'de taip ediyordum hiç kaçırmazdım ya liseye yeni başlamıştım hatta güzel dizidi Ryan hastası olup çıkmıştık

Andromeda isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.09.2014, 21:34   #3 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: The O.C. | Nostalji

Ben Seth&Summer hastasıydım

Galaxy S4 cihazından Tapatalk aracılığı ile gönderildi

__________________
"Dünyanın en güzel şarkısısın sen."
Bir ömür boyu eşlik etmek istediğim.


Sonra hayat bize öyle birini gönderir ki
önceden kaybettiğimiz her şey için mutlu oluruz.




LifeisBeauty isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.09.2014, 21:37   #4 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: The O.C. | Nostalji

Seth'in ilk halleri çok güzeldi şapşal şapşal dolanırdı aksjakj

Andromeda isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 01.09.2014, 21:43   #5 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: The O.C. | Nostalji

Ben onların aşkını seviyordum, çok sevimlilerdi

Galaxy S4 cihazından Tapatalk aracılığı ile gönderildi

__________________
"Dünyanın en güzel şarkısısın sen."
Bir ömür boyu eşlik etmek istediğim.


Sonra hayat bize öyle birini gönderir ki
önceden kaybettiğimiz her şey için mutlu oluruz.




LifeisBeauty isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 5
Andromeda, DeLi.Cocuk, Elzem, FragiLe, LifeisBeauty
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 03:01