Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Kişisel Gelişim
facebook bağlan


Kendinizi-keşif seviyesine gelin siz

Kişisel Gelişim kategorisinde açılmış olan Kendinizi-keşif seviyesine gelin siz konusu , Kendinizi-keşif seviyesine gelin siz Tanrı dedi ki: Her şeyi sorguluyorsunuz. Neden sorguluyorsunuz? Tüm bu sorgulamalarınız ne fark yaratıyor? Bilmeniz gerektiğini düşündüğünüz tüm bu şeyleri neden illa bilmeniz gerekiyor? Sonuca ulaştığınız, ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31.07.2014, 22:22   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Kendinizi-keşif seviyesine gelin siz



Kendinizi-keşif seviyesine gelin siz



Tanrı dedi ki:

Her şeyi sorguluyorsunuz. Neden sorguluyorsunuz? Tüm bu sorgulamalarınız ne fark yaratıyor? Bilmeniz gerektiğini düşündüğünüz tüm bu şeyleri neden illa bilmeniz gerekiyor? Sonuca ulaştığınız, öğrendiğiniz zaman da çizginin ucunda yeni bir soru beliriyor hemen? Daireler çizin siz.

Şu an için daireler iyidir. Daireler düz çizgilerden genellikle çok daha iyidir. Ama çocuklarım her şeyi düz bir çizgiye oturtma, her şeyi düzeltip yerli yerine koyma eğilimi içindeler. Buna bir son vermeniz gerekebilir. Her şeyi düzeltmek entelektin bir eylemidir ve gayet iyi bildiğiniz gibi de entelekt asla tatmin olmaz. Hemen bir sonraki soruya geçer.

Sorular kötü değildir, ama sorulardan yana aşırı yüklenme hali söz konusu olabilir ve soruların neye hizmet ettiği, ne işe yaradığı unutulabilir. Burada yine hayatın bir haritasını, bir kullanım kılavuzunu istemeniz noktasına geliyoruz. Böyle bir şey hazırlamaya muktedir olsanız, bunu başarsanız bile siz o haritayı tamamlar tamamlamaz, hatta daha da önce güncelliğini yitirecek, eskiyecektir haritanız. Bu ise hayatın sınırlarının olmadığını söylemenin bir diğer yoludur. Ne var ki bir yanınız “Tamam böyle olabilir ama ben böyle olmasını istemiyorum,” diyebilir.

Bir bakıma tüm o araştırmalarınız, tahkikleriniz kafanızı kuma gömmektir. Asıl meselelerin etrafından dolaşır, yanından geçersiniz. Kendi kurduğunuz kapana sıkışırsınız; buna göre sadece her şeyi bilmekle kalmamalı her şeyi de illa ki anlamalısınızdır. Burada koyduğunuz sınır tam da anlayışınız olabilir pek ala. Anlayışınız, idrakınız gelişip büyüyor olsa da “anlamak zorunda olduğunuz” sizin kendi kendinize empoze ettiğiniz bir gereksinimdir.

Bilmek zorunda olduğunuz hiçbir şey bulunmadığını anlayın. Muhtemelen bildiğiniz tüm o şeyler de yanlış anlamalardır. Yarım bilgilerdir. Bunlar sadece yarım olabilirler, tamamlanmamış olabilirler çünkü hep daha fazlası vardır. En tepe ve en alt, en dip diye bir şey yoktur. Bir son yoktur. Bir doruk noktası yoktur. Hayat kendi kendisini işleyip üretir. Her zaman için keşfedecek daha fazla bir şeyler vardır.

Kendinizi-keşfin bir başka seviyesine gelin siz. Entelekt değildir bu. Sizin haricinizdeki keşfin sınırları, limitleri vardır. Dahilinizdeki keşiflere ise bir sınır yoktur, çünkü sizin de bir sınırınız, sonunuz yoktur. Kendi kendine sınırlar koyan sınırsız bir Varlıksınız sizler.

Hayatta bilmeden, bilmeksizin ileri gitmeniz, ilerlemeniz gerekir. Önceden tespit edilmiş sonuçlar yoktur. Yani bunlara itimat edilemez, bel bağlanamaz. Öyleyse yola çıkmadan, bir girişimde bulunmadan önce neden yanıtları bilmek zorunda olduğunuzu düşünüyorsunuz acaba, size bunu sormak istiyorum Ben. Siz bir keşif yolculuğundasınız bunun anlamı da keşiflerde bulunacağınızdır. Bunun da bir rehber kitabı, haritası, kılavuzu yoktur.

Her zaman haklı olmak zorunda değilsiniz. Böyle olduğunu düşündüğünüz zamanlarda bile neyin doğru, neyin haklı olduğunu her zaman bilmek zorunda değilsiniz.

Hayat akıp gitmektedir, siz de onun akıntısı içindesinizdir. Tabii ki yüzebilirsiniz. Yüzersiniz de ama içinde kulaç attığınız bir dalga, bir akıntı da vardır. Her zaman akıntıya kaşı yüzmek istemezsiniz. Eğer dalgalara, akıntıya, rüzgara göre yelken açmaktan ziyade akıntıya karşı yüzerseniz bu ispat etmeye çalıştığınız şey ne olacaktır acaba? Kendi geminizin kaptanı olarak akıntıyla savaşmayı düşünmezsiniz ki.

Hayatınızın gidişatı kalbinize yazılıdır. Kalbiniz kıyıya doğru size rehberlik etmektedir. Kalbiniz sizi hayallerinizin diyarına doğru götürürken gelişme meydana gelmektedir. Gelişme, ilerleme kalpten kaynak bulur. Hareket, eylem illaki gelişme ya da ilerleme değildir. Meşgul olmak da öyle.

Bazen de canlarım, hayat denizi üzerinde kendinizi bırakarak yüzmeyi bir deneyin bakalım sizi nereye götürüyor. Sizi her zaman Bana getirecektir. O ya da bu yoldan, öyle ya da böyle kaderimiz bilinçli bir farkındalık dahilinde buluşacağımız şekildedir; bunu da kutlayacağız Biz.

Çeviren: Engin Zeyno Vural

__________________
Taklitler aslını yaşatır.
KIPSS.





Ben soğuk değilim, siz cıvıksınız.




.
Jineps isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 0
Henüz kimse konuyu görüntülememiş.
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 11:27