Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Kitap Tanıtımları
facebook bağlan


Elif Şafak Ustam ve Ben Kitap Özeti

Kitap Tanıtımları kategorisinde açılmış olan Elif Şafak Ustam ve Ben Kitap Özeti konusu , Elif Şafak Ustam ve Ben Kitap Özeti Arka Kapak Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de… Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistandan gelen beyaz ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 22.03.2014, 16:11   #1 (permalink)
Süper Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Elif Şafak Ustam ve Ben Kitap Özeti



Elif Şafak Ustam ve Ben Kitap Özeti



Arka Kapak
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de…

Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistandan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar.
Elif Şafakın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet…
Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar...
Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikâyesi…

Öyle bir hayal dünyası ki içindeki konular ve tartışmalar günümüze dair de çok şey söylüyor. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, çok konuşulacak bir roman.

"İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi."


Ustam ve Ben Elif Şafak


Türk edebiyatının usta kalemlerinden biri olan Elif Şafak son zamanların modasına uyuyor ve O da Osmanlı tarihinden bir kesidi yeni kitabı olan Ustam ve Ben’e aktarıyor. Tabi söz konusu Elif Şafak oluncada ortaya mükemmel bir tarihi eser çıkıyor diyebiliriz.

Ustam ve Ben Osmanlı tarihinden bir kesit sunuyor fakat bu kesit diğerlerinden çok farklı. Elif Şafak tarihi gerçekler ile kendisinin mükemmel hayal gücünü harmanlıyor. Bunu yaparken de sadece Türk tarihinin değil dünya tarihinin en usta mimarlarından biri olan Mimar Sinan’ı işin içine katıyor.

Bir karmaşanın içinde yükselen bir hayat ve tarihe taşlarla atılan unutulmaz imzaları konu alan kitap Osmanlı tarihindeki çekişmeleri mükemmel bir şekilde okurlarına sunuyor.

**********

Elif Şafak son kitabı olan Ustam ve Ben’in tanıtımını yaparken kitabın 3 yıllık bir araştırma sonrası oluşturduğunu ve Mimar Sinan’ı farklı bir açıdan anlattığını açıklamıştı. Fakat bu tarz bir kitap yazmak için 3 yıllık çalışmaya pek gerek yok gibi görünüyor. Kitap da Mimar Sinan o kadar az anlatılıyor ki Yazar’ın sitem ettiği gibi Mimar Sinan’ın neden bu kadar fazla tanınmadığını da kendi bu kitap ile bir örnek sunmuş.

Ustam ve Ben kitabında Cihan adında Hindistanlı bir çocuk ile Çota adındaki bir filin hikayesi anlatılıyor. Mimar Sinan ile olan ilgisi ise Cihan’ın zamanla Mimar Sinan’ın çıraklarından biri olması.

Cihan Hintli bir çocuktur ve üvey babasına bir savaş fili emanet edilir. Fil hamile kalır fakat hamileliği beklenilenden çok daha uzun ve zorlu geçer. Bunun üzerine Cihan anne adayına elinden geldiği kadar iyi bakar. Uzun beklentiler sonrasında beyaz ve olağandan ufak bir fil dünyaya gelir. Cihan beyaz fili çok sever ve ona çok iyi bakar.

Bu sırada Şah Kanuni Sultan Süleyman’a farklı bir hediye vermek ister ve bunun üzerine namı her yere yayılan beyaz fil akla gelir. Cihan istemese bile beyaz fili onun elinden alırlar ve İstanbul’a göndermek üzere hazırlarlar. Yanı bir de fil bakıcısı verirler. Fil tam gemiye yüklenecek iken veda etmek için gelen Cihan kırık bir sandık görür ve kaderini o an yaptığı bir karar ile belirler. Sandığın içine gizlenir ve bu şekilde gemideki yerini alır.

Cihan sürekli sandığından çıkarak beyaz filin yanına gider ve gizliden onunla ilgilenir. Fakat sonunda yakalanır ve kaçak yolcu olduğu anlaşılır. Fil bakıcısı ile Cihan seyahate devam ederler fakat bir fırtına çıkması ile gemiden ilk atılacak şey olarak fil ortaya sunulur. Fili suya atınca Cihan’da dayanamaz ve fil ile birlikte atlar. İmdatlarına başka bir gemi yetişir ve onları gemiye alır. Kaptan filimn Sultan Süleyman için olduğunu duyunca çocuğu ve fili korumasına alır ve onları İstanbul’a getirir. Fakat bunun bir bedeli vardır. Adam Cihan’ın fil bakıcısı olduğunu söyleyerek saraya sızmasını ve onun için değerleri şeyler çalmasını ister.

Cihan beyaz film ile birlikte sarayın hayvanat bahçesine yerleşir. Sultan Süleyman bir kez olsun fili görmeye gelmez fakat kızı olan Mihrimah her gün çıkıp fili görmeye gelir. Zamanla Cihan hikayesini ve uydurduğu hikayeleri Mihrimah’a anlatmaya başlar ve aralarında bir yakınlaşma olur. Fakat bir gün Hürrem Sultan çıka gelir ve filin marifetlerini öğrenmek ister. Hazırlıksız yakalanınca Cihan savaş fili olduğunu söyler. Söylemesi ile birlikte savaşa gönderilmesi bir olur.

Kendisi daha önce hiç savaşta bulunmamıştır ve dahası fil de daha hiç savaşa dahil olmamıştır. Fakat kendilerini bir anda savaşa giderken bulurlar. Fakat ordu bir nehri geçemediği için beklemek zorunda kalır. Köprüler inşa edilir fakat hepsi yıkılıp gider. Bunun üzerine yeniçeri Sinan ortaya çıkar ve köprüyü inşa edebileceğini belirtir. Bunu fırsat bilen Cihan da Sinan’a fil ile birlikte ona köprüde yardım edebileceklerini belirtir. Böylelikle Cihan ile Mimar Sinan tanışırlar.

Savaştan dönünce Cihan hayatına devam eder. Bir gösteri sonrası filmin kontrolden çıkması ve Sultan Süleyman’a saldıracağı düşüncesi ile okla vurulmak istenirken Cihan atlar ve okun hedefi olur. Ziyaretine gelenlerden biri de Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan Cihan’ın ona gönderdiği mimarlık çizimlerinden etkilenmiştir ve onu okutmak ve yanına çırak olarak almak istediğini söyler. Böylece Cihan Koca Sinan’ın çıraklarından biri olmuştur.
Kitabın bundan sonraki bölümlerinde Cihan hem fil bakıcılığı görevini devam ettirmiş, hem kalbindeki aşkı gömmek zorunda kalmış hem de Mimar Sinan’ın inşaatlarında çalışmıştır. Süleymaniye, Su bağlantıları ve Selimiye ile birlikte birçok inşaata imza atmışlardır. Fakat her inşaatta açıklanamayan kazalar olmaktadır ve Cihan bunların komplo olduğunu düşünmektedir.

Mimar Sinan’ın ölümüme kadar tarihin akışı ile paralel olaylar anlatılıyor kitapta. Mimar Sinan’ın ölümü ile birlikte işin içine kurgu girmeye başlıyor. Mimar Sinan yerine Cihan yerine Davud’u seçiyor. Cihan büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Mimar Sinan’ın çıraklarından birinin sırrı ortaya çıkıyor ve İstanbul’u terk ediyor. Diğeri ise hastalanıp ölüyor. Tabi fil de Cihan’ı yalnız bırakıyor. Son olarak Mihrimah Sultan’da hayata gözlerini yumuyor ve Cihan’dan son arzusu onun hakkında söylenecek kötü şeylere kulak asmaması oluyor. Cihan ilk başta bunun anlamını anlamıyor.
Daha sonra Cihan kendini gerçeklerle yüzleşir bir vaziyette buluyor. Tabi bunu yaparken yine başını belaya sokuyor. Tüm gizemler ortaya çıkıyor.

Ustam ve Ben romanında Mimar Sinan’ın ne kadar mükemmel bir Mimar ve ne kadar iyi bir insan olduğunu görüyorsunuz. Fakat eserlerinin detaylarına girilmeden geçilmesi ve yoğunluğun Cihan’a verilmesi çok kötü olmuş. Dahası kitap yersiz olarak çok fazla uzatılmış. Yine de okumak için mükemmel bir kitap diyebiliriz.


Perii isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 2
Mezig, Perii
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 10:30