Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Kültür - Sanat > Kültür - Sanat - Tarih > Mitoloji
facebook bağlan


Aşk Tanrısı Eros'un aşk hikayeleri

Mitoloji kategorisinde açılmış olan Aşk Tanrısı Eros'un aşk hikayeleri konusu , Aşk Tanrısı Eros'un aşk hikayeleri Semele Aşk tanrısı Eros, okuyla kalbinden vurduğu pek çok ölümlü veya ölümsüzü birbirine aşık etmiştir. Bunlardan aklıma ilk geleni, Dionysos'un annesi Semele ile Zeus. Semele, ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08.08.2014, 11:32   #1 (permalink)
Bağımlı Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aşk Tanrısı Eros'un aşk hikayeleri



Aşk Tanrısı Eros'un aşk hikayeleri


Semele


Aşk tanrısı Eros, okuyla kalbinden vurduğu pek çok ölümlü veya ölümsüzü birbirine aşık etmiştir. Bunlardan aklıma ilk geleni, Dionysos'un annesi Semele ile Zeus. Semele, Thebai kentinin kurucusu, mitolojik kahraman Kadmos ile ahenk tanrıçası Harmonia'nın kızıydı. Eros, Zeus'u Semele'ye aşık etti ve Semele hamile kaldı. Tanrıların kendilerini ölümlülere göstermeleri felaketle sonuçlanacağı için Zeus yüzünü aşığından saklıyordu. Fakat Zeus'un kıskanç eşi Hera, yaşlı bir kadın kılığında Semele'nin karşısına çıkarak onun kafasını karnındaki çocuğun babasıyla ilgili bir sürü kuşkuyla doldurdu. Bu şüphe ve merak yüzünden Semele Zeus'u görmek konusunda çok ısrarcı olunca muradına erdi, ama aynı saniye içinde yanıp kül oldu. Zeus, Semele'nin karnındaki bebeği alıp kendi uyluğunun içine dikti. Böylece doğan Dionysos'un Homerik şiirlerde geçen "dikilmiş" ve "iki kez doğmuş" lakapları bu hikayeden ileri gelir.



Apollon ve Daphne


Ovidius'un Metamorfozlar'da yazdığına göre, Eros'un ön ayak olduğu bir başka büyük efsane, mitolojik aşk hikayelerinin en ünlülerinden olanApollon ve Daphne aşkıdır. Eros'un Apollon'un başına böyle bir macera getirmek istemesinin sebebi, Apollon'un Eros'un okçuluğunu küçümsemesiydi. "Seni muzip çocuk" demişti Apollon, "Bir erkeğin silahının sende ne işi var bakayım? O yay en çok benim omzuma yakışır. Benim oklarımın hedefi bellidir; düşmanlarımı ve yabani hayvanları vururum. Ben birbiri ardına vızıldattığım sayısız okla dev Python yılanını hakladım! Şimdi ölü bir yığın halinde çürüyor olduğu yerde. Ah tabii ya, sen ve senin şu aşkların! Bırak meşalen insanları aydınlattığıyla kalsın; ama okçulukta benim namıma yetişmek istiyorsan ancak hayal görürsün". Eros, okçuluğunun gücünü Zeus'un oğluna göstermek için sabırsızlanıyordu. İntikam planında kullanacağı iki oku hazırlamıştı bile. Bu okların biri, sapladığı kişiyi ölümsüz bir aşkla kıvrandıracak güçte, ucu altından bir oktu. Ucu kurşundan yapılmış diğer ok ise bunun tamamen tersi yönde etkiyor, hedef aldığı kişiyi aşığından ilelebet soğutuyordu. Nihayet intikam günü geldi çattı ve Eros, altın oku Apollon'un, kurşun oku ise su perisi Daphne'nin kalbine sapladı.

Apollon su perisine sırılsıklam aşık olmuştu, öte yandan bu durum Daphne'ye sonsuz bir sıkıntı veriyordu. Daphne, Apollon'u sürekli geri çevirip ondan kaçarken kendini ormanların derinliklerine vurdu. Su perisinin bu yabani hali, ****** avcı Artemis'i dahi kıskandıracak ölçüdeydi. Apollon, Daphne'nin peşi sıra umutsuzca sürüklenip diller döküyor, ama beriki onu dinlemiyordu. Efsaneye göre nehir tanrısı Peneus'un (Pineios) kızı olan Daphne, babasının bulunduğu nehre kadar koştu, koştu, sonra nehre eğilip babasına yalvardı: "Babacığım, ne olursun bana yardım et! Eğer ki şu sularında birazcık olsun gizemli bir güç varsa beni değiştir, şu uğursuz güzelliğimi boz". Bunu der demez, Daphne'nin kollarına müthiş bir uyuşukluk çöktü, göğüslerini ince bir kabuk tabakası kapladı, saçları yapraklara, kolları dallara dönüştü, ayakların yere mıh gibi çakılıp toprağın içine doğru kök salmaya başladı. Çok kısa bir süre içinde Daphne bir defne ağacına dönüşmüş, yüzü sık dallar ve yaprakların salkım saçağı ardında, tamamen kaybolup gitmişti. Apollon, soluk soluğa, yüreği gümbür gümbür atarak bu sahnenin sonuna yetişti, ama olan olmuştu bir kere, Daphne artık sonsuza dek bir defne ağacı olarak kalacaktı. İşte o gün bugündür, Apollon'un başından hiç eksik etmediği o defne dalından taç, Daphne'nin anısını kalbinde sonsuza dek yaşatmak içindir.





Perseus ve Andromeda


Antik çağda Etiyopya tabir edilen yer, bizim bugün bildiğimiz Etiyopya değildi; Etiyopya (Aethiopia), Yukarı Nil bölgesini veya Sahra Çölünün güneyini, bazen de Yafa şehri (bugünkü Tel-Aviv) civarındaki bir krallığı anlatmakta kullanılan bir coğrafi isimdi. Artık her neresiyse, mitolojiye göre prenses Andromeda, Etiyopya kralı Cepheus ile kraliçe Cassiopeia'nın kızıydı. Günlerden bir gün, Cassiopeia, kızının dillere destan güzelliğiyle böbürlenerek Andromeda'nın nereid adı verilen deniz perilerinden bile daha güzel olduğunu söyleyiverince deniz tanrısı Poseidon'un şimşeklerini üstüne çekmiş oldu. Poseidon, Etiyopya'yı cezalandırmak üzere ülkenin üzerine bir deniz canavarı saldı. Bu canavar, en acımasız deniz ejderi olan Ketos'tan başkası değildi. Poseidon, Etiyopya'yı rahat bırakması karşılığında, Andromeda'nın kurban edilmesini istiyordu. Çaresizlik içindeki Etiyopyalılar, güzel kızı çırılçıplak soyup bir kayaya zincirlemiş, Keto canavarının gelip onu parça parça etmesini bekliyorlardı. İşte tam o sırada beklenmedik bir şey oldu. Kahraman Perseus, Medusa canavarının başını almış, dönüş yolundaydı ki Andromeda'yı kayaya zincirlenmiş gördü. İmdadına Eros'u çağırdı. Eros bu çağrıyı duydu ve derhal oraya uçtu. Perseus, Hades'in giyene görünmezlik sağlayan miğferi sayesinde canavara görünmeden yaklaşıp onu öldürdü. Andromeda'nın zincirlerini çözme işini de Eros gördü. Fakat Eros, bu işi yaparken Perseus ve Andromedayı birbirlerine bir aşk zinciri ile kenetlemeyi de ihmal etmemişti tabii. Ketos'un ölüsü sahile çekildi, canavarın o kadar çok kanı aktı ki deniz kıpkızıl oldu. İşte bu yüzden oraya hala Kızıldeniz diyoruz. Andromeda, aşığı ve kurtarıcısı Perseus'un peşinden giderek onunla birlikte birçok maceraya atıldı. Yedi oğulları oldu; Perslerin ve Yunan mitolojisinin tanıdığı en büyük kahraman Herakles'in soyları hep Perseus ve Andromedaya dayanıyordu. Andromeda öldüğünde tanrıça Athena onu Andromeda takımyıldızına dönüştürerek, gökte Perseus, Cepheus ve Cassiopeia takımyıldızlarının yakınına yerleştirdi.

__________________
.


Neria isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 1
Neria
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 17:28