Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Hayat ve Eğlence > Rüya Tabirleri
facebook bağlan


Rüyalar Hakkında Bilmek İstediğiniz Herşey

Rüya Tabirleri kategorisinde açılmış olan Rüyalar Hakkında Bilmek İstediğiniz Herşey konusu , İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Eski çağlardan beri insanları ilgilendiren rüyalara ilkel toplumlar da çok önem verilmiştir. Rüyaların, ...


Like Tree3Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11.09.2012, 19:16   #1 (permalink)
Root Administrator

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Rüyalar Hakkında Bilmek İstediğiniz Herşey



İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir.

Eski çağlardan beri insanları ilgilendiren rüyalara ilkel toplumlar da çok önem verilmiştir. Rüyaların, korkulan tanrılar tarafından verilen armağan veya cezalar olabileceğine inanılmıştır. Daha sonra kahinler rüyaları açıklamaya, yorumlamaya başlamışlardır. İlk rüya yorumcularının ne zaman ortaya çıktıkları da belli değildir. Ancak Babil'in kahinlerinin büyük ün yaptıkları bilinmektedir. Kaldeliler, Astroloji vb. nin yanı sıra rüya yorumlarında da başarı kazanmışlardır. Zamanla belirli rüyaların anlamları da kesinleşmiştir. Eski Mısırlılar, eski Yunanlılar ve Araplar rüya yorumlarıyla ilgili kitaplar yazmışlardır.


İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir ki bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Ünlü ruhbilimci Sigmund Freud'un da araştırmalarının büyük bölümünü oluşturan uyku sırasında, kişinin bilinç altında düşüncelerinin, özlemlerinin ya da isteklerinin bir film şeridi gibi göz önünden geçtiği varsayılır ki buna Rüya adını verilir.


Freud'a göre bilincin gizlediği, tamamen sakladığı olgular ortaya çıkabilmek için yol aramaktadır. Bunlardan bazıları da rüyalar haline girerek kendilerini gösterir. Freud'un yolunda ilerleyen doktorlar da günümüzde rüyalara önem verip, rüyaları bilimsel olarak açıklayarak hastalarını tedavi etmektedir.


Bazı soyut kavramların açıklamaları bilimsel bir zemine oturtularak ifade edilebildiği halde, rüya kavramını bu şekilde açıklamak pek mümkün görünmüyor. Ancak bunu bilimsel verilerle değil de, dinsel yönden açıklanabildiği de bir başka soyut gerçektir. Bu açıklamaya göre ruh bedenden ayrıldığı zaman, yaşanan olayların tümüne rüya diyebiliriz.


Rüyaların Süresi

Rüyalarda yaşananlar inanılmayacak kadar hızlı gelişir. Bir kaç dakikalık rüya esnasında bile çok uzun sürdüğünü sanılan garip, şaşırtıcı ve çok değişik olaylar birbirlerini izler, bu nedenle rüyada zaman kavramı oluşmaz. Ancak zaman kavramını, uyandıktan sonra beyinin öğretileri ve alışkanlıkları doğrultusunda saptadığımız bir anlar toplamıdır sadece.


Bilimadamlari rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamamışlardır. Bir kısmı rüyaların sadece birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken, diğer bir kısmı da saatlerce devam eden rüyaların olduğu fikrindedir. Bu tartışmalar sırasında Dr. B. Klein adında Amerikali bir bilimadamı bir araştırmaya başlamış ve gönüllü olarak seçtiği kişileri hipnotize ederek uyutmaya başlamıştır ve belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinleyerek, bir rüyanın 20 saniyeyi geçmeycek kadar kısa sürdüğünü belirlemiştir. Dr. Klein'ın sürdürdüğü bu araştırmanın sonunda en uzun rüyanın 90 saniyeyi geçirmediği ortaya çıkmıştır.


Rüyaların Türleri

Uzmanlara göre uyku birkaç devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen insan yatağına yatar ve gözlerini kapatır. Kısa süre sonra göz kapakları belli belirsiz titremeye başlar. İnsan o sırada uykuya dalmış ve rüya görmeye başlamıştır. Uyumak için alınan bir takım uyku ilaçları rüya da görülmesini engelleyebilir. Ancak ilaç almadan uyuyan herkes mutlaka rüya görür. Rüyalar renkli ya da siyah beyaz olabilir. İnsanların çoğu, siyah beyaz rüya gördüklerini söylemektedir.


- Kafası yorgun, devamlı bir konuyla ilgilenen kimse uyuduğunda rüyasında karmakarışık şeyler ya da ilgilendiği, önem verdiği konuyu görebilir. Bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Örneğin, televizyonda veya başka bir yerde heyecanlı bir sinema izleyen kişi rüyasında aynı şeyleri görebilir. Bu durum sadece etkisinde kalmaktır ve gerçek rüya değildir.


- Kabus veya karabasan denilen rüyadır, genellikle iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir olay ile ilgilendiğini görür ve sonra bu rüya birden korkutucu bir hal almaya başlar. Güzel görüntü değişerek insana dehşet verir. Kabusların açıklamasını sinir doktorları ve psikanalistler yapmaktadır. Kabusları, rüyada bir kez görülen korkutucu sahnelerle karıştırmamak gerekir. Karabasan gören insan korkar. Bir ara rüyada olduğunu hissederek uyanmak ister. Bunu başaramaz veya uyandıığını zanneder ama bu sırada kabus devam eder. Her insan ömründe birkaç kez kabus görebilir.


- Olduğu gibi çıkan rüyalar, genellikle sezgisi güçlü olan kişlerin rüyalardır. Örneğin rüyasında gördüğü ahbabını kısa bir süre sonra o gerçekte görebilir bu kişiler. Buna "Gerçek Rüya" adı verilir. Böyle rüyalar görenler, dikkatli davranmalıdırlar. Gördükleri şeyleri iyi değerlendirmelidirler.


- Uyuyan kimse rüyasında birçok şey görür ve sabah uyandığında da bunlardan bazılarını anımsar ki bunlar yorumlanabilir. Rüya tabiri denilen şey, dördüncü tür için gereklidir daha çok. Sabah uyanıldığında akılda kalan ve hatta insanı etkileyen rüyalar yorumlanabilir.


- Bazı kimseler aynı rüyayı sık sık görür. Örneğin rüyasında daima aynı eve girdiğini, aynı kişiyi görebilir, halbuki gerçekte kendisi ne o evi, ne de kişiyi bilmektedir

Jaqen isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2012, 19:16   #2 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Rüya Nedir? Uyku Nedir?

Uyku Nedir?

Uykunun sebebi veya fonksiyonu bilinmemektedir. Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir. İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlamaktadır. Temple Üniversitesinden Koruyucu ilaç profesörü Dr. Fred Rofers uykunun aktif hayattan tamamıyla uzaklaşmak olmadığını,bilakis yavaşlayan kalp de dahil olmak üzere uzuvlarımızın değişik bir tip yaşayış durumuna girdiğine inanmaktadır. Fakat yine de aklımıza şu sorunun gelmemesi mümkün değil. Uyku geceye ait bir alışkanlık olabilir mi? Uyku araştırmacılarının babası olarak bilinen Nathaniel Klietman uyku haline geçebilmek için bir faaliyet sisteminde kritik bir seviyenin altında şiddetli bir durum olması gerektiği inancındadır. Bütün kainata ölçülü bir hareket,yani ritim hakimdir. Med-Cezir, güneş ve ayın doğup batmaları, mevsimler, dünyanın ekseni etrafında dönmesi ve daha pek çok düzenli ve maksatlı hareketler hep bu ritmi bize gösterirler.

Dr. Franz Halberg normal durumda ve 24 saatlik bir periyotta meydana gelen değişmeler için "circation" kelimesini kullanmıştır. Vücut dengesi zamana bağlı ritim değişmeleriyle sağlanır. Organlarımızın ritminin en yetersiz olduğu anlarda uyku bastırır. Gecenin ilk uyku dönemine hızlı olamayan göz hareketi manasına gelen "NREM-non Rapid Eye Movement" denilmektedir. Vücudun dinlendiği en sakin uykudur bu. Nefesimiz düzgün ve sakindir. EEG kayıtları ve beyin faaliyetleri düzgün ve imtiyazlıdır. Horlama da bu uyku döneminde vuku bulur. Hızlı göz hareketi denilen (REM Rapid Eye Movement) faal uyku halidir.Vücut hareketsiz olmakla beraber yüzde ve parmak uçlarında düzensiz hareketler vardır. Horlama kesilir. Nefes düzensiz haldedir. Yani hızlı ve yavaş arasında ritim değişikliği görülür. Bazılarının kanaatlerine göre REM uyku hali değil bir çeşit sara nöbetidir. Gece uykumuzun 1.5 ile 2 saati REM uykusudur. NREM ve Rem dereleri 70 ile 110 dakika arasında değişir. Ortalama 90 dakika olarak kabul edilmektedir. Ruhi depresyon geçirenler REM uykusu olmadığı sürece kendilerini daha rahat hissederler. Rüya görme hadisesi ekseriye REM döneminde olmaktadır. Pek çok kişi yatıştırıcı ve uyku verici ilaçları almalarına rağmen REM döneminde faal uyku halinden kurtulamazlar. Halbuki alınan ilaçlarda REM'i tamamen veya kısmen ortadan kaldırılması aranmaktadır.

Jσѕє` isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2012, 19:17   #3 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Rüya Ne Kadar Sürer ?

Bilim adamları rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamadılar. Bir kısmı birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken bazıları da saatlerce devam eden rüyaların mevcut olduğu fikrinde ısrar etmekteydiler. Bu tartışmalar devam ederken, Dr. B. Klein adında Amerikalı bir bilim adamı yardımcıları ile birlikte hummalı çalışmalara koyuldu. Gönüllü olarak seçtiği bazı kimseleri hipnotize ederek uyuttu. Belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinledi. Neticede, bir rüyanın yirmi saniyeyi geçmeyecek kadar kısa sürdüğünü tespit etti. İşin enteresan tarafı şuydu ki ; uyandırdığı gönüllüler üç beş saniye süren rüyalarını saatlerce anlatabiliyorlardı. Hatta bir kısmının rüyası yazılsa ortaya kalınca bir macera romanı çıkabilirdi. Dr. Klein yılmadan tecrübelerini sürdürdü. Bu iş üzerinde sarf ettiği pek çok mesai sonunda vardığı netice; en uzun rüyanın doksan saniyeyi geçirmediği idi. Bu konudaki çalışmaların ardı arkası kesilmedi. Chicago Üniversitesi uzmanlarından Dr. Kleitman ve öğrencisi Aserinsky 1953 yılında geniş çapta çalışmalara başladılar. Objektif deneylerini daha sonra nörofizyolojik sahada devam ettirdiler. Dr. Kleitman otuz yıldan beri kendisini rüyadan mahrum etme denemeleri yapmaktaydı. Fakat hiç bir zaman bir haftadan fazla tahammül gösterememişti. Otuz yıllık çalışması aradığı sonucu vermeyince başkaları üzerinde değişik denemeler yapmaya başladı. Deneyin sonunda , rüya esnasında kısa ve uzun süren süratli göz hareketlerine şahit oldu. Denemeye tabi tuttuğu kimseleri, göz hareketlerinin başladığı ve bittiği devrenin muhtelif bölümlerinde uyandırdı. Böylece her defasında kişilerin rüya görmekte olduğunu öğrenmiş oldu. Bu tespitin doğruluğunu ilim çevrelerine delilleriyle sunmak gereğini duydu. Ömrü boyunca hiç rüya görmediklerini iddia eden kimseleri toplayıp onlar üzerinde tecrübeler yaptı. Göz hareketlerinin başladığı anda uyandırdığı bu kimseler hayret ve şaşkınlık içinde ilk defa rüya gördüklerini söylediler. Dr. Kleitman bundan şu sonucu çıkardı. Herkes rüya görmekte, fakat bazı kimseler rüyalarını hatırlayamamaktadır. Rüyanın objektif olarak en kuvvetli delili ise uyumakta olan kimsenin süratli göz hareketleridir.


Rüyalar kayıt edilebilir mi?

RÜYA ELEKTRONİK CİHAZLARLA TESBİT EDİLEBİBİLİR Mİ? Dr. Kleitman, uykularını müşahede altında tuttuğu kimselerin (EEG) elektroensefalogranik ve (EKG) elektrokardiagramlarını cihazlarla tespite başladı. Bu çalışmaların sonucunda; rüyanın varlığına delil olarak gösterdiği göz hareketlerine , heyecana bağlı kalp atışlarını da ilave etmiş oldu.
EEG'nin verdiği sonuç oldukça dikkat çekiciydi. Rüyanın başladığı andan itibaren, ağır bir ahenk içinde devam eden uyku halini gösteren çizgiler ritmik bir hal alıyor, uyanıklık halindeki şekilleriyle cihazın kağıt şeridi üzerine kaydoluyordu.
Sekiz kişi üzerinde yapılan bu deneyler on gün devam etti. Her defasında elektronik cihazın kaydettiği eğri büğrü çizgiler dikkatle incelendi. Ve şu sonuca varıldı: Rüya, uykunun yüzde yirmilik bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu durumda ; sekiz saat uyuyan bir insanın uykusunun ilk saati ağır ve rüyasız geçmektedir. Bundan sonraki on dakika içinde rüya görülmekte ve sonra yine bir buçuk saat sürecek ağır uyku devresi başlamaktadır. Sonra yirmi dakikalık bir rüya ve yine bir buçuk saatlik ağır uyku... Uykunun bundan sonraki kısmında ise otuz dakikalık bir rüya faslı daha vardır.
Nihayet yine uyku ve onu da uyanma takip eder.

Invisible ve Sehri Ask beğendi
Jσѕє` isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2012, 19:17   #4 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Neden rüya görürüz? rüyalar nasıl yorumlanır

Rüya görmeyen bir kimsenin varlığını düşünemeyiz. Fakat “rüya”nın ne olduğunu tam anlamıyla bilenlerin sayısı muhakkak ki pek fazla değildir. Kısa ve özlü bir tanımlamayla, rüya, beden uyku halindeyken hayatiyetini sürdürmesidir. Rüyalar,hayatımızın uykuda olmadığımız, uyanık zamanlarıyla, bu bölümlerdeki olaylar ve durumlarla benzerlikler taşır. Gene de belirgin farklar vardır. Bir rüya vazıh (açık seçik) ve canlı,ya da belirsiz veya çok eski zamanlardan kalma,çizgileri silinmiş, renkleri, siyah-beyaz tonları uçuklaşmış fotoğraflar gibi olabilir. Bazıları akla yakın, bir kısmı saçmadır. İçlerinde güzel olanlar da vardır, korkunç ve ürkütücü olanlar da. Rüya, daha ziyade görüntüler niteliğindedir. Fakat bu arada sesler de işitebiliriz. Bazı rüyalarımızda, durum ve olaylarla ilgili olarak ,düşüncelerimizin, duygularımızın bilincindeyizdir. Çoğunlukla ,uyanır uyanmaz ,görmüş olduğumuz rüyayı unuturuz. Bazen de bir rüyanın izlenimi, etkisi bütün gün boyu sürer. Hatta daha fazla da uzayabilir. Rüyaların çoğu bir kez görülür. Buna karşılık,ısrarla, tekrar tekrar görülen rüyalar vardır.
Acaba niçin rüya görürüz?Uykudayken, dış dünyadan,uyanık halimizde bizi çevreleyen alemden bir bakıma kopmuşuzdur. Aslında, Şekspir’in ünlü kahramanı ölümsüz Hamlet’in söylediği gibi “rüyasız bir uykunun çok daha iyi olacağı” muhakkaktır. Ancak, bazı zamanlar zihnimiz bedenimizle birlikte uykuya dalmaz. Bizi tedirgin eden düşüncelerimiz olabilir. Uyku halinde de tedirgin edici uyarılarını sürdüren bu düşünceler, rüyaların kaynağıdırlar. Bazı hallerde uyarılar dıştandır. Bir çalar saatin çalmasına ilişkin olarak gördüğümüz rüya gibi. Fakat uyarıların çoğu iç kökenlidir. Eğer karnımız açsa, rüyamızda çeşitli yiyecekler, şölen sofraları görürüz.Uykuyu etkileyen uyarı,sadece bedenimize ilişkin ihtiyaç ve gereksinmelerin sonucu değildir. Daha önemlileri zihnimizdeki kaynaklanır.
Sözgelimi, beş yaşında bir çocuğun,uzun süreden beri anne ve babasından bir takım gemici elbisesi almalarını istediğini düşünelim. Onlar da bunu almamış olsunlar. Çocuk, rüyasında kendini gemici elbisesiyle, açık denizlerde, korsanlarla savaşırken görebilir. Bu tür rüyaların görülmesi, tutku halindeki ve gerçekleşmeyen, yerine getirilmeyen isteklerinin sonucudur. Kısaca söylemek gerekirse,başka türlü bir açlık söz konusudur.
Rüyalar olmasa, bu tedirgin edici uyarılar belki de-daha doğrusu kuvvetli bir ihtimalle-bizleri uykumuzdan uyandıracaktı. Dolayısıyla, rüyalar bir nevi emniyet sübabı görevini yerine getirir. Tedirgin edici,köklü,tutku niteliğindeki, gerçekleştirilmemiş,bu nedenle zararlı olabilecek istekler, düşünceler için boşalma yoludur.
En basit bir rüya bile,dolu, saplantı halini almış isteklerin, özlemlerin ifadesi olabilir. Hepimizin büyük hayalleri vardır. Bilincinde olmasak da, bunları içimizde taşırız. Kimi insan milyoner olmanın, kimi yıldız bir futbolcu sıfatıyla spor aleminde parlamanın hayalindedir. Bazıları da,çeşitli nedenlerle gerçekleşmeyen duygusal bir kavuşmanın özlemi içindedir. Günlük hayat, iş-güç, sayısız gaile ve meşguliyet, uyanık halimizdeyken bu istekleri, düşünceleri, hayal ve özlemleri geri iter,onlardan ağır basar. Rüyalarımız,bu istek,düşünce,hayal ve özlemlerin doğrudan doğruya olmasa bile, dolaylı veya sapa yollardan ifade edilmesidir.
Her rüya esas bakımından iki bölümdür. (1) Rüyada görülen şeyler, (2) rüyanın gizli anlamı.
Rüyadaki görüntüler, olaylar, durumlar, rüyanın asıl mesajını taşırlar ama,bu mesaj açık değildir. Özellikle Sigmund Freud (Fröyd) ve onu izleyen ruhbilimciler, rüyaları çözümlemek, rüyaların kapsadığı gizli mesajları açığa çıkarmak için, rüyalardaki bazı sembollerden yararlanmışlardır.
Örneğin, ana ve babalar, rüyalarda kral, kraliçe gibi yüksek düzeyde yönetmen, egemenliklerini sürdüren kişiler Örneğin, ana ve babalar, rüyalarda kral, kraliçe gibi yüksek düzeyde yönetmen, egemenliklerini sürdüren kişiler olarak görülürler. Trenle yapılan bir yolculuk esnasında trenin karanlık,sonsuz bir tünele girmesi,yokluk,ölüm korkusunun, buna ilişkin saplantı halindeki düşüncenin belirtisidir.

Jσѕє` isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 11.09.2012, 19:18   #5 (permalink)
Aktif Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Rüyalar Neden Unutulur

Rüyalar Neden Unutulur Düşlerin sabahleyin eriyip gittiği herkesçe bilinir. Kuşkusuz anımsanabilirler; çünkü biz düşleri ancak uyandıktan sonra belleğimizde kalanlardan biliriz. Ama çok sık olarak, bir düşü kısmen anımsadığımız oysa geceleyin daha fazlasının bulunduğu duygusuna kapılırız; ayrıca, günün akışı içinde, sabahleyin hala canlı olan bir düşün birkaç küçük parça dışında nasıl da eriyip gittiğini gözlemleyebiliriz; sıklıkla ne gördüğümüzü bilmeksizin düş gördüğümüzü biliriz; ve de düşlerin unutulmaya yatkınlığı bizim için o denli tanıdık bir şeydir ki birinin gece düş görmesi ve sabahleyin ne gördüğünü ya da düş görüp görmediğini bilmemesi olasılığı bize hiç de saçma gelmez. Öte yandan, bazen düşlerin bellekte olağandışı bir kalıcılık gösterdikleri de olur.
Düşlerin unutulmasına ilişkin en ayrıntılı derleme Strümpell tarafından yapılandır. Bu, kesinlikle çok karmaşık bir görüngüdür, çünkü Strümpell bu olayı tek bir nedene değil pek çok nedene bağlamıştır.
Her şeyden önce, uyanıklık yaşamında unutmaya yönelten tüm nedenler, düşlerde de işlemektedir. Uyanıkken sayısız duyumsama ve algıyı düzenli olarak hemen unuturuz, çünkü onlar çok zayıftır ya da onlara eklenen zihinsel uyarılma çok hafiftir. Aynı şey çoğu düş imgesine de uyar: unutulurlar çünkü çok zayıftırlar, oysa onlara komşu olan daha güçlü imgeler anımsanır. Ancak güç etmeni bir düş imgesinin anımsanıp anımsanmayacağını belirlemede tek başına yeterli değildir. Strümpell de diğerleri gibi çok canlı olduğunu bildiğimiz düş imgelerini sıklıkla unuttuğumuzu, oysa gölgeli ve duyumsal güçten yoksun pek çoğunun bellekte saklananlar arasında bulunduğunu kabul eder. Ayrıca uyanıkken yalnızca bir kez ortaya çıkmış bir olayı kolayca unutmaya, birçok kez algılanmış bir şeyi ise kolayca anımsamaya eğilimli oluruz. Düş imgeleri eşi olmayan yaşantılardır ve bu olgu, bizim ayırımsız tüm düşleri unutmamıza katkıda bulunur. Üçüncü bir unutma nedenine daha fazla önem yüklenmiştir. Duyumların, düşüncelerin ve benzerlerinin belirli bir dereceye değin anımsanma duyarlığına ulaşmaları için, birbirlerinden soyutlanmış olarak kalmamaları, uygun dizilenme ve gruplamalar halinde sıralanmış olmaları temeldir. Eğer kısa bir şiir dizesi kendisini oluşturan sözcüklere bölünür ve bunlar karıştırılırsa anımsanması çok güç bir hal alır. Eğer sözcükler uygun biçimde düzenlenir ve uygun sıraya sokulursa bir sözcük diğerine yardım eder ve anlamla yüklenmiş olan bütün, bellek tarafından kolayca alınıp uzun süre saklanabilir. Genelde anlamsızı saklamak, karışık ve düzensiz olanı saklamak kadar zor ve olağandışıdır

Jσѕє` isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2013, 03:34   #6 (permalink)
Kafam hep duman..

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Post Rüya Görmek Neye Alamettir?

Rüya Görmek Neye Alamettir?



Rüyada çeşitli hikmetler vardır. Kimi için bir müjde, kimi için bir ikazdır. Kur'an-ı kerimde rüya ve tabiri ile ilgili bilgi vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Güzel rüya müjdedir.) [İbni Cerir]

(Salih rüya rahmani, karışık rüya şeytanidir.) [Buhari]

(En doğru rüya seher vakti görülendir.) [Beyheki]

(Kıyamet yaklaştığında, Müslümanın rüyası ekseriya yalan çıkmaz.) [Müslim]

(Sözü doğru olanın, sadık kimselerin rüyası da doğru çıkar.) [Buhari]

(Gündüz görülen rüyalar doğru çıkar.) [Hakim]

(Peygamberlik müjdelerinden salih [iyi] rüyadan başka kalmadı. Mümin rüyayı, ya kendi görür veya başkaları onun için görür.) [Müslim]

(Salih rüya, Peygamberliğin 46’da biridir.) [Beyheki]

(Rüyada kadın görmek hayra, deve korkuya, süt dine, yeşil Cennete, gemi kurtuluşa, hurma rızka delalet eder.) [Ebu Ya’la]

Rüya tabiri, ilim işidir. Herkes tabir edemez. Rüyalarımızı, anlatacaksak, bilhassa güzel olanları salih kimselere anlatmalıdır. Çünkü salih kimse, rüya tabir ilmini bilmese de, hayra yorar, ondan zarar gelmez. Kötü, karışık rüyaları kimseye anlatmamalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kötü rüya gören kimseye söylemesin, şeytandan da Allahü teâlâya sığınsın.) [Müslim]

(Kötü rüya gören uyanınca sol tarafına üç defa tükürüp, şeytanın şerrinden Allahü teâlâya sığınsın. Bu takdirde rüya, ona zarar vermez.) [Müslim]

(Güzel rüya gören, hemen Allahü teâlâya hamd ve şükretsin! Kötü rüya gören, Allahü teâlâya sığınsın, rüyasını kimseye anlatmasın! O zaman rüyanın ona zararı olmaz.) [Dare Kutni]

(Rüyada başım kesildi, tabiri ne) diye sorana, Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bu şeytanidir. Kötü rüyayı, anlatmayın! Şeytandan Allahü teâlâya sığının!) [Müslim]

(Rüyasında hoşa gidici güzel şeyler gören, görüşü isabetli salih birine anlatsın! O da hayra yorsun!) [Beyheki]

(Rüya, tabir ilmini bilen bir dosta veya akıllı bir zata anlatılmalıdır!) [İ.Ahmed]

(Rüya nasıl tabir edilirse, öyle çıkar. Bunun için rüyanızı nasih veya âlime anlatın!) [Hakim]
[Nasih, insanlara iyilik tavsiye eden, kötülükten sakındıran, nasihat eden kimsedir.]

Bir kadın, gördüğü rüyayı Peygamber efendimize anlatır. (Yanında olmayan birine [kocana] kavuşursun) buyurur. Kocasına kavuşur. Başka bir zaman aynı rüyayı görür. Başkalarına tabir ettirir. Onlar da, (kocan ölecek) derler. Dedikleri gibi olur.

Onun için rüyayı hayra yormalıdır! Rüya iyi ise, (hayırdır inşaallah) demeli, kötü ise, (Allahü teâlâ bu rüyanın şerrinden seni muhafaza etsin) demelidir! (Bostan)

Görmediği rüyayı gördüm demek çok kötüdür. Çünkü hadis-i şerifte, (En büyük yalan, görmediği halde, “rüyamda şöyle gördüm” demektir) buyuruldu. (Buhari)

Sual: Ölmüşgayrimüslimler rüyada görülür mü?
CEVAP
Görülmez. Rüyada görülmüşse o şeytandır. Bir kimse, (Ben Ebu Lehebi, Ebu Cehili rüyamda gördüm) dese, gördüğü şeytandır.

Sual: Namaza başlatmak için, yalandan, şöyle rüya gördüm. (Namaz kılmayanı Cehenneme götürdüler) demem caiz mi?
CEVAP
Sadece burada caizdir.

Sual: Rüya dinde senet midir?
CEVAP
Hayır. Rüya senet değildir. Dinimizde senet olan dört delil vardır.

Sual: Ramazanda şeytani rüya görülür mü?
CEVAP
Görülmez. Nefsani rüya görülür.

Sual: Rüya tabiri yapılan yazılardan, insan rüyasını sağlıklı bir şekilde öğrenebilir mi?
CEVAP
Öğrenemez. Rüya tabiri ile rüya anlaşılmaz. Rüya birçok hâle ve duruma göre değişir. Bazıları şöyledir:
1- Aynı rüya yorumlanışa göre değişir.

2- Yaşlı-genç olmaya göre değişir.

3- Zengin-fakir olmaya göre değişir.

4- Kadın-erkek olmaya göre değişir.

5- Salih-fasık ve bid'at ehli olmaya göre değişir.

6- Âlim-cahil olmaya göre değişir.

7- Gece, gündüz ve seher vakti görmeye göre değişir.

8- Abdestli abdestsiz, cünüp olmaya göre değişir.

9- Günlere, aylara, mevsimlere, göre değişir.

10- Aç-tok yatmaya göre değişir.

11- Hasta veya sağlam olmaya göre değişir.

12- Evli-bekâr olmaya göre değişir.

13- Âmir-memur olmaya göre değişir.

14- Misafir, yolcu, mukim olmaya göre değişir.

15- Mesleğine göre değişir.

Daha başka sebepler rüyaya tesir eder. Standart rüya tabirleri yanıltıcı olabilir.


Sual: Şeytan, rüyada Resulullah efendimizin şekline giremediği gibi, Eshab-ı kiramın veya evliyanın şekline de giremez mi?
CEVAP
Evet, giremez. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Rüyada beni gören, muhakkak beni görmüştür. Çünkü şeytan, benim şeklime giremez. Ebu Bekir’i de, rüyada gören, elbette onu görmüştür. Çünkü şeytan, Ebu Bekir’in şekline de giremez.) [Hatib]

Şafii âlimlerinden Allâme Ceyli hazretleri de buyuruyor ki:
Şeytan, Resulullahın şekline giremediği gibi, Onun vârisi olan, büyük veli zatların şekline de giremez. (Buhari şerhi)

Vin Diesel beğendi.
EndGirl isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2013, 03:35   #7 (permalink)
Kafam hep duman..

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Rüya Görmek Neye Alamettir?

@[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL] buyrun

EndGirl isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2013, 14:35   #8 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Rüya Görmek Neye Alamettir?

Aydinlattigin icin tesekkür ederim.

__________________
Beni birakin kendi halime, çok bitkin vede yorgunum


- Bu günkü aklim olsaydi dün
yaptiklarimi asla yapmazdim.
-Ama dün yaptiklarim olmasaydi
bu günkü aklim olmazdi.

-Sagopa Kajmer-
Black isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 09.09.2013, 19:30   #9 (permalink)
Tecrübeli Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Rüya Görmek Neye Alamettir?

Yararlı bir bilgi paylaşımı olmuş

Rüya görmeyen var mı, evet var.

Hiç uyumayan bir adam görmüştüm, belki dünya da böyle insanlardan iki elinin parmakları kadar yoktur.

Bazı insanlar rüyalarında geleceğe ait bir şeyler görürler, bunlar medyum falan değillerdir.

Çoğu şeyi görmek de zamanla iyi bir şey olmamaya başlar..

Alıntı:
Sual: Şeytan, rüyada Resulullah efendimizin şekline giremediği gibi, Eshab-ı kiramın veya evliyanın şekline de giremez mi?
CEVAP
Evet, giremez. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Rüyada beni gören, muhakkak beni görmüştür. Çünkü şeytan, benim şeklime giremez. Ebu Bekir’i de, rüyada gören, elbette onu görmüştür. Çünkü şeytan, Ebu Bekir’in şekline de giremez.) [Hatib]

Şafii âlimlerinden Allâme Ceyli hazretleri de buyuruyor ki:
Şeytan, Resulullahın şekline giremediği gibi, Onun vârisi olan, büyük veli zatların şekline de giremez. (Buhari şerhi)
Bence rüyaların en güzeli ve bitmemesini istediğimiz tek rüya Resulullah efendimizi görmektir.

Allah hepimize nasip eder inşallah.

Thor isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 20.10.2013, 00:32   #10 (permalink)
Eve dön!
Şarkıya dön!
Kalbine dön!
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Rüyalar Neden Unutulur

Bende hep unuturum.. Aydınlattığın için teşekkürler

Ahmosis isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 19
akdeniz1976, Asi Ruh, Asrevya, BayanLeopar, demetli, Friend, Gulfem, KaRaqiZz, Kuzey, LazraiL, MineL, Narsinha, Nixie, Papatya, Pineapple, Reyyan, Serçe, SPIERZY, umutlar
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 03:25