Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu
 

Go Back   Forum Aski - Türkiye'nin En Eğlenceli Forumu > Eğitim - Öğretim > Açık Öğretim
facebook bağlan


AÖF İlahiyat Önlisans Yaşayan Dünya Dinleri Dersi Notları

Açık Öğretim kategorisinde açılmış olan AÖF İlahiyat Önlisans Yaşayan Dünya Dinleri Dersi Notları konusu , AÖF İlahiyat Önlisans Yaşayan Dünya Dinleri Dersi Notları AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 5. Ünite Mecusilik ve Sabilik Hazırlayan : papatya (Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra ...


Like Tree1Beğeni

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08.09.2014, 10:13   #1 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AÖF İlahiyat Önlisans Yaşayan Dünya Dinleri Dersi Notları



AÖF İlahiyat Önlisans Yaşayan Dünya Dinleri Dersi Notları

AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 5. Ünite Mecusilik ve Sabilik



Hazırlayan : papatya


(Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra tekrar amaçlı kullanmanızı tavsiye ederim )

Mecusilik ve Sabilik
5.ÜNİTE
Mecusilik: Zoroastrionizm – Zerdüştlük ateş kültüründen dolayı “ateşperestlik” kökenli dinsel gelenektir.
*ıran ‘daki Gabarlar ve Hindistan vs. Parsiler Mecusi geleneği temsil eder.
*Mecusi ismi eski ıran toplumsal sınıfı ifade eden Mecuş’tan gelir.
Zerdüşt: annesi Dugdova babası Poyruşaspa’dır.20 yaşında evlenen Zerdüşt’ün ışatyastra adlı bir oğlu ve 3 kızı olmuştur.
*30 yaşında ibadet için nehirden su alıp çıkarken Tanrı’nın meleği Vohu Manah gelip ilk vahiyleri kendisine iletmiş ve kendisini kutsal ruh Ahura Mazda’ya götürmüştür.
*Zerdüş yaşadığı dönem çok tanrıcılığa karşı tek tanrıcılığı ile elçi olarak göreve başlamıştır.
*ınanç yayma çabasına ilk kuzeni inanmıştır.
*Kral Viştaspa’nın ülkesine göç etmiş,Viştaspa’nın Zerdüşt’ün öğretisini kabul etmesi dönüm noktası olmuştur.
*Zerdüşt Turanlıların Viştaspa’yla yaptığı savaşta Viştaspa’nın yenilmesiyle Zerdüşt ölmüş ya da öldürülmüştür.
*Annesi 15 yaşında Zerdüşte mucizevi şekilde hamile kalmış, Zerdüşt gülerek doğmuş, Tanrı Ahura Mazda ile konuşmuş, kutsal ateşi bulmuştur.
Mecusiliğin Tarihsel Gelişimi: 1) Zerdüşte’le başlayan tek tanrı Mazda’yı öne çıkaran monoteizm inancını içeren dönemdir. Çok tanrıcılık, pagan kültüne karşı çıkılmış, Peygamber Zerdüşt’ün Ahura Mazda’dan aldığı öğreti savunulmuştur.
*Daryüs zamanında ıran dışı Anadolu ve Avrupa’da Zerdüştlük yayılmaya çalışılmıştır.
*Kral Cyrusi tanrının Çobanım veya Mesihim iltifatına mazhar olarak anılır.
*Ahura Mazda’nın tek tanrı olarak öne çıktığı monoteist yapı Mazdaizm’dır.
*Ahamenidler Döneminde Magianlar (mecuş) bunlar arasındadır.
*Mecüşler Zerdüştlüğün Ortadoks olmayan tarafıdır,Sasaniler döneminde Mecusilik düalist yapısıyla dikkat çeker.
*M.S 272’de ımparatorluk Başrahibi Kartir’in göreve gelmesiyle Mecusilik resmi din ilan edilmiş.
*Sasanilerin yıkılıp ıslam’ın gelmesiyle Mecusilik gerilemiştir.
*Müslümanlar Mecusilere Zımmi muamelesi yapmışlardır.Hz.Muhammed’de Yemen ve Hecer Mecusilerine kadınlarıyla evlenmemek, kestiğini yememek şartıyla cizye bağlanmasına izin vermiştir.
*1600’de Parsi Rahip Bahman Kıssa i Sancan’ı yazmıştır.
*Mecusiler Gujerat’a yöneticilerin dinsel ihtiyacını açıklamak,silah taşımamak, Hint elbisesi giymek ve evlilik törenini akşam yapmak şartıyla yerleşmişlerdir.
*Gujerat Parsi toplumu 5 bölgeye; Sancarlar,Bhagaryanlar,Godavralar,Bharuchalar,Kham battalar ‘dır.
*Daryüs zamanında imparatorluk sınırı genişledi,Perslerin Asur ve Babil mirasına konmasıyla Zerdüştlük burada da yayıldı.
*Bu dönemde Mitra kültürü ön plana çıkarıldı.
Mecusilik ne zaman düalist bir karaktere büründü? Sasaniler Döneminden itibaren, iyiliği temsil eden Ahura Mazda ile kötülüğü temsil eden Angra Meinyu düalitenin 2 zıt kavramıdır.
AVESTA: Mecusiliğin kutsal metnidir, bölümleri;Yansa,Visperad,Yaşt,Videvdat (Vendidat), Hurda Avesta olarak adlandırılır.En eski metinler Yasna’da bulunur.
*Orijinal Avesta 12.000 öküz derisi üzerine altın mürekkeple yazılmıştır, biri şiz kraliyet ailesinde , diğeri Stakhr arşivinde bulunur.
*Avesta’nın derlenmesi Arsakid kralı Valkas ve Sasani hanedanı kurucusu Ardeşir Papakan başlatmıştır, kral 2. şapur döneminde tamamlanmıştır.
*Zend Mecusi rahiplerin Avestayı yorumlamak üzere yazdığı metinler.
ınanç Esasları: ılk evrensel tektanrıcılığı hakimdir.
*Parsiler Ahura Mazda’nın her şeyi bilen her şeye gücü yeten rab olduğuna inanırlar.
*Peygamber Zerdüşt, Ahura Mazda’nın üstünlüğünü savunmuştur.
*Zerdüşt varoluşun varlığını 7 asli varlıkla açıkladı. Ahura Mazda önce kendi kutsal ruhu Spenta Mainyu ile diğer 6 varlığı yarattı. Ameşa Spenta (Kutsal ölümsüz) adlandırılan 6 varlık;Vohu Manah ( ıyi düşünce), Aşa Vahişta (ıyi gerçek) Spenta Armaiti ( ıyi Sadakat) , Khşartrha Vairya (cazip hükümranlık) Haurvatat ( Bütünlük) ve Ameratat (ölümsüzlük)tür.
*Bunlardan sonra yazatalar-tapınmaya değer diğer ilahi varlıklar Apam Napat, Sraoşa, Aşi ve Gueş Urvan vs. varolmuştur.
*Zerdüşt, iyilikle (aşa) kötülüğün (drug) ahlaki boyutta varlığına inanmış,kötülüğe yneliş yüzünden kötülüğün çıkacağını savunmuştur.
*Kötü ruhlar arasında en başta gelen Angra Mainyu’dur. Kötü karakter taşıyan ruhlara Daevalar ( devler) , Aşa’yı (iyi) tercih edenlere Ahuralarterimi kullanılmıştır.
*Zürvan’ın iyi kötü dağıtıcısı, kaderin efendisi olduğuna inanılır. Ahura Mazda ve Angra Mainyu’nun Zürvan ‘ın yarattığı 2 kardeş olduğuna inanılır.
*Ahura Mazda ve Angra Mainyu Sasani ve sonrası ortaya çıktı.
*Ohrmazd- kudret ve iyilikle çevrili ışık dünyasında, Ehrimen karanlıkla çevrili çukurda yaşıyordu.
*Ahura Mazda yaratmayı ruhsal menog sonra maddi (getik) olarak 2aşamada yaratmıştır.
*Yeryüzüyle ilgili yaratılış Ahura Mazda’dan sudûr eden 7 asli varlıkla
ılişkili.Vohu Manah- sığırın, Aşa Vahişta-ateşin, Khsatra Vainya- metallerin, Spenta Armaiti-toprağın, Ameretat- Bitkilerin,Haurvatat-suyun efendisi olarak görülür.ınsanın Spenta Mainyu’nun koruması altında olduğuna inanılır.
*Gayomart yeryüzünün oğlu olarak tanımlanır.
*Mecusilikte tanrının yarattığına inanılan kainat kötü değildir,bu açıdan Mecusilik düalizmi Sabilikten ayrılır.
*Mecusilikte kozmik zaman; 3 dönemde ele alınır. 1)ılk zaman yaratılış dönemini içerir. Tanrı yeryüzünü, varlıkları ve yaratıcı iyilik sembolü boğayı bu dönem yaratmıştır. 2) Kötü tanrı Angra Mainyu’nun saldırısı başlamış, iyilik- kötülük arası mücadele dönemidir. 3)Kötülüğün yok edilmesi, iyilik- kötülüğün ayrılma dönemidir.
*Mecusilikte peygamberliğin Zerdüşt sonrası devamına inanırlar.
*Ölüm sonrası ruh sorgudan geçirilir,iyilik baskın olursa Çinvat (ayrışma köprüsü) genişler, kötülük baskın olursa daralır.
* Fravaşi öğretisine göre yeryüzündeki maddi varlık geçicidir, aslolan ruhun ilahi âlemde bedenle birleşmesidir.Cehennem Agra Mainyu tarafından yönetilir, arınma yeridir;sonra cennete gideceklerdir.
*Mecusilikte ateş tapınma objesi değil,tanrısal saflık, iyilik, temizliğin simgesidir. Ateşe çöp vs kirli şeyler atılamaz, kirletilemez.
*Ataş Vahram (Bahram) 24 saat yakılı tutulan önemli kutsal ateştir.
*Mecusiler ateşe tapmazlar, onlar ateşi iyilik, güzellik sembolü olarak görürler..
Mecusilikte Ahura Mazda nasıl tanımlanır?Herşeyi bilip gücü yeten tek Rab’dır.Tüm varlıklar Ahura Mazda’dan zuhur etmiştir.
Temel ıbadetleri: ahlak sistem özünü “humuta,hukhta,huvarşta” yani “iyi düşünce, iyi söz, iyi davranış” esasına dayanır.
*5 vakit dua; güneş doğarken,öğlen tepedeyken,öğleden sonra, güneş batarken ve gece .günlük ibadetleri arasında önemlidir.
*Doğum, evlilik, cenaze töreni dini olay gibi değerlendirilir,doğum sonrası bebeğe kutsal hom suyu verilir.
*Navcot törenlerinde çocuklar dualarla kutsal kuşak Kusti’yi takarlar.
*Yıllık kutlanan 7 bayramdan en büyüğü ve önemlisi No Ruz (Nevruz)’dur. Ateşin efendisi Aşa Vahişta’ya atfedilmiştir.Diğer 6 bayram ( Gahambar) denir. Sonbahar hasat zamanı Mehregan (Mihrican) kutlanır.
*Haoma içeceğinin kişiye ölümsüzlük kazandıracağı belirtilir.
*Mecusiler ruh bedenden ayrılınca ceset kirli sayılır,onu toprağa gömmek, ateşte yakmak gibi temiz toprak ve ateşi kirletmesine izin vermez.
*Kirli şeyleri temizlemek için 3’lü metot;sığır sidiğiyle yıkanır,toprakla kurulanır,sonra su ile durulanırdı.
*Kan vs şeyler kir unsuru kabul edilir; adetli kadınlar dışlanırdı.
*Kuyruğu için beyaz boğa besler, domuz ve sığır eti yemez ,tek evlilik yaparlar.
Mecusilikte Din Adamları ve Mabet: En önemlisi (Meci) Mecuş,diğerleri Erbad (Herbad), Mobad, Bagnapad’dır.Mobad ateş tapınağındaki rahiplerdir,En yüksek dereceli rahip Dastûrân ismiyle anılır.Rahipler beyaz giyerler.
*Ateşgede tapınakları kutsal mekanlarından biridir,
3 Kutsal ateş; Ataş Bahram (en kutsalı) , Ataş Adaran, Ataş Dadgah’tır.


SÂBıÎLıK: 3 ayette ( Bakara 62; Maide 67;Hac 17) Sabiîlerden isim olarak söz edilir.
*Sabiîler kendi dinine mensup cemaat üyelerini MANDAYYE (Mande, bilenler, arifler olarak adlandırır.)
* ılmi ve otoritesiyle ayrıcalıklı olanları NASURAYYE (Nasuralar doğru inancı koruyup gözetenler) olarak adlandırırlar.
*Batılı araştırmacılara göre Sabiîliğe Mandaizm de denir.
*Sabiîlerden bahsedilirken yıldız, gezegene tapanlar diye bahsedilir; ama bu Sabiîlerin özelliği değildir.
*Dinlerinin Hz.Adem ‘le başlayan ilk din olduğuna inanırlar.
*Büyük bir önder ve ışık Peygamberi olarak Hz.Yahya’yı görürler.
Kutsal Metinleri: Yazılı metinler ve sır metinleri diye 2’ye ayrılır.
*Sabiî kutsal kitapları Ginza, Draşya d Yahya, Kolasta’dır.
GıNZA; Adem’in kitabı diye adlandırılır,Dua , teoloji, mitoloji, ölüm sonrası hayatla ilgilidir.
DRAşYA D YAHYA; Yahya’yı konu alır.
KOLASTA; (Koleksiyon-övgü) gusül, yemekler vs.ibadet ve dualarla ilgili uygulamaları konu edinir.
*Esoterik kitaplar; yalnızca rahipler ve rahip adayları kullanır,mitolojik tasavvurları ele alır.
*Kutsal metin dili Mandence, günlük dili Arapça’dır.
Sabiîliğin temel kutsal kitapları? Ginza, Draşya d Yahya, Kolasta.
Temel ınanç Esasları: Gnostik Düalizm egemendir.Bir tarafta ışık alemi, diğer tarafta karanlık alemi bulunur. Işık aleminin başında” Yüce Hayat, Kudretli Ruh”,gibi isimle anılan Malka d Nhura bulunur.Bu alem yokluk, eksiklik vs uzaktır.Işık aleminin ( Hayye) prensibinden oluştuğu ifade edilir. Karanlık aleminin yokluk , eksiksizlik ve düzensizliği ifade eden kaos “Kara su” dan oluşmuştur. Alemin başında “ Ur yada Büyük Canavar” diye adlandırılan Malka d Hşuka bulunur.
*Ruha, alemin yaratılışında kötü varlıkları harekete geçirmesinde Malka d Hşuka’yı kışkırtan dişi figürdür.
*Yuşamin, Abatur, Ptahil karanlık alemine atılmış varlıklardır.
*Sabiîlere göre kurtuluş yalnız ruh için geçerli, beden bu dünyaya aittir.Kurtuluşun tek yolu “manda-hikmet” ilahi kurtarıcı bilgiye ulaşmaktır.Bu bilgi kazanılan değil, bahşedilen bilgidir.
*Mehdi Praşay Ziva ( “son savaşçı, son kral”) dır.Ahlaki kötülüklere son verir.Sabiîliğin insan anlayışında ruh, beden ve nefs ayrımına dayalı parçacı insan tasavvuru yer alır.
Sabiî düalizmin en çarpıcı özelliği? Işık ve karanlığa dayalı düalite oluşturmak.Maddi evren ve insan bedeni bizatihi kötü,iyi olan ışık alemine ait ruhtur.
Temel ıbadetleri: ıbadetlerini MANDı önünde yaparlar.
*ıbadetleri içinde en önemlisi boy abdesti, vaftizdir.
*MASBUTA,TAMAşA,RışAMA 3 çeşit temizlenme var.
MASBUTA; boy abdesti vaftiz gözetiminde akarsuya dalıp çıkmak
TAMAşA, rahibe gerek duymadan kendi başına 3 kez nehire girip çıkmak. RışAMA; ıslam’daki normal abdeste benzer.
*Sabiîlikte ayin yemekleri de önemli en önemlisi; Masiqta törenidir.Ölen kişinin ruhunun gözetim evinden hızla geçip ışık alemine ulaşmasıdır.
*Ayin yemeği hazırlık aşamasında güvercin ve koç kurban edilir.
*Yılın belli gün ve saatlerini uğursuz (mbattal) kabul ederler.
*En önemli bayramları beş günlük kutladıkları Panja ( Parvania) bayramıdır.
Sabiî Din Adamları ve Mabet: Vücutça kusursuz,sağlam, soyunda dinden dönen kimse olmayan herkes rahiptir.
*Rahipler evli olmalı, rahiplik babadan oğla geçer.
*Rahiplikteki en yüksek tabakaya “Riş’ama” denir.
*Ganzibra’lık yöresel başrahiplik görevidir.
*Normal rahipler Tarmida, yardımcı rahipler Aşganda adı verilir.
*Sabiîlikte dine kabul töreni yoktur,dışarıdan birinin (Sabiî anne ve babadan doğmayan) Sabiî olması mümkün değildir.




BuYuCu beğendi.
__________________



Konu Papatya tarafından (10.12.2015 Saat 17:01 ) değiştirilmiştir.
Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2014, 10:17   #2 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 6. Ünite Yahudilik- 1

AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 6. Ünite Yahudilik-1

Hazırlayan : papatya
(Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra tekrar amaçlı kullanmanızı tavsiye ederim )
Yahudilik -1

6.ÜNıTE
*Yahudilere Yahudilik adı Hz.Musa’dan sonra verilmiştir.
*Yahudiler kendilerini ıbrani Aram ( Hz.ıbrahim ) soyuna dayandırır,Kutsal kitap dili ıbranice ve ısrailoğulları diye bilinir.
ıbrani terimi: Hz.Adem’den sonra insanlığın atası Hz.Nuh’tur.
*Hz.Nuh’un oğlu Sam’ın soyundan gelenlere sami kavimler denilir. Eber,Hz.ıbrahim’in atasıdır.Eber( Ever) , öte yaka demektir.
*ıbrani, Eber’in çocukları manasında kavimler topluluğunu ifade eder.
*ıbrani kelimesi Hz.ıbrahim, Hz.ıshak, Hz.Yakub ve çocuklarını tanımlar.
ısrail terimi: ısrail ( Yisrael) 2 kelimeden oluşur.ısra ( Yisra)üstün gelmek, parlamak, şifa vermek, güreşmek vs. anlamındadır. Tevrat’a göre Yakup’la güreşen biri tarafından ona verilmiştir.
El (Allah) ile uğraşan , güreşen Tanrı’ya karşı güçlü anlamındadır.
*Yahudi kutsal kitabı Hoşea’ya göre Yakub’un güreştiği Tanrı’nın meleğidir.
*Hz.Yakup’tan Hz.Süleyman’a kadar ısrailoğulları diye anılmıştır.
*ısrail krallığına Asurlular son vermiştir.
*Yahudilere göre ısrail, bir halka verilen isim, halkın yaşadığı toprağa ısrail toprağı, kurdukları devlete ısrail Devleti denir.
*ısrail’in seçilmiş kutsal kavim olması Tanrı’yla yaptığı 2 ahit sonucundadır.Tanrı’nın seçilmiş kavmi olma inancı ısrailoğullarının ırki üstünlük iddiasında bulunmasına yol açmıştır.
*ısrail kelimesi Müslüman bilginlere göre; “Allah’ın kulu,seçtiği, gece yürüyen” anlamındadır.
*Yehud kelimesi Medeni surede geçtiği halde ısrailoğulları Mekke dönemi surelerinde ıslam öncesi olayı anlatmak için geçer..
*ıslam kaynaklarında Beni ısrail, Yakub’un soyundan gelip ırken de Yahudi olanları, Yehûd ise;hem bunu hem de başka ırktan dine girenleri kapsar.
Yahudi Terimi: Aslı ıbranice Yehudi ( Çoğulu Yehûdim) ’dır.Hz. Yakub’un 4. oğlu Yehudah, Tanrı’ya teşekkür anlamındadır.
*Kur’an’da Yehûdî veya Yehûd şeklinde çoğul,Hûd şeklinde geçer.
*”Hakka dönmek, tevbe etmek” anlamında Arapça hdv kökünden türeyen kelimeler vardır. Medine’de nazil olan surelerde geçer, Yahudilerin geçmişteki kötülük ve ıslam’a cephe alışlarını anlatır.
*Mekke dönemi ayetlerinde verilen nimetler ve üstün kılınmasından söz ederken Medine Döneminde onların bozgunculuk, puta tapmak vs. özelliklerinden söz eder.
*Yahudi kelimesi hem bir milleti hem de o milletin inanç kültür geleneğini kapsar.
Yahudi Kimdir? Yahudi anneden doğan kişidir.Bir kişinin Yahudi olması için; Yahudi anneden doğması şarttır.
*Yahudi doğmayıp Yahudi olmak isteyenler; erkek için sünnet olma, her ikisi için de mikve havuzunda suya dalma ( tevilah) Yahudi şeriatının emirlerini kabul etmektir.
*ısrail’de 1950’de çıkarılan “Dönüş Yasası” her Yahudi’ye israil2e göç etme ve vatandaşlığına alma imkanı verir.
Yahudilik Nedir? Yahudilerin mensup olduğu gelenek, Tanrı’nın Yahudiler için takdis ettiği din anlamındadır.
*Hz.ıbrahim’i esas alan monoteist 3 din ailesinin en eskisidir.
*Yahudilik, Hz.ıbrahim’in dinine yakındır; çünkü her ikisinde de Tanrı’nın birliği üzerinde durulur.
*Yahudiliğin hem dini hem de milli boyutu vardır.
*Yahudilerin en belirgin özellikleri; 1) politeist ortamda tek Tanrı inancı yerleştirmesidir. 2) Tanrı-insan, Tanrı –ısrail ilişkisine vurgusudur.
*Yahudi kimliği belirleyen temel kıstas; ne olduğun ve ne yaptığın sorusudur.
*Seçilmişlik, ahit, kutsal toprak ve kurtuluş kavramı Yahudiliğin merkezindedir.
Tarihsel Gelişim: ılk ıbrani atası,ilk monoteist ibrahim’e dayanır.
*Cariyesi Hacer’den ısmail, karısı Sare’den ıshak adlı oğlu vardır.
*Yahudilere göre ıshak kurban edilmek istenmiş , karşılığında kurban verilmiştir.
*ıslam’a göre, ısmail kurban edilmek istenmiştir.ıbrani geleneğine göre her şeyin ilki Tanrı’nın hakkı olduğundan ısmail kurban edilmek istenmiştir.
*Hz.ıbrahim, ıshak ve Yakup’tan oluşan 3 ıbarani atasının ve Yakup’un 12 oğlunun hikayeleri Tevrat’ın Tekvin bölümünde anlatılır.
Hz.Musa: Kendisine Tevrat verilen, Yahudilere göre Peygamberlerin en büyüğüdür.
*Hz.Yakup’un 12 oğlundan Levi’nin soyundan gelir.
*Ömrünün 40 yılını Mısır’da geçirmiş, istemeden Mısır’lı birinin ölümüne neden olunca Medyen’e gitmiş, şuayb Peygamber’e damat olmuş, Sina dağında peygamber seçilmiştir.
*Vaat edilmiş topraklar; ısrail toprakları Tanrı’nın kutsallığının tecelli ettiği bölge, merkezi Kudüs, onun merkezi de Siyon Dağı ve Mabet bölgesi bulunur.
*Kur’an’da ismi en çok zikredilmiş Peygamber Hz.Musa’dır.
*Tevrat’ın Çıkış, Levliler, Sayılar,Tensiye bölümü Hz.Musa’yı anlatır.
*Yahudiler Hz.Musa’nın hayatını 40 yıl Mısır, 40 yıl Meyden 40 yıl da Çölde olmak üzere 3 devreye ayırırlar.
*Hakimilerin görevi ısrailoğullarını askeri yöneden sevk ve idaresini sağlamaktır.
*Hakimilerden Deborah Yahudilikteki kadın Peygamberlerdendir.
*ısrail’in ilk kralı Saul ( Kur’an’daki adıyla Talut) ‘dur.
*Yahudilere göre Davud , Peygamber değil kraldır.
*Yahudi tarihinde 1. mabedi ( Büyük Mabed) inşa eden Hz.Süleyman’dır. Bu mabede Yahudiler “Kutsal Ev” anlamında Bet- ha Mikdaş, Araplar Beytü’l-Makdis, ıslam Tarihinde Mescid-i Aksa denir. Bu dönem ısrail’in altın çağıdır.
*1.Mabed döneminin sona ermesi ve Yahudi krallığını yıkan Babillilerdir.
*Samiriler “ayrılıkçılar” olarak bilinir.Politeist inanca sahiptir. Bu nedenle Yahudi toplumundan dışlanmıştır.
*Ezra; Peygamberden öte konuma sahiptir, mabedin yeniden yapılmasına öncülük etmiştir. Musa önce gelmeseydi Tevrat Ezra’ya verilecekti, çok iyi Tevrat yazıcısıdır. Tevratı haftalık okuma parçasına bölüp , okuma geleneğini başlatandır.
* 2.Mabed döneminde yılında Judah Maccabee isyanı çıkmıştır. Diğer özelliği, Filistindeki 3 büyük Yahudi Mezhebi ( Ferisiler, Sadukiler ve Esensiler) ortaya çıkmışlardır.
*2.Mabed dönemi Romalıların yıkmasıyla sona ermiştir.
*ıslam’ın geldiği dönemde 3 büyük Yahudi kabilesi, Kureyza, Kaynuka, Nadir Medine’ye geldiği kabul edilir.
*Roma ımparatoru Hadrianus sünneti yasak eden kişidir.
*Hz.Ömer’in Kudüs’ü fethiyle Yahudiler kutsal topraklara gelmeye başladı.
*Medine döneminden itibaren Yahudilerle ilişkiler başlamış, Müslüman tesirinin ilk örneği; Talmud literatürü ve rabbilerin otoritesi üzerine kurulu Rabbani Yahudiliğe alternatif Karai Yahudiliği ortaya çıkmıştır.
*1516 Osmanlıların yükselme devri ısrail’in altın devri oldu.
*Osmanlı Yahudisi Sabatay Sevi Mesihlik iddiasıyla ortaya çıkmış.ısyan bastırılıp Müslüman olunca Sabataycılık hareketi doğmuştur.
*Rabbani Yahudiliğe karşı Hasidilik hareketi de hem Osmanlı hem Avrupa Yahudilerini etkilemiştir.
*1665’te 1. Siyonist kongresi toplandı. Theodor Herzl başkan seçildi.Siyonizm programı “ Yahudi halkı için Filistin’de kamu hukukunun güvencesi altında bir yurt kurulmasını sağlamak” olarak açıkladı.
*Antisemitizm hareketi sonucunda 1882-1903 yılları içinde Filistin’e ilk Yahudi göçü gerçekleşti.
*Bugünkü ısrail Yahudi toplumu Aşkenazim,Sefardim, Mizrahim ve Etiyopya Yahudilerinden oluşur.
*Aşkenazim; Sosyal, siyasal statü bakımından ısrail toplumunun en tepesinde yer alır.
*Sefardim; Müslüman-Arap ülkesinden gelen Asya-Afrika kökenli Yahudileri içine alır.
*En alt seviye Mizrahim’dır.
*ısrail Devleti Yahudilik anlayışı manasında Ortodoks öğretiyi kabul eder.
Kutsal Kitapları: Türkçe’de Eski Ahit, Yahudiler TANAH adını verir.
*TANAH her bölümünün adının baş harfinin birleşmesiyle 3 bölümden oluşan uydurma isimdir.
*Tanah ; Tora ( Tevrat) , Nevim ( Peygamberler) , Ketuvim ( Kitaplar) bölümünden oluşur.
*Tevrat; Yahudi kutsal kitabındaki en önemli bölümdür, Hz.Musa’ya Tanrı’nın verdiğine inanılır.
*”Öğreti, hüküm, yasa / şeriat” anlamına gelen Tevrat ( Tora) Musa Peygambere Sina dağında Tanrı’nın verdiğine inanılır.
*Tevrat kitabı; Yazılı Tevrat ; Talmud sözlü Tevrat’tır.
*Tanah’ın dili ıbranice’dır.3 temel bölüm ve toplam 24 kitaptan oluşur.
*Birinci bölüm Tevrat;TEKVıN, ÇIKIş, LEVLıLER, SAYILAR ve TESNıYE bölümünden oluşur.
*Tevrat’ın esas vurgusu;ısrailoğullarının Musa Peygamber rehberliğinde eğitilmeleridir.
*Yahudi öğretisi çekirdeği ”On emir”, “Ahit kitabı” ve Yahudi kurallarını özetleyen “ Kutsallık kanunu “ Tevrat’ın önemli kısmıdır.
*Yahudi inancına göre Tevrat, Tanrı tarafından Musa peygambere yazdırılmıştır.
*Peygamber kitapları Tanrı’nın rüya yoluyla Peygamberlere vahyidir.
*”Dört Kaynak Teorisi” J. Wellhausen’e aittir. Tevrat; kronolojik sıraya göre Yahvist, Elohist, Deuteromomist, Ruhban metinlerinden oluşmuştur. Yahvist; en eski metindir, ısrail’in seçilmişliğini vurgular.
Elohist; Mabed ve ibadet üzerinde durur.Deuteromonist; Tevrattaki Tensiye bölümü üzerinde durur.Ruhban metin; Ezra yönetimindeki Yazıcıların ( Soferim) Tevrat’la ilgili çalışmalarıdır.
*Tanah’ın en eski ve tam yazma nüshası Masoterik metindir.
*Tanah’ın en eski tercümesi 3.yyda Grekçe’ye yapılmıştır.
*Mişna hükümlerle ilgili açıklamaları ele alan bir nevi şeriat kitabıdır.
*Gamera, Mişna’nın açık-kapalı hükümlerinin açıklamasıdır.
*Gemera ile Mişna’nın birleşiminden TALMUD oluşur.

Arkadaşlar bu ünitenin sıra sizde kısmını yazmadım. Bu üniteyi çalışırken sıra sizdeleri kitaptan okursunuz inş.


__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2014, 10:22   #3 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 7. Ünite Yahudilik - 2

AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 7. Ünite Yahudilik - 2

Hazırlayan : papatya
(Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra tekrar amaçlı kullanmanızı tavsiye ederim )

YAHUDİLİK - 2
7.ÜNıTE
ınanç Esasları: Kutsal metinlerinde iman esaslarının neler olduğu açıkça belirtilmemiştir.
*ıman esası oluşturma girişimini ilk Philo başlatmıştır.
*Müslümanlarla ilişki içinde olunması Yahudileri iman esası belirlemeye yöneltmiştir.
*ıman esaslarıyla ilgili çalışma yapanlar;Saadya Gaon, ibn Meymun başlıcalarıdır.En meşhuru ıbn Meymun’un 13 maddelik prensibidir.
*Hasda’i Crescas 13 maddeyi 6’ya indirmiş,Yosef Albo, 3’e indirmiştir.
Philo’nun 5 prensiplik Amentüsü : 1) Allah vardır, hükmeder
2)Allah birdir.
3)Alem sonradan Allah tarafından yaratılmıştır.
4)Yaratma birdir
5)Yaratmayı ilahi takdir idare eder.
*Philo’nun bu esasları Mişna ve Talmud alimleri arasında taraf bulamamış, nedeni; Philo’nun Helenistik felsefenin etkisinde kalacağı ve felsefi monoteizmi savunurken Filistin’deki dinsel gelişmeden haberdar olamayışı etkilidir.
*Karaim Yahudi Mezhebi ile mücadele,Müslüman kelmacıların Yahudiliğe yönelttiği hucümları engelleme isteği iman esaslarının yeni görüşle ele alınmasını gerektirmiş, ilk çalışma yapan Saadya Gaon’dur.
Saadya Gaon’un Amentüsü: 1) Alem sonradan yaratma ( hadis)tir.
2) Allah tektir, cismi yoktur
3)Vahye iman şarttır
4)ınsan ruh ve bedenen günah işlemekten sakınmaya davet olunmuş.
5)Mükafat – ceza haktır
6)Ruh saf ve temiz yaratılmıştır
7)Yeniden dirilmek haktır
8)Mesihi beklemek, hesap ve nihai hüküm haktır.
ıbn Meymun’un 13 maddelik iman esası: 1) Tanrı varolan her şeyi yarattı ve ona hükmetmektedir.
2)Tanrı birdir, ondan başka Tanrı yoktur
3)Tanrı cisim değildir, tasvir edilemez
4)Tanrı ezeli ve ebedidir
5)ıbadet Tanrı’ya hastır, ortak koşulamaz.
6)Peygamberlerin bütün sözleri haktır.
7)Musa’nın Peygamberliği gerçektir, O en büyük Peygamberdir.
8)Tevrat Tanrı’nın Musa’ya verdiğiyle aynıdır.
9)Tevrat değişmeyecek, başka Tanrı ve Tevrat gelmeyecektir.
10)Tanrı insanın bütün düşüncesini bilir.
11)Tanrı emrine uyanları mükafatlandırır, uymayanları cezalandırır.
12)Mesih gelecektir.
13)Ölümden sonra dirilme gerçekleşecektir.
*Ortodoks Yahudilik, ibn Meymun’un 13 maddesini benimser,diğer iman esaslarını da geçerli sayar. Reformist Yahudilik,inanç ve pratik konusunda insana değişim hürriyeti tanır.Muhafazakar Yahudilik; monoteizm dışı yönelimleri kabul etmez.
ıbn Meymun ve ıslam alemi amentüsü arasındaki farklar?birinci de meleklere iman, ikinci de Mesih inancının olmayışıdır.
*Tanrı’nın 2 levha halinde Musa Peygamber’e verdiği “On Emir” de
1)Seni Mısır diyarı, esaretten çıkaracak benim, Benden başka Tanrın olmayacak.
2)Kendin için put, yontma vs. yapmayacaksın
3)Tanrının adını boş yere ağzına almayacaksın
4)Cumartesi gününe riayet edeceksin
5)Babana ve annene hürmet edeceksin
6)Öldürmeyeceksin 7)Zina yapmayacaksın
8)Çalmayacaksın 9) Yalancı şahitlik yapmayacaksın 10)Komşunun bir şeyine göz dikmeyeceksin.
Tevratta On Emir 2 yerde nakledilir, Kur’an’da nerdedir, farklılık var mıdır?Tevratta Çıkş 20; Tensiye 5’te yer alır.Cumartesi yasağı dışındakiler Kur’an’da da vardır.Kur’an’da çok yerde tekrarlanır; ıSRA SURESıNDE toplu bulunur.
Tanrı ınancı: Yahudilik Tanrı ve ısrail’in seçilmişliği üzerinde durur.
*Tanrı hakkında ne düşündüğü değil,Tanrı’ya nasıl ibadet ettiği konusu önceliklidir.
*Tanrı önceleri Yahvist metinlerde antropomorfik , Elohist metinlerde aşkın nelik kazanır.
*Tanrı’nın özel ismi olarak kullanılan “YHVH” (Yahve –Yahova) en kutsal olanıdır.” Var olmak” Tanrı tarafından “Ben ben olanım” şeklinde adlamdırılır.
*On Emir de YHVH kelimesi yerine Efendi/ Rab anlamında Adonay veya Ha-şem (isim) kelimeleri kullanılmıştır.
*Tevratta Tanrı için kullanılan isimler; Elohim,El Elyon ( en yüce olan) , El Olam (sonsuz olan) El şadday (güçlü olan) isimleri kullanılır.
DıA ıslam Ansiklopedisindeki Allah maddesi, ıslam ve Yahudilikteki Tanrı inancının en belirgin farkı?Yahudilik Tanrı anlayışı insan milli karakter arzeder; islam’da Allah inancı milli değil, bütün âlemin Rabbidir sonradan yaratılmışlara benzemez (muhalefetün lilhavadis)
Peygamberlik: Peygamberlik müessesesi vardır, Tanah’ın 2. bölümü Neviim (Peygamberler)adı taşır.
*Peygamberi ifade etmek için nebi ( nevi) kelimesi gelir.ılk kez Hz.ıbrahim için kullanılmıştır. Gören anlamında Hozeh ve Roeh kelimeleri de peygamberi ifade eder.
*Peygamberi Peygamber yapan asıl özellik; Tanrı sözüne muhatap ve aracı olmasıdır.
*Peygamberliğin 2 şartı vardır.1 ) Tanrı’dan ilahi vahiy alması 2) vahyi insanlara tebliğ etmesidir.
*vahiyn 2 çeşiti vardır, 1)aracısız doğrudan Rab Yahve’den alınan vahiy Hz.Musa’ya özgüdür. 2) vahyin rüya halinde alınmasıdır.
*Peygamberlerin Peygamber oluş yaşları farklıdır.
*Peygamberlerin Özellikleri; 1)Tebliğinin doğruluğu 2)Verdiği haberlerin gerçekleşmesi 3)Alametler göstermesi
*Tevrat’ta ilk kez Peygamber olarak isimlendirilen kişi ıbrahim’dır.ıbrahim’le başlayıp Musa ile en mükemmel hal alan Peygamberlik Malaki ile sona ermiştir.
Sadece Tanah’ta hem Kur’an’da adı geçen Peygamberler vardır.sadece Kur’an’da adı geçen peygamberler?Hud, Salih ve Zülkifl’dır.
*Yahudilikte Peygamberler kadınlardan da olabilir.Onlara Nebiah denir, 6 kişi ( Hz.Musa’nın ablası MıRYAM, DEBORA, HULDA, NOADYA ve Peygamber Yeremya’nın eşi dır.)
*ıslam dinine göre Peygamberlerde ; Sıdk (doğruluk),Emanet( güvenilirlik), Tebliğ, Fetanet(akıllı olmak), ısmet’tir.
Ahret ınancı: Yahudilerin ilk yorumcusu sayılan Ferisiler;ruhun ölümsüzlüğü ve yeniden dirilme inancını ortaya koymuşlardır.
*şeol; ölüm sonrası bütün insanların gideceği yerdir.
*Cehennem dünya yaratılmadan yaratılmış karanlık dağların arkasındadır.Günahı ve sevabı eşit olan 11 ay cehenneme gider.Yaygın inanca göre cehennemde 12 ay kaldıktan sonra yok olacaklardır.
Mesih inancı: 2.Mabed dönemi sonrası Yahudi dinin önemli parçası olmuştur.
*Mesihin Davud soyundan geleceğine inanırlar.
*Mesihin Kusüs’te doğduğu,gökyüzünde gizlendiği ve geri dönmek için kurtuluş gününü beklediği rivayet edilir.
*Yahudi tarihinin en etkili Mesih hareketi; Sabatay Sevi’nin Mesihlik iddiasında bulunmasıdır.
*Hristiyanların beklediği Mesih; Hz.ısa’dır.
Vadedilmiş Topraklar: Arz-ı Mev’ud ; Allah’ın Hz.ıbrahim ve onun soyundan gelenlere vermeyi vaat ettiği yerdir.
*Vaadin şart;Allah’ın emrine bağlı olunacak 2)Suçsuzlar , garip, yetimler öldürülmeyecektir, 3) Allah’a verilen sözü tutmak ahde riayet etmek gerekir.
ıbadetleri: ıbadetin temelini kurban kültürü oluşturur.
*”Toplanma Çadırı” etrafında toplu ibadete geçiş, Musa Peygamber ile başlar.Mabed de ibadet yeridir.
*Davud’un Kudüs’ü fethetmesiyle ibadet merkezi Kudüs’e kaymış,kral Süleyman zamanında Mabed inşa edilmiştir.
*Kohen sınıfı Yakup’un 3. oğlu Levi’nin soyundan gelen Harun’un oğullarından oluşur.
*Kohenlerin en yaşlısı Baş kohen ve en kutsal kişidir.
*Leviler ibadethane bakımı, müzik ve şarkı ile ibadete eşlikle görevlidir.
*Geleneksel Yahudiliğe göre 2. Mabedin Romalılar tarafından yıkılıp Mesihin ortaya çıkmasıyla Süleyman Mabedini tekrar inşa edeceğini düşünür.
* Yahudilikte sinagog, bet hakneset (toplanma evi), bet ha –tefila (dua evi),bet ha midraş ( öğrenme evi),Türkçe’de Havra denilir.
*Yahudilikte sabah ( şaharit), ikindi ( minha) ve akşam (maariv- arvit) 3 vakit ibadet vardır.
şabat: Cumartesi günü Yahudilerce haftanın en kutsal günüdür.Tanrı’nın dünyayı 6 günde yaratıp 7. günde dinlenmiş olması yüzünden bugün iş yapmak yasaktır.
ıslam’da dini gün ve bayramlar hangi takvim sistemine göre belirlenir,niçin her sene farklı takvim kullanılır?Ay takvimine göre belirlenir,ay yılı güneş yılından 10 gün eksik olduğundan dini günler ve bayramlar erken gelir.
*Yahudilerin 11 bayramdan 6’sı büyük,2’si küçük ve 3’ü modern bayramdır.
Yeni Yıl: Tişri ayının ilk günüdür.Ademin yaratılması, ıbrahim,ıshak ve Yakup’un doğumu vs. konu alır.
Kefaret Günü ( Yom Kipur) Tişri ayının 10.günü, Yahudi takviminin en kutsal günüdür.
Çardaklar Bayramı ( Sukot) Tişri ayının 15-21. gününde kutlanır.Hasat bayramı da denir.ısrail erkeklerinin mabede gelip takdime kurban sunmakla görevli olduğu bayramdır.
Tevrat’ı Hatim Bayramı: Tişri ayının 22. günüdür.Kutsal dolaptan çıkan Tevrat rulosunun sinagog içinde 7 kere dolaştırılmasıdır.
Pesah Bayramı:”Bahar, özgürlük,Hamursuz Bayramı “da denilir.Mazisi en eskiye dayalı bayramdır.Hac bayramının ilkidir.Bu a byram süresince mayalı gıdalar tüketilmez, bayramın ilk akşamı hazırlanan sofraya seder denilir.
Haftalar Bayramı (şavuot):Tevrat’ın ısrailoğullarına verilişinin 50.günü olarak kutlanır. 2.büyük hac bayramıdır.Turfandalar günü de denilir,Persah ısrailoğullarının fiziki,Savuot ise manevi kölelikten kurtuluş bayramıdır.
Hanuka Bayramı: Mabede daimi yanan menora’nın bir günlük yağla 8 gün boyunca yanmasını hatırlatmak için evlerde 8 gün boyunca mum yanar.
Purim Bayramı:Neşe-eğlence bayramıdır.Perslerin Yahudi katliamını belirtmek için kuralar ve zarlar anlamında Purim denmiştir.Vezir Haaman’ın yok etmesine karşı Kraliçe Ester’in kurtarması anısına kutlanır.
Mezhepleri:2.Mabed döneminde 3 büyük mezhep; Ferisiler, sadukiler; esensiler ortaya çıktı.
Peruşim ( Ferisiler): “ayrılıkçılar” anlamındadır.Sinangog ve Tevrat öğretisini öne çıkaran yazıcı ve din adamlarından oluşan gruptur.
*Yorum geleneğini başlatmış, Tevrat kuralının uygulanmasında katıdır
*Ahiret ve meleklerin varlığına inanır.
Sadukim ( Sadukiler): Tevrat’ın uygulanması ve Mabed hizmeti knousunda Peruşim’e karşıdır.
*Aristokrat ve muhafazakar sınıftan oluşur.Yorum geleneği ve meleklerin ve kötü ruhların varlığını kabul etmez.
ısiyim ( Esensiler) : Mütevazi, dindar, sessiz- sakin kişilerin oluşturduğu topluluktur.
*Tevrat’ın Levliler kısmına uyan, evlilik ve bedeni zevkten kaçınılar.
*Melek ve ahret inancı temizlik ritüelini getirmiştir.
*Evlilik hayatına kısıtlama getirdiğinden dolayı soyu devam etmemiş.
*ıseviyye,Yudganiyye,Ananiyye ve Karaim ıslam düşüncesi tesiri altında Yahudi mezhepleridir.
*Karailik, Tanah( yazılı kitabı) kabul edip sözlü kitabı reddeder.

GÜNÜMÜZ DÜNYASINDAKı YAHUDı MEZHEPLERı
Reformist Yahudilik:Alman Yahudileri arasında ortaya çıkmıştır,asıl gelişmesi Amerikan Yahudileri arasında olmuştur.
*ılk öncülleri, Moses Mendelssohn, Abraham Geiger,Ludwing Philipson ve Samuel Holdheim’dır.
*Akılcılık, evrenselcilik, ilerlemecilik ilkeleri üzerinde durmuştur.
*Tevrat’ı Tanrı’nın verdiği kitap olarak görmezler,Tevrat atalarını tecrübesini anlatan geçerliliğini yitirmiş kitaptır.
*Mesih inancı kabul etmez
*Kadın ve erkek din karşısında eşittir, sinagogda beraber ibadet eder
Muhafazakar Yahudilik: Zacharias Frankel tarafından başlatılımıştır.
*Reformiste tepki olarak ortaya çıkmıştır.
*Solomon Schecter öncülüğünde teşkilatlanıp mezhep halini almıştır.
*Yavaş yavaş değişimi onaylar.
Yeniden Yapılanmacı Yahudilik: Mordecai Kaplan’ın öncülüğüyle başlamış Amerikan Yahudiliğine has harekettir.
*Yahudilik din değil, devamlı gelişen dini medeniyettir.
*Aşkın-yaratıcı-vahyedici Tanrı yerine natüralist Tanrı anlayışı benimsemesidir.
Ortodoks Yahudilik: Tevrat’ın Allah’ın Musa’ya yazdırdığı ilahi vahiy olduğuna mutlak inanırlar.Tevrat’ın yorumu Mişna va Talmud’un da vahiy kaynaklı olduğuna inanır.
Yen Ortodoksluk Hareketi: S.R. Hirsch’ün öncülüğünde Ortodoksluk ve Reformist Yahudilik arasında yer alır.
*Tevrat emri ile mevcut düzeni uzlaştırma hedefindedir.
*Hirsch, Yeni Ortodoksluğu değişimi onaylayan gelenek üzerinde durur. Halaha’ya ters düşmeyen yenilik, modern sistemlere açıktır.
Hasidilik: Çoğulu hasidim dindar demektir.Yisrael ben Elizer adlı kabalacı etrafında gelişen mistik harekettir.Bu harekete karşı çıkan Rabbani Yahudilik mensupları karşı çıkanlar anlamında mitnagedim denir. Bilgi ve akıl yerine duyu ve duaya yer verir.ıbadet ve dini merasim icrasında konsatrasyon, neşe ve hazza ağırlık verir.
Kabala: Almak, kabul etmek manasında mistik ve ezoterik gelenektir.Konusu kozmik ölçekli yaratılış ve kurtuluştur.
*ılahlığın mahiyeti,yaratılış sebebiyle ilgili sırlara ulaşma çabasıdır.
Neturei Karta: şehrin muhafızları anlamındadır.Siyonizm karşıtıdır.Siyonizmin Yahudi dinine ters olduğnu vurgular.
Siyonizm: Dünyanın dört aynına yayılmış Yahudi toplumunu Filistin’de tekrar bir araya getirip bağımsız Yahudi devleti kurmaktır.Yahudi milliyetçilik hareketidir.
*Kendi içinde siyasi, sosyal ve dini türlere ayrılır.
*Avusturya Yahudisi Theodor Herzl siyasi siyonizmin kurucusudur.
*1897’de Dünya Siyonist Teşkilatı’nı kurmuştur.
*Siyasi Siyonizm 1948’de Filistin’de ısrail devletinin kurulmasıyla ilk kademesini gerçekleştirmiştir.
*Alman Yahudisi Moses Hess sosyalist siyonizmin öncüsüdür.
*Bir Yahudinin diğer Yahudiyi kasten öldürmesi yasak; ama Yahudi olmayana dolaylı yoldan zarar mubahtır.Yahudiden faiz almak yasak Yahudi olmayandan faiz almak şarttır vs.. kuralları vardır

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2014, 10:32   #4 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 8. Ünite Hristiyanlık -1

AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 8. Ünite Hristiyanlık -1

Hazırlayan : papatya
(Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra tekrar amaçlı kullanmanızı tavsiye ederim )


HRİSTİYANLIK - 1

8.ÜNıTE
*Kur’an Hristiyanlığı ifade etmek için “nasâra” kelimesini kullanır.
*Hz.ısa’nın doğum yeri olan Kudüs yakınındaki “nâsıra” kasabasına istinaden kullanılan isimdir.
*Hz.ısa nâsıralı diye anılmış, Hz.ısa’nın yolundan gidenlere nâsıralılar denilmiştir.
Hristiyanlar için kullanılan diğer isimler: şâkirtler,Kardeşler, Azizler, ınananlar, Seçilmişler, Çağırılmışlar, Kilise, Fakirler, Dostlar, Celileliler..
Terim anlamı: Hz.ısa ve ıncil’e tabi tüm hristiyanların dinine denir.
*”Hristiyan” kelimesinin ne zaman kullanıldığına dair kesin bilgi yok.
*Hristiyan kelimesi ilk defa Antakya’da yaklaşık 60 yıllarında kullanıldığı düşünülür.
*Hristiyan isminin Hz.ısa zamanında kullanılmadığı kesindir.
Tarihsel gelişimi: Hristiyanlık, ısa Mesih anlayışı üzerine temellenen inanca sahiptir.ısa hem Tanrı’nın oğlu hem de insanlığın kurtarıcısıdır.
ıncillere göre Hz.ısa’nın doğumu: Hz.ısa’nın doğumuna 4 incilden sadece MATTA ve LUKA’da yer verir; ancak her 2 ıncilde de farklı anlatılır.
*Matta ıncili’ne göre Tanrı’nın oğlunun soy ağacı ile başlar.Hz.ısa’nın Kral Arhelas zamanında doğduğu düşünülür.Kral Arhelas’a yeni doğan çocukları katletme fiili verilmiştir.
*Luka ıncil’ine göre; Hz.Yahya ve Hz.ısa’nın doğum sahnesi aynı üslupla anlatılır ve dikkat çekicidir.
*Batı Hristiyanlığında 25 Aralık, Doğu Hristiyanlığında 6 Ocak Hz.ısa’nın doğum günüdür.
Çocukluğu ve Gençliği: Çocukluğu Galile eyaletinin Nâsıra kasabasında geçmiştir.
*Luka’ya göre 12 yaşında annesi ve anneannesinin kocası Yusuf’la birlikte Persah bayramı için Kudüs’e gitmiştir.
Göreve Başlaması: 30 yaşından sonra başlamıştır.Hz.Yahya teyzeoğludur. Yahya, Tanrı’ya inanları vaftiz ediyordu,Vaftizci Yahya diye bilinir.Hz.Yahya tarafından vaftiz edildi.
*Tebliğini ilk Galile’de yaptı.Etrafında havariler oluştu ve havariler Hz.ısa’ya yardımcı oldular.
*Havariler: kelime anlamı; beyaz giyinenler,insan ruhlarını din ve ilimle arıtanlar manasındadır. Hz.ısa’nın yardımcılarıdır.Hz.ısa tebliğ faaliyetinin başında 12 kişi seçip Havari ismini vermiş ve havarilerin ismi; MATTA, MARKOS, LUKA ve RESULLERıN ışLERı ‘nde geçer.
Simon Petrus,Andreas,Yakup( Zebedi’nin oğlu) Yuhanna, Filipus,Bartolomeus,Thomas,Matta,Yakup (Alfeos’un oğlu) Taddeus,Gayur Simun, Yahuda ıskariyot’tur.
Mucizeleri: Tebliğ yaparken en sık başvurduğu konudur.40’a yakın mucizesi vardır.
*ılk mucizesi Kana’da yapılan evlenme merasiminde ev sahibinin bardağındaki şarabı tükenince suyu şarap yapması…
Diğer mucizeleri; 5 ekmek ve 2 balığı 5000 kadın, erkek ve çocuk arasında paylaştırıp doymalarını sağlaması,şeytan ve cinlere hükmedip insanların içinden onları çıkarması,hastaları iyileştirmesi, kızları diriltmesi,rüzgar ve göle emredip göldeki fırtınayı durdurmasıdır.
Son Ayları:Son aylarına PASSıON” denir. Çünkü bu aylar onun insanlık için çektiği acıların toplandığı aylardır.
*M.S 30 yılında Yahudi yüksek mahkemesi Sanhedrin tarafından Tanrı’ya küfretmekle suçlanıp ölüm cezasına çarptırılmıştır.
*Hz.ısa öldükten 3gün sonra Tanrı’nın gücüyle yeniden dirilmiş ve 40 gün boyunca birçok kişiye görünmüştür.
Kur’an’a göre Hz.ısa; 15 surede 93 ayette ismi ya da sıfatı geçer.
*Onun da diğer peygamberler gibi Peygamber olduğu Tanrılık vasfı ile itham etmenin küfür olduğu, ısrailoğullarına gönderildiği,kavmine namaz ve zekatı emrettiği vurgulanır. Ölüp tekrar dirileceği; ancak kıyamet sonrası dirileceği anlatılır.
*ınsanların günahına kefaret olarak ısa’nın çarmıha gerilmesini Kur’an kabul etmez.
*Hz.ısa’nın Allah’tan kelime oluşu, peygemberliği ve mucizeleri, Hz.Peygamberi müjdelemesi anlatılır.,
*Kur’an teslisi reddedip Tevhidi kabul eder.
*Uluhiyetin bedenleşmesi, ısa’nın kurtuluş fidyesi olarak çarmıha gerilmesini reddeder.
Hz.ısa’nın Kur’an’daki mucizeleri; Ruhu’l-Kudüs ile desteklemesi 2) beşikte konuşması 3) Çamurdan kuşa benzer bişey yapıp diriltmesi 4) Ölüleri diriltmesi 59 körleri iyileştirmesi 6) ınsanların yeyip sakladıklarını bilmesi 7)Semadan sofraya inmesi
Hristiyanlığın Yayılışı: M.S 30 yılı Hz.ısa Mesih olduğunu iddia edip ortaya çıkmıştır.Dünya dinlerinde yayılışı en maceralı ve uzun olan dindir. 3 yıllık tebliğ döneminde sade kendisini anlatmış,ölünce havariler öğrendiklerini yaymaya çalışmıştır.Sonra Pavlus çıktı.

PAVLUS ÖNCESı DÖNEM: Yeni Ahid’in Resullerin ışleri kitabı ve Pavlus’un mektupları Pavlus öncesi dönemi yansıtır.
*Yeni hareket merkezi Kudüs’tür.
*Havari ismi sıralanırken en başta Simun Petrus, Pavlus öncesi dönemde yayılmada etkin isimdir.Onun konuşmasını dinleyen 3000 kişi Hz.ısa’ya inanıp vaftiz olmuştur.
*Petrus, ilk Mesih toplumunun en büyük önderlerinden biridir.
*Sadece Yahudi değil, Yahudi olmayanlara da telkinde bulunmuştur.
*64 yılında ımparator Neron’un emriyle başı kesilerek ölmüştür.

PAVLUS DÖNEMı: Hz.ısa’nın ilk talebelerinin en azılı düşmanı Tarsuslu Saul (Pavlus)’dur.
*M.S 5-15 yılları arasında doğmuş Ferisiler mezhebine bağlıdır.
*Hz.ısa uğruna şehit olan ıstefehan’ın taşlanmasına katılmıştır.
*Hz.ısa’nın görüntüsü ile karşılaşıp ona iman etmiştir.
*Pavlus’la Barnaba Antakya’da Hristiyanlığın yayılmasında başarılı oldular; nedeni;hem Doğu hem de Batı’ya yayılma burada oldu.
*Hayatıyla ilgili çok fazla bilgi yoktur.64 yılında ımparator Neron’un emriyle başı kesilerek ölmüştür.
*Hristiyanlığı kabul ettikten sonra 2 konu ( Yahudi geleneğinin ilgası ve ısa’nın Mesihliği) üzerinde durmuştur.
*Yahudi şeriatı yerine Tanrı’nın izzeti ve herkese ulaşabileceği anlayışını koymuştur. Hristiyanlığın gentile topraklarında yayılmasına vesile olan görüş budur.

PAVLUS SONRASI DÖNEM: Hristiyanlığın yayılmasında havariler, sonra Kilise Babaları üstlenmiştir.
*1yy sonunda Hristiyanlık Kudüs şehri dışında yayıldı. Baskı arttığı için ibadetler gizli yapılıyordu, Hristiyanlığın mağara devri başladı, Ashab-ı Kehf o dönemi sembolize eder.
*ımparator Dekyus ve Valeryan döneminde zulüm yaşadı.
*3.yy sonunda en önemli olay;gregor ( Kirkor) hristiyanının çabasıyla ERMENıLER hristiyanlaştı. Hristiyanlık tarihinde toplu Hristiyan olan kavimdir.
*313 yılında ımparator Konstantin Hristiyanlara özgürlük sağlamak için ferman yayınladı.
*325’te Hristiyanlık tarihinin ilk ekümenik konsili olan ıznik Konsili toplandı.
*380 yılında ımparator 1.Teodosyus Hristiyanlığın devletçe müsaade edilen tek din olduğu şeklinde ferman çıkardı, putperestliği yasakladı.
*Hristiyanlık Doğu ‘da ortaya çıkmış; ama yayılması Batı’dan sonra olmuş;ilk Habeşistan’a Habeş hadımağası 4.yy’da getirmiştir.ıncil’de geçer.
*Hristiyanlık, Hinduizme bağlı Hindistan üzerinde etkili olamamıştır.
Hristiyanlığın yayılmasında hangi toplum hangi asırda Hristiyanlaşmıştır?4.yy Roma’ya bağlı Vizigotlar 5.yy’da Bulgarlar, Franklar, anglo-Saksonlar 8.yy’da Almanlar, Slavlar; ıskandinav ülkeleri , 9.yy Danimarkalılar 10.yy Norveç, ızlanda ve ısveç..
Kutsal Kitapları: Yahudilerin Eski Ahit, Hristiyanların Yeni Ahit,.Eski Ahit isimlendirmesi Hristiyanlara aittir, Yahudiler kabul etmez.
YENı AHıT:27 kitaptan oluşur.2 gruba ayrılır.
1)Tarihi Kitaplar; Matta,Markos, Yuhanna ve Luka yazdığı Resullerin ışleri kitabıdır.
2)Ta’limî Kitaplar: Pavlus ve bazı havarilerine ait 21mektuptan oluşur.
Bu mektupları ; Pavlus’un 14 maddelik mektubu, diğer 7 mektup ve Vahiy’dır.( Kimlere yazıldığı ve detaylı bilgi için syfa-190-191 bakınız)
ıNCıLLER: 1getirdiği haberden dolayı müjde, haber “ anlamına gelir.
*Tarihi kitap da denilen ınciller (Matta, Markos; Luka) şekil ve konu itibariyle benzer olduğu için “SıNOPTıK ıNCıL” denir.
Matta ıncili:Yazarı Levi diye bilinen Matta’dır.Hz.ısa’nın soyağacı ve ölümüne ilişkin bilgi verirısa’nın Peygamberlik sözlerinden alıntılara ve ısa’nın müjdesinin tüm insanlığı kapsadığına yer verir.Eski Ahite atıfta bulunupYahudi karakterini muhafaza eder.
Markos ıncili:Yazar adından bahsetmez.60 yıllarda yazıldığı sanılır ve ınciller içinde ilkidir.Hz.ısa’nın hayatını anlatan en kısa ıncildir.Hz.ısa’nın doğumundan ziyade yaptıklarını kısaca anlatır.Onu Mesih diye tanıtır.
Luka ıncili: Antakya’lı gayri Yahudi Luka 80’li yıllarda yazmıştır.Hem şifahi hem de yazılı kaynakları vardırşifahi kaynağı Hz.Meryem ve dindar kadınlar,yazılı kaynakları diğer ıncillerdir.
*Amacı Hz.ısa’nın hayatını doğru şekilde tanıtmaktır.
Yuhanna ıncili: 90-110 yıllarında havarilerden Yuhanna’ya nispet edilir.Hz.ısa’ya yakın 3 jhavariden biridir, diğerleri Petrus ve Ya’kup’tur.Yuhanna’ya sevilen öğrenci denir.
*Diğer ıncillere göre farklı üsluba sahiptir.Az sayıda mucizeden söz edilir,benzetme kelimesi geçmez,Kudüs olayına çok yer verir,Tutuklanmadan önceki gece anlattığı ve duası en önemlisidir.
*Bu kitapta Yeni Eflatuncu anlayışı hakimdir.
*Dirilmiş ısa’nın Taberiye gölü kıyısında şakirtlere görünmesi yalnız bu incilde geçer.
ınciller Arasındaki Çelişkiler: Yeni Ahit’in 2 nüshası; 1) Sina Kodeksi ( nüsha) 1844’te Sina Mağarası’ndaki manastırda bulunmuştur.2) Vatikan Kodeksi 325 yılına aittir.Vatikan kütüphanesindedir.
*325’te yapılan ıznik konsilinde kabul edilen ınciller Kanonik ıncil de denir.
Kanonik ıncillerin Hz.ısa’nın risaletini ne derece aktardığını ölçmek için ; ısa’nın hayatı, yaptığı , söylediğiyle ilgili bir şey yazılmamıştır. Matta ve Yuhanna’nın Havari olduğu ihtilaflıdır.ıncillerin eldeki ilk nüshası 4.yy’a aittir.
Tutarsızlıklar;1)Hz.ısa’nın nesebi hakkında görüş birliği yoktur.2)Matta incilinin 18-19 bbaında ısa’yı Tanrı diye vasıflandırırken 22-23. babında lanetli şeytan diye tasvir eder.3)Markos ıncilinde Allah’a Pavlus’un Romalılara mektubunda Hz.ısa’ya nispet edilir. 4)Hz.ısa için Allah’ın oğlu, Yusuf’un oğlu denir.
5)3 ıncil’e göre ısa’nın memleketi Galile, Yuhanna’ya göre Yahudiye (Diğer maddeler için syfa 194-195’i okumanızı tavsiye ederim)
Barnabas ıncili: En son 17.yy’a kadar gelip sonra kaybolmuştur. Papa Hristiyanlarca bulunmasını yasaklamıştır.Kanonik ıncillerden önce yazılmış.Barnabas, ısa’nın havarisidir ve bizzat ısa’dan duyarak yazılan tek incildir.Bundan sonra 325 yılında toplanan konsilde 300 incil 4’e indirilmiştir.
ıNANÇ ESASLARI:ılk Havari Konsilinde tespit edilmiş, son şeklini 4. ve 5. yy’da almıştır.Tanrı’ya,ısa Mesihe,semadan indirildiğine,Kutsal ruh yardımıyla Meryem’de bedenleştiğine,çarmıha gerildiğine , 3.gün dirildiğine,geri gelip yok olmayacağına,kilise ve kutsallığına inanırlar.
TESLıS: Tek başına insan aklıyla değil,ilhamla anlaşılabilen sözcüktür.ılk Antakya’lı Theophine tarafından kullanılmıştır.En fazla eleştirilen alandır.baba, oğul ve kutsal ruh teslisin tezahürüdür.
*Kutsal ruhun baba ve oğul gibi Tanrı olduğuna 381 ıstanbul konsilinde karar verilmiştir.
ısa’nın tabiatı ile kilise arasında fark var mı?tek tabiatlı olduğu kiliseler MONOFıZıT, çift tabiatlı olduğuna DıOFıZıT kiliseler denir.
Konsiller:Kilise hayatının problemini çözmek için bir araya gelen dina damı kuruludur.kilise yönetimidir.ılk psikopos toplantısı 2.asırın yarısındadırToplanan meclislere Bölge-Eyalet Konsilleri denir.
*Konsiller 2’ye ayrılır.1)Özel 2)Genel konsiller..
*Muayyen ülkenin problemini çözmek için o ülkenin psikoposlarının yaptığı toplantıya Milli Konsil,bir eyaletteki problemleri çözmek için eyalet psikoposlarının yaptığı toplantıya bölge konsili denir.
*Genel konsillere Ökümenik Konsiller de denir.Papa taraından yönetilir,21 konsil vardır.Katolikler tümünü,Ortodokslar 72sini, Protestanlar reforma kadar olanını benimser.
1.ıznik Konsilin (325) : ısa’nın , baba ve oğul tabiatı tartışılmıştır.Her ikisinin de aynı cevherden olduğuna karar verilmiştir.
1. ıstanbul Konsili ( 381): ıznik konsil kararı te’yid edildi ve Kutsal ruh un teslisin 3. unsuru olduğuna karar verildi.
Efes Konsili (431) : ısa’nın tek kişilikli ve 2 tabiatlı olduğu kararına varıldı.
Kadıköy Konsili (451): Monofizitizm reddedildi, ısa’nın 2 tabiatlı olduğu te’yid edildi.
2.ıstanbul Konsili (553)
3.ıstanbul Konsili (680-681): ısa’da tek iradenin varlığına inanma (monothelisme) anlayışını savunanlar mahkum edilmiştir.
2.ıznik Konsili (787):ıcon ( kilisede resim bulundurma) konusu tartışılmış,resim ve heykellere karşı gelip onları kıranlar için ıkonoklast tabiri kullanılmıştır. Bu konsilleri Hristiyanlığın her 3 mezhebi de kabul eder.

4.ıstanbul Konsili , 1.Latran Konsili, 2.Latran Konsili,3.Latran Konsili, 4.Latran Konsili, 1.Lyon Konsili, 2.Lyon Konsili, Viyana Konsili,Konstans Konsili,Bale- Ferrare-Florance Konsilleri, 5.Latran Konsili de vardır.

Trente Konsili ( 1545-1563) : sapık fikirli görüşlerin mahkum edilmesi,Katolik içinde köklü reform yapılması görüşülmüştür.katolik din anlayışı gözden geçirilmiştir.

1. Vatikan Konsili ( 1869-1870) : Kişileşmiş Tanrı varlığı ve vahyin zarureti, imanın özü,iman ve ilim arası ilişki, papanın yanılmazlığı konusu ele alındı.En belirgin konusu papanın yanılmazlığı konusudur.

2. Vatikan Konsili (1962- 1965): genel konsillerin en detaylı ve en sonuncusudur.Katolik inancını geliştirip kuvvetlendirmek, Hristiyanlara moral vermek , dini müesseseleri modern çağın ihtiyacına uydurmak amacıyla yazılmıştır. Kilisenin kendisiyle girdiği diyalogu temsil eder.Sekretaryası kurulmuş,hem Hristiyan hem de diğer dinlerle arasında diyalog çalışması başlamıştır.


__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2014, 10:39   #5 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 9. Ünite Hristiyanlık - 2

AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 9. Ünite Hristiyanlık - 2


Hazırlayan : papatya

(Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra tekrar amaçlı kullanmanızı tavsiye ederim )


HRİSTİYANLIK -2

9.ÜNİTE

*Hristiyanlıkta ibadet; günlük, haftalık ve yıllıktır.

Günlük ıbadet: Hristiyanlıkta günde kaç kez ibadet edileceği belirlenmeyip ihtiyaca göre şekillenmiştir.Güneş doğarken ve ikindi duasına önem verirler..Bir de tefekkür duası vardır.

Haftalık ıbadet: Pazar günü sabah ve akşam 2 vakitte yapılır.ıncil’e göre ısa , Yahudiler tarafından Cuma günü çarmıha gerilmiş,3.gün Pazar günü yeniden dirilip öğrencileriyle 40 gün birlikte olmuş ve göğe yükselmiştir. Pazar âyini kilisede papa eşliğinde yapılır.

Yıllık ıbadet: Bayramlar ve anma günlerinde oluşur.

1) Noel: yeni manasındaki “noio” ile güneş manasındaki “hel” sözcüğünün birleşiminden oluşur. Paganlarda yeni yılda yapılan şenliktir. Hristiyan dünyasında adına Noel kutlaması yapılan en ünlü şahıs;Noel Baba Aziz Nikolas’tır. Zamanla dina admlığı vasfını kaybedip yılbaşı eğlence sembolü haline gelmiştir.Dini içerikli kutlama.
2) Paskalya: Yahudi Persah bayramına denk bayramdır.ısa’nın Pazar günü dirilişini haftalık ibadetleri vesilesiyle kutlardı.Onun dirilişini anmak için her yıl ilkbahar da yapılır.En büyük Hristiyan bayramlarından biridir.
3) Haç Yortusu: ısa’nın üzerinde öldüğüne inanılan Haç Hristiyanlar için tapınma nesnesi ve inancın simgesidir.
*Diğer Haç bayramı sihirbazların ısa’yı ziyarete gelmelerini kutlamak amacıyla 6 Ocak’ta yapılan Haçın Suya Atılması Bayramı Epiphani’dır.
*Katolikler sağ ellerini alından göğse,sol omuzdan sağ omuza götürerek haç çıkarırlar, Ortodokslar ellerini sağ omuzdan sol omuza götürür, Protestanlar haç çıkarmazlar..
4)Meryem Ana Günü: Meryem’e tapınma “Tanrı’nın anası” ünvanı veren Efes Konsili’nin (431) kararıyla yaygınlaşmıştır.
*1477’de Meryem’in iffeti ve günahsızlığını tanıtmak için Roma’da anma günü başlatılmıştır.
*Protestan,Katolik ve Ortodokslar Meryem’in günahsız olduğunu bilir, saygı duyar; çünkü o ısa’nın annesi, küçük yaştan beri mabede yetişmiş, Tanrı ona meleğini göndermiş, bunun için saygı duyarlar..
DığER ıBADETLER: 1) Oruç: Oruç ve perhiz aynı anlamda kullanılmıştır.Amaç, vücuda belli zamanda eziyet etmek, nefsani arzuları kırmak, işlenen günahın cezasını bu dünyada çekmek..
*Evlilik, iş değiştirmek, kilisede yeni göreve başlamak,sevinçli- üzüntülü olaylarda , Tanrı’ya hizmet için oruç tutulur.
*Oruç tutamayanlar sıvı şeylerle orucunu hafifletebilir buna kısmi oruç –hafif oruç denir. Kişinin sevdiği alışkanlıktan vazgeçmesi de oruçtur.Her Cuma yapılan perhiz et sularına bazen de süte karşıdır.
*Kişi perhiz için 14, oruç için 21 yaşını doldurması gereklidir.
2)Hac: Hac uygulaması ilk kez Konstantin zamanında Azize Helene’nin ısa’nın doğduğu, çarmıha gerildiği, büyük kilisenin kurulduğu yeri ziyareti şeklinde başlar.Azize Helene ilk hacıdır.En önemli hac mekanı olarak Kudüs ve ıstanbul’u görürler.
*Vatikan (Pavlus ve Petrus mezarı), Portekiz’de Fatima,Fransa’da Lourdes Avrupa’da hac maksadıyla en çok gezilen yerlerdir.
*Hac için tapınağa gelen hristiyan ibadeti ; Bedeni dua,sessiz tövbede bulunma, su kullanma, ayak egzersizini çoğaltıp Tanrı’nın rızasını kazanma amacı güdülür.
3)Ascension : Hz.ısa’nın göğe çıkarılmasının hatırına kutlanılır.
4)Pentikost: Kutsal Ruh’un havariler üzerine inişinin hatırasına 50 gün sonra 7. Pazar günü kutlanır.
5)Annonciation: Melek Cebrail’in Meryem’e ısa’nın doğumunu müjdelemesi günüdür.

6)Assomption: Katolik kilisesi tarafından Meryem’in bedeninin melekler tarafından göğe çıkarılması anısına kutlanır.

HRıSTıYANLARIN AYıNLERı ( SAKRAMENTLERı)

Sakrament; hristiyanların kendi kurtuluşları için ısa’nın acı çekişi , ölümü ve dirilişini ifade eden ısa Mesih tarafından kurulan alamet.
*Katolik ve Ortodokslara göre sakrament sayısı 7’dır.Vaftiz, evharistiya,ko**irmasyon,tevbe, evlilik, rahip takdisi ve hastaların yağlanmasıdır.

1)Vaftiz: suya daldırma yıkama,arıtıp temizleme demektir.
*Hz.Adem’in işlediği “asli günahtan” kurtulup Hristiyanlığa girmesini sağlayan en önemli Hristiyan sakramenttir.
*Hz.Adem ve Hz.Havva’dan asli günahtan kurtulmak için yapılır.ılk günah inancı önemli unsurdur ve temizlik için vaftiz şarttır.
*Hz.ısa , Hz. Yahya tarafından şeria Nehri’nde vaftiz edilmiştir.Hz.ısa suyu temizlemiştir.
Vaftizin gayesi: 1) ıman ve kurtuluşu gerçekleştirmek 2)Asli günahı silmek3)Tevbe ve ihtidayı sağlamak,4)ınsanı aydınlatmak 5)Kutsal ruha iştirakı sağlamak 6)Mesihin acı içinde ölümünü hatırlamak 8)Kıyametteki yargı gününü hatırlamak 9)yeniden doğuşu gerçekleştirmek..
*Başka inançtan Hristiyanlığa giren kişi herhangi yaşta vaftiz olur.
*Ortodokslarda suya girerek,Katolikler su serperek vaftiz edilir.
*Protestanlarda vaftiz Tanrı’nın sözü ile suyun mistik birleşmesine dayanır.Çocukların vaftizi zorunludur.
*Zwingli vaftizi, kiliseye kabul edilmek için yapılan dini tören, Tanrı’nın bağışlaması için semboldür.
*Vaftiz eden kişiye verilen isim “vaftiz” çocuğun tören sırasında yanında olan 2 kişi “ vaftiz anası ve vaftiz babası” dır.
Vaftizi tarif ediniz.Asli günahtan temizlenmek ya da hristiyanlığa girişi simgeleyen en önemli sakramenttir.
2) Evharistiya: “Tanrı’ya şükür duasında bulunma” , “şükran duası” anlamındadır.Katolik kilisesine göre Evharistiya ayininde Papazın ikram ettiği ekmeği yiyen ısa Mesihin etini yemiş gibi, şarabı içen Onun kanını içmiş gibi sayılır.Ortodoks Kilisesi; iman konusunda Katolik kilisesiyle aynı, ekmek ve şarabın ısa’nın eti ve kanına dönmesini benimsemez. Protestanlar; “ısa’nın Son yemeği” anısına yapıldığına inanırlar.. Ermeniler ekmeğe maya, şaraba su katmazlar.
3)Ko**irmasyon ( vaftizi Kuvvetlendirme): Doğrulama, onaylama,teyid ve tasdik etme anlamına gelir.Önceden hristiyanlığı kabul etmiş kişilerin imanlarının papaz tarafından onaylanmasıdır.
*Vaftiz asli günahtan sonra işlenmiş günahtan kurtulmayı, ko**irmasyon Tanrı’nın ısa- Mesih arayıcılığıyla insan soyu için yaptıklarına şahitliği sembolize etmesidir.
4)Hastaları yağlama: Mesih’in çarmıhta acı çekmesi ve dirilişi hatırasına hastayı ölüme ya da sosyal hayata döndürmeye çalışan sakramenttir. Kilise de yapılır.
5)Tevbe: Günah işleyip pişman olan Hristiyan papaza itirafta bulunur, tevbesi sayesinde günahının affedileceğine inanılır.asli günah bir de fiili günah vardır;kişinin hesabını zorlaştırır.
Hristiyanlara göre en büyük 7 günah; Kibir, cimrilik, şehvet düşkünlüğü ,haset, fazla oburluk,öfke ve tembelliktir.
Ruhu’l-Kudüs’e karşı 6 günahlar; ümitsizlik, haset, kendini beğenmişlik,kötülükte ısrar,son tevbeyi yapmamak, ilahi hakikati kabul etmemektir. Bunlar tevbeyi imkansız yapıp kalbi karartır.
*11 yy’da ilk kez papazlar tevbe yerine “para karşılığı günah bağışlama” endüljans” mecburiyetini getirmiştir.
6)Evlilik: kilisede yapılmayan nikah sahih sayılmaz,Katoliklerde evlenen boşanamaz.Ruhban sınıfı evlenemez. Ortodoks Kilisesinde bazı nedenlerle evliliğin bozulup yeniden evlenme olabileceğini savunur.Papazlar evlenebilir,keşiş, piskopos ve patrikler evlenemez. Protestan; boşanma serbesttir. Ermenilerde sadece Piskoposlar ve Piskopos adayları evlenemez.
7)Rahip Takdisi (Din Adamları Tayin Etme): Katoliklere göre psikoposlar içinde ilk sırayı Roma piskoposu alır.Diyakos,rahip, piskopos ve papadır. Ortodokslara göre en yüksek sırada patrikler vardır.Hiyerarşi;diyakos,papaz,keşiş,metropolit ve patriktir.Protestanlıkta kilise hiyerarşisi yoktur.Pastör ünvanlı görevli her işle uğraşır.En büyük otorite ıncil’dır.
*Protestanlığın kolu Kavlin Kilisesine “Kutsal Kitap Hristiyanlığı “da denir.
*Hiyerarşik sıralamanın en fazla olduğu kilise Gregoryen Ermeni Kilisesi’dır.Görevliler 8 sınıftan oluşur.1)Diyakos yardımcısı 2)Diyakos 3)Papaz 4)Başpapaz 5)Başrahip 6)Piskopos 7)patrik 8)Katolikos’tur.
3 Büyük mezhep arasında sakramentleri kabul etme konusundaki farklılıklar; Katolikler ve Ortodokslar 7 konsili de kabul eder,Protestanlar vaftiz ve Evharistiya’yı kabul ederler.Ermeniler hastayı yağlama sakramentini kabul etmezler.
KıLıSE: Gahal, ekklesia,church, katakomp, chapel vs. isimler kullanılır.ılk Hristiyan cemaati Filistin’de yaşayan Mesih’e inanlar grubudur.Kilisenin devlet dini olarak ortaya çıkışı ımarator .Konstantin zamanında olmuştur.
*En eski kilise, Aziz Yohannes ve Aziz Sabin kiliseleridir.Kilise ve Hristiyanlık en yaygın Orta Çağ’da gelişmiştir
HRıSTıYAN MEZHEPLERı: Ekümenik konsil ilk 7 konsilde bölünme yaşanmamıştır.2. ıznik Konsil’inde “ ıKON” konusu ıstanbul 8. konsilde “ KUTSAL RUH” konusu Doğu-Batı kilisesinin 1054’te birbirinden ayrlımasına neden oldu.
*Roma Kilisesine Katolik, Bizans kilisesine Ortodoks denir.
*Papa 9. Gregorius zamanında Katolik Kilisesi tarafından “ENGıZıSYON MAHKEMESı” kuruldu.önce Fransa’da başladı.En hafif cezası aforoz, hapis, en ağır cezası canlı canlı ateşe atıp yakma.
*Katolik Kilisesi dinde reform hareketini gündeme getirdi.
*Rahiplerin günah bağışlayıp , para karşılığı cennetten yer alma uygulaması ( Endüljans) ıncil’i yalnız ruhban sınıfının okuması vs. isa’nın dinine sonradan eklemedir.
*1517’de Martin Luther ; Wittenberg Kilisesi’nin kapısına astığı 95 maddelik teziyle Katolik Kilisesine isyan bayrağı açmıştır.Böylece Protestanlık mezhebi doğdu.
1- KATOLıK: En büyük Hristiyan mezhebidir.Ülkemizdeki Hristiyanlar genelde Ortodokstur. Katolik kilisesini temsil eden kilise Roma Katolik Kilisesidir.Merkeziyetçi,dogmatik geleneniğle diğerlerinden ayrılır.
*Ruhban sınıfı hiyerarşisinde papa vardır.Vatikan’da merkezileşmiştir.
*”AVıGNON” döneminde papalık kurumu haddinden fazla zayıflamış.
Katolik Mezhebinin Özellikleri; 1)Lideri papadır,2)Roma kilisesi hepsinden üstündür.3)Kutsal ruh baba ve oğuldan neş’etmiştir. 4)ısa’da 2 tabiat vardır.5)Meryem’de günahsızdır.6)Azizlerde tanrı katında sözcüdür.7)ınsan asli suçla doğar vaftiz edilirse kurtulur, edilmeden ölürse cehennemlik sayılır.8)Günah çıkarmak önemli.9)7 sakrament vardır.10) 21 konsil kararını kabul ederler.11)cennet, cehennem a’rafı kabul ederler.
2-ORTODOKS: 1054 Doğu kilisesi Batı2dan ayrılıp Ortodoks adını aldı. Bir dinin öğretisi ve doğmasına , geleneksel kabul edilen inanç ve bu inancı belirleyen kimselere verilen isimdir.Heterodoks kelimesinin karşıtıdır.
Ortodoks Mezhebi’nin Özellikleri: 1)Başkanları patrik , başpiskopostur.2)ınançla ilgili konuda meclis kararı geçerli sayılır.ilk 7 konsil dışındakini kabul etmezler.3)Kilise babalarının yazıları da saygındır.4)ıbadetleri ruhsal ve mistik karakterlidir.5)ıkonlar semavi varlığın ruhunu temsil ettiğinden secde edilebilir.6)Çocukları avftiz ederek ya da yağlayarak şeytani kuvvete karşı korurlar.7)ıbadetleri sabah, gündüz,akşam ve gece yaparlar.8)Papazlar evlenebilir,boşanmaya izin vardır.Psikopos ve patrikler evlenemez.

3-PROTESTANLIK: Kendini Roma Katoliği ve Ortodoks Doğu kilisesinden ayrı tutan Hristiyan kiliseleri için ilk kez 1529’da SPıRE ‘de toplanan politik mecliste kullanılmıştır.
*Lutherci Reformları “PROTESTANLAR” diye nitelendirebiliriz.
Protestanlığın Genel Özellikleri: 1)Papa tek otorite değil yanılmazlığı yoktur.2)Kilisede hiyerarşi olmaz.3)Tanrı’nın ruhaniyetinde herkes eşittir.4)Ayrı kilise hukuku olmaz.5)cemaat papaz olarak kimi seçerse kutsama işini o yapar.6)Günahları ancak Tanrı bağışlayabilir.7)Dünyevi iktidar Tanrı tarafından verilmiştir.8)Dini konudaki tek başvuru Kutsal Kitaptır.9)Kutsal kitabı kilise değil okuyup anlayan herkes yorumlayabilir.10) 2 sakramenti ( vaftiz, evharistiya) kabul eder.11)günah itirafının mecburiliği ve kilise mensubunun günah çıkarma yetkisine sahip olduğunu kabul etmezler.12)kilisede resim, heykel yer vermezler.13)haç bulundurmazlar.14)ibadet ve ayinleri ana diliyle yaparlar.15)ebedi ceza ve a’rafa inanmazlar.16)Meryem’e önem vermezler.17)Azizleri kabul etmez onlara ayin yapmazlar.18)Teslis kabul ederler.19)Ruhani başkanları yok.20)Farklı anlayışa sahip kilisede faaliyet gösterirler.21)Rahipler evlenebilir.
Protestanlık Mezhebinin oluşmasını sağlayan 3önemli şahsiyet?
Martin Luther,Jean Calvin, Ulrich Zwingli

MONOFıZıT KıLıSELER: Hz.ısa’da ilahi ve beşeri 2tabiatın birleşip tek tabiat olduğunu savunanlardır.Süryani,Ermeni,Habeş ve Kıpti Kiliseleri örnektir.
Süryani Kilisesi: Hz.Nuh’un Sam adlı oğlu Aram neslinden gelen Samî grubun adıdır.Suriye’de yaşadığından bu adı almıştır.
*Hristiyan olunca Süryani adını kullanmışlar,putperestler arâmî adını kullanmaya devam etmiştir.
*Kendilerini ilk hristiyan cemaat gördüğünden kiliseye” kadîm” derler.
Süryani Kilisesinin Özellikleri: 1)Allahmelek, peygamber, kıyamet, kitap, cehennem haktır.2)Teslisin 3 sıfatından oluşur.3)1.ıznik, 1.ıstanbul ve Efes Konsil kararı geçerlidir.4)Patrik Petrus halifedir.5)Kilise hiyerarşisinde 3 rütbe( diyakosluk, keşişlik,episkoposluk) vardır.6)Namaz, oruç, perhiz,evlenme, ölüm vs.ibadetleridir.7)oruçları perhizle karışık, sağlık için sünnet olurlar.8) günah itirafı ruhanilere yapılır.
Ermeni Kilisesi: Aziz Todes,aziz Bartelomeos ve Aziz Gregor öncülüğünde Hristiyanlığı kabul etmişlerdir.Gregoryan kiliseleri de denir.
*Hristiyanlığı toplu kabul eden milletlerden biridir Ermeniler..
*ılk Ermeni kilisesi Erivan yakınında Eçmiyazin’de kurulmuştur.
*Ermeniler kiliseyi bir araya gelinen yer arş görmüşlerdir.
Ermeni Kilisesinin Özellikleri: 1)Milli kilise, ruhani başkanı katolikos’tur. 2)ilk 3 konsili kabul ederler.3)Hz.ısa’da tek tabiat olduğuna inanırlar.4)Evharistiya ayininde kemeğe maya, şaraba su katmazlar.5)Kilise tarafından günahın bağışlanması kabul edilemez.6)Vaftiz edilen kişiye o gün hangi azizin bayramıysa onun adı verir.7)Hastaları yağlama adetini kabul etmezler.8)Evlenme yasağı psikopaslar içindir.9)ıkonlar puta tapmanın hatırası sayılmış.10)hayvan kurbanı anlayışı vardır.Kurban hayvanı; dana, inek, koyun, keçi ve tavuktur.
HRıSTıYANLIKTA YENı DıNı HAREKETLER:
1-Yahova şahitleri: Charles Taze Russell tarafından kurulmuştur.
*1843’de kıyametin kopacağını ileri sürmüştür, kopmamıştır.
*Askerlik, siyaset,savaşa karşıdırlar.
*Öldükten sonra dirilenlerin cennete dönmüş, dirilmeyenlerin cehenneme dönmüş yaşayacağına inanırlar.
2-Mormonlar: Amerikalı Joseph Smith 1830 yılında kurulmuştur.
*Hristiyanlığı bozduğu gerekçesiyle diğer kiliselere tepki olarak ortaya çıkmıştır.
*Antropomorfik anlayışı öne çıkarıp Tanrı’yı insan suretinde et ve kemikten varlık olarak tasavvur eder.
*Tanrı’nın çok sayıda çocuğu olduğu ;ısa’nın en büyüğüdür.
*Teslisi reddeder,baba -oğul -kutsal ruh 3 ayrı bireydir.
3-Babtistler: Peder William Screven tarafından kurulmuştur.
*Tanrı’ya inanların mutlak suya daldırılarak vaftiz edilmesi gerekir.
*Kutsallar Cemaati diye birlik oluşturmuşlardır.
4-Metodistler: John Wesley ıngiltere’de kurulmuştur.
*ıbadet zamanı ve prensiplerine bağlılıkları nedeniyle bu adı almış.
5-Advenistler: William Miller ABD’de kurulmuştur.ısa yakında gelecek anlayışı üzerine kurulmuştur.
6-Üniteryanlar: Michael Servetus tarafından Allah’ın birliği , ısa’nın tanrılaştırılamayacağı anlayışı üzerine kuruludur.
Hristiyanlıkta yeni din hareketleri niçin ortaya çıktı?325 ıznik Konsili’nde ilk bölünme oldu.Katolik,Ortodoks ve Protestanlık ortaya çıktı.

Hristiyanlığın Diğer Dinlere Bakışı:
*Hristiyanlık dışı diğer dinler insan uydurmasıdır.
*Kurtuluş ısa Mesih aracılığıyla Kilisede kazanılır.
*Bütün dinler tanrıya götüren eşit vasıtalardır.( Çoğulcu Yaklaşım)
* Tanrı evrensel iradesiyle kurtuluşun sadece ısa Mesih ve Kilisede olduğu görüşünü uzlaştırmaya çalışan görüştür. ( Kapsayıcı ve Uzlaştırıcı Yaklaşım)
“2.Vatikan Konsili Dinlerarsı Diyalog görüşmesine Yahudiler,Müslümanlar, Budizm ve Hinduizm de alındı.

__________________



Konu Papatya tarafından (10.12.2015 Saat 17:04 ) değiştirilmiştir.
Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.2014, 10:43   #6 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 10. Ünite İslamiyet

AOF İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri Dersi 10. Ünite İslamiyet

Hazırlayan : papatya
(Hazırlamış olduğum bu özeti ders kitabını okuduktan sonra tekrar amaçlı kullanmanızı tavsiye ederim )


10- İSLAMHz.ıbrahim’in kurduğu Kâbe’nin de içinde yer aldığı Mekke’de 610 yılında Hz.Muhammed’in tebliğ faaliyetiyle ortaya çıkmıştır.
*O dönemde Bizans’ın dini- Hristiyanlık ; Sasanilerin dini- Mecusilik ; Araplar arasında Putperestlik hakimdir.
*Hz.ıbrahim’in tevhid inancını takip edenler “Hanifler” Mekke’de yaşıyordu.
*Araplar, Allah’ı ilah olarak kabul ediyor, Allah ile kendi aralarındaki işlerde putları aracı olarak görüyorlardı, Allah’a ortak koşanlar anlamında “müşrik” denilir.
Hz.Muhammed (SAV) 571 yılında Arabistan Yarımadası’ndaki Mekke’de doğdu.
*25 yaşında Hz.Hatice ile evlendi, 7 çocuğu oldu.
*Mekke’de haksızlığa uğrayan yerli- yabancı tüccarların hakkını korumak için “ ERDEMLıLER TOPLULUğU” anlamında “Hılfülfudül” toplantısına katılmıştır.
*”Siyah taş” anlamına gelen “Hacerülesved’i” yerine kimin yerleştireceği tartışma konusu olunca hakemlik yapmıştır.
*ılk vahiy 40 yaşında gelmiştir. (Alak Suresi 96 / 1-5)
*3 yıl kesintiden sonra Duhâ suresini teşkil edecek ayetler; Allah’ın onu unutmadığı, ahretin dünyadan hayırlı olduğu, yetimlere ve isteyelere iyi davranılması gerektiğini anlatır.
*ılk yıllarda doğru inanca sahip olmayla ilgili ayetler vahyedilir.Allah’ın birliği, ahret inancı,öldükten sonra diriliş üzerinde durulur.
*Hak dinden vazgeçmeyip bu uğurda can verenlere “şehit” denir.
*Mekkeli müşriklerin Müslümanlara işkencesi artınca Müslümanların bir kısmı Habeşistan’a hicret ettiler.
*Mekkeli müşrikler Hz.Peygamber’i kendisine vermesini istediler Ebu Leheb hariç herkes karşı çıktı ,vermeyince Haşimoğullarına boykot uyguladılar.
* Boykot kararında; Haşimoğullarıyla konuşulmayacak, kız alıp verilmeyecek, ticari alışverişte bulunulmayacaktır.
*Boykot sırasında yaşanan kıtlık nedeniyle Hz.Hatice ve Ebu Talip vefat etti. Bu sırada Miraç olayı gerçekleşti.Miraçla birlikte namaz farz kılındı.
*Hz. Muhammed 622 yılında Ebu Bekir’le beraber Medine’ye hicret etti.Bu yıl, Hz.Ömer’in halifeliği zamanında hicri takvimin başlangıcı kabul edildi.
*Hicretten sonra 10 yıl Peygamberlik yapacaktır.Medine’ye hicret edenlere Muhacir, Medineli Müslümanlara Ensar denilir.
*Hicretin 2.yılında Alkollü içki ve şans oyunları yasaklandı.
*Mekke’yi kan dökmeden fathedince Mekkeliler toplu ıslam2ı kabul etti.
*Hicretten 10 yıl sonra Arap yarımadasının tamamı ıslam’ı kabul etti.
*Hicretin 10.yılı Veda Haccı’nı gerçekleştirdi. Hutbede; Allah’a iman, Müslümanlar arasında eşitlik, üstünlüğün takvada olduğu, faizi yasaklanması, kan davasının kaldırılması, kadınlara iyi davranılması, mirasın kadın-erkek arasında eşit dağıtılması kararı alındı.
Mekkeli müşriklerin uyguladığı boykot sırasında kaybettiği yakınları? Hz.Hatice ve Ebu Talib’tir.
Kutsal Metinler: 1) Kur’an 2) Hadistir
*Kur’an Peygamber’in 23 yıllık Peygamberliğinde parça parça inmiştir.
*Dili Arapçadır.Vahiyleri kağıda geçiren katiplere Vahiy katipleri denir. Allah Kur’an’ı koruyacağını ifade eder. ( Hicr -9)
*Peygamber’in ilk 10 yılık Mekke ‘de vahyedilen ayetler Mekki ayetler, hicretten sonra 13 yıllık Medine’de vahyedilen ayetler Medeni ayetlerdir.
*Ayetler ihtiyaç ve özel durumlara cevap halinde inmiştir.
* Hz.Ebu Bekir zamanında Zeyd b. Sabit başkanlığındaki komisyonca derlenmiş, Hz..Osman zamanında çoğaltılmıştır.114 sure bulunur.
*Hadis, Hz.Muhammed’in söz, fiil ve davranışlarını anlatan ifadeler.
*Kütüb-i Sitte’de yer alan kitaplar; Sahih-i Buhari, Sahih-i Müslim, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nesâi, Sünen-i Ebu Davud ve Sünen-i ıbn Mâce’dır.
*Hadis kitabındaki hadisler, sened ve metin kısmı; ravilerin adlarının olduğu kısım sened, ravilerin naklettiği söz, metin kısmını oluşturur.
ınanç Esasları: ıman esasları ( Amentü) da denir.ıman; tasdik, itimat etmektir.
*tasdikin 3 mertebesi , kalp, dil ve fiil ile tasdiktir.Mümin hem kalbi hem diliyle tasdik eder. Münafık sade diliyle tasdik eder.Kafir inkar eder.
*ıcmali ıman ; iman esaslarını özetler. Kelime-i şehadet, Kelime-i Tevhid gibi..Tafsili ıman:Amentüdeki (6 iman esası)lerin tamamı.
*Allah’a iman, Meleklere ıman, Kitaplara ıman, Peygamberlere ıman, Ahirete ıman , Kadere ıman..
*Cebrail ve Mikail’in ismi Kur’an’da zikredilir. Cebrail’e ; Cibril,Rûhulkudüs, Rûhulemin,Rûh ve Resul denir.
*”Hatemü’n-Nebiyyin” Peygamber Efendimize denir.Uzeyr, Lokman ve Zülkarneyn’in peygamber olup olmadığı tartışmalıdır.
*Sıdk, Emanet,Fetanet,ısmet, Tebliğ peygamberlerin özellikleridir.

*Öldükten sonra hesaba çekilmek için toplanılan yere Mahşer Yeri veya Arasat denir.
*ınsan seçmekte hür olduğundan sorumludur,insan neyi seçerse Allah onu yaratır.
ıbadetler: 1) Namaz; Mekke döneminde Hz.Peygamber’in Miraç hadisesinde farz kılınmıştır.Farz namazlar; 5 vakit namaz, Cuma namazı ve cenaze namazı ( farz-ı kifaye)dır.Bayram namazı ve vitir namazı vacip namazdır. Nafile namazlar, 5 vakit namazların sünneti,Kuşluk namazı,Teheccüd namazıdır.
2)Oruç: Hicretin 1. yılında farz kılındı.Allah rızası için bedenle yapılır.
3)Hac: Maddi imkanı olan ve sağlıklı olan her Müslümana yılda 1 kez farzdır.hem mali hem bedenidir. Kabe Allah adına inşa edilen ilk mabeddir.
4)Zekat: Hicretin 2. yılında farz kılınmıştır.Kendisine zekat verilecek olanlar; Zekat verilecek olanlar; fakirler,miskinler,zekatın toplanmasında görev alanlar,kalpleri ıslam’a ısındıracak olanlar.kölelikten azad edecekler,borçlular,Allah yolunda sarf edecek olanlar, yolda kalmışlar..( Tevbe 9/60)
*Bayramlar: Ramazan Bayramı- bu bayram fıtır sadakası verildiğinden fıtır bayramı da denir. Kurban Bayramı- Hz.ıbrahim’den beri vardır.Bayramın ilk 3 günü kesilir.Küçük aş hayvanı 1 kiş, büyükbaş hayvanı 7 kişiye kadar müsadesi vardır. Arefe gününden başlayarak namaz sonlarında “Teşrik Tekbirleri” getirilir.
Mezhepler: 1) Sünnilik:2 itikadi ( Maturidi ve Eş’ari), 4 fıkhi ( Hanefi, şafi, Maliki, Hanbeli) oluşur.Kur’an, Sünnet, ıcma ve Kıyas’ı delil olarak kabul ederler.
Hanefilik:Kurucusu ımam-ı Azam Ebu Hanife ( Numan b. Sabit)’dır.Ebu Yusuf ve Muhammed b. şeybani’de diğer kurucularıdır. Özelliği; görüşü nakli kaynaklar kadar akli yorumlara da dayandırması..
şafilik:Muhammed b.idris es-şafi’dır.Karakterislik özelliği; hadislere fazla yer vermesidir.
Malikilik:Kurucusu;Malik b. Enes’tir.“Muvatta” kitabıdır.Peygamberin sözü kadar sahabenin sözlerine de önem vermiştir. Özelliği; Medinelilerin örf ve adetleri ile “istihsan” ve “mesalihi mürsele” metotlara başvurmasıdır.K.Afrika’da yaygındır.
Hanbelilik:Kurucusu Ahmed b. Habel’dır. şafiliğe yakındır.Özelliği, nakli delile dayanmasıdır.Suudi Arabistan’da yaygındır.
şiilik:Hz.Ali taraftarıdır,Caferilik ( ımamiyye), Zeydiyye Ehl-i Sünnete yakındır. Hz.Ali’yi tanrılaştıranlara Gâliyye denir. Özelliği, imam inancı ve aşırı Ehl-i Beyt sevgisidir.ımamların korunmuş olduğuna inanırlar.
ımamiyye:ımam Cafer-i Sâdık’ın yolunu izleyenlere denir.Caferi de denir.Karakteristik özelliği; imamet düşüncesi ve takiyye düşüncesidir.”ımamlık” , nas , veraset, vasiyetle belirlenir.Hz.Muhammed’den sonra ımamlığın Hz.Ali’nin hakkı olduğuna inanırlar.
*Kabirde sorulacak sorudan biri de “ımamın kimdir?” sorusudur.
*Takiye inancına göre kişi uygun olmayan durumda, kendini,asli inancını ve görüşünü gizleyebilir.
*ılk 6 ımam; Ali, Hasan, Hüseyin,Zeynelabidin,Hz.Muhammed Bâkır,Caferi Sadık’tır.
*7. imamın kim olacağı tartışmalıdır,bu konuda 2’ye ayrılırlar.
1-ısnâ Aşeriyye ( 12 ımamcılar): Cafer-i Sadık’tan sonra imam onun küçük oğlu Musa Kazım’dır.Büyük oğlu ısmail, bazı günahları yüzünden kabul edilmez.
*Musa Kazım’dan sonraki imamlar; Ali Rıza, Muhammed Cevad, Ali Hâdî, Hasan el-Askeri’dır.
*12.ımam Muhammed Mehdi, ahir zamanda gelecek mehdi olduğuna inanırlar.
*Abdest alırken ayağı meshedilmesi,Mut’a nikahı, Secdede alnın özel taşa konması, ezana “Aliyyün Veliyyullah” ifadesinin eklenmesiyel Ehl-i Sünnet’ten farklıdır.ıran’da hakimdir.
2-ısmailiyye: 7.ımamın Cafer-isadık2ın oğlu ısmail olduğunu kabul edenlere denir.Seb’iyye de denir.
*ımam ısmail’den sonraki Muhammed Mektüm ve Muhammed Hatib gizli imamdır.
*Peygamberler “Nâtık Huccetler” konuşan delillerdir.ımamlar- Sâmid Huccet; Sessiz Delillerdir.
*ımamlar masumdur, korunmuştur,yanılmazdır.
*Hindistan’da “HOCALAR” adıyla devam eder.
Zeydilik:Hz.Ali’nin oğlu Hüseyin’in torunu Zeyd b. Ali taraftarlarına verilen isimdir.
*Mezhep anlayışı bakımından Ehl-i Sünnete yakındır.
*Günümüzde Yemen’de yaşar.
*Ehl-i kitap, kafir, mütraf, Fâsık,ehl-i zimmet,ehl-i fetret diğer dinleri tanımlamak için kullanılan kavramlardır.
*8.yy- 14.yy arasında dünya dinleriyle diyalog kurmuşlardır.
ıbn Nedim’inel-Fihrist , ıbn Hazm’ın el-Fasl , Biruni’nin Asâkiru’l-Bâkire ve Kitabü’t-Tahkik mâ li’l-Hind , şehristani’nin el-Milel ve’n- Nihal eserleri Müslümanların diğer dinler hakkıbdaki bilgisini gösterir.

Hepinize kolay gelsin inşaAllah..Rabbim hepimizin yardımcısı olsun..Amiin..


__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 16.09.2014, 11:46   #7 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 1. Ünite Dinler Tarihine Giriş

Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 1. Ünite Dinler Tarihine Giriş


GİRİŞ
Dinin tarih boyu insanla birlikte varlığını sürdürdüğü, insanın olduğu her zaman diliminde ve her yerde var olduğu bir gerçektir. İnsanlar her dönem muhakkak bir inanç içersinde olmuşlar ve bu inanca dayalı tutumlar sergilemişlerdir.
Bununla birlikte 19 yy.da dinin kökenine yönelik pozitivist değerlendirmeler olmuştur. Tanrı inancında ise çok tanrıcılıktan tektanrıcılığa doğru bir gelişim söz konusudur.
*Hegel, insanlık tarihinde “din çağı” öncesi bir “sihir ve büyü dönemi” olması gerektiği üzerinde durmuş; Frazer ise insanlığın erken dönem tarihinde, büyü ve sihir gücüyle insanlığın doğayı kontrol altına alabileceğinin düşünüldüğü bir zaman diliminin varlığından söz etmiştir.

DİNİN ANLAM VE DEĞERİ
*Halk arasında yaygın kullanımında din kavramı genellikle kutsal terimi ile birlikte ele alınır. Öyle ki din, zihinlerde öncelikle kutsal terimini çağrıştırmakta; kutsal alana yönelik duygu ve düşüncelerle tavır ve davranışları ifade etmektedir.
*Kuranda din terimi; “yol, hayat tarzı, hesap günü, kanun, hüküm” anlamlarında kullanılır.
Buna göre din, insanın her türlü inancını, düşüncesini, tavır ve davranışlarını ifade eden, insanın yaşan tarzı ve yaşamında izlediği yol anlamına gelmektedir.
*Dinin batı dilindeki adı: religio, religion.
*Dinin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda Batıda çeşitli görüş ayrılıkları olsa da yaygın olan kanaat dinin, “insanın tanrı, metafizik alem ya da kutsala yönelik duygu, düşünce ve davranışlarını ifade eden sistem” olduğu yönündedir.

İnancı, yalnızca bazı metafizik ve aşkın varlıkların var olduğunu kabullenmeyle sınırlamak doğru değildir. Zira metafizik ya da aşkın aleme yönelik bir varlığın veya varlıkların mevcudiyetini kabullenme kadar bunların yokluğunu kabullenme de bir inançtır. Örneğin; İslamda Allaha inanç, Allahtan başka hiçbir üstün gücün var olmadığına inancıda içermektedir. Aynı şekilde erken Budizm’in tanrı inancı konusunda suskun kaldığı ve tanrı inancından öte insanın yeryüzünde var oluşuna yönelik düşüncelerin dinin temel karakteristiklerinden birisi olarak ön plana çıktığı bilinmektedir. Ayrıca her dinsel gelenek muhatap aldığı insanın tavır ve davranışlarını düzenleme, kişinin yaşamını bir düzene sokma hedefini taşır.
*Sonuç olarak dinin; insanın düşünce ve inanca dayalı değerlendirmelerini içeren zihinsel fonksiyonlarını, her türlü tavır ve davranışlarını ve insanın diğer insanlarla ilişkilerini ve kurumsal yönünü ifade eden sosyal yapısını belirleyen ve disiplin altına alan bir sistem olduğu söylenebilir.
*Panteizm: Tanrıyla doğanın birbiriyle içkinliği düşüncesi.

DİNLER TARİHİNİN ÖNEMİ VE BİR BİLİM DALI OLARAK GELİŞİMİ
Dinler tarihi dinlerin teolojik ve kurumsal yapılarını dinlerin tarihsel tezahürlerini de dikkate alarak inceleyen bir bilim dalıdır.
Dinler tarihi, dinleri çeşitli yöntemlerle inceler.
*Deskriptif (tasvir edici-betimleyici) yöntem: Dinin ya da dinlerin tarihsel tezahürünü olduğu gibi anlatır.
*Fenomenolojik yöntem: Dini fenomenler anlaşılmaya çalışılır. Bu bağlamda dinler tarihçisi ele aldığı konuya ilişkin kendi duygu ve yaklaşımlarını elden geldiğince paranteze alır ve ele aldığı hususu o geleneğin içinden biri imişçesine anlamaya çalışır.
*Analitik yöntem: Dini tezahürler ve fenomenler irdelenmeye, analiz edilmeye çalışılır.
*Karşılaştırmalı yöntemler: Dini gelenekler birbiriyle yada bir din farklı tarihsel tezahürleriyle mukayese edilir.

*Milel ve Nihal başlığı altında kaleme alınan eserler 11.yy da yazılmaya başlanmıştır.
*Milel ve Nihal (dinler tarihi) alanında yazılan ilk eser; Abdulkadir Bağdadi “El fark beynel fırak”
*Batılılarca, karşılaştırmalı dinler alanında ilk özgün eser veren yazar: Şehristani.
Çeşitli İslam dışı inanç ve gelenekleri tanımlayan telif ve çeviri eserlere örnek: İbnül Kelbi “Kitabül Ansam”
*Dinler tarihi bilim dalı Osmanlı döneminde 19 yy.dan itibaren eğitim kurumlarında yer almaya başlamıştır.
*Önceleri dinler tarihi dersleri “ilmü esatirül evvelin” ve “kitabül edyan” adı altında verilmiştir.
*Dinler tarihi ile ilgili Türkçe olarak yazılan en eski kaynak olarak kabul edilen eser: Şemseddin Sami “Esatir” 1878’de

DİNLER, MEZHEPLER VE KÜLTLER
Hangi bağlamda olursa olsun dini inanç ve değerlerin farklı anlaşılıp yorumlanması mezhepleşme hareketlerini beraberinde getirmiştir. Dinin içerisindeki farklı yorum tarzlarına mezhep denir.

Mezhepler yapıları itibariyle itikadi, fıkhi ve siyasi olmak üzere üç kategoride incelenir.
*İtikadi mezhepler: İnanç konularındaki farklılıklar. Örneğin Hristiyanlıkta Tanrı oğlu olduğuna inanılan İsa Mesih’in şahsı konusundaki tartışmalar birçok mezhep hareketinin oluşumuna neden olmuştur.
*Fıkhi mezhepler: Dini hayatın yaşanması ve ibadet anlayışlarıyla ilgili farklılıklar. Örneğin Caynizm’in temel mezhep hareketlerinin ortaya çıkışındaki temel tartışmalardan birisinin giyim konusundaki farklı bakış açıları olduğu bilinmektedir.
* Siyasi mezhepler: Dini cemaatin siyasal otorite ile ilişkileri yada siyasal otoritenin dine yönelik algılamaları çeşitli siyasal mezhep hareketlerinin ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Örneğin 4.yydan itibaren Roma’nın resmi dini haline gelen Hıristiyanlığın, bu dönemden itibaren siyasallaşmasından söz edilebilir.

*Mezhep hareketleri bir başka açıdan ortodoksi ve heterodoksi ayrışması şeklinde de kendisini gösterir.
Ortodoksi, genellikle egemen olmuş yaygın anlayış için kullanılır. Kendini çoğunluğun inancını ifade eden merkezi din anlayışıyla ve egemen siyasal güçle özdeşleştiren dinsel yorum, asıl doğru öğretiyi savunduğu ve doğru ve kabul edilebilir inançların temsilcisi olduğu iddiasıyla Ortodoks olarak tanımlanmıştır.
Heterodoksi, merkezi din anlayışının dışında kalan görüş ve akımlar. Heterodoksi, çoğunluğun ya da bazı durumda siyasal gücün doğru ve kabul edilebilir saydığı resmi öğretinin dışında kalan her türlü akımı ifade eder. Çoğunluğa karşı azınlığı ve resmi din anlayışına karşı muhalefeti temsil eden akımlar heterodoksal olarak değerlendirilmiştir.
Heretik akımlar: Heterodoksi içinde dine ve dinsel inanç ve değerlere getirdikleri yorum ve bakış açısıyla yaygın din anlayışının temel değerlerinden sapma temayülü gösterdikleri düşünülen ve sapkın inanç ve uygulamaları nedeniyle cezalandırılmayı hak ettiklerine inanılan akımlar heretik yada sapkın akımlar olarak adlandırılır.
Heresi: Yaygın kabul edilen inançlardan yada çoğunlukla temsil edilen öğretilerden kesin bir ayrılık ve farklılaşmayı temsil eden dini yorumlardır.

*Senkretik dinler: Farklı dini değerleri bir araya getirmek suretiyle oluşturulan yeni inanç sistemlerine denir.Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşanması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlar senkretik dinler olarak tanımlanmaktadır.
* Senkretik dinlere örnek: Sih dini (İslam ile Hindu geleneğinden birçok unsur taşır.) Yahova Şahitleri, Moonculuk, Sayentoloji gibi hareketler senkretik akımlar olarak değerlendirilebilir.

*Kültler: Müstakil bir din olmaktan öte çoğunlukla bir dini gelenek içersinde belirli bir obje ya da değere tapınmayı ön plana alır. Kültler, içe dönük cemaat anlayışıyla ve gizemcilikleriyle diğer din mensuplarından ayrılırlar. Son dönemlerde Batı dünyasında sayıları hızla artan çeşitli Neo-Gnostik gruplar bu çerçevede değerlendirilir. Ayrıca müstakil bir inanç sistemi ve ibadet anlayışını geliştirip temsil etmekten öte, kurulu yaygın dinsel geleneklere ve sosyal değerlere karşı bir anarşizmi, başkaldırıyı temsil eden, bütün tutum ve tavırlarını buna göre oluşturan ve bu bağlamda bazen nefret, şiddet ve teröre yer veren hareketlerde kült kapsamında sayılabilir. 20.yydan itibaren Batıda yayılan Satanizmi bu bağlamda değerlendirmek mümkündür.

DİNLER TİPOLOJİSİ/TASNİFİ
Dinle ilgili yapılan tasniflerde dinin kendisinden hareketle yapılan tasniflerle tasnifi yapan kişinin dine yönelik algılamalarının etkili olduğu görülmektedir. Örneğin her din mensubu kendi inanç ve değerlerini merkeze koyarak bir din tasnifi yapmaya çalışmıştır. Bu doğrultuda kendi inancını hak, doğru ve yegane din, diğer inanç sistemlerini ise batıl dinler olarak tanımlamıştır.
*İslam geleneğinde yapılan en yaygın din sınıflaması hak, ilahi ve semavi kavramları ekseninde olmaktadır. Buna göre hal/ilahi/semavi dinler İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık için kullanılmaktadır. Bu anlayış Yahudilik ve Hıristiyanlığıda ilahi kategorisinde görmekte, bunların sonradan tahrif edilmiş olduğunu varsaymaktadır. Bu nedenle bu dinler “muharref” olarak adlandırılmaktadır.
*Kuran, dinleri “Allahın dini İslam” ve diğerleri şeklinde ayırmaktadır. Yalnızca İslamı hak/ilahi din olarak değerlendirmektedir.
*Hıristiyanlık Ortaçağ başlarından itibaren kendisini yegane din olarak görmüş ve kendisi dışındakileri pagan gelenekler olmakla itham etmiştir.
*Sabilik kendisini yegane doğru (kuşta) olarak görürken diğerlerini yanlış (kabda) olarak görür.

* Evrensel dinler: Sahip olduğu inançları evrensel düzlemde yaymaya çalışa, dolayısıyla tüm insanlar arasında yayılmayı hedefleyen inanç sistemleridir.
* Milli dinler: Dinin kapsamını yalnız bir milletle, soyla, klanla yada kabileyle sınırlamış olan geleneklerdir.
*Milli bir din olup tarih içersinde zaman zaman dinin evrensel planda yayılmasına yer vermiş, dolayısıyla evrensel bir din karakteri gösteren dinlere örnek: Yahudilik

* Monoteist dinler: Tektanrılı din
* Politeist dinler: Çoktanrılı din
* Düalist dinler: İkitanrılı din

* Panteist: Tanrıyla evren içkinliği (Evrenin tümünü Tanrı olarak kabul eder)
* Deist:Tanrı insan içkinliği. Tüm dinleri yok sayarak sadece Tanrının varlığını kabul eder. Peygamber, vahiy, ahiret, melek vs inançları yoktur.

* Agnostik (bilinmezcilik): Tanrının varlığının ya da yokluğunun bilinememesi.
* Gnostik: Sezgi ya da düşünerek Tanrının kavranması düşüncesi.

* Kristosentrik din: Mesih merkezli
* Teosentrik din: Tevhid merkezli
* Etnosentrik din: Seçilmişlik merkezli ( Yahudilerin İsrailoğullarının seçilmişliğine inancı)

ÇEŞİTLİ TANRI DÜŞÜNCELERİ VE DİNLER
*Üstün güç/güçler metafizik bağlamdaki ilahi bir varlık yada varlıklar olabileceği gibi, yaşanılan evrene ait herhangi bir obje, nesne, şahıs ya da evrensel düzlemde etili olduğuna inanılan bir ilke de olabilir. Dinlerin inanç yada ibadet sistemlerinde yer verilen üstün güç veya güçler genellikle tanrı ve tanrılar olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte yarı tanrı yada ruhsal varlıklar, ata ruhları ve benzeri doğaüstü unsurlar da üstün varlıklar olarak tazim edilebilir. Çin dinsel geleneklerinde Yin-Yang prensibi, Hint dinlerinde Karma (Dharma) doktrini her şeyi kuşatan üstün bir güç olarak karşımıza çıkar.
* Teizm, tanrı yada tanrıların doğaüstü üstün güçler olarak algılandığı geleneklerdir.
* Monoteist yada tektanrıcı dinler insanların yaşamlarında yer verdikleri diğer üstün güçleri reddederek bir tek üstün gücün, yani Tanrının varlığının kabul edilmesini ön plana çıkarmışlardır.
* Düalist yada ikitanrıcı dinler genellikle iyi ve kötü düalitesi çerçevesinde bir iyilik birde kötülük tanrısının arlığını kabullenirler. Ancak kötülükten sakınmak amacıyla iyilik tanrısına tapınmayı esas alırlar.
* Politeist, çoktanrıcı geleneklerde ise insan yaşamından iyi ve kötü nitelikleri temsil eden sayısız oranda tanrısal varlığın mevcudiyetine inanılır. Hatta böylesi inanç sistemlerinde bunların yanında çeşitli doğal varlıklar, gök cisimleri, krallar ve yöneticiler gibi insanlarda üstün varlık olarak görülür.

Henoteizm: Birçok tanrının varlığını kabul etmekle birlikte bunlardan yalnızca birisine tapınmayı esas alan teolojik yaklaşıma denir.

alıntı

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 16.09.2014, 11:49   #8 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 2. Ünite Hinduizm ve Caynizim

Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 2. Ünite Hinduizm ve Caynizim



Hint yarımadasında ortaya çıkan ve bugün hem doğdukları yerde hem de dünyanın farklı bölgelerinde varlıklarını hala devam ettiren dört din: Hinduizm, Caynizm, Budizm ve Sihizm.

HİNDUİZM
*Sanatana dharma: Hinduların kendi dinlerini ifade etmek için kullandıkları isim. “sonsuz/ezeli yasa” anlamına gelen bu kelimeyle diğer büyük dinlerin aksine onun bir başlangıcının olmadığını ifade etmek isterler. Hintli olmayanlar arasında ise bu din için eski Fars dilinde “indus nehrinin doğu tarafında yaşayanlar” anlamına gelen Hindu (Sankritçe nehir) kelimesinden türeyen Hinduizm kullanılır.
* Hinduizm, dünyada varlığını devam ettiren en eski dindir.
* Hindistanın yüzde 80i bu dine tabiidir. Batı ülkeleride dahil olmak üzere Hindistan dışında da 45 milyondan fazla mensubu bulunur.
* Hinduizmi devlet dini ilan eden tek ülke : Nepal ( 18 milyon mensub)
* Hinduizm Tanrı inancını kendisi için merkezi olarak kabul etmediği gibi Tanrını doğası hakkında fikir yürüten sistematik bir teolojiye sahip değildir. Hintliler tek bir tanrıya inandıklarını düşünürken bile çoğunlukla birçok tanrıya tapıyormuş gibi görünürler.
* Herhangi bir şahsı kurucu olarak görmedikleri gibi, herhangi bir kutsal metni tek başına bağlayıcı kabul etmezler.
* Herhangi dini bir uygulamayı zorunlu görmedikleri gibi herhangi bir doktrini de dogma olarak kabul etmezler.
* Yakın zamanlara kadar hiç kimse, Hindu olarak doğmak dışında Hindu dinine giremezdi. Ancak, modern Hindu tanımı, eskiye nazaran nispeten genişledi. Hinduizm içinden çıkan yeni dini akımlar bu ülkeyle doğrudan alakalı olan bu dine, Hindu olarak doğanlarla aynı hakların verildiği batılıları da çekmeye başladı.

TARİHSEL SÜREÇ
*1) Hinduizm kaynaklarından en eskisi m.ö 4000-2200 yılları arası tarihlenen Harrapa Medeniyeti (İndus Vadisi Medeniyeti) kalıntıları. Hinduizmin tarih öncesi ilk dönemini temsil eder.
*2) Hinduizmin ikinci dönemini/safhasını yanlışlıkla Brahmanizm olarakta adlandırılan Veda Dini oluşturur. Veda döneminin genel olarak m.ö 2000-500’e kadar devam ettiği kabul edilir.
Veda dini, ana mekanları Belh civarı olan ilk Aryanlar tarafından ortaya konuldu. Bu dönemin dini hakkındaki kaynağımız, söz konusu dönem boyunca dini tutumlardaki dikkate değer bir evrilmeyi ortaya koyan Vedalardır. Bunlar, Hindistan’a gelip yerleşen Aryanlar tarafından derlenmiş, şekil ve muhteva bakımından birbirinden farklı Sanskritçe metinlerdir.
*3) m.ö 500 den m.s 500’e kadar ki on yüzyıllık dönem klasik Hinduizm dönemidir. Hinducu sentez olarak da adlandırılan bu dönem, bugün hala geçerliliğini muhafaza eden temel kavramların yerleştiği bir dönemdir.
Bu dönemde Vedalara bağlılığı ortodoksinin ölçütü kabul ettiler; dolayısıyla onları bir otorite olarak kabul etmeyenleri, yani Cayinist ve Budistleri heterodoks ilan ettiler. Bu ölçüt, Cayinist ve Budizm’in yollarına ayrı bir din olarak devam etmelerine yol açtı. Hinduizm için en önemli unsurlardan biri, teizmin ortaya çıkmasıydı. Vedalar döneminde nispeten önemsiz iki tanrı olan Şiva (kırmızı) ve Vişnu önemli hale geldiler.
Dönem hakkında iki önemli kaynak: Mahabharata ve Ramayana destanları.
*4) Hinduizm’in bir sonraki safhası, 6.yy.dan 19.yy.a kadar devam eden ortaçağ safhasıdır.
*5) “Yeni Hinduizm” diye adlandırılan ve 19 yy.da Batı modernizminin etkisiyle ortaya çıkan ve bir anlamda Hinduizm’i etnik bir din olmaktan evrensel din haline getiren hareketler ortaya çıkmıştır.

KURUCU ŞAHSİYET
Hinduizmin en temel özelliği kendisinin herhangi bir kurucuya dayandırılmamış olmasıdır. Onun kurucusunun bilinmezliğinin bir ifadesi olarak da sanatana dharma “ezeli hikmet” kelimesini kullanırlar. Ancak asıl ifadesini Vedalar’da bulduğundan ve Hindular Ortodoksluğu Vedaların kabul edilmesiyle eşanlamlı olarak kabul ettiklerinden, Vedaların kendilerine atfedildikleri kişileri bu dinin kurucuları olarak kabul etmek mümkündür.
Rşi = muni : hakikati gören, hakim kimse. Sessiz, derin düşünenler.
*Veda: görücüler ve bilgeler vasıtasıyla Yüce varlıktan sahih bir gelenekte geliyor olduklarından dolayı Agamalar diye adlandırılırlar.

KUTSAL METİNLERİ
(Genel kabul görmüş metinler anlatılmıştır. Hakkında bilgi verilen metinlerin, yegane Hint kutsal metinleri olduğu düşünülmemelidir.) Hindu kutsal metinleri iki gruba ayrılır. Şruti ve Smriti
1) “İşitilen ve görülen” anlamına gelen Şruti kategorisi içinde Vedalar
*Otoriteleri, Rşilerin, derin tefekkür ve vizyon yoluyla YüceVarlıktan almış oldukları inancından kaynaklanan Vedalar, insanlık tarihinin bize kadar gelen en eski metinleri olarak kabul edilirler.
*Sanskritçe “bilmek” anlamına gelen vid kökünden gelen veda “bilgi” anlamına gelmektedir.
*Vedaların en eski parçasını dört derleme oluşturur: Rig-veda, Sama-veda, Yacur-veda ve Atharva-veda.
Bunlardan en eskisi ve geniş olanı Rig-veda dır.
*Her veda üç bölümden oluşur.
a- Brahmanalar: Ayinler ve onların yerine getiriliş tarzı ile ilgili metinler
b- Aranyakalar: Geleneksel Hindu hayat tarzının üçüncü aşaması olan ormanlarda ikamet etme yemini edenlerin çalışmaları/onların okuyacakları eserler olup, kurban törenlerinin anlamını ve yorumunu ele alan metinlerdir.
c- Upanişadlar: Talebe-hoca arasında cereyan eden soru-cevap metinleri. Upanişadın anlamı: Üstadın dizinin dibine oturmak.

2) Smriti kategorisinde ise Puranalar, Ramayana, Mahabharata ve Dharma-Şastra’lar yer alır.
* Smriti: hatırlanan şey yada hafıza ve gelenek anlamına gelir. Bunlar Hint düşünesi için ikinci en yüksek otoriteyi temsil ederler. Bu metinler, bir Hindunun gündelik hayatını belirleyen şeyleri içerdiklerinden şrutiden daha önemlidirler. Üç ana gruba ayrılır. Hindin iki önemli destanı olan Ramayana ve Mahabharata’nın yer aldığı ithasa, Puranalar ve Dharma-şastralar.
*Mahabharata’nın bir alt bölümünü meydana getiren ve “Bhagavat-gita” adlı bölüm, Mahabharata’dan daha çok tanınmış ve dünyanın bir çok diline çevrilmiş bir metindir.
*Puranalar, Hintle ilgili bayramlar, kast yükümlülükleri ve hac yerleri gibi konuları içerir.
*Dharma-şastralar, farklı zaman ve mekanlarda dini hükümlerin nasıl uygulanacağı, insanların bu dünyada yaptıklarının sonucu olarak yeniden doğumlarının nasıl olacağı gibi hususlarda Hindulara yol göstermek için derlenmiş metinlerdir.
*İki binden fazla olan dharma-şastraların tartışmasız en etkili olanı Manu Yasaları (Manu Smriti) dir.

İNANÇ ESASLARI
Hinduizmin tespit edilmiş, Hıristiyan credosu ya da İslam’ın amentüsüne benzer türden bir inanç sistemi/esasları yoktur. Ancak, ayırt edici özellikleri olduğu kabul edilen bir takım düşünceler ve inançlar vardır.
*Hinduları 330 milyon tanrıya tapar. Bu sayı, yüce güçlerin sayısının tasavvur edilemeyecek kadar yüksek olduğuna işaret eder. Sanskritçe de tanrı anlamına gelen “deva” ya da “devata” kelimeleri bütün yüce güçler ve Hindular tarafından deva sıfatıyla onurlandırılan önemli insanlar için serbest bir şekilde kullanılır.
*Deva, alışılmamış ve sıradan olmayan bir şey ifşa eden, güç ve etki uygulayan, faydalı ya da zararlı olan her şeydir.
* Vedalar, 11 yeryüzüne, 11 göklere ve 11 de ikisi arasındaki havaya ait olan 33 tanrıdan söz ederler. Agni (ateş), Surya (güneş) ve Uşas (şafak) devalar olarak zikredilir.
*Vedalar, Aryan halkının güçlü koruyucusu olan “Indra” ya yönelik ilahileri içerir.
*Hinduların çoğu, ilahlardan birini işta devatası (kişisel tanrısı) olarak seçer. Bu ilahlar onların dindarlığının ve ibadetinin odağı haline gelir. Farklı insanların farklı ilahlar seçmesi benzersiz bir politeizm meydana getirir.

*Hinduizm’in diğer inançları; kast sistemi, karma, samsara, reenkarnasyon (tenasüh/ruhgöçü) ve mokşa. (en önemlileri.)
* Kast Sistemi: Portekizce “saf, temiz” anlamına gelen castadan türer.
Hint toplum yapısının zamanı bilinmeyen bir andan beri devam eden dört kastı (çatur varna):
1) Brahminler: Vedaların kutsal sözlerinin gözeticileri
2) Kşatriyalar: Savaşçılar ve yöneticiler
3) Vaişyalar: Çiftçiler, zanaatçılar, iş adamları
4) Şudralar: Hindu toplumunun temelini oluşturan yoksul işçiler, hizmetçiler ve köleler.
*İki kez doğanlar diye de adlandırılan ilk üç kast asıldır ve dördüncüsü kast dışı olarak kabul edilir. Kast sisteminin dini bir kökenle açıklanmaya çalışılmasının yanı sıra, insanların içinde doğdukları kastları da dini gerekçelerle açıklanır. Bu durumları, onların geçmişte yaptıkları işlerin (karma) bir sonucudur. Kast dışı olanların orada bulunmaları geçmiş hayatlarında kötü işler yapmaları olduğu gibi, bir kişinin Brahmin ya da Kşatriya olarak doğmasının sebebi de önceki yaşamında iyi işler yapmış olmasıdır.
*Karma: İş, eylem, amel anlamına gelir. Kişinin geçmiş yaşamında ve şimdiki yaşamında yaptıkları eylemler.
* Ruhun, bedende olarak yaptığı işlerin sonucuna uygun olarak yeni bir bedende dünyaya gelmesine “reenkarnasyon”, bu sonsuz gidiş geliş döngüsüne de “samsara” denir.
* İnsanların öldükten sonra, ölüm-yeniden doğum döngüsünden (samsara) kurtulmaları ve bir daha başka bir bedende yeniden bu dünyaya gelmemelerine “mokşa” denir.
Hindu dini ve felsefi hareketlerin ortak hedefleri mokşayı gerçekleştirmeye yöneliktir.

İBADETLERİ
*Hedefi manevi ilerlemeyle maddi ilerlemeyi sağlamak olan Hinduizm’deki ibadet (puja), ferdi bir tecrübe olduğu için daha çok bireysel bir faaliyettir.
*Toplu ya da cemaat olarak ibadet, Hinduizm’in doğasına yabancıdır.
*Mabet ibadeti zorunlu değildir.
*Hindu ibadeti evde yapılanlar ve mabette, hususi vesilelerle yapılanlar olmak üzere ikiye ayrılır.
*Evdeki ibadet, ibadet için ayrılmış oda ya da köşede yapılır.
* İlk üç kasta mensup olan ve iki kez doğanlar olarak adlandırılanlar tarafından günde üç kez icra edilen gündelik ibadeti, genel olarak kadın yerine getirmekle yükümlüdür.
*Sabah ibadeti nehir kenarında ya da puja odasında yapılır.
*Yalnızca evde yapılan ve aile ile ilgili törenlerde vardır. Bunlar doğum, erginlenme, evlilik ve ölüm törenleridir.
*Bir kimsenin kendisiyle ilgili yapılan son tören ölüm törenidir.
* Hindular, çocuklar dışındaki cesetlerin gömülmesi değil de yakılması gerektiğini, çünkü arındırıcı bir özelliği olan ateşin tükettiği bedeni daha yüksek bir şekle dönüştürdüğüne inanılır.
* Yakılan bedenin külleri üçüncü yada başka uygun bir günde nehre, tercihen Ganj nehrine atılır.
*Cennet ve cehennem nihai son olmaktan ziyade, samsaradaki ara duraklardır.
*Brahmaloka, tezahür etmiş olan dünyanın en son sınırıdır.
*Kutsal yerlere hac, Hinduizm’in her mezhebi tarafından icra edilen önemli ve kendisiyle dini tekamüle doğru ilerlemenin gerçekleştirildiği araçtır.
* Hindistan’da özellikle kutsal olan yedi yer vardır. Bunlar içinde en kutsal olan ise, Şivacılığın merkezi ve geçmiş zamanlardan günümüze kadar bir öğrenim merkezi olan “Benares”tir.
* Bu yedi yerden birine bir hac ziyareti yapılmaksızın Hindunun dini hayatı tam olmuş olmaz.

MEZHEPLERİ
Hinduizm’de mezhepler Kadim ve Modern Akımlar şeklinde ikiye ayrılır.

Kadim Mezhepler ( Saf Dini Akımlar)
Hinduizm’de varlığını devam ettiren üç ana mezhep : Şivacılık, Vişnuculuk ve Şaktizm.
1) Şivacılık: Tanrı Şiva üzerinde odaklanmayı ve ona yüce varlık olarak tapınmayı ifade eder.
*Yüce varlık olarak kabul edilen Şiva’nın tarihi çok eskidir.
*Şivacılık öteki Hindu geleneklerden daha çok asketik (dünyadan el ayak çekme, çileci) bir özellik taşır.
*İndus Vadisi Meddeniye’tinin (ilk dönem) kalıntılarının arasında bulunan mühür üzerindeki betimlemenin, Şiva’ya ait olduğu kabul edilmektedir.
*Şivacı olarak kabul edilen bütün grupların ortak özellikleri, evrende tek bir gerçekliğin var olduğu onunda Brahman olduğu, onun dışında kalan her şeyin hakiki bir gerçekliğinin bulunmadığı, yanılsamanın ürünü olduğu, kurtuluşa ulaşmanın bilgi yolu ve bu yolun yoga uygulamalarıyla kolaylaştırıldığını kabul ederler.
*Ortodoks olan Şivacılar, Vedalara saygı gösterirler.
*Şiva’ya bütün Hindu mabetlerinde onun kadın enerjisisi olan Şakti ile birlikte ve Şiva’nın yaratıcı gücünü temsil eden ve “fallik” şekli olan linga olarak ibadet edilir.
*Şivacılar Vişnuculardan, alınlarının ortasına koydukları üç yatay işaretle ayrılırlar.

2) Vişnuculuk: Hinduizm’in önemli ikinci büyük dini geleneğidir.
*Şahsiyeti olan tek bir tanrıya ( Vişnu, onun avatarı Rama ve Krişna) ibadeti, özgeci bağlılığı ve Tanrının inayeti vasıtasıyla kurtuluşu vurgular.
*İnsanlara karşı merhametli olan Vişnu, yeryüzünde zulüm, adaletsizlik arttığında ve sosyal düzende karışıklıklar ortaya çıktığında bunları düzeltmek maksadıyla, insan ve hayvan bedenlerinden oluşan farklı bedenlerde tecessüt ederek (avatar) yeryüzüne iner.
*Avatar: Vişnunun farklı bedenlerde yeryüzüne inmesi. Bunların en tanınmış olanları : Rama ve Krişna
*Vişnu aynı zamanda Hindu teslis anlayışını oluşturan üç önemli tanrıdan biridir. Brahma, Vişnu ve Şiva
*Vişnucuların ayırt edici işaretleri, alınlarının ortasına yerleştirdikleri dikey çizgilerdir.
*Vinucuların en önemli teologları ve felsefi okul sahibi düşünürleri: Ramanuca, Madhva, Nimbarka ve Vallabha.

3) Şaktizm: Üçüncü büyük dini gelenek. “Güç” yani Tanrının yaratıcı gücü anlamına gelen Şaktiden türer.
*Bu gücün genellikle dişil olduğu kabul edilir.
*Hinduizm’de özellikle Assam ve Bengal’de yaygın olan, nihai gerçekliğin dişil tezahürleri tapınımına verilen isimdir.
*Şakti, Tanrının adeta maddeleşen ve kendi dışında varlık kazanan yaratıcı gücüdür. Zamanla tanrı belirsizleşir ve Şakti ön plana çıkar. Tanrı ezeli uykusundadır; onu harekete geçiren ve yaratan Şaktidir. Bu yüzden Tanrıya değil Şaktiye dua edilir.

Modern Dini Akımlar
**Müslümanların uzun süreli Hindistan hakimiyetleri, Hint kültürü üzerinde silinmez bir iz bıraktı. Ancak din olarak Hinduizm hakim olmayı sürdürmüş olsa da, iki din arasında yaşanan kültürel etkileşim eklektik şahısların (Kebir gibi) ve hareketlerin (Sihizm gibi) ortaya çıkmasına yol açtı.
** Ancak İngilizlerin Hindistan’daki yönetimleriyle başlayan modern dönem, Hint hayat anlayışında farklı bir meydan okumayla karşı karşıya olduğunu hissettirdi. Söz konusu meydan okuma Avrupalının dininden daha ziyade, İngiliz eğitim sistemi ve onun girmesini sağladığı Avrupa düşüncesinden gelmekteydi.
** İlk tepki; Bengal’de, bir Brahmin ailesine mensup Bengalli Rom Mohan Roy hareketin başlatıcısı. ) İlk adı İngiliz Uniteryen Cemiyeti olan. Brahmo Samaj derneğini kurdu(1827). Roy, Upanişadlar ve Brahma-Sutra’da bulunduğunu düşündüğü ahlaki tektanrıcılığı savundu, tanrı ve tanrıçalara ibadeti yasakladı. Sati (kadının ölen eşile birlikte yakılması uygulaması), çocuk yaşta evlilik, kast karşıtı olmayı ve kadınların eğitimini savundu. Ancak Brahmo Samaj hiçbir şekilde bir halk hareketi olamadı.
** Bombay civarında başka bir hareket ortaya çıktı. Bu 1875’te Swani Dayananda tarafından kurulan Arya Samaj hareketiydi. Kuruluş gerekçesi Aryan Veda dinini eski asli haline döndürmek ve Vedalar sonrası vuku bulan bütün gelişmeleri reddetmekti.
**Kökü Hindu geçmişinde olan bir takım dini ihya hareketleri de vardır. Bunlardan en önemlilerinden biri Ramakrişna adını alan, bir Brahmanın oğlu olan Gandhadhar Chatterji’dir. Ramakrişna, nihai olarak bütün dinlerin aynı hedefe giden farklı yollar olduğunu kabul etti.

*Yeni Hinduizm: Hinduizm’in çağdaş hikayesi ve reform, adaptasyon, yeniden değerlendirme ve saldırgan yeniden tasdiğin tedricen ortaya çıkışı Yeni Hinduizm olarak adlandırılır.
**Yeni Hinduizm’in en önemli ve tam bir temsilcisi : M.K. Gandhi (1869-1948)
-Bhagavat-gitayı dini ideallerinin ve değerlerinin en büyük kaynağı olarak kabul etti.
-Hindistan’ın batıyla teması yüzünden bozulduğunu gösterecek bir şekilde, köylü elbisesi giydi ve sade bir yaşam sürdü.
- Kendisini dokunulmazlar (ilk üç kastların dışında bırakılan şudralar) meselesine adadı.
-Hindistan’ın bağımsızlığı mücadelesini Cayinizm’den aldığı “ahimsa” doktrini bağlamında yürüttü.
-Gandhi, tartışmasız Hindistan’ın ahlaki lideridir.
- Halk nezdinde, bir aziz, dünyanın kötülüklerine son vermek için gelmiş Tanrının bir enkarnasyonu idi.

DİĞER DİNLERE BAKIŞI
*Klasik dönem Hindu düşünürleri Şankara ve Kumarila Hinduizm’i tamamen dışlayıcı bir tarzda yorumlamış; Hinduizm’den kaynaklanmakla birlikte müstakil birer din haline gelmiş olan Budizm ve Cayinizm gibi hareketleri yanlış olarak kabul etmişlerdir.
* Modern dönemde Ramakrişna inanç sistemleri, ibadet şekilleri farklı olmakla birlikte bütün dinlerin ortak hedefinin Tanrının idrak edilmesi olduğu, şeklinde çoğulcu bir yaklaşım ortaya koyar.
*Swami Vivekananda’ya göre bütün dinler, insan ruhunu tanrıya götüren basamaklardır.
*Hindistan’ın modern dönemde yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerden biri olan Mahatma Gandi, başlangıçta Hinduizm’i en hoşgörülü, bütün dinlerdeki doğruluğu be hakikati kabul eden bir din olarak görürken yani, Hinduizm’e diğer dinlerden daha üst bir yer verirken daha sonraları, bütün dinlerin eşitliğini öne çıkarmaya çalışır. Bunun sonucu olarak ta “dinlerin aynı ağacın dalları” olduğu benzetmesini kullanmaya başlar.

********************************
CAYİNİZM

*Bugün Hindistan’da üç milyon kişinin dini kimliğinin ifadesi için kullanılan Cayinizm, bir “cina”nın (zafer kazananın) takipçilerini ifade eder ve dokuzuncu yy.dan sonra bugün bilinen grup için kullanılmaya başlar.
* Mahavira (büyük kahraman) olarak tanınan Vardhamana’ya izafe edilir.
*Ancak cayinler için bir cina, bir dinin kurucusu olmaktan ziyade her zaman mevcut, yok olmaz geleneğin bütün üstadları tarafından yapıldığı tarzda öğretilen hakikatin ve yolun yayıcısıdır.
* Her cina, bu geleneği yeniden canlandırır, yeni bir şey ortaya koymaz. Çünkü yol her zaman aynıdır.
* 24 tane olduğu kabul edilen “tirthankaralar” olarak adlandırılan cinalar grubunun sonuncusu Vardhamana’dır.
* bu 24 tirthankaradan tarihsel bir şahsiyete sahip olanlar Vardhamana ve kendisinden önceki cina Parşva’dır.

TARİHSEL SÜREÇ
*Mahavira olarakta adlandırılan Vardhamana, m.ö 6.yy.da kurtuluşu yalnızca kurbanla elde edebileceğini kabul eden Vedacı yaklaşıma ve kast sistemine karşı olarak, alternatif kurtuluş yolları arayan ve bulduklarını söyleyen, Buda’nında içlerinden biri olduğu bağımsız gezici dervişler içinde yer alır.
* Miladi birinci yy.da Digamabaralar (gök giyenler) ve Svetambaralar ( beyaz giyinenler) olmak üzere iki mezhebe ayrıldılar.
* Giysiyle anlaşmazlığın yanı sıra daha çok teknik olan bazı anlaşmazlıklarda iki grup arasındaki ayrılığı derinleştirdi.
* Digambaralar güney ve merkezi Hindistan’daki ana Cayinist grup iken, kuzeyde ve batıdakiler ise Stevambaralar oldular.
* Bu ayrılığa rağmen miladi 5.yy da gelişme ve büyük bir etkiye sahip olmaya başladılar.
* Daha çok ticaretle uğraşırlar.

KURUCUSU
*Vardhamana, Cayinist geleneğe göre, tirthamkaraların yirmidördüncüsü olarak m.ö 599 yılında Kşatriya sınıfına mensup bir ailede doğdu.
*O bir cina, dünyanın ve ihtiraslarının “fatihi”, bir kevalin (her şeyi bilen), bir arhat (ulu), ve bir Mahavira (büyük kahraman) dır.
*Yağmur mevsimleri dışında tebliğine hiç ara vermedi.

KUTSAL KİTAPLARI
* Cayin kutsal kitap külliyatı : Agama
* Agama 3 ana bölümden oluşur. Purvalar, Angalar ve Angabahyalar.
* Angabahyalar 5 alt gruba ayrılır. içlerinden Chedasutralar Cayin disiplin kitabı olarakta adlandırılır.
* Cayin kutsal metinlerinin dili, Mahaviranın daha fazla insana ulaşmak istemesi yaşadığı bölge olan Magadha’nın diliyle bölgenin sınırlarında bulunan yerel dillerin karışımı bir dil kullanmasına sebep olmuştur. Bu yüzden onun kullandığı dil yarı magadhi anlamında Ardha-Magadhi olarak adlandırılır. Cayinler genel olarak kutsal metin dilini Arşa, yani rşilerin dili olarak isimlendirilirler, ve onu temel dil olarak kabul ederler.

İNANÇLARI
* Cayinlerin inanç esasları 3 tanedir ve “üç mücevher” olarak adlandırılır.
- Doğru inanç, Doğru bilgi, Doğru davranış
* Bunlardan öncelik doğru inancındır. Çünkü doğru inançtan kaynaklanmayan davranışların fazla bir değeri yoktur.
* Doğru inançtan maksat, Cayin kutsal kitaplarıyla onların içerdikleri öğretiye olan kesin inançtır.
* Doğru bilgi, Cayin dini ve felsefi ilkeleri hakkındaki bilgidir.
* Doğru davranış ise insanın öğrendiği ve doğru olarak düşündüğü şeyi eyleme dönüştürmesidir. Bu öğretinin en önemli kısmıdır. Çünkü insan ancak doğru eylem sayesinde karmadan kurtulabilir ve hayatın hedefi olan kurtuluşu gerçekleştirebilir.
*Beş büyük yemin (mahabavrata): Manastır hayatına başlayacak (erkek yada kadın) herkesten yerine getirilmesi istenen eylemler.
1-Ahimsa: Var olan herhangi bir canlıya zarar vermeme
2-Satya: Yalan, uydurma söz söylememe
3-Asteya: Çalmama
4-Brahma-carya: Bekar bir hayat sürme
5-Aprigraha: Dünyayı terk etme.
Keşiş olmayan laikler için ise, son ikisinin yerini iffet ve kanaat alır, diğerleri aynıdır.
* Hindistan’da çok eski bir doktrin olan “ahimsa”, Cayinler için önemli bir yer işgal eder. O, bütün davranışları belirleyen önemli bir fazilettir. En küçük canlılar da dahil hiçbir şeye zarar vermeksizin yaşamak gerektiğine işaret eder. Buda et yemeye izin verirken, bu Cayinizm’de tamamen yasaktır.

*Cayin toplumu keşişler ve keşiş olmayan laikler olmak üzere ikiye ayrılır. Asıl Cayin cemaatini keşişler oluşturur. Çünkü kurtuluş, ancak keşiş hayatı yaşamakla elde edilebilecek bir şeydir.
*Cayinist hayatın hedefi, “karma”dan kurtulmaktır. Reenkarnasyona inanır. Hinduizm ve Budizm ile ortak olan karma anlayışı cayinlerde farklıdır. Kurtuluş “mokşa”dır.
*Cayinizm ateist bir din olarak görülmesine rağmen, Cayinistler bunu kabul etmezler. Onlar da tanrılığa ve sayısız tanrıya inanırlar. Ancak kabul ettikleri bu tanrıların evreni yarattığına inanmazlar. Kabul ettikleri tanrılar, daha önceki hayatlarında iyi şeyler yaptıkları için yukarıdaki dünyada olma hakkını kazanmış olan ölümlülerdir.

İBADETLERİ
*Keşişler ve normal dünyevi hayatlarını devam ettirenlerden (laik) oluşan Cayin inananlar topluluğu (samga), ilahilerden, kutsal mekanları ziyaret etmekten ve yirmi dört tirthankaranın heykellerine meyve, pirinç ve süt takdimlerinden oluşan ibadet, laiklerin işidir. Keşişlerin işi, laikler için örnek alınacak bir hayat yaşamak ve çok az bir derecede olsa öğretmektir.
*Cayinlerin mabetlerindeki ibadet nesneleri tirthankaraların heykelleridir. Doğası gereği yaratıcı tanrıyı kabul etmemelerine rağmen hem tirthankaralar hem mükemmelliğe ulaşan ruhlar hem de Hinduizm’den geçmiş olan bazı küçük tanrılar ibadete konu olurlar.
* İbadetlerde heykellerin kullanılması, bunların kurtuluşa ermeye çalışanlara örnek olması ve zihinlerini nirvanaya hazırlama amacına yöneliktir.
*Keşişler ve sınırlı bir zaman için keşiş kurallarını takip edebilecek laik için dini uygulamalar, bir günde 48 dakikalık ibadeti ve oruç tutmayı içerir.
*Cayilerin kutladıkları bayramlardan en çok bilineni erkek ve kadın keşişlerin yağmur mevsimi için sığınakta oldukları Ağustosta kutlanan Pajjsana’dır. Bu bayramı Stevambaralar sekiz Digambaralar on gün olarak kutlarlar.
*Kutsal yerlere hac, Cayinler için önemli bir faaliyettir ve mabet ibadetinin maksatlarıyla yakından ilişkilidir. Hac mekanları nihai kurtuluşa ulaşmış tirthankaraların ve büyük Cayin azizlerinin hayatlarındaki bir takım olayların yaşandığı yerlerdir. Büyük hac yerleri olarak Sameta Sikhara, Pavati ve Girnar Dağı sayılabilir.

MEZHEPLERİ
* Cayin cemaat içindeki en eski ayrılık Digambara ( gök giyinenler ya da çıplaklar) takipçileriyle Svetambara (beyaz giyinenler) bağlıları arasında oldu.
*Digambaralar, Mahavira’nın dünyayı tam bir terkin ifadesi olarak elbiselerini çıkarası geleneğini takip ettiklerini düşünürler. Bunlar, normal hayatlarını kesintiye uğratmaksızın hava(gök) giyinemeyeceklerini bu yüzden de kadınların kurtuluşu gerçekleştirmeye muktedir olmadıklarını kabul ederler. Ancak erkek olarak bedenlenirse kurtulabilirler.
*Cayinler arasındaki söz konusu ayrılık bugün hala devam etmektedir. Stevambaraların merkezi Kathiavar, Digambaraların merkezi Mysore’dir.

alıntı

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 16.09.2014, 11:54   #9 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 3. Ünite Budizm ve Sihizm

Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 3. Ünite Budizm ve Sihizm




TARİHSEL SÜREÇ

1) Budizm, kurucusunun vefatından sonra Hindistan'ın doğusunda, kuzeyinde ve güneyinde kalan ülkelere yayılmış ve yerel kültlerin katkısıyla farklı nitelikler kazanarak bulunduğu ülkelerin ya hakim dini ya da önemli dinlerinden biiiri haline gelmiştir...


2)Budizmin tarihi Goutoma Siddhartaya kadar gider..

3) Arhat (Aziz)yani siddhartanın geyik parkında vaaz verdiği beş kişi Sangha cemaatinin çekirdeğini oluşturur...

4) vinaya ve dhamma, Budizmdeki bütün okullardaki temel öğreti...

5) Maurya hanedanlığının kralı aşokanın budizme büyük faydaları dokunmuş, seksendört bin stupa inşa etmiştir...

6) Aşokanın koruyuculuğu altında üçyüz yılda Pataliputrada Buddha'nın öğretisinin hakiki doğasının belirlendiği Budist kutsal metin külliyatının tripitaka(üç sepet) olarak tanımlandığı üçüncü konsil gerçekleştirildi..

7)Hindistanda milyonlarca budist vardır...Ortodoks hinduizmden büyük sıkıntılara maruz kalmış bastırılmış sınıflar(dalit) Budizmde kendilerine yer buldular ve liderleri Ambedkarın başkanlığında büyük bir kısmı budizmi kabul etti...

8)Budizm Seylan olarak da bilinen srilankaya Srilanka Kralı Devanampityatissa zamanında gelmiştir...

9)Aşokanın oğlu mahinda tarafından Theravadin şeklinin getirildiği Budizm, o zamandan beri srilankada çok güçlü olmuştur...

10)Budist Kutsal metinleri, Hindistanda şifahi olarak nakledilirken ilk olarak burada pali dilinde olmak üzere yazıya geçirilmiş ve Pali Kanon olarak bilinmiştir...

11) Hristiyanlığın etkisi altında kalan Protestan Budistler ise erken dönem metinleri ön plana çıkaran laikler için daha çok rolü ve keşişler için daha çok sosyal faaliyeti savunurlar...Örneğin Srilanka'da gelişen Savordaya Shamandana Köy Gelişim Hareketi...
12)Sinhale sangha olarak bilinen burma sanghası özel meditasyon teknikleri geliştirme ve bunları öğretme özellikleriyle tanınırlar

13)Kamboçya ve Laosta halkın tamamı budisttir...

14)ikibinbeşyüz yıldan daha uzun bir süredir Budizm Asya medeniyetinin gerisindeki birinci itki ve onun kültürel başarılarının ana kaynağı olmuştur

15)1980'den itibaren Çin'de bir budist uyanış oldu ve birçok budist mabedi bu gün aktif haldedir..

16)Koreye budizm 4. yy.dan sonra çinden gelmiştir...

17)Budizm Japonyayı yöneten prens Stoku tarafından da desteklendi...

18) Zen Budizm, japonya'da bulunan ana dillerden biri olarak varlığını devam ettirdi..


KURUCUSU

19)Buddha sasana= Buda disiplini

20) Buddha bilen, aydınlanmış, uyanmış demektir...Bu onun sıfatıdır...Gerçek ismi Siddhartha

21) Buddha, Dört Aryan hakikatini ve Sekiz yolu tebliğ etti.Seksen yaşında iken öldü..Ölümünün arkasından şakirtleri "aydınlanmış olanın sözlerini" bir araya getirdiler ve bunlardan bir yüzyıl boyunca PAli Kanonun bütünü ve yogun mahayana sutralar külliyatı ortaya çıktı...

22)Buddha, herbir çağda yeni bir bedenle yeryüzüne inen aydınlanmaya hazır bodisattvalardan biridir...Tarihsel buddha bedeni onun bu şekilde gidip gelişindeki yedinci bedenidir...Onu Maitreye takip edecektir..

23)Yeryüzüne son gelişinden önce Bodhisattva Tuşita Göğünde ikamet etmekteydi...

24)Siddhartha'nın eşi, kuzeni olan Yosatharaydı...

25)Siddharthanın vasiyeti üzerine cesedi yakılmış, külleri sekize bölünmüştür...bir kısmı kşatriya kastında Malla'lara verilmiştir..Buddhanın üzerinde yakıldığı odun yığını ve küllerinin bulunduğu kaplar üzerinde sonrada ilk on stupa inşa edilmiştir...

KUTSAL METİNLERİ
26)Sangha, budanın öğretisini ezberlemişti...

27)Budist kutsal metinleri üç kategoriye ayrılır...Birincisi; içeriklerinin genel olarak Buddhanın ağzından geldiği kabul edilen Pali dilindeki Tipitakada...Korunmuş olan erken dönemdeki kanonik metinler...İkincisi;Kanonik olanlara benzemeyen metinler, üçüncüsüSahte kanonik ya da kanonik olmayan metinlerdir...Bunlar tarihçi bakış açısından Mahayana'nın Sutraları, Vajrayananın tantraları ve kanonik metinler etrafında oluşan geniş yorum edebiyatını oluştururlar...

28)Buddhanın faaliyeti genel olarak Magadha bölgesinde vuku bulduğundan magadhi dilini kullanır

30)Budizmin sembolleri:Buddhanın ilk vaazını verdiği geyik parkını sembolize eden geyikler, bu vaazla döndürdüğü söylenen ve onun öğretisini sembolize eden dharmacakra (Yasanın Tekeri) ve lotus çiçeği...

31)Budizmin ahlaki yaşam kurallarını oluşturan bu sekizli yola ilave olarak tipitakanın ikinci sepetini oluşturan Sutta Pitakada bulunan Panca Silada söz konusu seçkin sekiz yolun dördüncü safhasının bir genişletilmesi olan başka ahlaki davranış kuralları da yer alır.Bunlar beş budist emir olarak bilinirler ve şunlardan oluşurlar: Yaşayan canlıları öldürmemek, verilmeyen şeyi almaktan kaçınma, duyusal yanlış davranıştan kaçınmak,yalan söz söylemekten kaçınmak ve uyuşturuculardan uzak durmaktır...

32) Budist Drahmanın 3 Önemli özelliği:1-Geçicilik(anicca)2- Acı(dukkha)3- ruhun yokluğu(anatman)yani canlı varlıklar beşe ayrılabilecek olan, sürekli değişen, skhanda(bir araya toplanma) olarak adlandırılan zihni ve fiziki şeylerin toplamından ibarettir...

33)karma, fiil, eylem anlamlarına gelir

34)Buddhaya göre insan acıya dair dört seçkin gerçek hakkındaki cehaletinin üstesinden gelinceye ve sekiz dilimli yolu tatbik edip kurtuluşa erinceye (nirvanaya) ulaşıncaya kadar bu dünyaya gelip gidecektir...Hint düşüncesine göre insanın geçmiş karmasına uygun olarak bu dünyadaki yeni doğumlarında aldığı bedenler değişse de değişmeyen bir özün bulunduğu, bunun da ruh olduğu kabul edilir...Oysa yukarıda gördüğümüz gibi Buddha, değişmeyen bir öz anlamında ruhun varlığını kabul etmez...bu yüzden de hinduizmde olduğu gibi bu anlayışı reenkarnasyon/tenasüh olarak adlandırmak uygun olmaz..Onun yerine yeniden doğum ya da yeniden olma diye adlandırmak budist anlayışa daha münasip bir adlandırma olacaktır...

35) Hiriyanna'ya göre fail olarak adlandıracağımız yeniden doğum mümkündür...

36)Bağımlı ortaya çıkış olarak çevrilen pratitya samutpada Buddha tarafından öğretisinin anahtar unsurlarından biri olarak kabul edilir..Bu öğretiye göre herşey birbirine bağlı olarak ortaya çıkar var olur..Nirvana hariç hiçbirşey bağımsız değildir.Herşey başka birşeyle ilişkilidir ve birbirine bağlı oniki zincir halinde başka birşey tarafından belirlenir...Bu oniki sebeplilik zinciri şunlardır:Manevi cehalet, inşa edici eylemler,bilinç, zihin ve beden,altı temel duygu, duyusal uyarım, his, arzu, tamah,varlık doğum, yaşlanma ve ölüm.Böylece yaşama, ölüm ve onlarla bağıntılı olan acı çekme, nihai olarak manevi cehaletten kaynaklanır...bu cehaletin de herhangi bir başlangıcı yani onun bulunmadığı bir andan söz etmek mümkün değildir...Manevi cehaletin sona ermesiyle de onlar yaşlanma ve ölüm sona erecek, nirvanaya ulaşılacak...
37) Vinaya pitaka, buddhanın şakirtlerinin yanlış davranışları karşısında düzenlenmiş olan 227 davranış kuralını ve kadın (bikkhuni) ve erkek (bikkhu) keşişlerin manastır hayatında uygulayacakları sıkı eğitimin ne ve nasıl yerine getirileceğine dair bilgileri içerir...Ve vinaya pitaka, 3 ana bölüme ayrılır...1) keşiş ve keşişelere yönelik pathimokka kurallarını içeren sutta vibhanga,2) pathimokka emirlerini tamamlamaya yönelik yeni vinaya kurallarını içerir...3) üçüncü bölüm olan parivara ise buddhanın vefat etmesinden sonraki yüzyıllarda vinaya etrafında oluşan farklı tarihlerdeki yardımcı çalışmalardan meydana gelir...

38) Sutta pitaka, buddhanın öğretisinin ana kaynağıdır...5 nikaya ya da derlemeden meydana gelir...1) digha-nikaya, buddhaya atfedilen uzun sözler derlemesidir34 suttadan oluşur...suttalardan birçoğu buddhanın biyoğrafisi hakkında başka yerlerde bulunmayan bilgilerini içerir2) Majjhima-nikaya : Orta büyüklükteki sözler derlemesidir..150 suttadan oluşur...3) Samyutta- nikaya:kısa derlemeler, 3000 tartışılan konuların ele alındığı suttadan meydana gelir4)Anguttara- nikaya: ele alınan konuların sayısal olarak düzenlenmesiyle karakterize edilen suttalar derlemesidir...5) Khudda- Nikaya: Şüpheli bir sahihliğe sahip olduğu için dört nikhayanın dışında bırakılır...

39) Abhidhamma-Pitaka:İlk ikisinden farklı olan bu külliyat, yedi ayrı abhidhammadan oluşur..Felsefi çözümlemenin yapıldığı sistematik metinlerdir..Keşişlerin bilimsel faaliyetlerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır...

40)Popüler Mahayana suttaları da vardır..Bunlar1)Prajnaparamita sutta..Hikmet, mükemmellik sutrası..Mahayana derlemelerinin en eskisi ve en etkilisidir. bin yılda tamamlanmıştır..boşluk öğretisini(sunyatta) açıklar...japonyada ve çinde en önemli sutra olarak kabul edilir...2) vimalakirtinirdesasutra:Hristiyan döneminin başlarında telif edilen bu metin, laik bir bodhistavalığa ulaşılabileceğini açıklar..3)Sukhavati sutra:buddha amidanın ülkesinin bütün inanlara açık olduğunu gösterir...

41)Tantrik Budizm’in gelişimiyle, onların yeni düşünceleriyle ilişkili olan
yeni metinler ortaya çıktı. Bunlar törenler ve ritlerle ilgili olan Kriya tantra;
Yoga tantra ve üst düzey mistisizmle ilgili olan Anuttarayoga tantradır.
Tantraların en batini içerikli olanı budur.

42)Sankritçe’den Tibetçe’ye çevrilen
metinler iki grupta kümelenir. Bunlardan birincisi Buddha’nın sözlerinin
tercümesi olan Kanjur’dur. Vinaya, Sutra, Abhidhamma ve Tantrik metinlerden
oluşur. İkincisi yorumların tercümesi olan Tanjurdur. Temel metinler
üzerine yapılmış olan yorumları, ilahileri ve tıp, gramer gibi konular üzerine
kaleme alınmış olan metinleri içerir.


43)Triratna (üç mücevher). Budistlerin her eyleme
kendileriyle başladıkları üç mücevher, “Buddha’ya (aydınlanmış olana)
sığınırım, Dharma’ya (öğretiye) sığınırım ve Sangha’ya (cemaate) sığınırım”
şeklinde dile getirilen, Buddha, dharma ve sanghadan oluşur. Bunlar aynı
zamanda bir kimseyi Budist yapan esaslardır ve bu yüzden de Budist
âmentüsü olarak kabul etmek mümkündür.

44)İki tür Buddha
vardır, bunlardan Pacceka Buddha, hakikate ulaşan ancak onu insanlara
öğretmeyen; ikincisi olan Samma Sambuddha ise, hem hakikate ulaşan hem
de onu insanlara öğreten Buddha’dır.

45)Mahayana Budizm’i Buddha’yı aşkın bir varlığa dönüştürmüş ve onun her
yerde hazır olduğunu ve aydınlanma yolunda insanlara yardım için bu
dünyada Buddha olarak doğmuş olduğuna inanır. Gautama Buddha bu aşkın
Buddha’nın tezahürü olarak kabul edilir. Mahayana’ya göre Buddha üç
bedene/görünüşe sahiptir. Nirmankaya, evrensel aşkın buddha’nın dünyevi
tezahürü olan beden; Sambhogakaya, Buddha’nın semavi bedenidir. Buddha
bu bedeni, boddhisattvaları öğretmek için giyinir; Dharmakaya, Buddha’nın
şekilsiz, tanımlanamaz hakiki bedenidir. Mahayana Budizm’inde mutlak
hakikat düzeyinde yalnızca bu bedeni gerçektir. Diğerleri onun şekil aldığı,
Dharmakayaya gönderme yapan geçici yollardır.


46)Theravada
Budizm’de kendi aydınlanmasını gerçekleştirmiş ve nirvanaya ulaşmış kişiyi
ifade etmek için, arhat sıfatı kullanılır.

47)Üç Budist mücevherin ikincisini oluşturan ve Hint düşüncesinde
“yanlışın” zıddı olarak “doğru”, “kozmosun yasası”, “eşyanın doğası”,
“zihin, iyi hayat ve manevi yolun yasası” gibi anlamlarda kullanılan
dharmadır.


48)Buddha’nın öğretisinin iki yönü vardır: Birinci yönü, Buddha Isipatana’da
bulunan Geyik Parkındaki ilk vaazında dharmanın özü olarak ortaya
koyduğu Dört Seçkin Hakikattir.bu Dört Seçkin Hakikat (arya-satya), orijinal metinlerde
özlü bir şekilde yer alır: Dukkha, Samudaya, Nirodha ve Maggha.
Dharmanın ikinci yönü ise, Dukkha, anicca (her şeyin geçici oluşu) ve
anatman (her zaman var olan, değişmeyen bir ruhun yokluğu) oluşturur...1.Dukkha. “acı çekme” anlamındaki bu kelime, bütün Hindistan için ortak
ve uzun bir geçmişi olan bir problemi ifade eder...2.Samudya (acının kökeni). Acının varlığını tespit eden Buddha, Budist
sebeplilik yasına uygun olarak, bir şeyin yani acının var olması için onun bir
sebebinin olması gerektiği sonucuna ulaşır3.Nirodha (Acının kaldırılması).4.Maggha (Sekiz Seçkin Yol) İnsanı, yaşadığı acıdan kurtulacak hale
getirecek olan, kendi kendini disipline etme yolu, Budizm’in sembolü olan vesekiz parmaklı tekerlekle gösterilen sekiz dilimli yoldur: bunlar doğru
anlama, doğru konuşma, doğru eylem, doğru yaşam, doğru çaba, doğru
düşünme, doğru yoğunlaşma

49)budistlere göre, İnsan,
acıya dair Dört Seçkin Gerçek hakkındaki cehaletinin üstesinden gelinceye ve
Sekiz Dilimli yolu tatbik edip kurtuluşa (nirvana) ulaşıncaya kadar bu
dünyaya gidip gelecektir. Hint düşüncesinde insanın geçmiş karmasına uygun
olarak bu dünyadaki yeni doğumlarında aldığı bedenler değişse de,
değişmeyen bir özün bulunduğu, bunun da ruh olduğu kabul edilir. Oysa
yukarıda gördüğümüz gibi Buddha değişmeyen bir öz anlamında ruhun
varlığını kabul etmez. Bu yüzden de, Hinduizm’de olduğu gibi bu anlayışı
reenkarnasyon/tenasüh olarak adlandırmak uygun olmaz. Onun yerine
yeniden doğum ya da yeniden olma, diye adlandırmak Budist anlayışa daha
münasip bir adlandırma olacaktır.

50)Nirvana hariç hiçbir şey bağımsız
değildir. Her şey başka bir şeyle ilişkilidir ve birbirine bağlı on iki zincir
halinde, başka bir şey tarafından belirlenir. Bu on iki sebeplilik zinciri
şunlardır: Manevi cehalet, inşa edici eylemler, bilinç, zihin ve beden, altı
temel duyu, duyusal uyarım, his, arzu, tamah; varlık, doğum, yaşlanma ve
ölüm.

51)Nirvana;Budizm’in nihai hedefi olan kurtuluşu ifade etmek için kullanılan nirvana
(Palice=nibbana), ateşin sönmesi için kullanılan bir kelime olup “sönme,
“sakinleşme” anlamına gelir.

52)İhtirastan, arzudan, nefretten ve yanılsamadan kurtulma yani,
cehaletin ortadan kalkması nirvana halidir.Bu yüzden insanlar yaşarken
nirvanaya ulaşırlar (arhat olurlar)

53)Yaşarken kurtuluşa
ulaşmanın kabulü, Budizm’e has olan bir şey olmayıp, Hinduizm’de yaşarken
mokşaya ulaşan civan-mukti anlayışının bir devamıdır.,

54)Budistleri kendisine sığındıkları üçüncü mücevher, sanghadır. Sangha, erkek
keşişler (bhikkhus), kadın keşişler (bhikkhunis), erkek laik takipçiler
(upasakas) ve kadın laik takipçilerden (upasikas) oluşan Budist cemaatini
ifade eder.

55)Kararlı bir şekilde nirvanaya ulaşmak isteyenler erkek ya da kadın keşiş
olmaya çalışırken laik durumundan memnun olanlar, yaptıkları iyi işler
sayesinde kendilerini nirvanaya ulaştıracak yeni doğumlar kazanmayı ümit
ederler. Laiklerden beklenen daha önce zikrettiğimiz beş ahlaki yasağı
(panca-sila) yerine getirmeleridir. Onların asıl görevleri, getirisi olan
herhangi bir iş yapmaları yasak olan keşiş ve keşişeleri desteklemektir.

56)Sanghaya giriş, ayrıntılı bir dini ve sosyal tören olan takdisle/atanmayla
olur.

57)Keşişler ve keşişelerin hayatlarını daha önce de
söylediğimiz gibi Vinaya Pitaka düzenler


İBADETLERİ

58)Budist ibadetler dışsal ibadet ve içsel ibadet;
dışsal olanları da evlerde yapılanlar ve mabette yapılanlar olarak ayrılabilir

59)evde Bazı aileler, dolunay
ya da hususi günlerde evde günlük olarak kısa hususi bir ibadet icra ederler.
İbadet, lotus pozisyonunda, yatar durumda, ayakta ya da yürür şekilde yapılmış
olan Buddha heykeline yüz dönük olarak yapılır. Burada yapılan ibadet
mabette yapılana benzer ancak ondan daha kısadır

60)Budizm’de ibadet bireysel olduğundan, toplu ya da cemaat şeklinde
ibadetler normal olarak mabetlerde (pagoda) yapılmazlar.

61)Ancak
mesela Kandy’deki Kutsal Diş Tapınağı gibi büyük mabetler ve bir takım
manastırlar hususi günlerde ya da dolunay günlerinde günlük ibadet
aktiviteleri düzenlerler.

62)Dünyanın varlığını hala devam ettiren en eski manastır hayatına sahip
olan Budistlerin, mabetleri olan pagodaların yakınında ya da etrafında inşa
edilen manastırların da, düzenli ibadet zamanları vardır. Haftalık tatil günü
olan uposatha, bir araya gelmek ve oruç tutma anlamına gelir.Sangha’nın
hususi toplantıları o zaman yapılır. Erkek keşişler için 227 ve kadın keşişler
için 311 olan ve Pathimokkha olarak bilinen manastır kurallarını ihlal eden
keşişler itirafta bulunurlar ve bunlardan manastırdan atılmayı gerektirenler
dışındakiler, bir takım kefaretlerle tedavi edilirler

63)Mahayanistler daima var olan manevi
bir Buddha anlayışı geliştirmişlerdir: Amida ve Mahavairochana gibi göksel
Buddhalar ve Avolokitaşvera, Manjushri ve Tara gibi boddhisattvalar.
Buddha’nın heykeli kadar bu buddhalar ve boddhisattvaların heykelleri de
Mahayana ibadetinde kullanılır. Bunlar, yaşayan ilahları temsil ederler; bu
yüzden Mahayanist ibadeti, kendisine ibadet ya da dua edenlere karşılık
verebilecek kudrette bulunan söz konusu varlıklarla bir iletişim olarak kabul
edilir.

64)Budist mabetlerini ifade etmek için kullanılan ilk kelime stupadırÇin ve Burma’da onlara pagoda, Seylan’da
dagoba Tayland’da ise wat denilmektedir.

65)Meditasyon zihnin şekli olarak eğitilmesini,
konsantrasyonu ve derin anlayışı içerir

66)Budizm’de iki türlü meditasyon vardırBirincisi,
zihnin dingin, sakin ve yoğunlaşmış hale gelecek şekilde, her şeyi dışlayarak
belli bir nesne üzerinde zihni yoğunlaştırma olan, samhatadır. Bu nesneler
ateş, ölü bedenler, Buddha vs. olabilir. Bununla bilinç yükselir ve meditasyon
yapan daha yüksek mistik durumları gerçekleştirir. Bu tür meditasyon,
niravanayı anlamaya götürmez. Buddha tarafından keşfedilen ikinci tür
meditasyon ise, eşyanın ve nirvannın doğası hakkında bir anlayış sağlayan
vipassanadır. Bu meditasyon tipi, düşünceli olmayı, gözlemi, dikkati ve
analitik idrakin artışını içerir.

67)Budistlerin hac yerleri;Nepal’da bulunan ve Buddha’nın doğduğu
yer olan Lumbini koruluğu; Buddha’nın aydınlanmaya ulaştığı Bodhgaya;
Buddha’nın ilk vaazını yaptığı Benares yakınındaki İsipatana ve öldüğü yer
olan Kuşinara’dır.


68) en önemli bayram: en önemli olanı Vesakdır. Bu bayram,
Buddha’nın doğumu, aydınlanması ve ölümü olaylarının anısına kutlanılan
bir bayramdır.ikinci bayram ise, yağmur mevsiminin arkasından yapılır.
Yağmur mevsimi, Buddha’nın gökte ikamet ettiği ve orada dharma’yı
toplanmış olan tanrılara tebliğ ettiği zamandır

MEZHEPLERİ
69)ayrılık noktaları,
Sthaviravadinlerin manastır disiplinindeki herhangi bir değişikliği kabul
etmemeleri ve Mahasanghikaların arahata daha düşük bir statü vermeleri ve
Buddha’yı aşkın konuma yükseltmiş olmalarıdır

70)Bugün bunlardan üç ana okul varlığını devam ettirmektedir;
Theravada; bu okulun öğretisi Sthaviravadinlerin öğretisidir..Bu
okul aynı zamanda, güney Budizm’i olarak da adlandırılırBoddhisattva teorisini kabul etmemekle biraz sonra göreceğimiz
Mahayanadan ayrılırlar. Onların nihai hedefi, “mükemmel bir aziz”, arhat
olmaktır.
Mahayanacılar Theravadinlere küçük
kurtuluş yolu anlamında Hinayana yani, “küçük araba” adını vermişlerdir.
Mahayana(BÜYÜK ARABA):Boddhisatvayana (Boddhisattva yolu)
diye de atıfta bulunulur.
Mahayanacılığın
temel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz: Boddhisattva, herkesin bir
Buddha haline gelmesi ideali, trikaya (Buddha’nın üç farklı bedene sahip
olduğu) anlayışı, merhamet ve hikmet, ibadet, laik kişilerin önemli oluşu,
felsefedeki yeni düşünceler, nirvana ve samsara ilişkisi ve yeni sutralardır.
Vajrayana:Vajrayana, Budizm’in erken şekillerinden daha
fazla gizem, büyüsel dönüşümlerle ve mucizelerle ilgilenmeyi zorunlu kıldı


71)BUDDHA,Yalnızca kendisinin bulduğu sekiz katlı yolu takip edenlerin yani, Budist
cemaatin/sanghanın kurtuluşu gerçekleştirebileceklerine inanır...

1) Sihlerin mensup oldukları dini gurubu ifade eden, Sanskritçe, “talebe,
öğrenci” anlamına gelen şisya ya da “öğreti” anlamına gelen şikşadan türeyen
Sihizm, on beşinci yüzyılda güney Asya’nın Pencap bölgesinde ortaya çıkan
ve dünyanın farklı yerlerindeki bağlılarıyla dünyanın ana dinlerinden birini
oluşturan bir inanç sistemidir.

2)Sihizmin bir inanç grubu olarak ortaya çıkışı bugün Guru Nanak olarak
bilinen kişinin, otuz yaşlarında yaşadığı, kendisinin dini bir lider olmasıyla
sonuçlanan dini tecrübeden kaynaklanır

3)
Ravi nehrinin kenarındaki Kartarpur kasabasını
inşa eden ve etrafında kendisini takip etmeye başlayan bir sihler grubu
oluşturan Guru Nanak 1539’da vefat etti. Ölmeden önce Guru Nanak yerine,
ikinci Guru olarak talebelerinden biri olan Lehna’yı “benim kolum/kanadım”
anlamına gelen Angad adıyla varisi olarak seçti

4)Cemaati Guru Nanak’tan başlayarak 1708 yılına kadar yöneten on
guru kabul edilir.

5)Guru Nanak (1469-1539); Guru Angad (1504-1552); Guru Amar Das
(1479-1574); Guru Ram Das (1534-1581); Guru Arjan1563-1606; Guru
Hargobind (1593-1644); Guru Har Rai (1630-1661); Guru Har Krişna (1656-
1664); Guru Tegh Bahadur (1621-1675); Guru Gobind Singh (1666-1708)

6)Bütün gurular Sihler tarafından, kşatriya kastına mensup tüccar bir alt
gruba mensupturlar

7)Sihler her
bir guruyu, eşit olarak kabul ederler.

8)İkinci guru olan Angad, cemaatin
varlığının devamını sağlamak için, Guru Nanak’ın ilahilerini, bir metin haline
getirdi.Guru Nanak’ın doğum
hikâyelerinden oluşan Janam Sakhinin derlenmesini teşvik etti.

9)Sikh Panth’ın gelişimi ve yayılışını kendi kontrolü altında olmasını
isteyen Guru Amar Das, Beas nehri üzerinde Goindwal kasabasını kurdu...Şivacı bir bayram olan Magha-shivatri, Rams Chandra ile ilişkilendirilen
Diwali, yeni yılın başlangıcı olan Baisakhi ve Pencap’taki ilkbahar hasadında
olmak üzere yılda üç kez huzurunda toplanmalarını istedi...Ayrıca cemaatini,
her birinin bir masand tarafından gözetildiği yirmi iki alana ayırdı. Kast
ayırımlarını lağvetmek için ortak mutfaklar uygulamasını başlattı.

10)Guru Ram Das, Amritsar şehrinin inşasına başladı ve tüccarları ve iş
adamlarını buraya yerleşmeleri hususunda teşvik etti. Beşinci guru olan
Arjun, başka kasabalar da kurdu ve buralar büyük ölçüde çiftçi bir sosyal
grup olan jatiler tarafından iskân edildi. Bu durum. Arjan’a bölgede siyasi ve
askeri bir taban sağladı. Sihleri hususi bir elbiseyle tanıştıran Arjun,
Amritsar’da bir ibadet mekânı inşasına başladı ve Adi Granth’ı derledi. Daha
sonra bu metni, Harimandir (Tanrı’nın Evi) ya da Darbar Sahip olarak
adlandırılan yeni ibadet mekânına yerleştirdi. Bu alan bugün Altın Tapınak
olarak bilinir.

11)Yedinci ve sekizinci gurular Guru Har Rai ve Guru Har Krişna

12)Liderliği daha çok geleneksel bir şekle
dönüştürmüş görünen, dindar bir şair ve güçlü bir şahsiyeti olan dokuzuncu
guru, Guru Tegh Bahadur

13)Onuncu ve son Guru Gobind Singh

14)Guru Gobind Singh iki
bakımdan Sih dini tarihi için önemlidir. Birincisi Anandpur’daki Baisakhi
toplantısında, Sihlerin silahlı gücü olan Khalsa (saf, temiz) tarikatını kurdu
(1699). Su ve şekerden oluşan iki uçlu kılıçla karıştırılan kılıç vaftizini uyguladı
ve bu şekilde vaftiz olanların isimlerinin sonlarına, kendi adının sonunda
olduğu gibi aslan anlamına gelen singhi ekledi. Sihlere kendilerine özgü ve
onları başkalarından görünüş bakımından da ayrı olmalarını ve kimlik olarak
farklı olduklarını gösterecek, beş kutsal sembolden oluşan bir giyim tarzı
geliştirdi. Ekim 1708’de suikasttan aldığı yaralardan dolayı ölmeden önce,
oğulları arasında guruluk kavgasına engel olmak maksadıyla yerine Adi
Granth’ı guru olarak tayin etti ve o zamandan sonra Sih kutsal kitabı Guru
Granth Sahib olarak adlandırılmaya başlandı. Manevi önderlik ve yol
göstericilik Guru Granth Sahib’e geçince siyasi ya da dünyevi otorite de Guru
Gobind Singh’in doktrininde kendisiyle özdeşleştirilen khalsada kaldı.

15)1708 Sihizm’in kanonik döneminin sonuna işaret eder. On sekizinci
yüzyıl Sihlerle Moğollar arasında uzun bir savaşa tanıklık etti.


SİHİZM


KURUCUSU

16)Sihizm’in kurucusu ve ilk guru kabul edilen Guru Nanak

17)On iki yaşında, Sulakhani ile evlendi ve iki erkek çocuğu oldu.

18)dört yıl boyunca Sultanpur’da eyalet yöneticisi Nevâb Devlet Han’ın kilercisi
olarak çalıştı.

19)ibadet merkezi olarak
bir dharmasâlâ kurdu.

20)Sih kutsal metni olan Guru Granth Sahibde bunların yanı sıra onun hem çocukluğunda hem da daha Tanrı
tarafından görevlendirildikten sonra gösterdiği mucizelere Janam-sakhilerde
yer verilir
KUTSAL METİNLERİ

21)Sihlerin kutsal metinleri, Guru Grant Sahib olarak bilinen kitaptır..Guruların
öğretileri yüzyıl kadar şifahi olarak dolaştıktan sonra dördüncü Guru olan
Arjan tarafından 1604 yılında bir araya getirildi

22)Guru Gobind Singh’in
guruluk makamına Adi Granth’ı atamasından sonra kitap Guru Granth Sahib
olarak adlandırıldı


23)Kitaba verilen
ismin anlamı (Granth=derleme, Sahib=efendi, üstat)

24)Metnin ana dili Pencapca

25)Guru Granth
Sahib’ın başında bulunan ve Sihlerin sabah duasını oluşturan Japji Sahibde:
“Tek Tanrı vardır/O en yüce Hakikattir/O, yaratıcıdır….O doğmamıştır/bir
kez daha doğmak için ölmez…”

26)Guru Granth Sahibte Tek Tanrıya ibadet, aile hayatı, beşeri varlıkların
eşitliği; putlara tapınmanın, dünyayı terk etmenin ve kehanetlere ve
mucizelere inancın reddi; şekilciliği, taassubu, manastır hayatından caydıran,bira, şarap ve uyuşturucu kullanımını mahkûm eden; karmayı, ruh göçünü ve
tanrının inayetine inancı kabul, öne çıkan düşünceler yer alır.

27)Sihizm’in inanç esasları başlığı altında hem tanrı anlayışlarını hem de
Sihizm’i, içinde doğduğu Hindu toplumundan ve Müslüman toplumdan
ayıran öğretilerine yer verilecektir.

28)Sihler monoteist bir inanca sahiptirler

29)Nam’ın, nitelikleri olan bir tanrı oluşunun yanı sıra aşkınlığı da
vurgulanır

30)Sih guruları, Müslümanlar, Hindular ve yoga uygulayıcıları arasında yaygın
olan Tanrı isimlerinin birçoğunu kullanırlar. Ancak bunlardan Guru Nanak
tarafından tercih edilen Sat Nam (Ebedi Gerçek) ismidir ve Sihler arasında en
popüler olan ise Waheguru’dır (Mükemmel Rab).

31)Sihler de karma inancını esas alırlar ve insanların iyi işlerinin onların
manevi gelişimine yardımcı olacağını, başka şekilde daha fazla
ilerleyemeyeceğini kabul ederler.

32)Geçici cennet ve cehennem bölgeleri yoktur; onlar bu
dünyadaki hayat şartları olarak kabul edilirler

33)Tanrının sürekli olarak anılması, onun
inayetinin ve kurtuluşun yolunu hazırlar. Bunları gerçekleştiren Tanrı
hakkında tam bir bilince sahip olur bu da onun Tanrı’yı tam olarak idrak
etmesiyle sonuçlanır. Bu hale ulaşan kişilere jivan mukti, yaşarken kurtulmuş
kişi denir. O aynı zamanda bir Brahm Gyani, yani Tanrının bilgisine sahip
olan kişidir. O artık karma yasasına tabii değildir ve başkalarına maneviyat
yolunda liderlik eder.

34)sih panthı (sih cemaati/toplumu) içinde herhangi bir ayırım söz
konusu değildir.

35)Hinduizm’deki gibi manevi rehber ve öğretmen anlamında ve bu özelliğe
sahip olduğu düşünülen herkes için kullanılan guru sıfatı Sihizm’de yalnızca
on Guru için kullanılır.

36)Hinduizm’de gurular mevcut kutsal metin temelinde olmak
üzere insanlara tanrı bilgisini aktarırken Sih guruları hakikatin yani Tanrı
bilgisinin vahyedicileri olarak faaliyet gösterirler. Dahası gurular kendilerini
Tanrının tezahürü; tanrının sözlerini aktardıkları elçiler olarak görürler.

37)Sih ibadetinin merkezini Guru Granth Sahib oluşturur.Sih ibadeti onun
huzurunda yapılır.

38)Sihlerde herhangi bir günde bir defa
yapılabilecek olan cemaatle ibadet, gurdwara (guruların kapısı, ya da
guruların ikametgâhı) olarak adlandırılan mabetlerde icra edilir.

39)Mabetlerdeki ibadette belli bir sıra vardır:
Granth’ın açılması, müzik, kutsal metnin yorumlanması, vaaz, Guru Amar
Das’ın “İsme Sevinç Şarkısı”nin söylenmesi, bir dua edilmesi, Granth’tan bir
paragraf okunması, tereyağı, şeker ve undan yapılmış olan bir komünyon
yiyeceğinin dağıtılması.

40)Bir Sihten, evinde Guru Granth Sahib’in bulunduğu bir odanın olması ve
her gün ondan belli bir parçayı okuması ve bunu her akşam yapması beklenir.Tehlike
anlarında kutsal metnin tamamı okunabilir.

41)Ana mabet olan Amritsar’daki Altın Mabet’te günlük
kutsal metin okumaları şafaktan önce başlar ve gün batımından sonrasına
kadar devam eder.

42)Guru Gobind Singh sihler içinde seçkin bir
savaşçı azizler tarikatı kurdu. Arapça hâlis=saf kelimesinden türeyen khalsa
diye adlandırılan bu gruba, amrit sanskar (pahul) denen bir törenle girilir.
Girmek isteyen adayın ve beş iyi sihin hazır bulunduğu bir mecliste, iki ağızlı
bir hançerle karıştırılmış olan şekerli su (amrit) adayın saçlarına, vücuduna
serpilir ve ondan içirilir. Sih adabı (raht) açıklanır. Bu içecek adayı bir aslana
döndürdüğü, onu bir savaşçı haline getirdiği için nektar olarak da adlandırılır.
Bu törenden sonra aday, khalsanın bir üyesi olur ve isminin sonuna singh
(aslan) lakabı eklenir. Khalsanın bir üyesi olduğunun bir göstergesi olarak
beş şeyi taşıması gerekir. Bunların her biri “k” ile başladığı için beş ks
anlamında kakka olarak adlandırılırlar. Kesh: Kesilmemiş, uzatılmış saçlar;
kanga, küçük bir tarak; kacca, dizlere kadar olan beyaz don; kara, çelik
bilezik ve kirpan kılıç, bugün hançer. Bunların her birinin sembolik anlamları
vardır. Saçların uzatılması, azizliğin doğal görünüşünü; tarak düzeni; beyaz
don iffeti: bilezik itidali ve guruya adanmışlığı/bağlılığı, asaleti, gücü ve
cesareti sembolize eder.

43)Sihlerde bütün dinlerde görülen hac, oruç ve kurban gibi ibadetler
yoktur.

44)Sihlerin
tarihlerindeki bir takım olayların yıl dönümleri kutsal günler (gurpurb) olarak
kabul edilirler.

45)Ölmekte olan insana, Vahe Guru, Vahe Guru (Muhteşem Guru)
kelimesini birkaç kez söylemesi teşvik edilir.
İNANÇ ESASLARI

İBADETLERİ

SİH MEZHEPLERİ

46)Modern dönemlere kadar iki önemli sih grubu vardı. Kesadhariler ve
Sahajdhariler olan bu iki grubun ortaya çıkışı Guru Gobind Singh tarafından
khalsanın kuruluşuna kadar geri gider.

47)Sih olmayanların da kurtuluşa ulaşacağını kabul ederler

alıntı


__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Alt 16.09.2014, 11:58   #10 (permalink)

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 4. Ünite Çin ve Japon Dinleri

Aof İlahiyat Yaşayan Dünya Dinleri - 4. Ünite Çin ve Japon Dinleri




1)Çince’de ‘yol’ anlamına gelen ‘Tao’, Taoizm’in tanrıyı ifade etmek için
kullandığı bir kavramdır

2)Taoizm’in kurucusu Lao-Tse’ eserin adı ‘Tao-Te-King’dir...Yol ve Onun Erdeminin Kitabı’
anlamına gelmektedir.

3)Taoizm’in kurucusu Lao-Tse’dir. ‘İhtiyar Bilge’ veya ‘Yaşlı Üstad’ anlamına
gelen Lao-Tse’nin gerçek adı Li-Tan’dır.

4)Lao-Tse, ‘Tao-Te-King’ sayesinde görüşlerini geniş halk
kitlelerine ulaştırabilmiştir.

İnanç Esasları
5)Hem Taoizm hem de Konfüçyanizm’de merkezi bir öneme sahip olan Tao
(veya Dao), kelime olarak ‘yol, yaratıcı ilke, yön, yol gösterme, söyleme’gibi anlamlara gelmektedir


6)Tao; kendiliğinden var olandır, her şeyi besleyen ve yaratandır. Bu
yüzden O, bazen ‘Ana’ diye de isimlendirilir. Çünkü O, her şeyin ‘ana’sıdır,
her şey O’ndan doğmaktadır ve her şeyi o beslemektedir. Tao’dan ‘Bir’
doğar; birden İki: Yin ve Yang; İki’den Üç doğar: Yin, Yang ve Nefes;
Üç’ten de yaratılmış olan Evren doğar..


7)Kâinattaki her şey olumlu-olumsuz, iyi-kötü gibi her türlü zıtlığı temsil eden
Yin ve Yang ilkesine göre meydana gelmekte ve hareket etmektedir.Söz konusu ilke, Çin dinlerinden
Konfüçyanizm’de de önemli bir inanç esasıdır.



Yin ve Yang İnancı


Ahiret İnancı

8)Lao-Tse’ye göre, insanın sonsuz mutluluğu elde etmesi, başkalarının
mutlu olmasına bağlıdır

9)Taoizm’de ahirete ilişkin anlatımlar Budizm’in etkisi ile gelişmiştir


10)Taoizm’in en önemli kutsal kitabı, Tao-Te-King’dir

11)‘Tao’, ‘yol, yaratıcı ilke’; ‘Te’, ‘erdem’ ve ‘King’ ise, ‘kitap’
anlamına gelmektedir.

12)Tao-Te-King, ilkinde ‘Tao’
diğerinde ise ‘Te’nin anlatıldığı ve toplam 81 bölümden oluşan iki Kısım’dan
meydana gelmektedir. Birinci Kısım 37 bölüm, İkinci Kısım ise 44
bölümdür.mistik düşüncenin en eski eselerinden biri olarak kabul edilmektedir


13)Tao-Te-King’de üzerinde durulan konulardan biri de, ‘vu-vey’ (wu wei)
prensibidir. ‘İş yapmadan çok iş yapmak’ anlamına gelen bu prensibe göre,
iyi bir yönetici devlet işlerine en az müdahale eden yöneticidir
Tao-Te-King, Çin’in büyük
klasikleri arasında yer almaktadır.

14)Taoistler’in Tao-Te King’in dışında kutsal kabul ettikleri başka eserler de
vardır. Bunlardan ilki, Li-Ch’ang-ling tarafından hazırlanan ve ‘Cevap ve
Karşılıkta Bulunma’ diye tercüme edilen ‘T’ai-shang Kan-Ying P’ien’dir. Diğeri
ise, anonim bir eser olan Yin-Chih Wen’dir ve ‘Sessiz Yol’ olarak tecüme edilir.
Bir diğeri ise, Taoist Kanon olarak da bilinen, 1120 cilt ve 5200 kısımdan
meydana gelen ve M.S. 1019’da basılan ‘Tao Tsang’ adlı eserdir. Ne zaman
yazıldıkları beli olmayan bu koleksiyonun onbeş asırdan fazla bir zamanda
derlendiği tahmin edilmektedir.


Kutsal Kitaplar


İbadet


15)Taoist ibadetlere en eski Çin
dinlerinden şamanistik ve büyüsel unsurların yanında, özellikle M.Ö.
2.yy.’dan itibaren Budist düşünce ve ritüeller ile yoga dahil edilmiştir.

16)Han Hanedanlığı (M.Ö. 2.yy.) döneminden itibaren kült organizasyonuna
ve rahiplerden oluşan din adamı sınıfına sahip olan Taoizm, Çin’de bir halk
dini olarak yayılmıştır.Rahipler, dini törenlerin idaresinde, cenaze merasimlerinin düzenlenmesinde
görev almakta ve mabedlerde falcılık yapmaktadırlar

17)Her taoistin kendini yakın hissettiği tanrılar vardır. Bunlar
içerisinde en meşhur olanı, savaş tanrısı Kvan-Ti ile zenginlik tanrısı
Shin’dir.

18)Taoistlerin mabedine Çince’de ‘miao’, manastırlarına ‘kung’ ve manastır
mabedine ‘kuan’ denmektedir.
Mezhepler

19)iki temel karakter;ilki; dünya nimetlerinden uzak durmak, meditasyona,
zühde ve dini araştırmalara özen göstermek, inziva ve manastır hayatına
önem vermek...İkinci tip mezheplerde ise; rahiplik mesleğinin babadan
oğula geçtiği kabul edilir ve rahiplerin evliliğine izin verilir


Simyacı Ekol
20)Sihir ve büyüye dayalı bu ekolün en önemli temsilcisi Chiang Tao Lin’dir
(M.S. 34). Sihirbazlığın ön planda olduğu bu ekolde dini ve felsefi yorumlar
çok zayıftır.


21)M.Ö. 4.yy.’da kurulmuş olan bu ekolün en önemli temsilcileri Chuang-Tzu
ve Lieh-Tzu’durChuang-Tzu, varlığın mistik meditasyon ve duygu ile
anlaşılabileceğini ileri sürmektedir.


Mistik Ekol


Ferdiyetçi Ekol
22)Bu ekolün temsilcisi, M.Ö. 4.yy.’da yaşamış olan Yang-Tzu’dur. Bu ekole
göre, her şey belli bir kadere bağlı olarak hareket etmektedir

23)M.Ö. 230’da yaşamış olan Han-Fei-Tzu, Shang-Tzu ve Li-Ssu bu ekolün
temsilcileri kabul edilir. Bu ekole göre, herşeyin bir kuralı vardır

24)Ch’an Mezhebi, Mahayana Budizmi’nin Çin’deki koluna verilen bir isimdir.
Bu nedenle, ‘Çin Budizmi’ de denmektedir

25)Ch’an kelimesi,
‘aydınlanmaya götüren meditasyon’ anlamına gelen Sanskritçe’deki ‘dhyana’
kavramının Çince tercümesidir.

26)Ch’an mezhebi, 6. yüzyılda Hindistan’dan
Çin’e gelen Bodhidharma tarafından kurulmuştur. Ch’an mezhebinin temel
doktrinlerini ise, Hui Neng (ö. 713) tespit etmiştir

27)Ch’an ekolüne göre, bilgide asıl amaç, ‘bilinen’ ile ‘bilen’in bir olmasıdırBu süreç, bilen ‘özne’nin kendisini bilmesi ile başlar. Nesneleri ve toplumu
bilmek için özne önce kendisini bilmelidir. Bunun için, öncelikle ‘özne’nin
kendisini bilmesine engel olan unsurların temizlenmesi gerekir. Bu ise,
bedeni ve nefesi kontrol altına alarak ruhsal konsantrasyona ulaşmakla
mümkündür. Bu, ‘meditasyon’ yaparak gerçekleşebilir. Meditasyon yapan
kişi, ‘lotüs oturuşu’ halinde olmalıdır.

28)17. yüzyıldan itibaren Ch’an keşişleri Amida’nın ismini düzenli olarak
zikretmek olan ‘nenbutsu’ pratiğini yapmaya başlamışlardır. Bu mezhep,
Çin’deki hem Konfüçyüsçü akımları hem de Taoist akımları etkilemiş ve
manastırlardaki keşişlerin dini hayatlarını derinden etkilemiştir.

29)Ch’an Budizmi, Japonya’da Zen Budizmi diye
varlığını sürdürecektir.


30)Millî bir din olan Konfüçyanizm, Taoizm’den sonra Çin’in en önemli ikinci
yerli dini kabul edilir. Kurucusu, inanç esasları ve kutsal metinleri bulunan
bu din, Çin’in geleneksel dini bakımından Taoizm ile bazı ortak inançları da
paylaşmaktadır. Konfüçyanizm, bireyin erdemli olmasından hareketle
toplumun saadetini devletin saadeti ile birlikte ele alması nedeniyle
öğretilerinde daha çok yöneticilere yönelik tavsiyelerde bulunması ile ön
plana çıkmaktadır

31)Konfüçyanizm’de varlığını devam ettiren‘jin’ (başkalarına karşı saygılı olma), ‘yi’ (adalet ve görev ahlakı) ve ‘ksiao’
(atalara ve ebeveyne karşı sevgi ve saygılı) inançlar...

32)M.Ö. 2.yy.’da Vudi döneminden itibaren devlet dini olarak kabul
edilen Konfüçyanizm, bu özelliğini 20.yy.’a kadar devam ettirmiştir. O
dönemden itibaren, Çin imparatorları Konfüçyanizm’in başrahibi kabul
edilmiştir.

33)Konfüçyüs’ün en büyük
takipçisi Mensiyüs’tür (M.Ö. 372-289).


Legalist Ekol


Ch’an Mezhebi


KONFÜÇYANİZM


Kurucusu

34)Konfüçyüs, M.Ö. 551’de Lu eyaletine bağlı Zu köyünde doğmuştur

35)Çin’e ait eski
metinlerin derlenmesi çalışmalarına başlar. Bu eserler, daha sonraları
Konfüçyanizm’in 5 Klasik metni olarak bilinecektir.

İnanç Esasları
Tanrı İnancı

36)Konfüçyüs’teki Tanrı inancı, asıl itibariyle eski Çin dinindeki tanrı inancı ile
aynıdır.

Yin ve Yang İnancı

37)Konfüçyanizm, evrenin yaratılışının ve varlığın kökeninin iki asli doğurucu
ilke olan Yin ile Yang’ın karşılıklı etkileşimi olduğunu kabul ederYin, yeryüzü, edilgenlik, olumsuzluk, karanlık,
dişiliktir ve siyah renk ile temsil edilir. Yang ise, aksine, gökyüzü, etkinlik,
olumlu olan, aydınlık, erilliktir ve beyaz renk ile temsil edilir.
38)Konfüçyüs, ahiret hayatı ve oradaki safhalarla ilgili bilgi vermemiştirKonfüçyüs’ün talebelerine derlediği ve okuttuğu ders kitapları, Han
Hanedanlığı imparatorlarından Vudi (M.Ö. 2.yy) döneminden itibaren
Konfüçyanizm’in resmi kutsal metinleri (kanonik) olarak kabul edilmiştir.


Ahiret İnancı


Beş Klasik (Vu King)

39)Konfüçyüs’ün altmış sekiz yaşında Çin’e ait eski metinlerden derleyerek
ortaya koyduğu beş kitaptır. Bu kitaplar, Konfüçyanizm’in en önemli dini
metinleridir. Bunlar : Değişiklikler Kitabı (Yi King)
Eski Çin imparatorlarından Fu-Hsi’ye ait olduğu kabul edilen Değişiklikler
Kitabı, Çin’in en eski kutsal metnidir.Tarih Kitabı (Şu King)
Çin’in en eski tarih kitabıdırŞiirler Kitabı (Şi King)
305 şiirden ve dört bölümden meydan gelen bu eser, Çin’in en eski şiir
derlemesi kabul edilmektedir. Dört bölümü oluşturan başlıklar şunlardır: Kuo
Fang (Rüzgarlar), Hsiao Ya (Küçük Şiirler), Ta Ya (Büyük Şiirler) ve Sung
(İlahiler).Törenler Kitabı (Li King),İlkbahar ve Sonbahar Yıllıkları (Şun Kiyu King),
Konfüçyüs’ün Konuşmaları (Lun Yü)
Konfüçyüs’ün ölümünden sonra talebeleri tarafından derlenmiş bir kitaptır.Kitap 20 bölümdür
Mensiyüs’ün Sözleri (Mong Tse)
Mensiyüs, M.Ö. 327-289 yılları arasında yaşamış olan Konfüçyüs’ün en
önemli takipçisidir.
Orta Yol Doktrini (Şung Yung)
Büyük Bilgi (Ta Hsiah)
Konfüçyüs’ün ahlak, siyaset ve eğitime dair görüşlerini ihtiva eden bir
kitaptır.
40)Konfüçyanizm’de ibadetin temeli, eski Çin geleneğinden aktarılan Gök
Tanrı’ya, Yer’e ve atalara tapınma ile daha sonra bunlara eklenen Könfüçyüs
adına düzenlenen törenlerin yerine getirilmesinden ibarettir.Konfüçyanizm’de
ferdi ibadet ve dua şartı yoktur.

41)Çin dini geleneğinin devamı olarak kabul edilen ibadetler mabetlerde, evlerde
ve ibadete elverişli yerlerde yerine getirilmektedir. Konfüçyanizm’de rahipler
sınıfı yoktur. Bununla beraber, imparatorlar Gök Tanrı adına yapılan ibadetleri
bizzat yönetmiştir. Diğer ibadetler ise, devlet adına görevli memurlar
tarafından yerine getirilmektedir.

42)Bu ibadetleri şu şekilde sıralamak mümkündürTanrı’ya(tien), Ruhani Varlıklara ve İlahlara Dua ve İbadet

Dört Kitap (Se Şu)


İBADET


Atalara Saygı
Atalara dua etmek ibadet kabul edilmektedir.
Kutsal Varlıklara Kurban Sunmak
Özellikle mezarlara hediyeler ve kurban sunmak önemli bir ibadettir.
Konfüçyüs’e Yapılan İbadet
İlkbahar ve sonbaharda Konfüçyüs için yapılan ibadetler, yüksek rutbeli
yöneticiler tarafından idare edilirdi

Mezhepler
43)Konfüçyanizm’de, Konfüçyüs’ten sonra iki temel yaklaşımı temsil eden iki
mezhep ortaya çıkmıştır. Diğer mezhepler, bir şekilde bu iki koldan birine
mensuptur. Bu iki koldan biri Zu Ksi’nin (1130-1200) kurduğu mezhep,
diğeri Vang Yangming’in (1473-1529) kurduğu mezheptir. Zu Ksi’nin
kurmuş olduğu mezhepte Konfüçyüs’ün öğretilerinin mistik yorumu
benimsenmektedir. Vang Yangming ise, Konfüçyüs’ün doktrininin doğru
anlaşılmasının rasyonel açıklamalarla mümkün olacağını savunmaktadır.
44)‘Tanrıların Yolu’ veya ‘Kamilerin Yolu’ anlamına gelen Şinto kelimesinden
türetilen Şintoizm, Japonya’nın yerli en eski dinlerindendir...
Şintoizm, düzenli birinanç doktrinine sahip değildir. Bu durum, Şintoist inançların genellikle
Japonya’ya dışarıdan gelen dini inançlara bir tepki olarak gelişme göstermiş
olmasına bağlıdır. Japonların önceleri ‘Kami no miçi’ adını verdikleri bu din,
baş Tanrı Amaterasu’nun dışında birçok tanrısal varlık olan kamilere, ruhlara
ve tabiata saygıyı ve onlara ibadeti içermektedir.


45)M.Ö. 6.yy.’da Japonya’ya giren Budizm, Konfüçyanizm ve Taoizm’i, eski
Japon dini olan ‘Kami no miçi’den ayırmak için bu dine Şinto adı verilmiştir.
Kurucusu belli olmayan ve Japonya’nın geleneksel çok eski tarihlere dayanan
dini Şintoizm’in isminde yer alan ‘Şin’ kelimesi ‘Tanrı’, ‘To’ (Çince’de Tao)
ise ‘Yol’ anlamına gelmektedir. Bununla beraber, özellikle Konfüçyanizm ve
Budizm’in etkisi ile Şintoizm’de bazı ibadet ve inançlar ortaya çıkmıştır.

46)Şinto kaynaklarında belirtildiğine göre, M.Ö. 6.yy.’da imparatorluk
ailesinin mensup olduğu Yamato kabilesi, Güneş tanrıçası Amaterasu’nun
(Semavi Aydınlık, Lamba) nesli olarak kabul edilmiş ve bu sıfatla ülkeyi
yönetmeye başlamıştır.

47)Şintoizm, Japonya’nın resmi devlet dini
haline gelmiştir.

48)Şintoizm tarihinde önemli bir dönüm noktası, 19.yy.’da imparator Meyci
tarafından Japonya’nın milli dini olarak ilanıdır.

49)Şintoizm’in önemli bir parçası haline gelen
imparatora tapınma kültü, bir devlet siyaseti halini almıştır. Bu durum,
Japonya’nın 1945’teki İkinci Dünya Savaşı mağlubiyetine kadar devam
etmiştir. Bu savaştan sonra imparator, kendisinin tanrı olmadığını ve ailesine
tanrıların nesli olarak ibadet edilmemesi gerektiğini ilan etmiştir.


50)

ŞİNTOİZM


Tarihsel Gelişim


İNANÇ ESASLARI


Tanrı İnancı
Daha önce de işeret edildiği üzere, devletin birliğini sağlamak maksadıyla,
kabilelere ait kamiler, milli kamiler seviyesine yükseltilmiştir. Bu kamilerin
başı olarak ise, ülkeyi idare eden Yamato ailesinin kamisi olan Güneş
tanrıçası Amaterasu kabul edilecektir.

51)Şintoizm’in kutsal kitabı Kojiki’ye göre sekizyüz bin, Nihongi’ye göre ise
seksen bin tanrı olduğu belirtilmektedir. Bunların başkanı, Amaterasu’dur.
Amaterasu’nun tapınağı “İse” şehrindedir
Japonlar, güneşin doğuşunu
oradan izlediklerinde hacı kabul edilirler. Her tanrının bir sembolü vardır.
Amaterasu’nun sembolü ise, sekiz köşeli aynadır.

52)Şintoizm’de, Amaterasu’nun dışında, hemen hemen her şeyin, özellikle de
tabiat olaylarının bir tanrısı vardır.Mesela, fırtına ve deniz tanrısı Susanova,
ateş tanrısı Atago, Ay tanrısı Tsukiyomi, gıda tanrısı İnari, çeşitli mesleklerin
tanrısı, yollar ve belirli yerlerin tanrısı gibi. Gıda tanrısının sembolü tilki, fırtına
ve deniz tanrısı Susanova’nın sembolü kılıçtır. Bu nedenle, birçok tapınakta
bereketin devamı için tilki beslenmektedir. Amaterasu Gök ülkesinin idarecisi
kabul edilir. Diğer tanrıların ise, içinde yer aldıkları bir panteondan dünyayı
yönettiklerine inanılır. Bu panteonda, Amaterasu’nun soyundan geldiğine
inanılan imparatorun da yeri vardır.

53)Şintoistler, dünyanın üç tabakası olduğuna inanırlar. Bunlar; gök, yer ve
yer altı tabakalarıdır.Şintoizm’de tanrıların putları yoktur. Sadece, onları temsil eden ayna, kılıç
v.s. gibi birer sembolleri (mitama-şiro) vardır

54)
Genel olarak, tanrısal varlığın her yerde mevcut olan belirtilerine Kami denir.Güneş tanrıçası Amaterasu, diğer
kamilerin üstünde kabul edilmiştir. Öyle ki, 10.yy.’da yapılan bir sayıma göre
üç bine yakın kami ve onlara ait tapınak tespit edilmiştirŞintoizm’de ölümden sonra ruhun yaşadığı ve ataların ruhlarının
sonraki nesilleri koruduğu inancı vardır.


55)Şintoizm’in kutsal kitapları mahiyetinde olan en önemlileridir
İkinci derecede önemli kabul edilen ve
dini bilgilerin yer aldığı diğer dini metinler ise, Fudoki (8.yy), Kogo-Shui
(9.yy.), Shojiroku ve Engi-Shiki’dir

56)
Kojiki, ‘eski olayların
hikayesi’ anlamına gelmektedir. Eser, dünyanın yaratılışından 628 yılına
kadar Japonya’nın tarihini anlatır.
NihongiKojiki’nin bir yorumu şeklindedir

Kami İnancı


Kutsal Kitaplar


Kojiki ve
Nihongi


Kojiki


İbadet
57)Kamiler, tapınaklarda ‘mitama-şiro’ olarak isimlendirilen bir sembol veya
resim ile temsil edilir. Bunlar, put olarak kabul edilmez. Şintoizm’de
doğrudan putlara tapınma yoktur.

58)Şintoizm’de ibadet; dua ve kurban sunmaktan ibarettir.
Dua, yüzün yıkanması ve ellerin birbirine
vurulmasından sonra zihnen edilir.
59)Geleneksel Japon evlerinde bir kamidana
(tanrı rafı) veya özel bir sunak mevcuttur

60)Japonya’da yüz binden fazla tapınak vardır. En önemli tapınak,
Japonya’nın İse şehrindeki Amaterasu adına yapılmış olan tapınaktır.
61)Tapınaklarda sadece rahiplerin girebileceği kutsal bir hücre ile ‘miya’ veya
‘cinca’ adı verilen halkın girebileceği ibadethane bulunur


Bayramlar

62)Şintoizm’in en önemli bayramı, ‘Tanrı’yı çağırmak’ veya ‘Tanrı’nın
hizmetinde bulunmak’ anlamlamlarına gelen Matsuri bayramıdır. Bu
bayramdan önce bir veya üç gün perhiz yapılır.Diğer bayramlar ise; mahsulü koruma bayramı olan
‘Toşikgoy’, hasat için Tanrı’ya teşekkür bayramı olan ‘Kanna-niname’ ve
dini temizlik bayramı olan ‘Oh-harehe’ bayramlarıdır.


Mezhepler

63)Örneğin, Budizm’in etkisi ile 12. yy.’da Tendai
Şinto ve 16. yy.’da Tantrik Şinto (Şingon) mezhepleri ve 17.yy.’da,
Konfüçyanizm’in etkisi ile Sugia Şinto mezhebi oluşmuştur. En ilginç
mezhep ise, Şinto Rönesansı olarak da bilinen Motoari Norinaga’nın (17.
yy.’da) kurduğu ve Katoliklik’teki Teslis inancını ve Cizvitlerin teolojik
görüşlerini kabul eden ve Şinto Rönesansı olarak bilinen Fokko mezhebidir

64)Ancak, 19. yy.’da Meiji taraftarlarının her türlü etkiden uzak ortaya
koydukları Şinto inancı, devletin resmi dini kabul edilir.

65)Meiji yasaları ile belirlenen Şintoizm’in hitap ettiği kesime göre dört çeşitli
uygulaması ortaya çıkmıştır. Bunlar: Koshito veya İmparatorluk Şintosu;Jinja veya tapınaklarda uygulanan Şinto; Kyoha veya Mezheplere ait Şinto ve
nihayet Minkan veya Popüler Şinto uygulamasıdır. Bunun dışında, Çin’de
gelişen Ch’an Budizmi, Japonya’da Zen Budizmi olarak ortaya çıkmıştır


66)Japon İmparatoru veya onun temsilcileri tarafından Güneş tanrıçası
Amaterasu ve imparatorluk ailesinin ataları adına yerine getirilen ritüelleri
içermektedir

67)Tapınaklara ait Şintoizm, geleneksel Şintoizm’in temsilciliğini yapmaktadır.Söz konusu tapınaklar,
Jinja Honşo diye isimlendirilen ‘Şinto Tapınakları Derneği’ çatısı altında
örgütlenmiştir


68)
19. yy.’da Jingikan tarafından yapılan sayımda tespit edilen 13 ‘Şinto
mezhebi’ne dayanan Şintoist anlayıştır. Bunlar: Şinto Taikyo, Kurozumikyo,Şinto Şuseiha, İzumo Oyashirokyo, Fusokyo, Jikkokya, Şinto Taisekyo,
Şinşukyo, Ontakekyo, Şinrikyo, Misogikyo, Konkokyo ve Tenrikyo
mezhepleridir.(KAFAMIZI KARIŞTIRMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPMIŞLAR SAĞOLSUNLAR)Bu mezheplerin en önemli özelliği,
cemaati esas alan Tapınaklar’a ait Şintoizm’den farklı olarak, bireyin dini
eğitimine ve inancına önem vermeleridir.
Bu mezhepler içerisinde en meşhur olanı, Tenrikyo mezhebidir. Bu
mezhep, zamanla kendisini diğer mezheplerden ayrı görmeye ve evrensel bir
din gibi takdim etmeye başlamıştır.

69)
Günümüzde, Japonya’da halk arasında yaygın olarak yaşanan Şintoist
anlayış, ‘Minkan Şinko’ olarak bilinen ‘popüler din’ veya ‘halk dini’dir
Japonya’daki üç büyük din olan Şintoizm, Konfüçyanizm ve Budizm’in
karışımı olan bu dini anlayış, kimilerine göre adeta yeni bir dindir.
70)Bu inançta saygı gösterilen bazı
özel günler vardır. Bunlar: Yeni yıl, ilkbahar (3 Şubat), Oyuncak Çocuklar
Bayramı (8 Nisan), Çocuklar Günü (5 Mayıs), Su Kamisi Bayramı (15
Haziran), Yıldız Bayramı (7 Temmuz), Ölüler Bayramı (13-16 Temmuz) ve
Sonbahar Ekinoksu Bayramı.
Japonya’da 1971’de yapılan sayıma göre, 47 mezhep tespit edilmiştir.

71)Budizm ile Taoist tabiat felsefesinin karışımından meydana gelen Çin’deki
Ch’an mezhebi veya Çin Budizmi, 13. yüzyılda Japonya’da Zen Budizmi
olarak varlığını devam ettirmiştir. Zen ismi, Sanskritçe’de ‘meditasyon’ veya
‘murakabe’ anlamına gelen ‘dhyana’nın Çince’deki tercümesi olan ‘Ch’an’
kelimesinin Japonca karşılığıdır.

72)Keşişler, toplumda çalışmayan insanlar olarak değil, meditasyon, el sanatları
ve zanaatla uğraşan bir kesim olmuştur. Bu nedenle Zen Budizmi,
aydınlanma tecrübesini beklemeyi ve günlük çalışma ve sanata özen
göstermeyi önemsemektedir. Bu yaklaşım, meditasyon ve murakabe yolu ile
kurtuluşu hedeflemektedir. Belin dik tutulması ile bağdaş kurulup ‘oturarak
meditasyon’ yapmak anlamına gelen ‘Zazen tekniği’ ile sükuna kavuşmak
hedeflenmektedir. Zen keşişlerinin ‘Zazen’ yaptıkları salonlara ‘Zendo’ veya
‘Sodo’ adı verilmektedir.

73)Zen Budizm’in, Japon kültüründe özellikle de muharip güçler olan
‘samurayların’ terbiyesinde ve ahlaklarında önemli tesirleri olmuştur.
Nitekim onun, askeri tekniklerden judo ve kılıç kullanma sanatı olan
kendonun gelişmesinde önemli rolü olmuştur

74)Zen meditasyonunu yapan
kimseler, bütün varlıklarını belli bir noktada yoğunlaştırdıkları için, Japon
sanatında her şeyin hakikatinin bir tek çizgi veya bir iki satırla ifade
edilebileceği anlayışını geliştirmişlerdir. Bu yönüyle Zen mezhebinin, Japon
lirik şiirinin gelişmesinde önemli etkisi olmuştur

75)Zen Budizmi, Rinzai ve Soto

olmak üzere iki kola ayrılmıştır


Koshito veya İmparatorluk Şintoizmi


Jinja veya Tapınaklara ait Şintoizm


Kyoha veya Mezheplere ait Şintoizm


Minkan veya Popüler Şintoizm


ZEN BUDİZMİ



alıntı

__________________


Papatya isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yukarı'daki Konuyu Aşağıdaki Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz.


(Tümünü Görüntüle Konuyu Görüntüleyen Üyeler: 7
Ada, ismailbalta, Jaqen, mstf, Papatya, YeşiL6, yordonov
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum hakkında Kullanılan sistem hakkında
Forumaski paylaşım sitesidir.Bu nedenle yazılı, görsel ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenmektedir.Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazılı, görsel ve diğer materyalleri 48 saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi bu linkten bize yapabilirsiniz.

Telif Hakları vBulletin® Copyright ©2000 - 2016, ve Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.

Saat: 23:04